Örneğin, resim A’da bir üçgen olmamasına rağmen üçgen algılarız.例如,图形A可以被知觉为三角形,尽管在事实上并未画三角形。
Ya da daha önceden algılanmıştır, birincil olarak ya da dolaylı yoldan (bir başkasının betimlemesiyle).或云,元初设驿,时逢除夕,故名曰毕节。
İnsan eşyayı (nesneleri, doğayı) hakikatte olduğu gibi değil, kendisine göründüğü şekilde algılamaktadır.他們不是人類,而是從地下積累的人的消極念頭而衍生出像沉澱物般的存在。
Soğuk algınlığı, en sık görülen insan hastalığıdır ve insanları global olarak etkiler.普通感冒是人類最常見的疾病,世界各地的人民均感染過。
Bu istek Hristiyanlar (özellikle Maruniler) tarafından ülkedeki hegemonyalarına bir tehdit olarak algılandı.它被视为对基督教势力的一种致命的威胁(尤其是马龙派)。
"Zendig-Dehr İlişkisi: Kureyşli Zındıkların Zaman ve Ahiret Algısı".過去諸世尊,以乘斯道度,當來諸世尊,亦度乘斯道。
Bakteriyel ve viral menenjitler bulaşıcıdır ama soğuk algınlığı ve gripteki kadar değil.细菌性和病毒性脑膜炎都具有傳染性,但传染性都没有普通感冒或流感强。
Deprem algılandığında 1, 2 ve 3. birimler de otomatik olarak kapatıldı.當偵測到地震時,1、2、3號機組立刻進入自動停機程序。
Senato ise bu isteği bir meydan okuma olarak algılar.為此,教會要預備好,以承接這樣的挑戰。
İkincisinde Ellsworth soğuk algınlığı yüzünden maça çıkamadı.明星球員基維爾受痛風所困不能出賽。
Tehdit algılandığında endişe meydana gelir.如果溶液变浑浊。
Ancak bu ışınımın tamamı insan gözüyle algılanamaz.然而不是所有的眼睛都看得到这一点。
İçinizde olanı dışınızdaymış gibi, dışınızda olanı ise içinizdeymiş gibi algılıyorsunuz.因你这论断人的、自己所行却和别人一样。
Soğuk algınlığı sebebiyle tahmini olarak yılda 189 milyon gün okul devamsızlığı yaşanmaktadır.孩童因為感染普通感冒而錯過的上學日每年約有2200萬~1億8900萬天。
Bu durumda müşteri beklentileri ile müşteri algılamaları arasında fark oluşmaktadır.相反,我们是遵照客户的愿景。
Hayvanlar, insanların duyamadığı ses frekanslarını bile algılayabilirler.词語源于用来唤狗的高音频哨子,该频率的声音人类无法听到。
Güçlü bir ışık, mavi ve yeşil renklerin, kırmızıdan daha parlak algılanmasına neden olur.这样,一幅蓝色或者红色的物体的影像倾向于比灰色的物体要模糊。
Işık akısı insan gözü tarafından algılanan bu güçtür.光通量体现的是人眼感受到的功率。
Aynı şekilsizlik ve enerji olarak algılama durumu su için de geçerlidir.若發電與生活用水都依賴同一水源,情況就更嚴重。
Kinect, bunların yardımıyla algılayabilmektedir.瓦克夫應被理解為捐款。
Seçici Algı: Kişiler, önemsiz olduğunu düşündüğü bilgileri yoksayarlar.我们害怕的是人们在思考他们不该思考的东西。
"Zendig-Dehr İlişkisi: Kureyşli Zındıkların Zaman ve Ahiret Algısı".히어로(영웅)이 되는 것이 일생의 꿈이며 성격도 열혈 그 자체다.
Ya da daha önceden algılanmıştır, birincil olarak ya da dolaylı yoldan (bir başkasının betimlemesiyle).과거(過去)는 어떤 법(法)이 이미 멸(滅, nirodha)했거나 또는 그 작용을 그친 것이다.
Çünkü dünyada ve imgesel algılarda; belirli paradigmaları oluşmuş bir iyilik veya kötülük algısı yoktur.불선(不善) 또는 악(惡)은 현세나 내세에 자기나 남에게 좋지 않은 결과를 가져올 성질을 가진 것을 말한다.
Türkiye'de dışarıda yemek yemek yanlış algılanıyor.일본에서 식사 중 트림을 하는 것은 예의가 없는 것으로 간주한다.
Ve yiyeceklerin kokusunu da çok uzaktan algılarlar.또한 악취가 사라진 것을 놀라워했다.
Benim yolum dünyanın daha taze bir algılanmasının yaratımına doğrudur.나의 길은 세상에 대한 새로운 지각을 창조하는 것으로 나아간다.
İnsanın bir kardeşi olarak algılanır.오직 동생만이 형제로 느껴졌다고 한다.
Olabildiğince bu karmaşık işlemleri çok rahat algılanabilir kılmaya çalıştık.나는 그것들을 가능한 한 심플하게 하려고 노력했지.
Bir çeşit ceza olarak algılanır.이것을 일종의 벌이라고 볼수 있다.
Radarı algıladıktan sonra frekans değeri tespit ediliyor.라이프가 감소된 후에는 오답 횟수가 초기화된다.
Yani hem makine diline hem de insan algısına eşit seviyededir.따라서 오토마타는 언어와 문법과 같은 계층 분류를 갖는다.
İnsan kulağının algıladığı frekanslar 20 Hz ile 20 kHz (20 000 Hz.) arasındadır.인간의 가청 주파수의 범위는 20Hz에서 20kHz이다.
Adem; soyut şeyleri algılayan, bilen insanın (Latince: Homo Sapiens) arketipidir.천위영(緯永)과 천후근(厚根)·천하영(夏永) 등은 학자(學者)로 유명했다.
Enerji olmadan algılama yapmak imkânsızdır.에너지 공급없이 외부로 일을 하는 것은 불가능하다.
1838 yılında Sir Charles Wheatstone, görsel derinlik algısının sürecini ilk defa tanımladı.1838년 Sir Charles Wheatstone은 2차원 이미지를 3D로 구현할 수 있는 최초의 입체경을 발명하였다.
Algılar arayıcılığıyla deneyimlenen fiziksel zevklerin peşinden koşar.탕아는 감각을 통해 경험한 물질적 쾌략을 중시한다.
Darshana- varaniya karma: Ruhun sınırsız algı yeteneğini köreltir.Pitman–Koopman–Darmois 정리에 따르면, 지수족 분포에는 표본의 숫자와 무관하게 고정된 차원을 가지는 충분통계량이 존재한다.
Bu da demektir ki çocuklar geç algıdan erken algıya ilerlerler.이러한 결과는 아이들에게도 일찍이 귀인편향이 나타날 수 있다는 것을 보여준다.
Bu birimlerde, “gram” dünya üzerindeki 1 gram ağırlıktan, 0.00980665 N, verilen kuvvet olarak algılanabilir.1kg의 질량은 지구 표면에서 9.80665 N의 무게를 갖는다.
Apple Kalem, basınç hassasiyeti ve açı algılama özelliğine sahiptir.ל-Apple Pencil יש רגישות ללחץ וזווית.
Soğuk algınlığı sebebiyle tahmini olarak yılda 189 milyon gün okul devamsızlığı yaşanmaktadır.המחקר מדווח על מספר המוערך ב-189 מיליון ימי לימודים שאובדים בכל שנה כתוצאה מהצטננויות.
Bu araştırmasını 1970 yılında C vitamini ve soğuk algınlığı başlığı ile yayımladı.בשנת 1970 הוא כתב את רב-המכר "ויטמין סי וההצטננות".
Leibniz aklın algıda büyük rolü olduğuna ve daha da büyük rolünü duygusal girdide oynadığına inanıyordu.לייבניץ האמין כי לתודעה יש תפקיד פעיל ביותר בתפיסה, ושהיא משחקת תפקיד גדול מרכזי הרבה יותר בקלט החושי.
DragonEye algılayıcısı 2011 Şubat ayındaki STS-133 göreviyle yörünge testlerinin devamı için tekrar uçmuştur.המערכת נבחנה שוב במהלך משימת STS-133 (מעבורת החלל דיסקברי) בפברואר 2011.
Napolyon ise bu durumu tehdit olarak algıladı.קר ראה באמירות אלו איום על סמכותו.
Örneğin, derinlik algısı için önemli olan binoküler görüş insan görüş alanının yalnızca 120 derecesini kapsar.כך למשל ראייה דו-עינית (המאפשרת תפיסת עומק של עצמים) אצל בני האדם, מכסה רק 120 מעלות משדה הראייה האופקי.
Bir kökeni algılar olarak değil gerçek bir metamorfik kaya adı olarak bu yararlı bir terimdir.אף שאין זה שם אמיתי של סוג סלע מותמר, זהו מונח שימושי.
Farklı ülkelerde farklı şekillerde algılanır.הם שונים במידת מה בארצות שונות.
Leibniz’in Çin felsefesine olan ilgisinin kaynağı Çin felsefesinin kendisinkine benzer olduğu algısıydı.משיכתו של לייבניץ לפילוסופיה סינית נבעה מהתפיסה שלו שהפילוסופיה הסינית דמתה לשלו.
251/1 - Falke Kızılötesi algılama teçhizatı, Sd.Kfz.251 זחל"ם מדיה וקבצים בנושא זחל"ם ה-Sd.Kfz.
Pinker’in akademik uzmanlıkları, algı, görsel kavrama, dil gelişimi ve çocukta dil gelişimidir.תחומי ההתמחות האקדמיים של פינקר הם קוגניציה חזותית והתפתחות השפה אצל ילדים.
Olabildiğince bu karmaşık işlemleri çok rahat algılanabilir kılmaya çalıştık.ניסיתי לשמור אותם פשוטים ככל האפשר.
Çocuk bir iletişimci olarak algılanır.בנו איתי אשר הוא איש תקשורת.
Spartalıların bir Uyku ve Ölüm kültü mevcuttu; bu ikisi ikiz kardeş olarak algılanıyor ve kabul ediliyordu.לספרטנים היה פולחן של שינה ומוות שנולדו כתאומים ואמם הייתה ניקס.
Işığı algılarlar.הדליקו את הנר.
Duyuma ve algılara dayanır.זה מתייחס למצרף התחושות או הרגשות.
Farkında olmayan zihinde düşündüğümüz her şey nesnelerin doğası hakkındaki bu yanlış algılamamızı yansıtır.בסופו של עניין אנו מבינים שכל דבר שנמצא מחוץ לנו הוא השתקפות של החשיבה שלנו על עצמנו.
Bir algılayıcı bir hedef Boole işlevi öğrenir.יותר אכפתי ומקשיב לבודלרים מסר.
Bay Churchill, bunu bizim zayıflığımız olarak algıladı.לטענתו, צ'רצ'יל הציג את רעיונותיהם כאילו היו שלו.