alev ile cümle
alev kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Altın saçları buzdan yapılma alevdir. gelecek bölümde görüşürüzI suoi capelli d'oro sono una fiamma fatta di ghiaccio. Arrivederci al prossimo episodio
Altın saçları buzdan yapılma alevdir. gelecek bölümde görüşürüzJej złote włosy to płomień zrobiony z lodu. CIĄG DALSZY NASTĄPI
Altın saçları buzdan yapılma alevdir. gelecek bölümde görüşürüzO cabelo dourado dela é chama feita de gelo. Até à próxima
Altın saçları buzdan yapılma alevdir. gelecek bölümde görüşürüzSu pelo dorado es una llama de hielo. HASTA EL PRÓXIMO EPISODIO
Altın saçları buzdan yapılma alevdir. gelecek bölümde görüşürüzΤα χρυσά της μαλλιά είναι φωτιά από πάγο. ΦΟΥΛΜΕΤΑΛ ΑΛΚΕΜΙΣΤ τα λέμε την επόμενη φορά
Altın saçları buzdan yapılma alevdir. gelecek bölümde görüşürüzЕё золотистые волосы - пламя, созданное изо льда. ДО ВСТРЕЧИ
Ancak, bir düşmanın arkasına geçmeyi başardığınızda alev almasını sağlayarak hızla yok etme şansınız artar.Ale pokud se vám povede dostat se nepříteli do zad, máte větší šanci zapálit ho a rychle zničit.
Ancak, bir düşmanın arkasına geçmeyi başardığınızda alev almasını sağlayarak hızla yok etme şansınız artar.하지만 적의 뒤쪽으로 갈 수 있다면 적의 전차에 불을 지르고 빠르게 파괴할 가능성이 높아집니다
Ancak, güneş alevleri geliyorsa ve kaçmak isterseniz, biraz daha erken bilmek istersiniz.A uno le gustaría tener un pequeño aviso de precaución anticipado.
Ancak, güneş alevleri geliyorsa ve kaçmak isterseniz, biraz daha erken bilmek istersiniz.Chyba że nadciąga rozbłysk słoneczny, wtedy trzeba się usunąć. Dobrze by było wiedzieć z uprzedzeniem.
Ancak, güneş alevleri geliyorsa ve kaçmak isterseniz, biraz daha erken bilmek istersiniz.Dann hätte man gern eine kleine Vorwarnung.
Ancak, güneş alevleri geliyorsa ve kaçmak isterseniz, biraz daha erken bilmek istersiniz.도망쳐야 할 때 외에는 큰 문제가 되지는 않습니다. 위협이 있을 때 조금이나마 미리 경고를 할 수는 있겠네요.
Ancak, güneş alevleri geliyorsa ve kaçmak isterseniz, biraz daha erken bilmek istersiniz.Olyankor jól jöhet a figyelmeztetés előtte.
Ancak, güneş alevleri geliyorsa ve kaçmak isterseniz, biraz daha erken bilmek istersiniz.Se não houver uma erupção solar e queiram sair do caminho. Seria bom serem avisados com antecedência.
Ancak, güneş alevleri geliyorsa ve kaçmak isterseniz, biraz daha erken bilmek istersiniz.Uno gradirebbe un piccolo preavviso.
Ancak, güneş alevleri geliyorsa ve kaçmak isterseniz, biraz daha erken bilmek istersiniz.Θα θέλατε να έχετε μια μικρή προειδοποίηση.
Ancak, güneş alevleri geliyorsa ve kaçmak isterseniz, biraz daha erken bilmek istersiniz.І хотіли б отримувати попередження.
Ancak, güneş alevleri geliyorsa ve kaçmak isterseniz, biraz daha erken bilmek istersiniz.Тогава ще искате да имате кратко предизвестие.
Ancak, güneş alevleri geliyorsa ve kaçmak isterseniz, biraz daha erken bilmek istersiniz.Тогда надо убираться. Вам бы не помешало предупреждение за раннее.
Ancak, güneş alevleri geliyorsa ve kaçmak isterseniz, biraz daha erken bilmek istersiniz.אלא אם התפרצות שמש מתקרבת אלינו ואז תרצו להסתלק מדרכה. תרצו לקבל אזהרה מוקדמת.
Ancak, güneş alevleri geliyorsa ve kaçmak isterseniz, biraz daha erken bilmek istersiniz.ما لم يكن هناك انفجار شمسي قادم اذا تود أن تبتعد من الطريق. تود أن يكون عندك نظام تحذير متقدم.
