Bakteriyel ve viral menenjitler bulaşıcıdır ama soğuk algınlığı ve gripteki kadar değil.Meningitis bakteri dan virus bersifat menular; namun, keduanya tidak semenular selesma atau flu.
Gestalt teorisinin köpeğin algısının nasıl oluştuğuna dair bir açıklaması yoktur.Pengangkar belum mengembangkan teori tepat asal usul anjing ini.
Çivi bombaları, elektromanyetik algılayıcılar ve metal dedektörler sayesinde bulunabilir.Bom paku dapat dideteksi oleh sensor elektromagnetik dan detektor metal standar.
Kokular algılamaya göre pis ve hoş kokular olarak ayrılabilir.Bau dapat berupa bau enak maupun tak enak.
Bazen böyle ailelerde büyüyen çocuklar, aile içinde görülen bu işlevsizlikleri sosyal norm olarak algılarlar.Anak-anak yang tumbuh di keluarga seperti ini cenderung berpikir bahwa hal ini normal.
Napolyon ise bu durumu tehdit olarak algıladı.Britania menganggap ekspedisi ini sebagai ancaman yang serius.
Bu sensörler milimetrik hareketleri algılayabilirler.Biosensor ini dapat mencium bahan peledak.
Hastalık ilk aşamada soğuk algınlığı gibi belirtiler verir ama daha sonra gribi andırır.Bệnh nhân có các triệu chứng như với cảm lạnh trong giai đoạn đầu tiên, nhưng sau đó giống như cúm.
Soğuk algınlığının ekonomik etkisi, dünyanın birçok yerinde yeteri kadar anlaşılmamaktadır.Tác động tới kinh tế của cảm lạnh đã không được hiểu đúng trên toàn thế giới.
"Dili algıla" seçilirse, bilinmeyen bir dildeki metin otomatik olarak tanımlanabilir.Nếu chọn "Phát hiện ngôn ngữ", văn bản bằng ngôn ngữ không xác định có thể được xác định tự động.
Soğuk algınlığı, en sık görülen insan hastalığıdır ve insanları global olarak etkiler.Cảm lạnh là căn bệnh phổ biến nhất, và ảnh hưởng lên mọi dân tộc trên toàn thế giới.
Yüz algılama işlevi şimdi iPad 2 üzerinde.Các cử chỉ đa nhiệm chỉ có trên iPad 2.
Soğuk algınlığı sebebiyle tahmini olarak yılda 189 milyon gün okul devamsızlığı yaşanmaktadır.Khoảng 22-189 triệu ngày học bị mất hàng năm do cảm lạnh.
Normal bir laboratuvar spektroskobu 2 nm ile 2500 nm arasındaki dalgaboylarını kolayca algılayabilir.Một phòng thí nghiệm quang phổ thông thường có thể phát hiện bước sóng từ 2 nm tới 2500 nm.
ADF 190-1750khz arasındaki sinyalleri algılayabilir.Chúng có thể chiếm bất kỳ tần số trong dải tần 190–1750 kHz.
Bazı soğuk cisimlerin sıcak, bazı sıcak cisimlerin de soğuk algılanması mümkündür.Một số món khai vị là lạnh, một số món khác lại nóng.
Ne var ki, bu akımın algılanma biçimi geleneksel anlayışla pek örtüşmemektedir.Tuy nhiên, các khía cạnh định hướng quá khứ của khái niệm truyền thống là không phù hợp.
Napolyon ise bu durumu tehdit olarak algıladı.Tào Khâm cho rằng đây là một mối đe dọa đối với mình.
Senato ise bu isteği bir meydan okuma olarak algılar.Các yêu cầu còn lại, giống như yêu cầu đối với một thượng nghị sĩ.
Olabildiğince bu karmaşık işlemleri çok rahat algılanabilir kılmaya çalıştık.Việc này giúp cho việc chế tạo được đơn giản hóa đến mức tối đa.
Çünkü müzik, algılanması bu kadar zor olan bir şey değil.Nhạc vì thế tự biết không tránh khỏi.
Ateşli hastalıklarda, grip ve soğuk algınlığında ateş düşürür.Khi bị viêm vú cũng có thể bị sốt và ớn lạnh.
Köpeklerin işlevleri ve algılanışları toplumdan topluma fark eder.Mục đích và phương hướng của các cá thể được xác định bởi xã hội.
Bu bakış açısı verinin bir çöküş noktası olarak algılanmasına yol açar.Đây được xem là hướng rút lui dự phòng trong trường hợp thành thất thủ.
