Ana içeriğe geç
Sözlük

algı ile cümle

algı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Asıl harika olan görsel çevremizi kaçınılmaz olarak algılıyoruz.ولكن ما هو حقا رائع هو ان نأخذ بيئتنا البصرية
Asıl harika olan görsel çevremizi kaçınılmaz olarak algılıyoruz.捉えがちだが、実はそうでもないということです
Asıl merak ettiğim; nasıl oluyor da kendi algılarınıza güvenemiyorsunuz.Estou especialmente interessada em como não podemos confiar na nossa própria perceção.
Asıl merak ettiğim; nasıl oluyor da kendi algılarınıza güvenemiyorsunuz.Estoy particularmente interesada en cómo uno no puede confiar en su propia percepción.
Asıl merak ettiğim; nasıl oluyor da kendi algılarınıza güvenemiyorsunuz.Ik ben met name geïnteresseerd in hoe je niet kunt vertrouwen op je eigen waarneming.
Asıl merak ettiğim; nasıl oluyor da kendi algılarınıza güvenemiyorsunuz.J'essaie surtout de vous faire douter de vos propres sens.
Asıl merak ettiğim; nasıl oluyor da kendi algılarınıza güvenemiyorsunuz.저는 특히 우리가 자신의 직관을 신뢰할 수 없는가에 대해 관심이 있습니다.
Asıl merak ettiğim; nasıl oluyor da kendi algılarınıza güvenemiyorsunuz.Különösen érdekel, az ember mennyire nem bízhat a saját érzékeiben.
Asıl merak ettiğim; nasıl oluyor da kendi algılarınıza güvenemiyorsunuz.Ma intereseaza in mod particular cum se poate baza cineva pe propriile perceptii.
Asıl merak ettiğim; nasıl oluyor da kendi algılarınıza güvenemiyorsunuz.Mich interessiert besonders, wie man sich nicht auf die eigene Wahrnehmung verlassen kann.
Asıl merak ettiğim; nasıl oluyor da kendi algılarınıza güvenemiyorsunuz.Sono interessata su come non ci si può fidare della propria stessa percezione.
Asıl merak ettiğim; nasıl oluyor da kendi algılarınıza güvenemiyorsunuz.Szczególnie interesuje mnie jak nie można polegać na własnej percepcji.
Asıl merak ettiğim; nasıl oluyor da kendi algılarınıza güvenemiyorsunuz.Tôi thật sự thích thú với việc tại sao chúng ta không thể cậy vào nhận thức của bản thân.
Asıl merak ettiğim; nasıl oluyor da kendi algılarınıza güvenemiyorsunuz.Особено се интересувам от това, че не можеш да разчиташ на собственото си възприятие.
Asıl merak ettiğim; nasıl oluyor da kendi algılarınıza güvenemiyorsunuz.Я особенно интересуюсь тем, как мы не можем доверять тому, что видим.
Asıl merak ettiğim; nasıl oluyor da kendi algılarınıza güvenemiyorsunuz.מעניין אותי במיוחד כיצד אדם לא יכול לסמוך על התפיסה שלו.
Asıl merak ettiğim; nasıl oluyor da kendi algılarınıza güvenemiyorsunuz.انا مهتمة خاصة بانه كيف لا تستطيع ان تعتمد على فهمك.
Asıl merak ettiğim; nasıl oluyor da kendi algılarınıza güvenemiyorsunuz.例えばこれはジェーン・スミスとジョー・ブロッグスです
Asıl sorunumuz, algılarımızda çünkü hala insanlar, işin ciddiyetini kavrayabilmiş değil.Aber wir haben ein Problem der Wahrnehmung, viele kapieren es einfach nicht.
Asıl sorunumuz, algılarımızda çünkü hala insanlar, işin ciddiyetini kavrayabilmiş değil.A gond a megértésünkkel van. Mert még nem elegen értik a lényeget.
Asıl sorunumuz, algılarımızda çünkü hala insanlar, işin ciddiyetini kavrayabilmiş değil.Dar ceea ce avem este o problemă de percepţie, pentru că încă nu destui oameni înțeleg cu adevărat.
Asıl sorunumuz, algılarımızda çünkü hala insanlar, işin ciddiyetini kavrayabilmiş değil.하지만 우리에겐 인식의 문제가 있습니다. 이걸 아시는 분들이 아직 충분치 않습니다.
Asıl sorunumuz, algılarımızda çünkü hala insanlar, işin ciddiyetini kavrayabilmiş değil.Maar we hebben een perceptieprobleem omdat veel mensen het nog niet doorhebben.
Asıl sorunumuz, algılarımızda çünkü hala insanlar, işin ciddiyetini kavrayabilmiş değil.Mais nous avons ce problème de perception parce qu'il n'y a pas encore assez de gens qui ont bien compris.
Asıl sorunumuz, algılarımızda çünkü hala insanlar, işin ciddiyetini kavrayabilmiş değil.Mamy jednak problem z percepcją zmian, ponieważ wciąż zbyt mało ludzi je dostrzega.
Asıl sorunumuz, algılarımızda çünkü hala insanlar, işin ciddiyetini kavrayabilmiş değil.Pero lo que tenemos es un problema de percepción porque no mucha gente realmente se da cuenta todavía.
Asıl sorunumuz, algılarımızda çünkü hala insanlar, işin ciddiyetini kavrayabilmiş değil.Zbývá nám však problém chápání, protože mnoha lidem to ještě nedošlo.
Asıl sorunumuz, algılarımızda çünkü hala insanlar, işin ciddiyetini kavrayabilmiş değil.А вот с восприятием у нас проблема, т.к. происходящее до сих пор не дошло до сознания многих людей.
Asıl sorunumuz, algılarımızda çünkü hala insanlar, işin ciddiyetini kavrayabilmiş değil.Но онова, което имаме, е проблем с възприятието, защото недостатъчно хора все още наистина го схващат.
Asıl sorunumuz, algılarımızda çünkü hala insanlar, işin ciddiyetini kavrayabilmiş değil.אך מה שיש לנו זו בעיית תפיסה כיוון שלא מספיק אנשים באמת מבינים את זה עדיין.
Asıl sorunumuz, algılarımızda çünkü hala insanlar, işin ciddiyetini kavrayabilmiş değil.لكن ما لدينا هو مشكلة الملاحظة لأن الناس التي فهمت هذا ليست كافية لهدا حتى الآن .
Asıl sorunumuz, algılarımızda çünkü hala insanlar, işin ciddiyetini kavrayabilmiş değil.多くの人々は、事の重大さをまだ理解していないのです こちらの聴衆の皆さんはエリートです だから理解できる
Aslında bunların her biri birere patern algılama sorunu, değil mi?Aber dies ist ein Mustererkennungsproblem, oder?
Aslında bunların her biri birere patern algılama sorunu, değil mi?Ale je to zase problém s hledáním vzorců, že?
Aslında bunların her biri birere patern algılama sorunu, değil mi?Ale to je problém detekcie vzorov, nie?
Aslında bunların her biri birere patern algılama sorunu, değil mi?Dar nu-i așa că este o problemă de identificare a modelului?
Aslında bunların her biri birere patern algılama sorunu, değil mi?De van egy mintázatkereső probléma, nem?
Aslında bunların her biri birere patern algılama sorunu, değil mi?하지만, 이것은 패턴 감지의 문제입니다.
Aslında bunların her biri birere patern algılama sorunu, değil mi?Lecz czyż nie jest to problem w wykrywaniu wzorców?
Aslında bunların her biri birere patern algılama sorunu, değil mi?Maar ook dit is een patroondetectieprobleem, niet?
Aslında bunların her biri birere patern algılama sorunu, değil mi?Mais c'est un problème de détection des modèles, n'est-ce pas ?
Aslında bunların her biri birere patern algılama sorunu, değil mi?Mas este é um problema de deteção de padrões, não é?
Aslında bunların her biri birere patern algılama sorunu, değil mi?Ma si tratta di un problema di identificazione di schemi, giusto?
Aslında bunların her biri birere patern algılama sorunu, değil mi?Men det är ett mönster detektions problem, är det inte.
Aslında bunların her biri birere patern algılama sorunu, değil mi?Men dette er et mønster genkendelsesproblem, er det ikke?
Aslında bunların her biri birere patern algılama sorunu, değil mi?Nhưng đây là một vấn đề về nhận biết hình mẫu, phải không?
Aslında bunların her biri birere patern algılama sorunu, değil mi?Ongelma lienee mallin havaitsemisessa.
Aslında bunların her biri birere patern algılama sorunu, değil mi?Pero es un problema de detección de patrones, ¿no?
Aslında bunların her biri birere patern algılama sorunu, değil mi?Αλλά αυτό είναι ένα πρόβλημα εντοπισμού προτύπων, έτσι δεν είναι;
Aslında bunların her biri birere patern algılama sorunu, değil mi?Но все эти вещи относятся к теме определения соответствий, не правда ли.
Aslında bunların her biri birere patern algılama sorunu, değil mi?Но това е проблем, свързан с откриването на модели, нали?
Aslında bunların her biri birere patern algılama sorunu, değil mi?אבל זו בעיה של זיהוי דפוסים, נכון?
Aslında bunların her biri birere patern algılama sorunu, değil mi?غير ان هذه مشكلة كشف عن نمط، اليست كذلك
Aslında bunların her biri birere patern algılama sorunu, değil mi?真実のパターンもあり そうでないものもあります
Aslında, o yaptı olduğunca fazla kir algılanan, ama sadece izin karar vermişti muaftır.Bahkan, dia dianggap kotoran sebanyak dia lakukan, tapi ia memutuskan hanya untuk membiarkannya tinggal.
Aslında, o yaptı olduğunca fazla kir algılanan, ama sadece izin karar vermişti muaftır.De fapt, ea a perceput mizeria la fel de mult ca şi el, dar ea a decis doar să-l lasa şedere.
Aslında, o yaptı olduğunca fazla kir algılanan, ama sadece izin karar vermişti muaftır.De hecho, se percibe la suciedad tanto como lo hizo, pero ella había decidido a dejar que estancia.
Aslında, o yaptı olduğunca fazla kir algılanan, ama sadece izin karar vermişti muaftır.En fait, elle aperçut la saleté aussi bien que lui, mais elle avait simplement décidé de le laisser séjour.
Aslında, o yaptı olduğunca fazla kir algılanan, ama sadece izin karar vermişti muaftır.Faktisk opfattede hun det skidt så meget som han gjorde, men hun havde besluttet bare at lade det ophold.
Aslında, o yaptı olduğunca fazla kir algılanan, ama sadece izin karar vermişti muaftır.In feite, ze ervaren het vuil zo veel als hij deed, maar ze had besloten alleen maar om het te laten verblijf.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod