Aleyhine düşünenler içinse İngiliz Gizli Servisine üye bir İngiliz ajanıdır.Podle některých zdrojů byl agentem britské tajné služby.
DP'ye muhalif olduğu dönemlerde Vakit gazetesinde parti aleyhinde yazılar yazdı.Během pokládání otázek ze strany novinářů se dostal do slovního konfliktu s M.
Ayrica Napoli Krallığı'nin Bonapartistler eline geçmesi aleyhtarıydı.Sporným bodem se tehdy stalo Neapolské království.
Mısıroğlu, Atatürk aleyhindeki ifadeleri ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle tartışma konusu olmaktadır.Důvodem jsou zřejmě neshody mezi Šaronem a jeho odpůrci ve straně ohledně politiky vůči Palestincům.
419 temsilciden 223'ü lehte, 35'i aleyhte ve 161'i de çekimser oy kullanmıştır.Din cei 419 de reprezentanți, 223 au votat pentru, 35 împotrivă iar restul de 116 s-au abținut.
1943'ten itibaren savaşın gidişatı Almanya'nın aleyhine döndü.Începând cu mijlocul anului 1943, soarta războiului se întorcea definitiv împotriva Germaniei.
1959 - Kadın avukatlar Refik Erduran aleyhine dava açtı.1936—a făcut apel în justiție contra falsificatorilor operei sale.
Fransızlar savaşa Fransızlar aleyhine katılan İsviçrelilerle bir anlaşma imzaladılar.Elvețienii au refuzat să lupte de partea francezilor în numele Republicii Helvetice.
Savaşa Bizans Hristiyanları aleyhine yaklaşık 20.000 Yahudi asisi katıldı.În Worms au fost uciși cam 800 de evrei care au refuzat botezul creștin.
Bu hâdiselerden haberdar olan Emevî valisi Türkler aleyhinde şiddetli bir takibat başlattı.Acțiunea a fost un eșec total, românii exilați privind cu mare suspiciune acest recensământ.
Ancak dava, hızla onların aleyhine döndü.A vádat gyorsan megváltoztatták.
Ancak konuşmasını yapmaya başladığında, halk aleyhinde tezahürata başladı.A beszédét megszakítva a hallgatóság abcúgolni kezdett.
Bankanın çiftçilerin ve işçilerin aleyhinde vurguncuları ve sanayicileri kayırdığı fikrindeydi.Az Agrobank beleroppant vezetőinek és betéteseinek elvesztésébe.
Avrupa'ya kaçmak istediği dönemler ise hakkındaki davaların aleyhinde seyrettiği zamanlardı.Mikorra Európába ért, már aggódott, mi vár rá.
Benim vahşi kıskanç aşkımı") Bundan sonra Düka aleyhinde çalışmayacağına yemin eder.Szuppiluliumasz a vereség után megesküdött, hogy nem állt szándékában Kádesre támadni.
Bununla birlikte parlamento hükümet aleyhinde her zaman güven oylaması yapabilir.A Nemzeti Tanács képviselői bármikor bizalmatlansági indítványt adhatnak be a kormány ellen.
Tüm deliller Michael'ın aleyhindedir.Ez a darab Michaelnél van.
Yükselen Yahudi aleyhtarlığı dolayısıyla Nazi Almanyasından ayrılmak zorunda kaldı.Juutalaisten sukujuuriensa vuoksi hän joutui lähtemään natsien hallitsemasta Saksasta.
Erdel ve Macaristan'da Avusturya aleyhinde ayaklanmalar başladı.Maaorjuus lakkautettiin Itävalta-Unkarissa.
Brezilya’da ise tüm tepkiler polis müdahalesinin aleyhineydi.Virossa aiotaan käydä läpi kaikki valitukset, jotka koskevat poliisin liiallista voimankäyttöä.
2009 yılı Nisan ayında, savcılık makamları sonunda aleyhindeki davayı düşürdü.Tutkinnan päätteeksi lokakuussa 2015 syyttäjä teki syyttämättäjättämispäätöksen.
