Fakat günümüzde tüm insanlığa olarak algılanmaktadır.Dnes je třeba však psáti vlastivědu pro celý národ...
Işığı algılarlar.Tvoříme světlo .
Bazen dişil olarak da algılanır.Často jsou vnímány jako bolest zubů.
Tip belirleme bir programlama dilindeki veri tiplerinin otomatik olarak algılanmasına verilen addır.Tento typ musí odpovídat některému z datových typů, definovaných v hostitelském programovacím jazyce.
Hayvanlar, insanların duyamadığı ses frekanslarını bile algılayabilirler.Může také slýchat zvuky, které obyčejní lidé neslyší.
"Dili algıla" seçilirse, bilinmeyen bir dildeki metin otomatik olarak tanımlanabilir.Pokud by šlo o písmo, muselo by zachycovat nám zcela neznámý jazyk.
Bir hicivdi ve birçok insan albümü "işte kendisi böyle biri" olarak algıladı.Spoustě lidem vrtalo hlavou, co to je „aligátoří obloha“, co to má znamenat.
Varşova Ayaklanması, 1944: Algı ve Gerçeklik, 2004.Chtěli jsme být svobodní… Příběhy z Varšavského povstání 1944, Ed.
Stereognozi, görsel ve işitsel bilgilerin yokluğunda bir nesnenin şeklini algılayabilme ve tanıma yeteneğidir.Panuje shoda, že tělesné smysly jako zrak a sluch nejsou přesné a mohou nás klamat.
Soğuk algınlığının ekonomik etkisi, dünyanın birçok yerinde yeteri kadar anlaşılmamaktadır.Impactul economic al răcelii nu este foarte bine înțeles în cea mai mare parte a lumii.
Ama anlatılanlar o kadar inanılmazdı ki, birçok insan bunları savaş propagandası olarak algıladı.Totuși, veștile erau atât de incredibile încât mulți le-au considerat propagandă de război.
Yanlış pozitif bir algılama ihtimali on milyonda birden daha azdır.Statistica fals pozitivă este mai mică decât unu la zece milioane.
Soğuk algınlığı sebebiyle tahmini olarak yılda 189 milyon gün okul devamsızlığı yaşanmaktadır.Anual, se estimează că în jur de 22 - 189 de milioane de zile școlare sunt absentate din cauza unei răceli.
Bu şekilde bireyler kimyasal mesajları algılayabilirler.Aceasta lucru permite indivizilor să detecteze indicii chimice.
Bir manifesto ya da hackerların el kitabı olarak algılanmıştır.Conștiința unui hacker sau Manifestul unui hacker (en.
Bir çeşit ceza olarak algılanır.Este un fel de vinovăție.
Aynı zamanda da bilgi akışının belirlenmesi ve bilinçsel algıyla ilişkilendirilmesi gerekmektedir.De asemenea, el l-a încurajat să memoreze date și fapte de inimă.
Farklı insanlar aynı nesneyi farklı algılar.Diverse culori dau rezultate diferite pe aceeași suprafață.
Soğuk algınlığı, en sık görülen insan hastalığıdır ve insanları global olarak etkiler.Viroza respiratorie este cea mai obișnuită boală umană și toți oamenii de pe glob sunt afectați de ea.
Belki de bu adın kendi adının Ork dilindeki söylenişi olarak algılamıştır.Asta arată cât de mult se identifică cu limba lor, Euskara.
Toplamda, iki yüzden fazla farklı virüs türü soğuk algınlıkları ile ilişkilidir.În total, peste două sute de tipuri diferite de virusuri sunt asociate cu răcelile.
Yerçekimi dalgalarını algılama, elektromanyetik spektrum gözlemlerini tamamlamayı garantiliyor.Observarea undelor gravitaționale promite să completeze observațiile din spectrul electromagnetic.
Bu tarihi bir yanlış algılama olup gerçeği yansıtmaz.O idee delirantă este o idee falsă, care nu corespunde realității.
Bu tip algılayıcıların önemli 2 özeliği vardır.Această listă a opozițiilor are numeroase imperfecțiuni 2.
Bu durum, epilepsinin ömür boyu devam edeceği şeklinde algılanmamalıdır.Temperamentul nu se manifestă în același mod pe tot parcursul vieții.
Görme algıları harekete çok duyarlıdır ve gördükleri her şeyi ağır çekimde algılarlar.Eu sper că oamenii judecă clar și cu mintea lor ceea ce se vede.
Bu algı yanlış.Această percepție este greșită.
Algı gerçeklerden daha önemli.Percepția este mai importantă decât realitatea.
Algı gerçekliktir.Percepția este realitatea.
Ya da daha önceden algılanmıştır, birincil olarak ya da dolaylı yoldan (bir başkasının betimlemesiyle).Ezek lehetnek a szó végén (suffixum), a szó elején (prefixum), vagy a szó belsejében (infixum) is.
Soğuk algınlığının ekonomik etkisi, dünyanın birçok yerinde yeteri kadar anlaşılmamaktadır.A meghűlés gazdasági hatásaival a világ nagy részén kevéssé vannak tisztában.
Soğuk algınlığı, en sık görülen insan hastalığıdır ve insanları global olarak etkiler.A meghűlés a leggyakoribb emberi betegség és az egész világon mindenkit érinthet.
