Ana içeriğe geç
Sözlük

algı ile cümle

algı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Türklerle de bağlantılı bazı ön Asya kültürlerinde dişil olarak algılanmıştır.Zgodovinsko svojevrsten kulturni pomen nosijo tudi sestavine, uvožene vkup s priseljenci iz vzhodne Azije.
Soğuk algınlığı sebebiyle tahmini olarak yılda 189 milyon gün okul devamsızlığı yaşanmaktadır.Studijoje buvo spėjama, kad kasmet dėl peršalimo mokiniai praleidžia 189 milijonus mokyklos dienų.
Bu bilgilerin algılanması çocukların dil edinimi ile açıklanabilir.Tik darant prielaidą, kad egzistuoja tokios žinios, galima paaiškinti, kodėl vaikai išmoksta kalbą.
Bilgi, mekanik bir ucun yüzeyi algılamasıyla toplanır.Informacija yra surenkama jaučiant paviršių su mechaniniu zondu.
Farkında olmayan zihinde düşündüğümüz her şey nesnelerin doğası hakkındaki bu yanlış algılamamızı yansıtır.Viskas, ką mes galvojame, atspindi nesupratimą to, kaip viskas yra iš tikrųjų.
Farklı insanlar aynı nesneyi farklı algılar.Be to, skirtingi žmonės laimę jaučia taip pat nevienodai.
O toplumun dışlanmış, değerli olmayan bir parçası algısına kapılabilir.Čia pasijaučiama nereikšminga, anonimine minios dalimi.
Bu yüzden ilk kişisel bilgisayarlarda (PC) hata algılayıcı devreler bulunmazdı.Iš pradžių šie kompiuteriai buvo pranašesni už asmeninius kompiuterius (PC) daugelyje aspektų.
Anavatana dönüş toprağa bağlı bir dönüş olarak algılandı.Tuomet įsižeidęs svečias nusprendė grįžti į tėvynę.
Başka bir deyişle, çevremizde birçok olay meydana gelir ve biz bunların sadece küçük bir kısmını algılarız.Teisisõnu, meie ümber toimub palju ja me korjame sellest üles vaid väikese hulga.
Leibniz’in Çin felsefesine olan ilgisinin kaynağı Çin felsefesinin kendisinkine benzer olduğu algısıydı.Leibniz huvitus hiina filosoofiast, sest see sarnanes tema enda filosoofiaga.
Üçüncü olarak, algılar, yorumlamadan önce veya sonra sağlanan her türlü “dış” bilgiye maruz kalırlar.Kolmandaks, taju on mõjutatav igasuguse välise info poolt, mida antakse kas enne või pärast tõlgendust.
İkinci olarak, görsel algımız, yargılara ve tanımlara dönüştürülmelidir.Teiseks, meie visuaaltaju tuleb tõlgendada väideteks ja kirjeldusteks.
Gerçek olan şeylerin doğası nedir? * Bazı şeyler algımızdan bağımsız olarak var olabilir mi?Kas mõned asjad eksisteerivad sõltumatult meie tajust?
Soğuk algınlığı, en sık görülen insan hastalığıdır ve insanları global olarak etkiler.Tavaline nohu on inimkonna kõige levinum haigus ja sellesse võivad nakatuda kõik inimesed.
Ama anlatılanlar o kadar inanılmazdı ki, birçok insan bunları savaş propagandası olarak algıladı.Teine asi, et see tõde oli sageli nii kohutav, et paljude teadvus keeldus seda vastu võtmast.
Vücut ısının düşmesinin soğuk algınlığı için risk faktörü oluşturduğu fikri tartışmalı bir konudur.Keha jahtumise roll nohu tekkimise riskiteguri suurenemisel on vastuoluline.
Bu ilkeyle beraber, herhangi farkında olmadığımız zaman diliminde sonsuz tane algı vardır.Nagu öeldud, pole isegi mitte lõpmatu vanus millegi eksisteerimise põhjus.
Birey, algısal veya tanıma kusurunu kabul ettiği zaman, terapi çeşitlerinden birisi önerilebilir.Kui indiviid mõistab oma taju või äratundmise puudujääke, siis saab soovitada ravi.
Ona göre duyumlarla algılanamayan bir şey bilinemez.Nii et ma ei näe midagi, mida saaks näidata ilma märkideta.
Farklı ülkelerde farklı şekillerde algılanır.See arenes erinevates riikides eri moodi.
Ve yiyeceklerin kokusunu da çok uzaktan algılarlar.Seevastu toidu lõhna tunneb ta märksa paremini.
JPEG genellikle görüntü kalitesinde az algılanabilir kaybı ile 10:01 sıkıştırma sağlar.JPEG võimaldab ilma suurema kvaliteedikaota 10:1 pakkimist.
Diriliş, tekrar başlangıç gibi algılanır.Nagu oleks kõik uuesti alanud.
Sıcaklık algıylayıcıları iki farklı metalin birleştirilmesi ile oluşturulur.Bimetalltajur koosneb kahest erineva soojuspaisumisega metallist.
Bu biyolojik algılama sisteminin ısıya duyarlılığı konusu belirsizdir.Testosterooni bioloogilised ülesanded ajus pole selged.
Bizim algıladığımız düzeyde bunların hepsi homojen durumlardır.Kõik need omadused on sarnased ženšenni omadustega.
Algının nasıl meydana geldiğini, gözü ve görmenin nasıl olduğunu da açıklamıştır.Siis aga tuleb selgitada, mis on silma jne olemus.
Soğuk algınlığı genellikle halsizlik, üşüme, hapşırma ve baş ağrısı ile başlar.Haigus algab külmavärinate, palaviku ja peavaluga.
Bu sayede bir opioid ilaç olan morfin in etkisine benzer algılamada bozukluklar oluşur.See on poolsünteetiline opiaat, mille toime tugevus sarnaneb morfiini omaga.
Bu bir şehrin kentsel projesini algılamak için kilit noktadır”."Viljandi linna kohalike teede nimekiri".
Duyum ve algı psikolojisi.Alateadvus ja psühhoanalüüs.
Aynı renk güneş ışığında ve mum ışığında farklı algılanacaktır.Kuuse välisilme erines päevavalguses ja ööpimeduses.
1 Numaralı bankacılık genel algı:A banki tevékenységről alkotott első számú elképzelés:
1 Numaralı bankacılık genel algı:IDEA COMUNE n° 1: IL SALVADANAIO.
1 Numaralı bankacılık genel algı: 'Kasa'Allmänhetens feluppfattning om hur banker fungerar nummer 1:
1 Numaralı bankacılık genel algı:Misvatting over Banken Nummer 1:
1 Numaralı bankacılık genel algı:Perception ordinaire de la banque n°1 :
1 Numaralı bankacılık genel algı:Pero primero, para aclarar errores, necesitamos conocer las ideas falsas más comunes sobre los bancos.
1 Numaralı bankacılık genel algı:Persepsi Masyarakat #1 tentang Perbangkan: Kotak Penyimpan yang Aman
1 Numaralı bankacılık genel algı:Představa veřejnosti o bankovnictví č. 1:
1 Numaralı bankacılık genel algı:Wyobrażenie o bankowości numer 1: "Skrzynia z oszczędnościami"
1 Numaralı bankacılık genel algı:Κοινή Αντίληψη για τις Τράπεζες Νούμερο 1:
1 Numaralı bankacılık genel algı:Схващане номер 1:
1 Numaralı bankacılık genel algı:אדם נכנס לבנק ומפקיד את משכורתו בסך 1000 שקלים במזומן.
% 1 ses dosyasının cinsiyeti algılamadı.음성 파일% 1의 성별을 감지할 수 없습니다.
% 1 ses dosyasının cinsiyeti algılamadı.Äänitiedoston sukupuolta% 1 ei voitu tunnistaa.
% 1 ses dosyasının cinsiyeti algılamadı.Das Geschlecht der Stimme in der Stimmdatei %1 kann nicht erkannt werden.
% 1 ses dosyasının cinsiyeti algılamadı.Giới của tập tin giọng nói% 1 không thể xác định được.
% 1 ses dosyasının cinsiyeti algılamadı.Het geslacht van stembestand %1 kon niet worden bepaald.
% 1 ses dosyasının cinsiyeti algılamadı.Kønnet for stemmefilen% 1 kunne ikke detekteres.
% 1 ses dosyasının cinsiyeti algılamadı.Nie można wykryć płci w pliku głosu% 1.
% 1 ses dosyasının cinsiyeti algılamadı.Non è stato possibile rilevare il sesso del file vocale %1.
% 1 ses dosyasının cinsiyeti algılamadı.Το φύλο του αρχείου φωνής% 1 δεν ήταν δυνατό να ανιχνευτεί.
% 1 ses dosyasının cinsiyeti algılamadı.Не вдалось визначити стать голосу файла% 1.
% 1 ses dosyasının cinsiyeti algılamadı.Невозможно определить пол голоса% 1.
% 1 ses dosyasının cinsiyeti algılamadı.אין אפשרות לזהות את מין־ הדובר בקובץ% 1.
% 1 ses dosyasının cinsiyeti algılamadı.الـ من ملفّ ليس.
2008'de o zamanlar hikaye hakkındaki bütün teorilerimi bu projede algımın sınırlarına kadar zorladım.2008년에, 저는 이 프로젝트에서, 그 당시 이야기라는 것에 갖고 있던 모든 이론을 제 이해력의 한계까지 밀어부쳤습니다.
2008'de o zamanlar hikaye hakkındaki bütün teorilerimi bu projede algımın sınırlarına kadar zorladım.År 2008, ansträngde jag alla teorier som jag då hade om historieberättande till sin gräns i detta projekt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod