Ana içeriğe geç
Sözlük

aleyh ile cümle

aleyh kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çoğunluk planı; 33 lehte, 13 aleyhte ve 10 çekimser oyla kabul edilmiştir.Er erhielt 46 Ja- bei 33 Neinstimmen und 3 Enthaltungen.
Kararlar yoğun bir işsizlik ve gelir dağıtımında ücretliler aleyhinde oldu.Ihr Protest richtete sich gegen die unwürdigen Bedingungen am Arbeitsplatz und gegen die ungleiche Bezahlung.
Aleyhinde Rıza Çavdarlı imzalı bir broşür yayımlandı.In der Folge wurde ihr ein Plattenvertrag angeboten.
Aleyhine düşünenler içinse İngiliz Gizli Servisine üye bir İngiliz ajanıdır.Die gleichnamige Hauptfigur ist Geheimagent beim britischen Secret Service.
Karar, 111 lehte, 1 aleyhte ve 3 çekimser oyla kabul edildi.Diese Anträge wurden mit 80 Ja-Stimmen, 111 Nein-Stimmen und 4 Enthaltungen (Hammelsprung) abgelehnt.
Eğer onun aleyhinde tanıklık ederseniz, memnuniyetle onu parmaklıklar ardına koyabiliriz.Si vous témoignez contre lui, nous pouvons le mettre derrière les barreaux pour de bon.
Bununla birlikte, işgal aleyhine olan beyan yediye dört çoğunluk ile kazanıldı.Avec leur aide la déclaration s'opposant à l'invasion passa avec une majorité de sept voix contre quatre.
Peygamber: “Hayır öyle söylemeyin, bu adamın aleyhinde söylenip de şeytana yardım etmeyin” buyurdu.Il dit : « Me voici. » Il dit : « Ne lance pas ta main vers l'adolescent, ne lui fais rien !
Yahudi bilim adamı Gershom Scholem onu "en yetenekli ve can sıkıcı Yahudi aleyhtarı" olarak nitelendiriyordu..Le savant juif Gershom Scholem le caractérise comme un des antisémites les plus doués et les plus rebutants.
Her iki ülke de yasal hükümdar aleyhinde komplo kurmakla suçlanan mültecileri değiştirmeyi kabul etti.Les deux pays conviennent d'échanger des réfugiés politiques accusés de comploter contre le pouvoir en place.
2009 yılı Nisan ayında, savcılık makamları sonunda aleyhindeki davayı düşürdü.En 1996, l'administration des douanes perd son procès contre lui.
Chavez, Amerikan aleyhtarlığını 2006 yılının ağustos ayında yaptığı İran gezisi ile göstermiştir.La France a également soutenu le projet de résolution américain contre la Corée du Nord en octobre 2006.
Bunun üzerine, Abbâsîler tüm şiddetleriyle Alevîler aleyhine harekete geçtiler.De ses hauteurs, ils ouvrirent le feu contre les révoltés.
Yükselen Yahudi aleyhtarlığı dolayısıyla Nazi Almanyasından ayrılmak zorunda kaldı.D'origine juive, il a été forcé de fuir l'Allemagne.
Kendisi milliyetçi ve Yahudi aleyhtarı; aktif bir Nazi ideoloji savunucusudur.La première est essentiellement juive et défend une position pro-israélienne.
Ancak bu zaferler savaşın gidişinin Osmanlı İmpartorluğu aleyhine sürmesini engelleyemedi.Cependant, il était clair qu'elle ne pourrait pas vaincre l'Empire ottoman seule.
Fakat bu deneme, reform operası aleyhinde sonuç vermişti.Malgré son ampleur, ce programme de restauration apparaissait comme un essai de contre-réforme.
Ancak devlet aleyhine işlenen suçlarda doğrudan kovuşturma yapılıyordu.Elle lutte contre les délits commis sur la voie publique.
Ekonomisi de kontrol altındadır ancak zaman aleyhine akmaktadır.Il ne cessa de soutenir le pouvoir, sauf pendant quelque temps.
Her iki ülke de yasal hükümdar aleyhinde komplo kurmakla suçlanan mültecileri değiştirmeyi kabul etti.Ambos países acordaron el intercambio de refugiados acusados de conspiración contra el gobernante legal.
Oberwesel'de de "mucizeler" Yahudiler aleyhine tek kanıt olarak kullanıldı.En Oberwesel fueron de nuevo «milagros» la única evidencia contra los judíos.
Ancak dava, hızla onların aleyhine döndü.Sin embargo, en la corte el caso se vino abajo rápidamente.
2011 ve 2012 yıllarında Vladimir Putin aleyhine pek çok protestoya liderlik etti.En 2011 y 2012, impulsó una serie de protestas contra el presidente ruso Vladímir Putin.
11. yüzyıldan başlayarak Yahudiler aleyhine bazı pogromlar gerçekleşti.Ya en el siglo XIV hubo los primeros pogromos contra los judíos.
Karı, koca 478-479'da Zeno aleyhine bir isyan çıkardılar.La pareja encabezó una revuelta fallida contra el emperador Zenón en 478-479.
Seferin ikinci aşamasında, Fransız 7. Ordu aleyhine yapılan savaşlara katıldı.En la segunda fase de la campaña, Mauss participó en las batallas contra el 7º Ejército francés.
Daha sonra da hakkında birçok aleyhte yazı yayınlandı.Muchos folletos se publicaron entonces contra él.