Böylelikle Büyük Oyunun ilk safhası İngilizler aleyhine sonuçlandı.Peli oli aluksi englantilainen aikuisten seurapeli.
Nisan 1999'da tahkim heyeti aleyhinde karar verdi.Totuuskomissio kieltäytyi myöntämästä armahdusta huhtikuussa 1999.
Devletin kendi yurttaşları aleyhinde çalışacak servisler kurmamasını istiyoruz.Hän määräsi myös, etteivät maakuntien kuvernöörit saaneet toimia virassa kotimaakunnassaan.
Onun aleyhinde söyleyecek bir şeyim yok.Minulla ei ole mitään sanottavaa häntä vastaan.
Önerinin lehinde mi yoksa aleyhinde misin?Oletko ehdotuksen puolesta vai sitä vastaan?
26 Haziran 2007'de, yanıltıcı reklam suçlamasıyla firma aleyhine bir Fransız mahkemesinde dava açıldı.Στις 26 Ιουνίου 2007, η εταιρεία καταδικάστηκε σε γαλλικό δικαστήριο για ψευδή διαφήμιση.
11 ülke karar aleyhine oy verirken 58 ülke çekimser kaldı, 24 ülke ise oylamaya katılmadı.Έντεκα (11) έθνη ψήφισαν κατά, ενώ 58 απείχαν, και επιπλέον 24 κράτη απουσίαζαν όταν διεξήχθη η ψηφοφορία.
Ancak dava, hızla onların aleyhine döndü.Ωστόσο, επανήλθε στην Α΄ κατηγορία άμεσα.
Yapılan seçimlerde Parlamento üyeliğine seçilen 493 kişiden, 350'den fazlası kral ve kraliyet aleyhtarı idi..Από τα 493 μέλη της Βουλής των Κοινοτήτων, πάνω από 350 αντετίθεντο στο βασιλιά.
Çoğunluk planı; 33 lehte, 13 aleyhte ve 10 çekimser oyla kabul edilmiştir.Το νομοσχέδιο υιοθετείται με 33 ψήφους υπέρ και 27 κατά.
Bu olayın aleyhine olan olasılıklar oranı da (1 − p) / p 'dir.Η πιθανότητα να ρίξει ΓΡΆΜΜΑΤΑ είναι 1 − p (εδώ, λοιπόν, p είναι θ ανωτέρω).
Ancak bu zaferler savaşın gidişinin Osmanlı İmpartorluğu aleyhine sürmesini engelleyemedi.Ωστόσο, οι εξεγέρσεις αυτές δεν σχετίζονταν με την άρνηση της αυτοκρατορικής εξουσίας.
Daha sonra da hakkında birçok aleyhte yazı yayınlandı.Αυτό δημοσιεύτηκε αργότερα, όπως και αρκετά από τα έργα του.
419 temsilciden 223'ü lehte, 35'i aleyhte ve 161'i de çekimser oy kullanmıştır.I Frei blev resultatet 1.330 ja-stemmer og 1.252 nej-stemmer.
Sistemin lehinde ve aleyhinde pek çok görüş vardır.Man får de mange meninger om pro og contra.
11 ülke karar aleyhine oy verirken 58 ülke çekimser kaldı, 24 ülke ise oylamaya katılmadı.Seks stemte imod, elleve afstod fra at stemme, mens fem lande ikke deltog i afstemningen.
Karar, 111 lehte, 1 aleyhte ve 3 çekimser oyla kabul edildi.Stemmerne fordelte sig således: 104 stemte for og 3 stemte imod.
Gotlar Hunlar aleyhine birkaç isyan yapmışlardı ama bu isyanlar hemen Hunlarca bastırılmıştı.Goterne startede flere oprør mod hunnerne, men de blev alle slået ned.
Bu tarihte Osmanlı devleti aleyhine Rusya-Avusturya gizliden ittifak etmişlerdi.Østrig allierede sig med Rusland under denne konflikt.