Ya da daha önceden algılanmıştır, birincil olarak ya da dolaylı yoldan (bir başkasının betimlemesiyle).元からあるものに対して加工を加える、もしくは加えた場合などに使われる。
İnsan eşyayı (nesneleri, doğayı) hakikatte olduğu gibi değil, kendisine göründüğü şekilde algılamaktadır.近くに人間(獣の飼主)がいたことを暗示する証言は記録されていない。
DragonEye algılayıcısı 2011 Şubat ayındaki STS-133 göreviyle yörünge testlerinin devamı için tekrar uçmuştur.ドラゴンアイは、2011年2月のSTS-133でも再び試験が行われた。
Newton’a göre, mutlak zaman herhangi bir algılayıcı olmadan var olur ve evrende tutarlı adımlarla ilerler.... ニュートンの言葉によれば、絶対時間はいかなる観察者とも無関係に存在し、宇宙のいかなる場所でも一定の早さで進んでいく。
Odalardan biri konuk odası olarak algılanıyordu.一つのボートはちょうど客室の下に来た。
Gerçek olan şeylerin doğası nedir? * Bazı şeyler algımızdan bağımsız olarak var olabilir mi?果たして吾心を外にして事物が独立に存在して居るものであろうか。
Finlandiya, Yolsuzluk Algılama Endeksi'ne göre en az bozulmuş ülkelerden biridir.フィンランドは腐敗認識指数では最も不正が少ない国の一つと評価されている。
Bir çeşit ceza olarak algılanır.なんらかの罰則として行われることが多い。
Yanlış pozitif bir algılama ihtimali on milyonda birden daha azdır.誤検出の可能性は1000万分の1以下である。
Berkeley'e göre, nesnelerin özü, algılanmış olmalarından ibarettir.一方、バークリーの経験的観念論は、モノは知覚されたときだけ存在するとする。
Kendini algılama biseksüel kimliğin anahtarı olarak kabul edilmektedir.彼らはサイオニック能力をアイデンティティの不可欠な要素として好んでいる。
Bu sesler insanlar tarafından ancak özel dedektörlerce algılanabilir.この言葉は霧の民にしか聞き取れない。
Bakteriyel ve viral menenjitler bulaşıcıdır ama soğuk algınlığı ve gripteki kadar değil.細菌性髄膜炎およびウイルス性髄膜炎は感染性であるが、いずれも風邪やインフルエンザほど強い感染性はない。
Pek çok tipte ışık algılayıcısı vardır.発光器をもつ種類が多い。
Bu durumda bu meyve yendikten sonra yenen diğer şeylerin tatlı olarak algılanmasına neden olmaktadır.そういった観点からこの植物を見た場合、果実には糖分がほとんど含まれないにもかかわらず、それを食べた後で他のものを食べるときに美味を感じることができる。
Gerçekmiş gibi algılanan kötü rüyalardır.持つべき当然の夢だ。
Tehdit algılandığında endişe meydana gelir.脅威に曝されると威嚇行動を行うことがある。
Hastalık ilk aşamada soğuk algınlığı gibi belirtiler verir ama daha sonra gribi andırır.最初は風邪の様な症状であったが悪化した。
Apple Kalem, basınç hassasiyeti ve açı algılama özelliğine sahiptir.Apple Pencilは圧力感知と角度検出機能を備える。
Yeraltına ruh taşıyan varlıklar olarak algılanırlardı.生息地では精霊の宿る動物として崇められていた。
1966 yılında Irwin Stone, her gün alınan C vitamininin vücudu soğuk algınlığına karşı koruduğunu keşfetti.1966年にポーリングは生化学者のアーウィン・ストーンから高用量ビタミンCの概念を知り、風邪の予防のために毎日数グラムのビタミンを摂り始めた。
Bununla beraber, o gün yayılan olaylar “de facto devrim” olarak algılanabilirdi.そのため、「革命的」と考えられてきたものも、そうみなされなくなっていった。
İslam'da yokluk algısı çeşitli konularda geçmektedir.アイスランドのこの平和的な採択はさまざまな点で注目に値する。
Düşünme, algı, ve dil gibi işlevlerden sorumludur.思業は意業であり、思已業は身業と語業である。
Bazı medya üyeleri bunu, zamanda yolculuğun imkansız olduğuna dair bir kanıt olarak algılamışlardır.このパラドックスは時間に逆行するタイムトラベルが不可能だとする証拠として使われてきた。
Koku alma duyusu aracılığıyla algılanan işaretler algılama eşiğimizin altındadır.心の奥の空間に存在している為、匂いに敏感。
Sadece komik olduğunu düşünmüştüm, fakat kadınlar bu durumu farklı şekilde algılıyorlar.”」と言って誘ったが、「女と思いあなどりおる。
Böylece soğuk algınlığında daha etkili olduğu ifade ediliyor.風邪をひくことは恥ずかしいことだと語った。
CAPTCHA (güvenlik kodu) algılama özelliği.CA - カプシド(capsid)の略である。
Öksürük ve soğuk algınlığında kullanılabilir.また咳や風邪に対しても用いられる。
Olabildiğince bu karmaşık işlemleri çok rahat algılanabilir kılmaya çalıştık.司 会 者: それを私たちは、なるべく速く現像しようと試みているところです。
Dolly zoom normal görsel algıyı baltalayan tedirgin edici bir özel efekttir.播放媒体 滑动变焦(Dolly zoom)是一种破坏正常视知觉来给人以不安感的机内特效。
Ama anlatılanlar o kadar inanılmazdı ki, birçok insan bunları savaş propagandası olarak algıladı.但是,这些新闻让人感到太过不可思议,以至于许多人认为这仅仅是在为战争做宣传。
Soğuk algınlığının ekonomik etkisi, dünyanın birçok yerinde yeteri kadar anlaşılmamaktadır.普通感冒對經濟的影響在大部分國家尚不明朗。
Bir zararlı yazılım ürünü için bir imza varsa, her ürün (işlevsiz değilse) onu algılamalıdır.若在函數f定義域中的每一點a都有導數,則存在一函數可以將每一點a對應到函數f在a點的導數。
Microsoft Index Server 2.0, veri takılı bir bölümde bulunuyorsa, katalogdaki değişiklikleri algılamaz.Microsoft Index Server 2.0不检测处在挂载分区中的目录的变更。