Ana içeriğe geç
Sözlük

algı ile cümle

algı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu çalışmaların birçoğu teknofobik olarak algılanan teknolojinin daha karanlık tarafını tasvir etmektedir.Багато з цих робіт зображують «темний бік» технології, як її бачать технофоби.
Simpsonlar, bu algıyı değiştirdi.«Сімпсони» змінили це уявлення.
Soğuk algınlığının ekonomik etkisi, dünyanın birçok yerinde yeteri kadar anlaşılmamaktadır.Економічні наслідки ГРВІ ще погано вивчені в більшості країн світу.
Bakteriyel ve viral menenjitler bulaşıcıdır ama soğuk algınlığı ve gripteki kadar değil.Бактеріальний та вірусний менінгіти — заразні; однак, жоден не переходить так легко, як застуда або грип.
Nükleer patlama algılama Uzayda nükleer patlamaları nitelendirmekte ve tanımlamaktadır.Виявлення ядерного вибуху — фіксує і заміряє характеристики ядерних вибухів в космосі.
İrtifası 2 yıldız izleyici ve bir güneş algılayıcısı tarafından sağlanır.Є два зіркових датчика і один сонячний.
Bahsi geçen 'ağaç' bir algılamanın ürünüdür.Представте, що це велике «дерево» довіри.
Aile bir ortak olarak algılanır.І я вас запрошую як родича.
Bu eleştiriler kısmen kişiliğinin olumsuz algılanması ve bu algının ününe olan etkisidir.Це було частково пов'язано з негативним сприйняттям характеру По та його впливу на репутацію.
Ateşli hastalıklarda, grip ve soğuk algınlığında ateş düşürür.При застуді і грипі.
Pekiştirmeli öğrenme - Dünya algısına dayalı bir öğrenme biçimi.Знання, знання — ось що керує світом.
Bir insanın algılayabileceği en düşük frekans ise tipik olarak 20 Hz'dir.Так, найменша частота, що сприймається людським вухом як звук, становить 20 Гц.
Bir manifesto ya da hackerların el kitabı olarak algılanmıştır.Являє собою одночасно маніфест і довідник для хакерів.
Yerçekimi dalgalarının algılanması, Astrofiziksel gözlem yapmak için başka bir araç sağlayacaktır.Спостереження гравітаційних хвиль забезпечують додаткові способи проведення астрофізичних спостережень.
Pinker’in akademik uzmanlıkları, algı, görsel kavrama, dil gelişimi ve çocukta dil gelişimidir.Академічна спеціалізація Пінкера — візуальне сприйняття та розвиток мови у дітей.
Aynı renk güneş ışığında ve mum ışığında farklı algılanacaktır.Він мідного кольору та видимий навіть у сонячному світлі.
Hayvanlar, insanların duyamadığı ses frekanslarını bile algılayabilirler.Слух також гострий і кавії можуть вловлювати звуки частот, нечутних для людини.
Elle muayenede kalbin kasılma dönemindeki üfürümle ilgili bir titreşim algılanır.Яка крізь серце потекла Каяла, Що за чуття на серце налягло!
Hizmet kalitesi müşteri ve hizmeti verence farklı algılanabilir.Використання обчислювальних ресурсів клієнта і сервера краще збалансовано.
Algı yönetimi Amerikan ordusu tarafından ortaya konmuş bir tanımdır.Підрозділи спеціального призначення формуються за зразком армії США.
Ona göre duyumlarla algılanamayan bir şey bilinemez.Проти дивного почуття, що тебе ніхто не розуміє.
Duman dedektörü, tipik bir yangın göstergesi olan dumanı algılayan bir cihazdır.Сигналізатор диму є пристроєм, який сприймає дим, зазвичай, як показник пожежі.
Yerçekimi dalgalarını algılama, elektromanyetik spektrum gözlemlerini tamamlamayı garantiliyor.Гравітаційно-хвильові спостереження доповнюють спостереження електромагнітного спектру.
Anlamı duymak algılamak demektir.Тому мені цікаво, як це буде звучати.
Bu olgunun öngördüğü üzere başkaları hakkındaki algılarımız da eninde sonunda doğru çıkacaktır.Відповідно завдання, які будуть перед нами стояти, я думаю, будуть зовсім інші. ...
Ölümü tanrının bir işareti olarak algılanmıştı.І зрозуміли люди, що це знак Божий.
Günlük yaşam, savaş algısıyla bozuldu.Щоденне скиглення щодо складності війського життя.
Bu da demektir ki çocuklar geç algıdan erken algıya ilerlerler.Тому хлопцям довелося рано звикати до праці.
Tau nötrinosunun ilk algılanması 2000 yılında Fermilab'daki DONUT işbirliği tarafından duyuruldu.Про існування тау-нейтрино було повідомлено 2000 року проектом DONUT у Фермілабі.
Bu kare hızları hareket hissi için yeterliydi, fakat kesintili hareket olarak algılanırdı.Цих частот передачі кадрів було досить для відчуття руху, але як плавний рух зображення не сприймалося.
Burada gerçekte var olmadığı halde beyaz bir üçgen algılanmaktadır.Vnímáme bílý trojúhelník, i když ve skutečnosti neexistuje.
Soğuk algınlığı, en sık görülen insan hastalığıdır ve insanları global olarak etkiler.Nachlazení je nejčastějším lidským onemocněním, které postihuje lidi na celém světě.