Ama bu aleyhindekilerin birleşmelerine neden oldu.Men da havde det gjort sin virkning til forening af oppositionen.
Fakat Ethelred'in oğlu Edmund Ironside babası aleyhine isyan etti.Selv hans sønn Edmund Jernside gjorde opprør mot ham.
11. yüzyıldan başlayarak Yahudiler aleyhine bazı pogromlar gerçekleşti.På 1000-tallet var det flere muslimske pogromer mot jøder.
Hapishanedeki vaziyetler artık „La Onda“'nın aleyhine dönüşür.Men hvem skal beskytte oss mot La Fayette?»
Yükselen Yahudi aleyhtarlığı dolayısıyla Nazi Almanyasından ayrılmak zorunda kaldı.På grunn av sin jødiske bakgrunn måtte han forlate det nasjonalsosialistiske Tyskland.
11 ülke karar aleyhine oy verirken 58 ülke çekimser kaldı, 24 ülke ise oylamaya katılmadı.107 stater stemte for medlemskap, 14 mot, mens 52 land avholdt seg fra å stemme.
Sonradan Romalılar da Helvetlerin bu büyük göç yapmaları aleyhinde oldular.Etter Punerkrigene vendte romerne seg mot Hispania for å erobret dette landet.
Ama bu aleyhindekilerin birleşmelerine neden oldu.Men i praksis førte det til at alle hans motstandere slutta seg sammen.
Bu olayın aleyhine olan olasılıklar oranı da (1 − p) / p 'dir.Sannsynligheten for hver av disse er ( 1 − p ) {\displaystyle (1-p)} .
Halbuki sadrazam olarak kendisi aleyhine olduğunu düşündüklerinden şahsi intikamlar alma peşine düştü.Di depan teman yang ia pecat ia bersifat seakan-akan ia sangat merasa menyesal.
Karı, koca 478-479'da Zeno aleyhine bir isyan çıkardılar.Pasangan itu memimpin sebuah pemberontakan melawan Zeno pada tahun 478–479.
1943'ten itibaren savaşın gidişatı Almanya'nın aleyhine döndü.Selama tahun 1943, perang di Atlantik berbalik melawan Jerman.
Devletin kendi yurttaşları aleyhinde çalışacak servisler kurmamasını istiyoruz.Dorongan agar negara-negara lain tidak mengambil tindakan bermusuhan menentang pemerintahan masing-masing.
11 ülke karar aleyhine oy verirken 58 ülke çekimser kaldı, 24 ülke ise oylamaya katılmadı.Terdapat 58 negara yang abstain, dan 24 negara lainnya tidak hadir dalam pemungutan suara.
Bu çalışması Avrupa, özellikle Alman kültürü aleyhinde yazdıklarının bir derlemesi idi.Karya-karyanya ini memperlihatkan perkembangan dia dalam dunia penulisan, terutama Romantisme Jerman.
Reşkotanlar geçmişte sürekli devlet aleyhine faaliyetlerde bulunmuştur.Gerilya NII melawan pemerintah berlangsung lama.
Şehirde ahali de imparator aleyhinde gösterilere başlamıştı.Pada titik ini, rakyat jelata mulai membenci kaisar pula.
Çoğunluk planı; 33 lehte, 13 aleyhte ve 10 çekimser oyla kabul edilmiştir.Rencana tersebut disetujui oleh Majelis Umum PBB dengan 33 setuju, 13 menolak, dan 10 netral.
2011 ve 2012 yıllarında Vladimir Putin aleyhine pek çok protestoya liderlik etti.Udaltsov Trong năm 2011 và 2012, đã giúp đỡ lãnh đạo một số các cuộc phản đối chống lại Putin.
Karı, koca 478-479'da Zeno aleyhine bir isyan çıkardılar.Cặp đôi này đã dẫn đầu một cuộc nổi dậy bất thành chống lại Zeno vào khoảng năm 478-479.