Güçlü yen Japonya'nın ihracat endüstrisinin aleyhine davranmaktadır.The strong yen is acting against Japan's export industry.
Bu kanıt onun aleyhineydi.This evidence was against him.
Hakim davacı aleyhine karar verdi.The judge decided against the plaintiff.
O, onun aleyhine tanıklık etti.She testified against him.
Hiç kimse mahkemede kendi aleyhine delil vermeye zorlanamaz.No one can be forced to give evidence against himself in court.
Eşim aleyhine asla tanıklık etmezdim.I'd never testify against my wife.
Bu keşif, fakir çiftçilerin aleyhine oldu.This discovery has been exploited to the detriment of the poor peasants.
Tom'un aleyhine tanıklık etmek istemiyorum.I don't want to testify against Tom.
Tom'un aleyhine suçlamalar düşürüldü.Charges against Tom have been dropped.
Sami, hapis cezasını azaltmak için Leyla'nın aleyhine ifade vermeyi kabul etti.Sami agreed to testify against Layla in order to lessen his sentence.
Sami, en yakın arkadaşının aleyhine tanıklık etti.Sami testified against his best friend.
Söylediğin her şey mahkemede aleyhine delil olarak kullanılabilir.Anything you say can be used against you in court.
2011 ve 2012 yıllarında Vladimir Putin aleyhine pek çok protestoya liderlik etti.In 2011 and 2012, he helped lead a series of protests against Vladimir Putin.
Bununla birlikte, işgal aleyhine olan beyan yediye dört çoğunluk ile kazanıldı.With their help, declaration against the invasion won with a 7:4 majority.
Ancak dava, hızla onların aleyhine döndü.The court quickly ruled against him.
11. yüzyıldan başlayarak Yahudiler aleyhine bazı pogromlar gerçekleşti.Since the 11th century, there have been instances of pogroms against Jews.
Karı, koca 478-479'da Zeno aleyhine bir isyan çıkardılar.The couple led a failed revolt against Zeno in 478–479.
Savaşa Bizans Hristiyanları aleyhine yaklaşık 20.000 Yahudi asisi katıldı.Some 20,000 Jewish rebels joined the war against the Byzantine Christians.
Reşkotanlar geçmişte sürekli devlet aleyhine faaliyetlerde bulunmuştur.The ERG has engaged in kidnapping in the past.
Fakat Ethelred'in oğlu Edmund Ironside babası aleyhine isyan etti.Edmund Ironside's sons likewise fled abroad.
Bu da, yönetimi aşıp Çerkeslerin aleyhine dönüşen tepkilere yol açmıştır.Thus they drifted away from the path of truth and fell into grievous mistakes and errors."
Olaylar gitgide Taylor'un aleyhine dönmeye başlamıştır.After the loss, Taylor started against Duke.
1943 ve 1944 yıllarında savaş açık bir şekilde Almanya'nın aleyhine döndü.By mid-1943, the tide of war was turning decisively against Germany.
IV. Henry aleyhine tekrar bir isyan çıkartılır.He would rebel against Henry II.
Yönetim aleyhine fikir öne sürülemez.Başörtüsü yasağı savunulamaz.
Bu noktada Büyük Ordunun alışılagelmiş taktikleri aleyhine işlemekteydi.To date the standard methods of the Grande Armée were working against it.
Ancak devlet aleyhine işlenen suçlarda doğrudan kovuşturma yapılıyordu.Any Offence committed against the President.
Sokrates lehine ve aleyhine oy verenler için konuşmalar yaparak savunmasını sonlandırır.The ECQ is required to publish statements for and against the question being put to voters.
Çok trajik, ancak başında bulunduğu devrim oğullarının aleyhine çalışacak.Tragically, the Revolution would returned against his own sons.
Üçüncüsü, Antarktika'da mevsimler aleyhine işler.Third, the seasons are conspiring against the Antarctic.
Ve kimler aleyhine?And how many would not?
Casey Martin aleyhine hükmedeceğini söyleyenlerden biri, nedenini açıklar mı acaba?Someone who would not grant Casey Martin the right to a golf cart, what would be your reason?
Yelken kuşlarının korkunç bir ünü vardır Fakat gariplikleri her zaman onların aleyhine işlemezFrigates have a fearsome reputation but the odds are not all in their favor
Eğer size ita'at ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın.If they open out to you, do not seek an excuse for blaming them.
Kim bir günah işlerse onu kendi aleyhine kazanır. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.He who earns the wages of sin does so for himself; and God is aware of everything and is wise.
Ancak şunlar aleyhine yol vardır ki, insanlara zulmederler ve yeryüzünde haksız yere saldırırlar.Blame lies on those who oppress, and terrorise the land unjustly.
Kim günah işlerse bunu ancak kendi aleyhine yapmış olur. Allah bilendir, Hakim'dir.He who earns the wages of sin does so for himself; and God is aware of everything and is wise.
Sizleri yeryüzüne de hakim kılan O'dur. İnkar edenin inkarı kendi aleyhinedir.He is the one who made you trustees on the earth.
And olsun ki, hüküm çoğunun aleyhine gerçekleşmiştir, bunun için artık inanmazlar.The sentence is surely justified against most of them, for they do not believe.
"Evet geldi" derler. Lakin azap sözü inkarcıların aleyhine gerçekleşir.They will answer: "Yes;" but the sentence of punishment was justified against the unbelievers.
Kim yararlı iş işlerse kendi lehinedir; kim de kötülük işlerse kendi aleyhinedir.Whoever does good does so for himself, and whoever does wrong bears the guilt thereof.
Zulüm gördükten sonra hakkını alan kimselere, işte onların aleyhine bir yol yoktur.If one avenges himself after he has been wronged, there is no way of blaming him.
Kim yararlı iş işlerse kendinedir; kim kötülük yaparsa kendi aleyhinedir.He who does good does so for himself; and he who does evil suffers the consequence thereof.
Yoksa senin için şöyle mi derler: "Şairdir, zamanın onun aleyhine dönmesini gözlüyoruz."Do they say: "He is a poet for whom we expect an adverse turn of fortune?"
Kim yüz çevirirse kendi aleyhine olur, doğrusu Allah müstağnidir, övülmeğe layıktır.But whosoever turns away, then surely God is above concern, worthy of praise.
Hayır, insanın azası, aleyhine tanıklık eder.In fact man is a witness against himself,
Bunun üzerine size saygılı davranırlarsa artık onlar aleyhine başka bir yol aramayın.If they open out to you, do not seek an excuse for blaming them.
Günah kazanan onu kendi nefsi aleyhine kazanır. Allah Alîm ve Hakîm'dir.He who earns the wages of sin does so for himself; and God is aware of everything and is wise.
Ancak şu kimseler aleyhine yol vardır: Zengin oldukları halde senden izin isterler.Blame will lie on those who are rich yet ask your leave to stay behind.
İnkârcı, Rabbi aleyhine başkalarına arka çıkar.The unbeliever has always been an auxiliary against his Lord.
Sizi yeryüzünde halefler yapan O'dur. Nankörlük edenin nankörlüğü kendi aleyhinedir.He is the one who made you trustees on the earth.
Zulme uğratılışı ardından kendini savunana gelince, böyleleri aleyhine yol aranamaz.If one avenges himself after he has been wronged, there is no way of blaming him.
Oysaki, cimrilik eden kendi aleyhine cimrileşmiş olur. Allah Ganî'dir; yoksul olan sizlersiniz.But he who is niggardly is so for his own self: God is above need, and it is you who are needy.
Kim iyi bir iş yaparsa, bu kendi lehinedir. Kim de kötülük yaparsa aleyhinedir.Whoever does good does so for himself, and whoever does wrong bears the guilt thereof.
Yol ancak insanlara zulmedenler ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenler aleyhinedir.Blame lies on those who oppress, and terrorise the land unjustly.
Herkesin kazandığı iyilik kendi lehine, işlediği fenalık da kendi aleyhinedir. Ya Rabbenâ!Each will enjoy what (good) he earns, as indeed each will suffer from (the wrong) he does.
Sizi dünyada halifeler, yani yöneticiler yapan O'dur. Kim inkâr ederse onun küfrü kendi aleyhinedir.He is the one who made you trustees on the earth.
Kim erdemli davranırsa kendisi içindir, kim de kötülük işlerse kendi aleyhinedir.He who does good does so for himself; and he who does evil suffers the consequence thereof.
Lakin azap sözü inkarcıların aleyhine gerçekleşir.But the Word of punishment proved true upon the disbelievers.
"Benim kullarım aleyhine senin elinde hiçbir güç/kanıt olmayacak.“Indeed you do not have any power over My bondmen, except those wanderers who follow you.”