Soğuk algınlığının ekonomik etkisi, dünyanın birçok yerinde yeteri kadar anlaşılmamaktadır.Ekonomický dopad nachlazení je ve většině zemí světa podceňován.
Apple Kalem, basınç hassasiyeti ve açı algılama özelliğine sahiptir.Pencil Apple je určen pro tvůrčí práci a má citlivost na tlak a detekci úhlu.
Soğuk algınlığı sebebiyle tahmini olarak yılda 189 milyon gün okul devamsızlığı yaşanmaktadır.V důsledku nachlazení vynechají žáci a studenti každoročně přibližně 22 až 189 miliónů školních dní.
İnsan eşyayı (nesneleri, doğayı) hakikatte olduğu gibi değil, kendisine göründüğü şekilde algılamaktadır.Média následně působí na člověka, a to nejen svým obsahem, ale i sebou samotným (medium is message).
Toplamda, iki yüzden fazla farklı virüs türü soğuk algınlıkları ile ilişkilidir.S různými typy nachlazení je spojováno více než dvě stě různých virů.
Aslında film gerçeklik ve onu nasıl algılandığıyla ilgilidir.Film je o realitě, jak ji vnímáme nebo jak si myslíme, že ji vnímáme.
Nezle; nazofarenjit, rinofarenjit, akut koriza ya da soğuk algınlığı olarak da bilinir.Nachlazení je rovněž známo pod názvy nasofaryngitida, rinofaryngitida, akutní koryza nebo rýma.
Soğuk algınlığı genellikle halsizlik, üşüme, hapşırma ve baş ağrısı ile başlar.Nachlazení se zpočátku obvykle projevuje únavou, pocitem chladu, kýcháním a bolestí hlavy.
Ona göre duyumlarla algılanamayan bir şey bilinemez.Neslyší nic, co není projevem obdivu.
Bu ulvî ruhun sesi gök gürültüleri, ayaklarından çıkan alevler ise şimşekler olarak algılanmaktaydı.Patří sem oheň (svíčka, lampa), v němž září: rozžhavené částice (nejčastěji uhlíku), slabě i žhavé plyny.
Yanlış pozitif bir algılama ihtimali on milyonda birden daha azdır.Pravděpodobnost falešné detekce je menší než jedna desetina milionu.
Vücut ısının düşmesinin soğuk algınlığı için risk faktörü oluşturduğu fikri tartışmalı bir konudur.Role prochladnutí těla jakožto rizikového faktoru při nákaze nachlazením je kontroverzní.
Soğuk algınlığının en yaygın semptomları öksürük, burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve boğaz ağrısıdır.Nejběžnějšími příznaky nachlazení jsou kašel, rýma, ucpaný nos a bolesti v krku.
Türkiye'de de eşcinsellik genel olarak normal dışı ve kabul edilemez olarak algılanmaktadır.Porušení tabu je obvykle ve společnosti považováno za nežádoucí a nepřípustné.
Çocuk bir işbirlikçi (ortak) olarak algılanır.Profesně se uvádí jako sociolog.
Algı yönetimi Amerikan ordusu tarafından ortaya konmuş bir tanımdır.Dokument obsahoval návrh vojenské operace, iniciované armádou Spojených států.
Bu yüzden cisimleri siyah beyaz olarak algılarlar.Proto stromy vypadají jako celé bílé.
Algılar içinde bulunulan ortama göre değişiklik gösterir.Změna okolností podle NOZ .
3D Efekt sadece soldan sağa veya sağdan sola hareketlerde algılanabilmektedir.3D efektů lze dosáhnout pouze ve směru z jedné strany na druhou (zleva doprava).
Ama o herkesi anlıyor ve algılıyor.Tvé srdce všechno slyší a cítí.
Sümerlerden itibaren Gök eril olarak algılanmıştır.Jádro od té doby bylo považováno za centrum dědičnosti.
Soğuk algınlığı için etkinlikleri konusunda çok sayıda antiviral test edilmiştir.Vědci testovali účinky mnoha antivirových přípravků při léčbě nachlazení.
Aile bir ortak olarak algılanır.Cítí se jako součást společenství.
Bizler bu resmin sol tarafındaki şekli bir çember ve sağ tarafındaki şekli bir dikdörtgen olarak algılarız.To můžeme opět lehce nahlédnout jak z tvaru výsledných šipek vlevo, tak z podoby malůvky napravo.
Bununla beraber, o gün yayılan olaylar “de facto devrim” olarak algılanabilirdi.Na svoji dobu došel k poznatkům, které by bylo možno označit za revoluční.
Bazen böyle ailelerde büyüyen çocuklar, aile içinde görülen bu işlevsizlikleri sosyal norm olarak algılarlar.Dcery, které v takovýchto rodinách vyrůstají mají tendenci zakládat rodiny podobné.
DragonEye algılayıcısı 2011 Şubat ayındaki STS-133 göreviyle yörünge testlerinin devamı için tekrar uçmuştur.Vedení NASA kvůli tomu odložilo start STS-133 až na konec února 2011.
Sosyal kabul kavramı, toplumun diğer insanların özelliklerine göre algılanmasıdır .Přízeň je pozitivní lidská vlastnost, kterou lidé projevují vůči jiným osobám.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod