2008'de o zamanlar hikaye hakkındaki bütün teorilerimi bu projede algımın sınırlarına kadar zorladım.Nel 2008, ho spinto al limite tutte le teorie che avevo all'epoca sulle storie in questo progetto.
2008'de o zamanlar hikaye hakkındaki bütün teorilerimi bu projede algımın sınırlarına kadar zorladım.Το 2008, όποιες θεωρίες αφήγησης γνώριζα μέχρι τότε τις εφάρμοσα σε αυτό το έργο.
2008'de o zamanlar hikaye hakkındaki bütün teorilerimi bu projede algımın sınırlarına kadar zorladım.В 2008 я попытался максимально использовать мои знания теории повествования для этого проекта.
2008'de o zamanlar hikaye hakkındaki bütün teorilerimi bu projede algımın sınırlarına kadar zorladım.ב-2008, לקחתי את כל התיאוריות שהיו לי עד אז על אמנות הסיפור עד לקצה גבול ההבנה שלי, במיזם הזה:
2008'de o zamanlar hikaye hakkındaki bütün teorilerimi bu projede algımın sınırlarına kadar zorladım.سنة 2008، دفعت بكل النظريات التي كانت لدي حول القصة إلى حدود فهمي لهذا المشروع.
2008'de o zamanlar hikaye hakkındaki bütün teorilerimi bu projede algımın sınırlarına kadar zorladım.それまでに学んでいた 物語に関する全ての理論を 極限まで押し進めて この作品を作りました (ビデオ) (機械音)
2010 New York'unda o kadar da değil. Risk algısında birçok önyargı vardır.Hiện có vài thành kiến trong nhận thức rủi ro
2 Numaralı bankacılık genel algı: orta-adamA banki tevékenységről alkotott második számú elképzelés: "A közvetítő"
2 Numaralı bankacılık genel algı: orta-adamDarüber werden wir später sprechen. Allgemeines Verständnis vom Bankwesen Nummer 2:
2 Numaralı bankacılık genel algı: orta-adamEl Intermediario
2 Numaralı bankacılık genel algı: orta-adamIDEA COMUNE n° 2: La banca come INTERMEDIARIO.
2 Numaralı bankacılık genel algı: orta-adamL'intermédiaire Les deux autres tiers de la population au Royaume-Uni comprénnent un peu mieux comment
2 Numaralı bankacılık genel algı: orta-adamMellanhanden Nu till de andra två tredjedelarna av den brittiska allmänheten.
2 Numaralı bankacılık genel algı: orta-adamMisvatting over Banken Nummer 2: De Tussenpersoon
2 Numaralı bankacılık genel algı: orta-adamPersepsi Masyarakat #2 tentang Perbankan: Sang Penengah
2 Numaralı bankacılık genel algı: orta-adamPředstava veřejnosti o bankovnictví č. 2: Prostředník
2 Numaralı bankacılık genel algı: orta-adamVälikäsi Lopuilla kahdella kolmanneksella on hieman parempi ymmärrys siitä, miten pankit todella toimivat.
2 Numaralı bankacılık genel algı: orta-adamWyobrażenie o bankowości numer 2: "Pośrednik"
2 Numaralı bankacılık genel algı: orta-adamΚοινή Αντίληψη για τις Τράπεζες Νούμερο 2: Ο Μεσάζοντας
2 Numaralı bankacılık genel algı: orta-adamПосредник
2 Numaralı bankacılık genel algı: orta-adamשקיים בכלכלה. אתם יכולים לדמיין את המודל כפירמידה. הכסף מבוסס על הפירמידה, ואז,
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.전자 눈을 통해 색을 들으면서 저는 인간의 눈으로 감지할 수 있는 360가지 색을 모두 구별할 수 있게 됐습니다.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Am ajuns la un punct în care eram capabil să disting 360 de culori, exact ca văzul uman.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Cheguei então a um ponto em que era capaz de distinguir 360 cores, tal e qual como a visão humana.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Dostal jsem se na úroveň, kdy jsem schopen rozeznat 360 barev, stejně jako lidský zrak.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Dostal som sa do bodu, keď som bol schopný vnímať 360 farieb, tak ako aj ľudské oko.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Giờ tôi đã đạt đến mức có thể nhận thức được 360 màu, như thị giác của con người.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Ich kam an einen Punkt, wo ich 360 Farben wahrnehmen konnte, genau wie das menschliche Sehvermögen.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Jadi saya sampai pada titik di mana saya dapat merasakan 360 warna, sama seperi penglihatan manusia.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Llegué a percibir 360 colores, como en la visión humana.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Op de duur was ik in staat om 360 kleuren te ervaren, zoals de menselijke visie.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Rozpoznaję już 360 kolorów, zupełnie jak ludzkie oko.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Sono arrivato a percepire 360 colori, come nella visione umana.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Végül eljutottam odáig, hogy 360 színt vagyok képes érzékelni, az emberi látásnak megfelelően.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Έφτασα λοιπόν σε σημείο όπου μπορούσα να αντιληφθώ 360 χρώματα, όσα και η ανθρώπινη όραση.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Итак, я достиг уровня восприятия 360-и цветов, уровня нормального зрения человека.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.І так я досяг ширини спектру в 360 кольорів, який розрізняє і зір нормальної людини.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Можех да получа 360 цвята, точно като човешкото зрение.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.כך שהגעתי למצב בו יכולתי לחוש 360 צבעים, ממש כמו ראייה אנושית.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.لقد وصلت إلى النقطة التي أصبحت عندها قادراً على إدراك الـ 360 لونا، تماماً مثل باقي البشر.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.人間の視覚と同じです カラーホイールの全て角度を 識別できるようになったんです
Afganistandan gelenler ile de Gelenekler ve insanların bunları algıları konusunda konuşuyorduk.Quindi parlavamo delle differenze tra le tradizioni e di come molte persone avevano percepito
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.África envergonha a nossa ideia de justiça.
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.África se ríe de nuestra idea de la justicia.
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.Afrika laat ons idee van rechtvaardigheid voor gek staan.
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.Katsokaas, Afrikka saattaa meidän oikeuskäsityksemme naurunalaiseksi.
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.아시다시피, 아프리카는 우리들의 정의에 대한 관념을 웃음거리로 만들어버립니다.
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.L'Africa si prende gioco della nostra idea di giustizia.
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.L'Afrique ridiculise notre idée de justice.
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.Sehen Sie, Afrika macht unsere Idee von Gerechtigkeit lächerlich.
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.Vedeți voi, Africa râde de idea noastră despre dreptate.
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.Zrozumcie, Afryka kpi z naszego pojmowania sprawiedliwości.
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.Βλέπετε, η Αφρική εξευτελίζει την έννοια δικαιοσύνης που έχουμε.
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.Африка кара идеята ни за справедливост да изглежда смехотворна.
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.Понимаете, Африка низвергает наше понятие справедливости.
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.אפריקה עושה צחוק מעקרון הצדק שלנו.
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.أترون، أفريقيا تسخر من فكرتنا عن العدالة.
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.平等という考えが茶番に成り下がる
A kanserden ölüp ölmeyeceğimi temsil ediyor, ama A'yı algılayamıyoruz.שמציין את הסיבה - האם אני הולך למות מסרטן, אך איננו יכולים לבחון A ישירות.
A kanserden ölüp ölmeyeceğimi temsil ediyor, ama A'yı algılayamıyoruz.もう1つの変数Bがあります