alev ile cümle
alev kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Alevin, rengi ve sıcaklık derecesi yakan ve yanan maddelerin türüne bağlıdır.Culoarea și temperatura flăcării depinde de tipul combustibilului ars.
Çimenler, tutuşarak çimenlerin alevlenmesine ve dolayısıyla yangının oluşmasına neden olacaktır.)Eliminarea acesteia duce la distrugerea lemnului (de exemplu, în incendii).
Çok az sayıda Alevi Türkmen bulunmaktadır.Întâlnești multe moschei turcești de piatră.
Kasaba, Alevî inancına sahiptir.Cojușna - vatră de credință străbună.
Köy klasik bir Orta Anadolu alevi köyüdür ve kültürünü de temel olarak bu inanç biçimlendirmektedir.Această datină băștinașă constituie nucleul culturii aborigene și le servește ca călăuză în viață.
Renkli çizimi KV-8 (42) – KV-1 taretine makineli tüfeğin yanına ATO-41 model alev makinası takıldı.KV-8 (42 de bucăți) – Un tanc KV-1 dotat cu aruncătorul de flăcări ATO-41 în turelă, lângă o mitralieră.
Aşağı kentteki yangın yayılınca alevler Kibele Tapınağı'na da sıçradı ve tapınak yandı.Noaptea cerul ardea, și sub privirele lor ardea și satul Măicănești.
Bu sırada Charlie ortaya çıkar ve oteli alevler sarar.În timp ce Henry se întoarce, cineva incendiază tabăra.
Sıraç olarak bilinen bir alevi köyüdür.Se află într-o zonă viticolă cunoscută.
(2010), Alevîlerin Siyasal Tarihi.(2010) Psihologia în transporturi.
Alevy Productions ve Fox Kids Network adına Film Roman tarafından yönetildi.Serialul a fost produs de Film Roman pentru Alevy Productions și Fox Kids.
Suriye'de ise 4-5 milyon Nusayri (Arap Alevisi) vardır.Alá öt-hat alsószoknyát (kabát) vettek.
2954: Hüküm Dağı'ndan alevler yeniden yükselmeye başladı.2954-ben a Végzet-hegye ismét lángba borul.
Aristagoras kış boyunca ayaklanmayı alevlendirmek için çaba harcamıştır.A tél folyamán Arisztagorasz folytatta a felkelés terjesztését.
Rekabet bir de bu şekliyle alevlenmişti.A versenyen is ilyen sorrendben futottak be.
Haziran Alevi (Flaming June) 1895 yılında Sir Frederic Leighton tarafından yapılmış resim.A Lángoló június (Flaming June) Lord Frederic Leighton angol festő 1895-ben készült festménye.
Alevi Zazalar ve Sünni Kurmançlar birlikte barış içinde yaşarlar.Az Árnyvadászok és az Alvilágiak végre békében élnek egymással.
Alevîlik’te duaz ve deyişlerde kullanılan dil Türkçe’dir.Lásd Igeragozás és igehasználat a román nyelvben, Igenemek.
Elleri temas ettiği anda, birbirlerinin elinde bir alev oluşur.Fogják egymás kezét, miközben elolvadnak a tűzben.
Bu alev fırtınası saldırma taktiğinin bir parçasıdır.Ez a folyamat a taktikai tűzvezetés kulcseleme.
Alevi lerin yaşadığı bir mahallesimüzdür.Ez a környék, ahol lakom.
Fakat birçok tartışma da alevlendi.Azonban sokan vitatták a győzelmet.
Alevin ve kanın rengidir.A vörös a tűz és vér színe.
Ve madde bağımlılığının da bunu alevlendirdiği söylenir.Ekkor azt mondjuk, hogy a függvény implicit módon adott.
Dêrsim merkezli Kürt aleviliği: Etnisite, dini inanç, kültür ve direniş.Sáros megye – népek, kultúrák, vallások találkozása.
1640 yılında tekrar bağımsız olmak için başlayan ayaklanma ilk olarak Lizbon’da alevlenmiştir.Az 1640-ben kezdődő restaurációs háborúval Portugália újra kivívta függetlenségét.
Kurtuluş’un binaları da defalarca alevlerle baş etmek zorunda kalmıştır.Az épületeket többször is tűzvész pusztította el.
Köy alevi bektaşi köyüdür.A későbbi falut Pipurk.
Alevi kontrol edebilir ve uçabilir.Képes teleportálni, irányítani tudja a villámokat és repül.
Maraş Katliamı'ndan etkilenen Kürt-Alevi bir ailenin hikâyesini konu edinmektedir.Az ijesztőnek tűnő maskarák halmaza elbeszéli az egész törzs történetét.
