Ama dünyayı nasıl algıladığımızla ilgili olarak çok ilgimi çekti.أن أصبح صحفية ،و لكني كنت مهتمة جدا أن اتعلم كيف نفهم عالمنا.
Ama dünyayı nasıl algıladığımızla ilgili olarak çok ilgimi çekti.私たちがどう世界を認識するようになるのか すごく興味がありました ナレーター:出来事を1つの視点から見ると
Ama eğer FA diyez çalarsan, (Ses uyumsuzluğu) çoğu insanın kulakları bunu bir hata olarak algılar.Ale ak by ste zahrali F#, (Disonancia) uši väčšiny ľudí by to vnímali ako chybu.
Ama eğer FA diyez çalarsan, (Ses uyumsuzluğu) çoğu insanın kulakları bunu bir hata olarak algılar.Als je echter een F# zou spelen, (Dissonant) zou dit door de meeste mensen als een fout gehoord worden.
Ama eğer FA diyez çalarsan, (Ses uyumsuzluğu) çoğu insanın kulakları bunu bir hata olarak algılar.Dar dacă ai cânta un FA #, (Distonanță) pentru urechile majorițății s-ar percepe ca greşeală.
Ama eğer FA diyez çalarsan, (Ses uyumsuzluğu) çoğu insanın kulakları bunu bir hata olarak algılar.그런데 만약 F#을 연주 한다면, (불협화음) 거의 대부분의 사람들에겐, 이것이 실수처럼 여겨질 겁니다.
Ama eğer FA diyez çalarsan, (Ses uyumsuzluğu) çoğu insanın kulakları bunu bir hata olarak algılar.Jeśli jednak zagra F# (Dysonans) Dla większości osób, zabrzmi to jak pomyłka.
Ama eğer FA diyez çalarsan, (Ses uyumsuzluğu) çoğu insanın kulakları bunu bir hata olarak algılar.Kdybyste ale zahráli Fis, (Disonance) sluch většiny lidí to bude vnímat jako chybu.
Ama eğer FA diyez çalarsan, (Ses uyumsuzluğu) çoğu insanın kulakları bunu bir hata olarak algılar.Mas, se tocasse um fá#... (Nota dissonante) Aos ouvidos da maioria das pessoas, pareceria um erro.
Ama eğer FA diyez çalarsan, (Ses uyumsuzluğu) çoğu insanın kulakları bunu bir hata olarak algılar.Namun jika Anda memainkan F#, (Disonansi) bagi kebanyakan telinga orang, ini akan dianggap salah.
Ama eğer FA diyez çalarsan, (Ses uyumsuzluğu) çoğu insanın kulakları bunu bir hata olarak algılar.Però se suonaste un FA diesis, (Dissonanza) la maggior parte delle persone lo percepirebbe come un errore.
Ama eğer FA diyez çalarsan, (Ses uyumsuzluğu) çoğu insanın kulakları bunu bir hata olarak algılar.Si tocara FA sostenido... (Disonancia) ...sería percibido por mucha gente como un error.
Ama eğer FA diyez çalarsan, (Ses uyumsuzluğu) çoğu insanın kulakları bunu bir hata olarak algılar.Ако свиреше фа диез обаче, (Дисонанс) за ушите на повечето хора, те щяха да възприемат това като грешка.
Ama eğer FA diyez çalarsan, (Ses uyumsuzluğu) çoğu insanın kulakları bunu bir hata olarak algılar.А от, якщо ти візьмеш фа-дієз, (Дисонанс) для більшості людей це звучатиме як помилка.
Ama eğer FA diyez çalarsan, (Ses uyumsuzluğu) çoğu insanın kulakları bunu bir hata olarak algılar.Если же он сыграет "фа-диез", (Звучит диссонанс) большинство людей воспримут это как ошибку.
Ama eğer FA diyez çalarsan, (Ses uyumsuzluğu) çoğu insanın kulakları bunu bir hata olarak algılar.אך אם תנגן את #F (פה דיאז), (דיסוננס) עבור רוב אוזני האנשים, הן יתפשו את צליל זה כטעות.
Ama eğer FA diyez çalarsan, (Ses uyumsuzluğu) çoğu insanın kulakları bunu bir hata olarak algılar.لكن إن عزفتم F#، (تناشز) بالنسبة لآذان معظم الناس، سيتصورون ذلك على أنه خطأ.
Ama eğer FA diyez çalarsan, (Ses uyumsuzluğu) çoğu insanın kulakları bunu bir hata olarak algılar.(不協和音) 大半の人はこの音をミスと捉えます それでは少し実験してみましょう
Ama ışık da algılanabilir bir şeydir, bir fenomendir.Doch Licht ist ebenfalls ein Phänomen;
Ama ışık da algılanabilir bir şeydir, bir fenomendir.Mais la lumière aussi est un phénomène,
Ama ışık da algılanabilir bir şeydir, bir fenomendir.Pero la luz es también un fenómeno. La luz también es percibida.
Ama nasıl düşündüğünüz ve davrandığınız stresi nasıl algıladığınız değiştirebilir.Cómo piensas y cómo actúas puede transformar la experiencia del estrés .
Ama nasıl düşündüğünüz ve davrandığınız stresi nasıl algıladığınız değiştirebilir.Hur du tänker och agerar kan förändra din erfarenhet av stress.
Ama nasıl düşündüğünüz ve davrandığınız stresi nasıl algıladığınız değiştirebilir.Jak myślisz i jak zachowujesz może przekształcić swoje doświadczenie stres.
