alev ile cümle
alev kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Öfkesi bana karşı alev alev yanıyor, Beni hasım sayıyor.Nadto zapalił się na mię gniew jego, a policzył mię w poczet nieprzyjaciół swoich.
Öfkesi bana karşı alev alev yanıyor, Beni hasım sayıyor.Nadto zažžel proti mně prchlivost svou, a přičtl mne mezi nepřátely své.
Öfkesi bana karşı alev alev yanıyor, Beni hasım sayıyor.Ngài cũng nổi thạnh nộ cùng tôi , Cầm tôi là một kẻ cừu_địch Ngài .
Öfkesi bana karşı alev alev yanıyor, Beni hasım sayıyor.Ngài cũng nổi thạnh nộ cùng tôi, Cầm tôi là một kẻ cừu địch Ngài.
Öfkesi bana karşı alev alev yanıyor, Beni hasım sayıyor.S'a aprins de mînie împotriva mea, S'a purtat cu mine ca şi cu un vrăjmaş.
Öfkesi bana karşı alev alev yanıyor, Beni hasım sayıyor.Sein Zorn ist über mich ergrimmt, und er achtet mich für seinen Feind.
Öfkesi bana karşı alev alev yanıyor, Beni hasım sayıyor.Sin vrede låter han brinna mot mig och aktar mig såsom sina ovänners like.
Öfkesi bana karşı alev alev yanıyor, Beni hasım sayıyor.Storil je, da zoper mene plamti srd njegov in šteje me med nasprotnike svoje.
Öfkesi bana karşı alev alev yanıyor, Beni hasım sayıyor.Zijn brandende toorn is tegen mij gericht en Hij beschouwt mij als een vijand.
Öfkesi bana karşı alev alev yanıyor, Beni hasım sayıyor.Και εξηψε κατ' εμου τον θυμον αυτου, και με στοχαζεται ως εχθρον αυτου.
Öfkesi bana karşı alev alev yanıyor, Beni hasım sayıyor.Воспылал на меня гневом Своим и считает меня между врагами Своими.
Öfkesi bana karşı alev alev yanıyor, Beni hasım sayıyor.Запалил е тоже против мене гнева Си, И счита ме като един от враговете Си.
Öfkesi bana karşı alev alev yanıyor, Beni hasım sayıyor.ויחר עלי אפו ויחשבני לו כצריו׃
Öfkesi bana karşı alev alev yanıyor, Beni hasım sayıyor.واضرم عليّ غضبه وحسبني كاعدائه.
Öfkesi bana karşı alev alev yanıyor, Beni hasım sayıyor.他 的 忿 怒 向 我 發 作 、 以 我 為 敵 人
Öfkesi bana karşı alev alev yanıyor, Beni hasım sayıyor.他 的 忿怒 向 我 發作 、 以 我 為敵人
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.Ca să-Mi arăt urgia, ca să Mă răzbun, i-am vărsat sîngele pe stînca goală, pentruca să nu fie acoperit.
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.Da pride nadenj srd in se izvrši maščevanje, sem del njegovo kri na golo skalo, da ne bodi pokrita.
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.Darah itu Kubiarkan di situ sehingga dapat dilihat dan menuntut balas.
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.En Ik heb het daar laten liggen, openlijk, zodat het mijn toorn en wraakzucht opwekt.
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.For at fremkalde Vrede, for at tage Hævn hældte jeg Blodet på den nøgne klippe uden at dække det.
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.Hogy haragomat felindítsam és bosszút álljak, kopasz sziklára ontottam vérét, hogy be ne fedeztessék.
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.I já zanítě prchlivost k vykonání pomsty, vystavím krev na vysedlou skálu, aby nebyla přikryta.
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.내가 그 피를 말간 반석 위에 두고 덮이지 않게 함은 분노를 발하여 보응하려 함이로라
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.Per provocare la mia collera, per farne vendetta, ha posto il suo sangue sulla nuda roccia, senza ricoprirlo
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.Чтобы возбудить гнев для совершения мщения, Я оставил кровь его на голой скале, чтобы она не скрылась.
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.להעלות חמה לנקם נקם נתתי את דמה על צחיח סלע לבלתי הכסות׃
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.لصعود الغضب لتنقم نقمة وضعت دمها على ضحّ الصخر. لئلا يوارى.
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.這 城 中 所 流 的 血 倒 在 淨 光 的 磐 石 上 、 不 得 掩 蓋 、 乃 是 出 於 我 、 為 要 發 忿 怒 施 行 報 應
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.這城 中 所 流 的 血 倒 在 淨光 的 磐石 上 、 不得掩蓋 、 乃是 出於 我 、 為要發 忿怒 施行 報應
Orada alev silahlı bir adam var,nedense...Acolo e un tip cu un aruncător de flăcări, dându-mi din plin.
Orada alev silahlı bir adam var,nedense...Ada pria dengan pelontar api di sini.
Orada alev silahlı bir adam var,nedense...Allí hay un hombre que me ataca con un lanzallama.
Orada alev silahlı bir adam var,nedense...C'è anche uno con un lanciafiamme che si impegna non poco.
Orada alev silahlı bir adam var,nedense...Dit is een kerel met een vlammenwerper die me een uitbrander geeft.
Orada alev silahlı bir adam var,nedense...Hier zündet mich jemand mit einem Flammenwerfer an.
Orada alev silahlı bir adam var,nedense...Il y a un type avec un lance-flammes là, qui m'asperge.
Orada alev silahlı bir adam var,nedense...저한테 벌(여기서는 화염)을 주고 있는 화염 방사기를 들고 있는 남자가 여기 있네요.
Orada alev silahlı bir adam var,nedense...Tu facet z miotaczem ognia daje mi popalić.
Orada alev silahlı bir adam var,nedense...Вон парень с огнемётом, даёт мне огоньку.
Orada alev silahlı bir adam var,nedense...Ето един човек с огнехвъргачка, даващ ми да се разбера.
Orada alev silahlı bir adam var,nedense...יש שם בחור עם להביור שתוקף אותי.
Orada alev silahlı bir adam var,nedense...لشاب مع قاذف لهب .. يصنع مشهداً
Orada alev silahlı bir adam var,nedense...私たちがよくやるスタントに
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSela(75:4) Там сокрушил Он стрелы лука, щит и меч и брань.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSela(76:4) C`est là qu`il a brisé les flèches, Le bouclier, l`épée et les armes de guerre. -Pause.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaacolo a sfărîmat El săgeţile, scutul, sabia, şi armele de război. -
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaAli quebrou ele as flechas do arco, o escudo, a espada, e a guerra.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaAllí quebró las ráfagas del arco, el escudo, la espada y el arma de guerra. (Selah
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaDaselbst zerbricht er die Pfeile des Bogens, Schild, Schwert und Streit. (Sela.)
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaDer brød han Buens Lyn, skjold og Sværd og Krigsværn. - Sela.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaDi sana Ia menghancurkan semua alat perang, semua panah berkilat, perisai dan pedang
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaE' in Gerusalemme la sua dimora, la sua abitazione, in Sion
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelai Salem vart hans hydda rest och hans boning på Sion.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSela거기서 저가 화살과 방패와 칼과 전쟁을 깨치시도다(셀라)
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaMert hajléka van Sálemben, és lakhelye Sionban.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaOg han reiste sin hytte i Salem og sin bolig på Sion.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaSaalemissa on hänen majansa ja hänen asumuksensa Siionissa.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaTại nơi ấy Ngài đã bẻ gãy tên cung , Cái khiên , thanh gươm , và khí_giới chiến .
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaTại nơi ấy Ngài đã bẻ gãy tên cung, Cái khiên, thanh gươm, và khí giới chiến.