Başarılı bir gösteride alevin uzun olması gerekir.A nagy szélben a tűz gyorsan terjedt.
İtici yakıtı eritmek için asla açık alev kullanılmamalıdır.A gőz előállításához néha égésre sincs szükség.
Max'i alevlerden kurtarır.Jack eltávolítja a nyilat Henryből.
Binanın yan tarafında polislerin kaldığı bölümler yıkıldı ve malzeme deposu alev aldı.A front közeledésére az állomás melletti katonai raktárát felgyújtották, a téglagyárat kiürítették.
Kısa mavi renkli bir alevle yanar.Tulisit juuri nyt Pimeä Pala tulessa!
O sırada uçak birden patlar ve Sam'ın vücudu patlama sırasında alev alır, Sam yanarak ölür.Sam: Lentokone räjähtää ja Sam menehtyy liekkimereen.
Pist görevlileri alevlerin hala aracın içindeki pilota ulaşmadan söndürülmesi için hemen çalışmaya başladı.Palomiesten olisi pitänyt avata ovet välittömästi koneen pysähdyttyä.
Denize akan petrol alev aldı.Myös raskasta polttoöljyä valui mereen.
Üst bölüm ise silindir şeklindeydi ve üzerinde alevin bulunduğu bir odası vardı.Ylin kerros oli sylinterinmuotoinen, ja siinä sijaitsi valonlähde.
Alevi Zaza mahallesidir.Forten sisaralus on M/S Largo.
Geride kalan hava alevi sürdüremedi.Tämän jälkeen tulivuori ei ole purkautunut.
Katoliklerle Protestanlar arasındaki dini savaşların alevlenmesini sağlamıştır.Katolilaisten ja protestanttien välille syttyi niin sanottu uskonsota.
Fakat birçok tartışma da alevlendi.Seurasi lukuisia ristiriitoja.
Toz halindeki magnezyum kolayca tutuşur ve parlak bir alevle yanar.Hieno teräsvilla on helposti syttyvää ja märkänäkin palavaa.
Bu sırada çarpmanın etkisiyle uçak alev aldı ve yanmaya başladı.Lopulta kone törmäsi niihin ja syttyi palamaan.
Ateş, yüksek sıcaklık ve çoğunlukla alev veren hızlı yanma olayıdır.Palovamma on yleensä äkillisen kuumuuden aiheuttama kudosvaurio.
R13: Kolay alevlenebilir sıvılaştırılmış gaz.R13 Εξαιρετικά εύφλεκτο υγροποιημένο αέριο.
Patlamanın alevleri yaklaşık 800 km uzaktan görülmüştü.Οι φλόγες ήταν ορατές σε απόσταση πενήντα χιλιομέτρων.
Ayrıca, oyuncu Alev Oraloğlu'nun annesidir.Είναι μητέρα του επίσης ηθοποιού, Ορφέα Αυγουστίδη.
Mahallede Alevi ve sunniler bir arada yaşamaktadırlar.Ντόπιοι και ξένοι ζουν αρμονικά.
Bu saldırı sonucu şehir bir alev fırtınasına teslim oldu.Τέλος η πόλη παραδόθηκε στις φλόγες.
Fakat birçok tartışma da alevlendi.Διαφωνούσαν σε πάρα πολλά ζητήματα.
(1996), Alevi Bektaşi Tarihi.(1997) Τα άλση της Περσεφόνης .
(2009), Alevice: İnancımız ve Direncimiz.(2009), Γλώσσα και Σκέψη.
"Konferans: Alevilerin 12 Bin Yıllık Tarihi".Παγκόσμιο Συνέδριο «Αριστοτέλης 2400 Χρόνια».
Müslüman nüfusunun kalan %20′si Alevi ve Şii olarak tanımlanır.Το υπόλοιπο 20% της Fitch ανήκε στηι FIMALAC SA.
İnanç olarak köy dağıtılmadan önceki çoğunluğu Alevi dir ve Kureşan aşiretindendir.Den omfatter de fleste af de tidligere bævresvampe, og som er rådsvampe (modsat bævresvampene).
Yüzyıllar süren baskı Aleviler arasında genel bir korkuya sebep olmuştur.Den århundrede lange undertrykkelse har medført en generel frygt hos alevitterne.
Son zamanlarda Türkiye'de bulunan bazi Alevi kurumları da Alevilik anlayışlarını değiştirmiştir.På det seneste har nogle organisationer i Tyrkiet også ændret deres definitioner af alevismen.
Kurtuluş’un binaları da defalarca alevlerle baş etmek zorunda kalmıştır.Bygninger er alligevel blevet hærget af brande flere gange.