Ama nasıl düşündüğünüz ve davrandığınız stresi nasıl algıladığınız değiştirebilir.당신이 어떻게 생각하고 어떻게 행동하느냐에 따라 스트레스에 대한 경험들을 바꿔놓을 수 있어요.
Ama nasıl düşündüğünüz ve davrandığınız stresi nasıl algıladığınız değiştirebilir.O que pensamos e como agimos podem transformar a nossa experiência perante o stress.
Ama nasıl düşündüğünüz ve davrandığınız stresi nasıl algıladığınız değiştirebilir.To, ako premýšľate a čo robíte memí vaše skúsenosti so stresom.
Ama nasıl düşündüğünüz ve davrandığınız stresi nasıl algıladığınız değiştirebilir.Ваш образ мыслей и ваши поступки могут в корне изменить возможные последствия стресса.
Ama nasıl düşündüğünüz ve davrandığınız stresi nasıl algıladığınız değiştirebilir.Як ви думаєте, і як ви дієте може перетворити вашу досвід стресу.
Ama nasıl düşündüğünüz ve davrandığınız stresi nasıl algıladığınız değiştirebilir.ストレスの経験が変わるのです あなたがストレス反応を 役に立つと見る時
Ama o günden bu yana hayvanları ve doğayı algılayışımız tabii ki değişti.Agora com o que disse, eu quero deixar isso claro. Isso é uma coisa, você sabe, eu sempre tenho um pouco
Ama o günden bu yana hayvanları ve doğayı algılayışımız tabii ki değişti.그런데 그 이후, 명백하게도 우리가 동물을 인지하는데 있어서 엄청난 진화가 있었습니다
Ama o günden bu yana hayvanları ve doğayı algılayışımız tabii ki değişti.ولكن منذ ذلك الحين، كان هناك الملايين من الاختراعات
Ama o günden bu yana hayvanları ve doğayı algılayışımız tabii ki değişti.どんどん発展していきました。
Ama resmin geri kalanını ortaya çıkaracağım. Ve algılamanıza ne olduğunu görüyoruz.Aber ich werde den Rest der Szene aufdecken und sehen Sie, was mit Ihrer Wahrnehmung geschieht.
Ama şimdi algıdan bahsediyoruz.Ale rozmawiamy tu o percepcji, czyż nie?
Ama şimdi algıdan bahsediyoruz.Ale teraz hovoríme o vnímaní.
Ama şimdi algıdan bahsediyoruz.지금 우리는 인식에 대한 이야기를 하고 있어요.
Ama şimdi algıdan bahsediyoruz.Maar het gaat hier over waarneming.
Ama şimdi algıdan bahsediyoruz.Mais ici nous parlons de perception.
Ama şimdi algıdan bahsediyoruz.Ma qui si parla di percezioni, o no?
Ama şimdi algıdan bahsediyoruz.Mas estamos a falar de perceção.
Ama şimdi algıdan bahsediyoruz.Nhưng chúng ta đang nói về nhận thức ở đây, đúng không?
Ama şimdi algıdan bahsediyoruz.Pero aquí estamos hablando de percepción, ¿sí?
Ama şimdi algıdan bahsediyoruz.Tapi kita bicara tentang persepsi, betul?
Ama şimdi algıdan bahsediyoruz.Vorbim de percepţie aici, nu-i aşa?
Ama şimdi algıdan bahsediyoruz.Αλλά εδώ μιλάμε για την αντίληψη.
Ama şimdi algıdan bahsediyoruz.Але зараз ми говоримо про сприйняття.
Ama şimdi algıdan bahsediyoruz.Но сейчас мы говорим о восприятии.
Ama şimdi algıdan bahsediyoruz.Но тук говорим за възприемане.
Ama şimdi algıdan bahsediyoruz.אבל אנחנו מדברים פה על תפיסה, טוב?
Ama şimdi algıdan bahsediyoruz.ولكن نحن هنا نتحدث عن الإدراك، صحيح؟
Ama şimdi algıdan bahsediyoruz.認識はあらゆるものを 支えています
Ama sıcaklık olarak algılanan şey, ORTALAMA kinetik enerjidir.Budou mít průměrnou pohybovou energii, kterou si uvědomuje jako tělesnou teplotu.
Ama sıcaklık olarak algılanan şey, ORTALAMA kinetik enerjidir.ستمتلك متوسط طاقة حركية ندركه على أنه درجة حرارة
Ama suyu ışığın yavaş hareket ettiği bir ortam olarak algılayın lütfen.Mas para poupar a discussão, vamos dizerq ue aqui é um meio onde a luz viajará mais devagar.
Ama suyu ışığın yavaş hareket ettiği bir ortam olarak algılayın lütfen.Za normálních okolností, protože chybí tlak, by se voda vypařila a tak.
Ama suyu ışığın yavaş hareket ettiği bir ortam olarak algılayın lütfen.Αλά ας πούμε πως αυτό είναι ένα μέσο που το φως ταξιδεύει πιο σιγά.
Ama suyu ışığın yavaş hareket ettiği bir ortam olarak algılayın lütfen.Но поради твърдението, нека кажем, че това е средата, в която светлината ще се движи по-бавно.
Ama suyu ışığın yavaş hareket ettiği bir ortam olarak algılayın lütfen.בכל מקרה, נגיד שזהו תווך בו האור נע במהירות נמוכה יותר.