Ancak, güneş alevleri geliyorsa ve kaçmak isterseniz, biraz daha erken bilmek istersiniz.襲ってくる場合は多少前もって警告を受け取りたいですね でも木星になると光速で40分かかります これは問題です
Ateş cama çarpıp, iki numaralı bebeğimi uyandırdı ve sonra, evin dışında alev aldı.그리고 불 때 창 제 2를 보 니 오래 된 아기. 그리고 집의 외부에... 하지만 불이 점화 되는 다음.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.(105:18) И возгорелся огонь в скопище их, пламень попалил нечестивых.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.Api turun menyambar kelompok mereka, menghanguskan semua yang telah mendurhaka
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.A roznícen byl oheň na rotu jejich, plamen spálil bezbožníky.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.A roznietil sa oheň na ich shromaždenie; plameň spálil bezbožníkov.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.ateou-se um fogo no meio da congregação; e chama abrasou os ímpios.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.Có lửa phát cháy trong hội chúng nó, Ngọn lửa thiêu đốt những kẻ ác.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.Có lửa phát cháy trong hội chúng_nó , Ngọn lửa thiêu_đốt những kẻ ác .
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.Divampò il fuoco nella loro fazione e la fiamma divorò i ribelli
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.El fuego se encendió contra su grupo; la llama devoró a los impíos
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.És tûz gyulladt fel azok seregében, láng égeté el a gonoszokat.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.Focul le -a aprins ceata, şi flacăra a mistuit pe cei răi.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.Het vuur verbrandde allen die God hadden getart.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.Ilden rasede i deres Flok, Luen brændte de gudløse op.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.In ogenj se je vnel v njih druhali, in plamen je požgal krivičnike.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.I zapalił się ogieó na zebranie ich; płomieó spalił niepobożnych.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.Ja heidän joukkiossaan syttyi tuli, liekki poltti jumalattomat.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.불이 그 당 중에 붙음이여 화염이 악인을 살랐도다
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.Le feu embrasa leur troupe, La flamme consuma les méchants.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.Och eld begynte brinna i deras hop, en låga brände upp de ogudaktiga.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.og en ild satte deres hop i brand, en lue brente op de ugudelige.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.und Feuer ward unter ihrer Rotte angezündet, die Flamme verbrannte die Gottlosen.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.και πυρ εξηφθη εν τη συναγωγη αυτων η φλοξ κατεκαυσε τους ασεβεις.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.И огън се запали в дружината им; Пламък изгори нечестивите.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.ותבער אש בעדתם להבה תלהט רשעים׃
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.واشتعلت نار في جماعتهم. اللهيب احرق الاشرار
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.有 火 在 他 們 的 黨 中 發 起 、 有 火 焰 燒 燬 了 惡 人
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.有火 在 他 們的黨 中 發起 、 有 火焰 燒燬 了 惡人
Bakın, RAB ateşle geliyor, Savaş arabaları kasırga gibi. Şiddetli öfkesini, Azarını alev alev dökmek üzere.보라 여호와께서 불에 옹위되어 강림하시리니 그 수레들은 회리 바람 같으리로다 그가 혁혁한 위세로 노를 베푸시며 맹렬한 화염으로 견책하실 것이라
Bakın, RAB ateşle geliyor, Savaş arabaları kasırga gibi. Şiddetli öfkesini, Azarını alev alev dökmek üzere.כי הנה יהוה באש יבוא וכסופה מרכבתיו להשיב בחמה אפו וגערתו בלהבי אש׃
Bakın, RAB ateşle geliyor, Savaş arabaları kasırga gibi. Şiddetli öfkesini, Azarını alev alev dökmek üzere.لانه هوذا الرب بالنار يأتي ومركباته كزوبعة ليرد بحمو غضبه وزجره بلهيب نار.
Bakın, RAB ateşle geliyor, Savaş arabaları kasırga gibi. Şiddetli öfkesini, Azarını alev alev dökmek üzere.看 哪 、 耶 和 華 必 在 火 中 降 臨 . 他 的 車 輦 像 旋 風 、 以 烈 怒 施 行 報 應 、 以 火 燄 施 行 責 罰
Bakın, RAB ateşle geliyor, Savaş arabaları kasırga gibi. Şiddetli öfkesini, Azarını alev alev dökmek üzere.看哪 、 耶和華 必 在 火中 降臨 . 他 的 車輦 像 旋風 、 以 烈 怒 施行 報應 、 以 火燄 施行 責罰
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.A głowa jego i włosy były białe jako wełna biała, jako śnieg, a oczy jego jako płomieó ognia;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.A jeho hlava a jeho vlasy boly biele jako biela vlna, jako sneh, a jeho oči boly jako plameň ohňa,
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Az õ feje pedig és a haja fehér vala, mint a fehér gyapjú, mint a hó; és a szemei olyanok, mint a tûzláng;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Capul şi părul Lui erau albe ca lîna albă, ca zăpada; ochii Lui erau ca para focului;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Ðầu và tóc người trong như lông chiên trắng , như tuyết ; mắt như ngọn lửa ;