Ancak sonuç aleyhlerine gelişir ve kendilerini kapının dışında bulurlar.ولم يكن ينفع هؤلاء إلا القتال، فقاتلهم المنصور حتى قضى عليهم جميعًا بالكوفة.
2013 Taksim Gezi Parkı protestoları hakkında protestolar aleyhine görüş bildirmiştir.صرح في عام 2013 بخصوص محتجين حديقة جيزي انها احتجاجات ضد وجهات النظر.
İttihat ve Terakki aleyhtarı görüşlere sahipti.أو المُجادل المُلاج الثابت على رأيه.
Bunu Sezar'ın cenazesinde yaptığı, halkı suikastçilerin aleyhine çeken "tahrik edici" konuşmayla başarmıştı.كان هذا بسبب قصيدته "الالتهابية" الملقاة في جنازة قيصر، والتي سببت تصاعد الرأي العام ضد القتلة.
Bu olaydan sonra aleyhinde söz söylemeye kimse cesaret edemedi.ومع ذلك، لم يجرؤ أي شخص على الاعتراض على ما يحدث.
Sürekli rejim aleyhinde konuşan Profesörün ortadan kaldırılması diğerleri için de bir ibret oluşturacaktır.تجنب الظهور بمظهر الحكيم الواعظ دائماً فأنت قد تخطئ أيضاً.
Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın da benim onda gördüğüm (güzelliği) göreceğini derhal anladım."و«عن ابن عمر قال: تراءى الناس الهلال، فأخبرت رسول الله أني رأيته، فصام وأمر الناس بصيامه».
Ancak devlet aleyhine işlenen suçlarda doğrudan kovuşturma yapılıyordu.وإنها لن تقف مكتوفة الأيدي أمام هذه الجـرائم التي ارتكبـت بحـق المواطنين.
Peygamber: “Hayır öyle söylemeyin, bu adamın aleyhinde söylenip de şeytana yardım etmeyin” buyurdu.وأَغلظ في القول، فقال النبي: «لا تسُبُّوا أحدًا من أصحابي.
Her iki ülke de yasal hükümdar aleyhinde komplo kurmakla suçlanan mültecileri değiştirmeyi kabul etti.Ambos os países concordaram na troca de refugiados acusados de conspiração contra o governante legal.
11 ülke karar aleyhine oy verirken 58 ülke çekimser kaldı, 24 ülke ise oylamaya katılmadı.Houve 58 abstenções, e outros 24 Estados não participaram da votação dada a ausência de seus representantes.
Kral aleyhindeki isyanın elebaşısıdır.Líder da oposição contra a regente.
Sovyetler Birliği ajanı Richard Sorge ile birlikte Japonya aleyhine ajanlık yapmıştır.Com eles, Kim teria participado de atividades anti japonesas.
1943 yılında aleyhinde Rıza Çavdarlı imzası taşıyan bir broşür yayımlandı.Em 1944, é publicada uma nova edição de Papeles de Recienvenido.
Halk onun aleyhinde tek bir cümle bile söylemeye cüret edemez.Não se ouvia de sua boca nenhuma palavra contra ninguém.
Bu da, yönetimi aşıp Çerkeslerin aleyhine dönüşen tepkilere yol açmıştır.Como guia das ações humanas que levariam a ação (pravrittri) e a renuncia (nirvrittri).
Çoğunluk planı; 33 lehte, 13 aleyhte ve 10 çekimser oyla kabul edilmiştir.A aprovação teve maioria absoluta dos votos: 129 a favor, três contrários e 15 abstêmios.
Yüksek Adalet Divanı tarafından verilen idam kararlarının onaylanmasıyla ilgili aleyhte oy kullanmıştır.Pedido de exercício do direito de resposta formulado pelo Conselho Superior de Magistratura.
İstanbul'da duvarlara Alemdar aleyhine yaftalar asıldı.Construção de muro com gabiões no Iraque.
Ptolemaios, ardından, imparatorluk taht naibi olan Perdikkas aleyhine kurulan koalisyona katıldığını açıkladı.Ptolomeu enfileirava, assim, de forma aberta, na coligação dos Diádocos contra o regente.
O zaman, dinlenenlerin %57,9'u Lula'nın hapis cezasını lehinde, %33,10'u ise aleyhinde olduğunu söyledi.Outros 17,2% deixaram de responder a essa pergunta.
28 Temmuz'da aleyhinde bir protesto düzenlendi.Op 28 juli kwam een ontkennend antwoord.
Ancak sonuç aleyhlerine gelişir ve kendilerini kapının dışında bulurlar.Slechts hen stortte hij in het verderf, die hem trachtten te weerstreven.
Bu olaydan sonra aleyhinde söz söylemeye kimse cesaret edemedi.Uit vrees durven zij met niemand spreken over het incident.
Sonunda yüksek mahkeme kararı 11 hakim hükümdar lehinde ve 1 hakim hükümdar aleyhinde olarak çıktı.Aan het hoofd van de juridische macht stond een Hooggerechtshof met 11 rechters.
Bunlar başkentte Ocak 475'te imparator Zeno aleyhinde bir isyan çıkartmayı başardı.Dit besluit werd door de keizer Zeno in 475 bevestigd.
Tüm deliller Michael'ın aleyhindedir.De uitspraak was in het nadeel van Michael.
1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı.In april 1793 werd hij verdacht van samenzwering tegen de republiek.
Olaylar gitgide Taylor'un aleyhine dönmeye başlamıştır.Deze stellingen werden opnieuw aangevallen door Taylor.
Hem de çeşitli misyoner kuruluşlarının üyeleri ve tebligatcilari İslam aleyhine kampanyalarlar yürütmüşlerdir.Er ontstaan verschillende kampen van voor- en tegenstanders van de Turkse toetreding.
Daha sonra, Rourke aleyhinmdeki suçlamalar düşmüştür.Jan Piński: Jestem zażenowany zarzutami pod moim adresem.
Yahudi bilim adamı Gershom Scholem onu "en yetenekli ve can sıkıcı Yahudi aleyhtarı" olarak nitelendiriyordu..Jedni, jak Gershom Scholem byli skłonni uważać ją za żydowską formę gnostycyzmu.
Bir keresinde Phil Collins, aleyhine dava açmıştır.Peter Florrick odwołuje się od swojego wyroku.
11 ülke karar aleyhine oy verirken 58 ülke çekimser kaldı, 24 ülke ise oylamaya katılmadı.58 länder lade ner sin röst och ytterligare 24 stater var frånvarande vid omröstningen.
Çoğunluk planı; 33 lehte, 13 aleyhte ve 10 çekimser oyla kabul edilmiştir.Förslaget krävde 2/3 majoritet, vilket det fick med 33 röster för, 13 emot och tio nerlagda röster.
Onun aleyhinde olan Saraylılar kliği mensupları da benzer büyüklükte bir gücü Londra'da kurdular.Kronan samlade under tiden ihop en ungefär lika stor styrka i London.
1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı.Han blev anhållen 1864 anklagad för konspiration mot regeringen.
419 temsilciden 223'ü lehte, 35'i aleyhte ve 161'i de çekimser oy kullanmıştır.I den slutna omröstningen ställde sig 382 för, 219 emot och 117 avstod från att rösta.
Aleyhine düşünenler içinse İngiliz Gizli Servisine üye bir İngiliz ajanıdır.Titelfiguren är en pensionerad brittisk före detta hemlig agent vid den brittiska underrättelsetjänsten.
Savaşa Bizans Hristiyanları aleyhine yaklaşık 20.000 Yahudi asisi katıldı.Samtidigt inleder över 20 000 aboriginier en fredlig protest.
Kral aleyhindeki isyanın elebaşısıdır.Uppror mot kungen blev tillåtet.
Sosyalizm aleyhinde eylemde bulunanlar sınır dışı edilir ve vatandaşlıktan çıkarılır.Medborgare som fått medborgarskap på falska grunder ska kunna förlora detta och utvisas.
Fakat sonra fikrini değiştirdi ve Nizam-ı Cedid aleyhtarları ile iş birliği yapmaya koyuldu.Han tonade dock senare ner sin hållning till association med neutralitetsförbehåll.
Karar, 111 lehte, 1 aleyhte ve 3 çekimser oyla kabul edildi.Omröstningen utföll med 143 länder för, fyra emot, och elva nedlagda röster.
5) Amerika Güvenlik Konseyi, bu anlaşmaya aykırı olarak sunulan her karar tasarısına aleyhte oy verecekti."Jag vill att amerikanska folket ska rösta på den de vill rösta på.”
Bu Haçlı orduları içinde, Bizanslılar aleyhinde büyük bir hoşnutsuzluk yarattı.Under denna militärdiktatur fick facket en ytterst svår situation.
Yüksek Adalet Divanı tarafından verilen idam kararlarının onaylanmasıyla ilgili aleyhte oy kullanmıştır.Där han fick sluta på grund av säkerhetsdomstolarnas beslut.
Ama bu antlaşmanın Selçuklular aleyhinde olmasını değiştirmedi.Museerna har dock avstått från att ta upp denna fråga om upphovsperson.
Bu tarihte Osmanlı devleti aleyhine Rusya-Avusturya gizliden ittifak etmişlerdi.Clark återfinns sedan kraftlös av Oliver i Ryssland.
11 ülke karar aleyhine oy verirken 58 ülke çekimser kaldı, 24 ülke ise oylamaya katılmadı.Проти проголосували 11 країн, 58 країн утрималися, решта не брали участі в голосуванні.
Bir keresinde Phil Collins, aleyhine dava açmıştır.І тепер Майкл висуває обвинувачення проти компанії.
Seferin ikinci aşamasında, Fransız 7. Ordu aleyhine yapılan savaşlara katıldı.На наступному етапі вона брала участь в оточенні 2-ї французької групи армій.
O suçlu bulundu ama Frank James aleyhinde konuşması karşılığında affedildi.Френка мали повісити, однак несподівано його помилували.
Ancak devlet aleyhine işlenen suçlarda doğrudan kovuşturma yapılıyordu.Переважно регулювалися злочини проти держави.
11 ülke karar aleyhine oy verirken 58 ülke çekimser kaldı, 24 ülke ise oylamaya katılmadı.Proti rezoluci hlasovalo 11 států, 58 se hlasování zdrželo a dalších 24 se hlasování neúčastnilo.
İki kuzen birleşip II. Adil'in kardeşi Salih Eyyup Ismail aleyhinde birlikte hareket etmeye karar verdiler.Díky druhé manželce získal statek Řitku (Řídku) u Zbraslavi.
Halk onun aleyhinde tek bir cümle bile söylemeye cüret edemez.Ve filmu ho neuslyšíte říct jedinou větu.
Bunun üzerine eşi İlkay Adalı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde Türkiye aleyhine dava açtı.Kochová protestovala proti jejímu rozsudku u Mezinárodní komise pro lidská práva.
2011 ve 2012 yıllarında Vladimir Putin aleyhine pek çok protestoya liderlik etti.Roku 2012 se zúčastnil masivních pouličních demonstrací proti Putinovi.
Karar, 111 lehte, 1 aleyhte ve 3 çekimser oyla kabul edildi.Pro její přijetí hlasovalo 111 států, proti 25, při 13 abstencích.