28 Temmuz'da aleyhinde bir protesto düzenlendi.La acción se ejecutó el 28 de julio.
Halbuki sadrazam olarak kendisi aleyhine olduğunu düşündüklerinden şahsi intikamlar alma peşine düştü.Toma venganza si siente que se han burlado de él.
Aleyhine düşünenler içinse İngiliz Gizli Servisine üye bir İngiliz ajanıdır.Su protagonista homónimo es un agente secreto inglés.
Fakat bu deneme, reform operası aleyhinde sonuç vermişti.La reforma se llevó a cabo pese al resultado de la consulta.
Daha sonra, Rourke aleyhinmdeki suçlamalar düşmüştür.Y Rubinson presentó cargos en su contra.
Anlamı, fıkıh ilmi içine insanın lehinde ve aleyhinde olan her şey girer, demektir.Entra Dapertutto, la encarnación del mal en este acto.
11. yüzyıldan başlayarak Yahudiler aleyhine bazı pogromlar gerçekleşti.A partire dall'XI secolo ci sono stati casi di pogrom contro gli ebrei.
Tüm deliller Michael'ın aleyhindedir.Tutti gli indizi sono contro l'uomo di Kiel.
Çoğunluk planı; 33 lehte, 13 aleyhte ve 10 çekimser oyla kabul edilmiştir.La proposta passerà con 91 voti favorevoli, 10 astenuti e 13 contrari.
Bu olaydan sonra aleyhinde söz söylemeye kimse cesaret edemedi.Al processo nessuno ha quindi il coraggio di testimoniare contro di lui.
Bunun üzerine eşi İlkay Adalı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde Türkiye aleyhine dava açtı.La moglie, Ilkay Adali, si è rivolta alla Corte europea dei diritti dell'uomo facendo causa alla Turchia.
1943'ten itibaren savaşın gidişatı Almanya'nın aleyhine döndü.Con il 1943 la guerra inizia a farsi difficile per la Germania.
Fisher'ın resmi yardımcısı olan Häyhänen mahkemede Fisher'ın aleyhinde ifade verdi.Häyhänen testimoniò contro Fisher.
Bu müdahele sonunda Konsil'de de imparator Friedrich aleyhinde olan kararlar oybirliği ile verildi.Alla fine, viene deciso di inviare una controproposta al principe Federico.
Otto Fibonacci Abruzzi aleyhinde tanıklık etti.Prime informazioni su Fibonacci a John Abruzzi.
14. yüzyılın sonlarında Şirvan'da küçük feodallerin ve köylülerin zadeganlar aleyhine isyanı meydana geldi.В конце XIV века в Ширване вспыхнуло восстание мелких феодалов и крестьян против знати.
Ancak dava, hızla onların aleyhine döndü.Поэтому судопроизводство в отношении них было быстрым».
Halk onun aleyhinde tek bir cümle bile söylemeye cüret edemez.При этом Белый не произносит ни одной фразы.
Ancak sonuç aleyhlerine gelişir ve kendilerini kapının dışında bulurlar.Свод их обрушился, и остались только одни столбы.
(Peygamber aleyhisselâm buyurdu.Был ровесником пророка Мухаммада.
Fakat Louis aleyhinde olan baronlar onun hakkını kabul etmediler.Французские бароны, выступившие против Людовика, ничего по этому договору не получили.
Bu olayın aleyhine olan olasılıklar oranı da (1 − p) / p 'dir.Следовательно, вероятность его недоступности составит величину 1 — (1 — p)2.
Bunun üzerine eşi İlkay Adalı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde Türkiye aleyhine dava açtı.Позднее наследники Антера подали иск в Европейский суд по правам человека против Турции.
Bu olay, ABD'yi Almanya aleyhine çevirdi.Этот инцидент вызвал негативную реакцию в Соединенных Штатах в отношении Германии.
Karar, 111 lehte, 1 aleyhte ve 3 çekimser oyla kabul edildi.Из числа присутствовавших за закрытие церкви проголосовало 630 человек, 1 был против, 3 воздержалось.
1943 yılında aleyhinde Rıza Çavdarlı imzası taşıyan bir broşür yayımlandı.В 1943 году была издана открытка с соответствующим комиксом.
Fakat o bu dilekleri çok iyi inceleyerek onu dileyenin aleyhine bir şekilde gerçekleştirmektedir.Находит то, что искал, и его обладателя, который сразу предлагает ему следовать за ним.
Müeyyidülmülk bir süre sonra hapisten kurtulduktan sonra Berkyaruk aleyhine çalışmaya başladı.После освобождения из тюрьмы они решили работать вместе.
Yükselen Yahudi aleyhtarlığı dolayısıyla Nazi Almanyasından ayrılmak zorunda kaldı.Из-за еврейского происхождения был вынужден бежать из Германии с приходом к власти нацистов.
Tüm deliller Michael'ın aleyhindedir.Все улики безоговорочно указывают на Пьера.
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem: "İçin fakat sarhoş olmayın" buyurdu.فدعا لها رسول الله : "اللهم اصبب عليها الخير صبًّا، ولا تجعل عيشها كدًّا".
Bu ittifak, Fransa'nın diplomatik yalnızlığını sona erdirip, güçler dengesini Almanlar aleyhine bozmuştur.أنهى هذا التحالف العزلة الدبلوماسية لفرنسا وقوضت سيادة الإمبراطورية الألمانية في أوروبا.
Bucaspor'un aleyhine 85 sarı kart ve 7 kırmızı kart gösterildi.وتحصل المنتخب الأرجنتيني على 10 بطاقات حمراء.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod