Onun soğuk algınlığı var.He has a cold.
O kötü bir soğuk algınlığına yakalandı.He is suffering from a bad cold.
Kötü soğuk algınlığını atlattı.He has recovered from his bad cold.
Kötü bir soğuk algınlığı olmasına rağmen çalışmak zorunda kaldı.Though he had a bad cold, he had to work.
O, kötü bir soğuk algınlığı geçirdi.He suffered from a bad cold.
O, soğuk algınlığını atlatmış olmalı.He must have gotten over his cold.
O, soğuk algınlığından çekiyor.He is suffering from a cold.
O, soğuk algınlığından yataktaydı.He was in bed with a cold.
O, soğuk algınlığına yakalandı.He came down with a cold.
O, kız kardeşinden soğuk algınlığı kaptı.He got a cold from his sister.
Onların sessizliğini boyun eğme olarak algılama.Don't interpret their silence as obedience.
O, soğuk algınlığı yüzünden çöktü.She came down with a cold.
O, kötü bir soğuk algınlığı yüzünden yatakta olan kızkardeşine baktı.She looked after her sister, who was in bed with a bad cold.
O, soğuk algınlığına yakalanma korkusuyla odadan ayrılmaya cesaret edemiyor.She doesn't dare leave the room for fear she should catch cold.
O, soğuk algınlığından dolayı okulda yoktu.She was absent from school with a cold.
O soğuk algınlığından hasta oldu.She is down with a cold.
O, soğuk algınlığı olduğunu söyledi.She said she had a cold.
O, soğuk algınlığı nedeniyle yoktu.She was absent due to a cold.
O, soğuk algınlığı yüzünden yatakta.She is in bed with a cold.
Bir sürü soğuk algınlığı dolaşıyor.A lot of colds are going around.
Göğsümde öksürük ve baş ağrısı olan soğuk algınlığı var.I have a cold in my chest, with coughing and a headache.
Soğuk algınlığımı atlatmak bir haftamı aldı.It took me a week to get over my cold.
Soğuk algınlığımı atlatmam bir aydan daha fazla süremi aldı.It took me more than a month to get over my cold.
Soğuk algınlığımı atlatmam uzun bir süremi aldı.It took me a long time to get over my cold.
Soğuk algınlığından kurtulamıyorum.I can't shake off my cold.
Bu sadece bir soğuk algınlığı.It's just a cold.
Soğuk algınlığı için en iyi ilaç uyumaktır.Sleep is the best medicine for a cold.
Soğuk algınlığı için iyi bir ilacın var mı?Do you have some medicine good for a cold?
Soğuk algınlıkları için en iyi ilaç nedir?What is the best remedy for colds?
Soğuk algınlığın nasıl?How's your cold?
Soğuk algınlığı bulaşıcıdır.Colds are contagious.
Beni soğuk algınlığı yakaladı.I've caught a cold.
Soğuk algınlığını önlemek için pencereyi kapat.Shut the window to prevent catching a cold.
Ben soğuk algınlığına yakalandım ve başım ağrıyor.I've caught a cold and my head hurts.
Soğuk algınlığından korunmak için bol miktarda C vitamini al.Take lots of vitamin C to avoid catching cold.
Eğer soğuk algınlığına yakalanırsan, bundan kolay kolay kurtulamazsın.If you catch a cold, you cannot easily get rid of it.
Eğer soğuk algınlığına yakalanırsanız, bundan kolay kolay kurtulamazsınız.If you catch a cold, you cannot easily get rid of it.
Yatmaya gitmeden önce üç tablet soğuk algınlığı ilacı aldım.I took three tablets of a cold medicine before going to bed.
Annem kötü bir soğuk algınlığından dolayı hasta.My mother is sick with a bad cold.
Soğuk algınlığım var.I have a cold.
Kız kardeşim kötü bir soğuk algınlığından çekiyor.My sister is suffering from a bad cold.
Yolculuk sırasında kötü bir soğuk algınlığına yakalandım.I caught a bad cold during the trip.
O, sık sık soğuk algınlığına yakalandı.She caught colds often.
O, soğuk algınlığına duyarlıydı.She was susceptible to colds.
Karım soğuk algınlığına kolayca yakalanır.My wife catches colds easily.
Öksürüğün veya soğuk algınlığın mı var?Have you got cough or cold?
Soğuk algınlığı için bir şeyin var mı?Have you something for a cold?
Ben sık sık soğuk algınlığına yakalanırım.I often catch colds.
O kolayca soğuk algınlığına yakalanır.He catches colds very easily.
O, soğuk algınlığına kolayca yakalanır.She catches colds easily.
O, başka bir soğuk algınlığına yakalanmak istemediğinden dolayı odadan ayrılmayacak.She won't leave the room, because she doesn't want to catch another cold.
Benim algoritmamın yüzde 99 başarı oranı var.My algorithm has a 99% success rate.
Doktor onun soğuk algınlığı için bazı ilaçlar yazdı.The doctor prescribed some medicine for her cold.
Sadece tek bir gerçek ruhani bilgi vardır: ben algıladığımı algılarım.There is only one true gnosis: that I percept what I percept.
İnsan gözünün algılayamadığı ışık dalgaboyları vardır.There are wavelengths of light that the human eye cannot perceive.
Sarımsak ve soğan soğuk algınlığına karşı iyi ilaçlardır.Garlic and onion are good remedies against the common cold.
Bir soğuk algınlığına yakalanmak kolaydır.It's easy to catch a cold.
Algılamayı umduğumuzu algılama eğilimindeyiz.We tend to perceive what we expect to perceive.
Mart 1841 sonlarına doğru onun soğuk algınlığı pnömoniye dönüştü.Late in March 1841, his cold turned into pneumonia.
Soğuk algınlığını atlatmalısın.You should recover from your cold.