Soğuk algınlığı sebebiyle tahmini olarak yılda 189 milyon gün okul devamsızlığı yaşanmaktadır.Becslések szerint megfázás miatt évente 22 millió és 189 millió közé tehető az iskolai mulasztott napok száma.
Ancak bu duygular daha ziyade geçip giden “gökteki bulutlar” olarak algılanır.Ezek az érzések úgy tünnek fel, mint „felhők az égen“, melyek elvonulnak.
Derinlik algısı ve hareket algılanması bir dizi duyusal illüzyondan sorumludur.Mint a mélységészlelés, a mozgásészlelés is több érzékszervi illúzióért felelős.
Berkeley'e göre, nesnelerin özü, algılanmış olmalarından ibarettir.Berkely szerint lenni és észleltnek lenni ugyanazt a dolgot jelenti.
O duygular kişi ile özleşmemekte, sağlıklı bir mesafeden algılanabilmektedir.Vagyis ezekkel már nincs azonosulás, egészséges távoltartással veszik tudomásul őket.
Wifi yardımcı programı kaba bir algılayıcı olarak kullanılabilir. ^ T|XA wifi segédprogram egyszerű csomaganalizálóként (sniffer) is használható.
Sabit tren algılama cihazları (GFM) artık gerekli değildir.A természetes illesztés (jelölje JOIN) már nem ennyire egyszerű dolog.
Kavram çoğu zaman, sistemin hata verme olasılığı şeklinde algılanır.Néha a rendszer hajlamos elrejteni a hibát.
Hedef, bu algılanan veya yargılanandır.Az én ítéletemtől függ ez, vagy objektív valóság?
Savaş Tanrısı olarak da algılanır.Így lett a háború Istene.
Yerçekimi dalgalarını algılama, elektromanyetik spektrum gözlemlerini tamamlamayı garantiliyor.A gravitációs hullámok megfigyelése az elektromágneses spektrumbéli megfigyelések kiegészítése miatt ígéretes.
Keynes'e göre yatırımcıların normal olarak algıladığı bir faiz oranı vardır.Keynes szerint a bérek hatása kissé bonyolultabb.
1838 yılında Sir Charles Wheatstone, görsel derinlik algısının sürecini ilk defa tanımladı.1838-ban Charles Wheatstone egy új elmélettel jött elő a binokuláris mélységészlelésről.
Kinect, bunların yardımıyla algılayabilmektedir.Ezen a catcall segíthet.
Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak.A világos alapsor gyengeségének kihasználása.
Bazen böyle ailelerde büyüyen çocuklar, aile içinde görülen bu işlevsizlikleri sosyal norm olarak algılarlar.A gyermekek gyakran úgy nőnek fel ezekben a családokban, hogy ezt a viselkedésmódot normálisnak gondolják.
Bir saldırı tespit edilir edilmez veya anormal bir davranış algılanırsa, yöneticiye uyarı gönderilebilir.Ha a megbízó célszerűtlen vagy szakszerűtlen utasítást ad, a megbízott köteles őt erre figyelmeztetni.
Sarı, Güneş ışığının görünür rengi olarak algılanır.Aranysárga színe csak a napsütés hatására alakul ki.
Vücut ısının düşmesinin soğuk algınlığı için risk faktörü oluşturduğu fikri tartışmalı bir konudur.Ennek ellenére vitatott, hogy a test lehűlése a meghűlés rizikófaktorai közé tartozik-e.
Yanlış pozitif bir algılama ihtimali on milyonda birden daha azdır.Virheellisen positiivisen tuloksen todennäköisyys on pienempi kuin yksi kymmenestä miljoonasta.
Bir saldırı tespit edilir edilmez veya anormal bir davranış algılanırsa, yöneticiye uyarı gönderilebilir.Jos huomataan jotain outoa tai odottamatonta, siitä kerrotaan esimiehille.
Filozofluk bir meslek olmaktan ziyade bir yaşam biçimi olarak algılanmıştır.Aktivismi on hänelle enemmän elämäntapa, kuin työ.
Sosyal gerçeklik nesnel olarak algılanabilir.Tosimaailma saattaa olla rankastikin ristiriidassa havaintomaailmamme kanssa.
Savaş ve Sevgi Insani olarak da algılanır.Uskossa ja rakkaudessa minä olen osa ihmiskuntaa.
Eşit algılama ve eşit kavrama, eşit yönetimi gerektirir.Tällä pyritään tasapainoon ja yhdenvertaiseen valvontaan.
Toplamda, iki yüzden fazla farklı virüs türü soğuk algınlıkları ile ilişkilidir.Kaikkiaan erilaisia flunssan aiheuttavia viruksia tunnetaan yli 200.
Gerçek olan şeylerin doğası nedir? * Bazı şeyler algımızdan bağımsız olarak var olabilir mi?Riippuuko todellisuus meistä, vai onko se itsenäinen?lähde?
Bir mikroişlemcinin algılayabileceği kodların tamamına o işlemcinin komut kümesi denir.Mikäli suorittimen kaikki osat on pakattu yhdelle mikropiirille, kutsutaan sitä mikroprosessoriksi.