ali ile cümle

ali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O orduya alındı.He was drafted into the army.
O asla alışkanlığına ara vermez.He never breaks his habit.
O iyi bir maaş alır.He gets a good salary.
O yüksek bir maaş alır.He gets a high salary.
Onun siyahi insanlara tepeden bakma alışkanlığı vardı.He has a habit of looking down on coloured people.
O, bugün bir günlük izin alıyor.He is taking a day off today.
O, zor işe alışkındır.He is used to hard work.
O mektubu alır almaz New York'a gitti.He went to New York as soon as he got the letter.
O bana Shibuya'da alışverişe gideceğini söyledi.He mentioned to me that he would go shopping in Shibuya.
O bir ilkokul öğretmeni bu yüzden o çocuklarla ilgilenmeye alışkın.He is a primary school teacher, so he is used to dealing with children.
O hızla kendini yeni çevresine alıştırdı.He quickly accustomed himself to his new surroundings.
Yeni yaşam tarzına alıştı.He got accustomed to the new way of living.
O, insanları izlemekten zevk alır.He finds pleasure in watching people.
Herkesin önünde konuşmaya alışkın olmadığını söyledi.He said he wasn't used to speaking in public.
O herkesin önünde konuşmaya alışkındır.He is accustomed to speaking in public.
O, herkesin önünde konuşmaya alışkındır.He's used to speaking in public.
O, toplum içinde konuşmaya alışkındır.He is used to speaking in public.
O, erken kalkmaya alışkındır.He is used to getting up early.
O, zor nefes alıyor.He is breathing hard.
O, oğlunun sigara içme alışkanlığı kırmaya çalıştı.He tried to break his son's habit of smoking.
O, kilo alıyor.He is putting on weight.
O büyük bir firma tarafından bir katib olarak alınmıştır.He was taken on by a large firm as a clerk.
O, üniversitede hukuk eğitimi alıyor.He is studying law at the university.
O birçok pahalı alımlar yaptı.He made many costly purchases.
Dağlara tırmanmaya alışkındır.He's accustomed to climbing mountains.
Onun kızgın olduğu zaman ayağa kalkma alışkanlığı vardır.He has the habit of standing up when he is angry.
Başını kaşıma alışkanlığı var.He has the habit of scratching his head.
Onun sırtını kaşıma ve tırnaklarını yeme alışkanlığı vardı.He has a habit of scratching his back and biting his nails.
O, bir kitaplık yapabilmesi için biraz kereste satın alıyor.He is buying some wood so that he can make a bookcase.
Onun her sabah kahvaltıdan önce yürüme alışkanlığı vardı.He was in the habit of taking a walk before breakfast every morning.
Onun kahvaltıdan önce yürüme alışkanlığı vardı.He was in the habit of taking a walk before breakfast.
O adam hafife alınmaması gereken biri.He is a man to be reckoned with.
O dikkatsiz araç kullanmaktan çok büyük zevk alır.He gets a kick out of reckless driving.
Gece dışarı çıkmaya alışkındı.He was used to going out at night.
O gece geç saatlere kadar oturma alışkanlığına sahip.He is in the habit of sitting up till late at night.
O, İncil'den bazı ünlü atasözlerini alıntı yaptı.He quoted some famous proverbs from the Bible.
O akşam yemeğinden sonra yürüyüşe çıkma alışkanlığındaydı.He was in the habit of taking a walk after supper.
O, seyahat yapmaya alışkındır.He is used to traveling.
Alışverişe gidiyorlar.They are going shopping.
Onlar kısa sürede birbirlerine oldukça alıştılar.They soon became quite accustomed to each other.
Onlar dışarıda alışveriş yapıyorlar.They are out shopping.
Onlar yazın nemli iklimine alışkın.They are used to the humid climate of the summer.
Onlar zor işe alışkındır.They are accustomed to hard work.
Onlar aynı alışkanlıklara sahipler.They have the same habits.
Onlar esir alındılar.They were taken prisoner.
Arada bir ondan haber alıyorum.I hear from her once in a while.
Kısa sürede yeni okula alıştı.She soon adjusted herself to the new school.
Onun telefonda uzun süre kötü bir konuşma alışkanlığı var.She has a bad habit of talking a long time on the phone.
Onun CD'leri gençler tarafından satın alınmıyor.Her CDs are not bought by young people.
O her zaman öğretmeninin söylediği her şeyi not alır.She always writes down every word her teacher says.
Onun annesi alışverişe gitti.Her mother has gone shopping.
Onun alışılmadık davranışları bizim şüphelere sebebiyet verdi.Her unusual behavior gave rise to our suspicions.
Onun alışılmadık davranışları bizim şüpheleri doğurdu.Her unusual behavior gave rise to our suspicions.
O matematik eğitimi alıyor.She studies mathematics.
Haftada bir kez piyano dersleri alır.She takes piano lessons once a week.
O her zaman süt alır.She always buys milk.
Her zaman pahalı elbiseler alır.She always buys expensive clothes.
Her zaman pahalı elbiseleri alıyor.She is always buying expensive clothes.
Öğle yemeğini çabucak bitirip alışverişe gitti.She finished her lunch quickly and went shopping.
Öğle yemeğini çabucak bitirdi ve alışverişe gitti.She finished her lunch quickly and went shopping.

İlgili Sayfalar