Kütükler parlak şekilde alev alev yandı.The logs flamed brightly.
Gemi alev alev yandı.The ship went up in flames.
Burada alev alev yanıyorum.I'm burning up here.
Onlar da alev alev yanan bir mangal başında kralı beklemektedirler.They went off in full view of the enemy and under heavy fire.
Cildinin rengi kızıldır ve gözleri alev alev yanar hâldedir.His skin is gray, and his eyes a burning red.
Alev Alev by Feridun Düzağaç ]Alev Alev by Feridun Düzağaç ]
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.I knew even before I stood up to speak that my cheeks were inflamed.
Öfkesi bana karşı alev alev yanıyor, Beni hasım sayıyor.He has also kindled his wrath against me. He counts me among his adversaries.
(Orada) alev alev yanan bir kandil yarattık.And placed a lamp therein brightly burning.
(Ey insanlar! ) Alev alev yanan bir ateşle sizi uyardım.So, I warn you of the blazing Fire.
O cehennem alev alev yanan bir ateştir.It is pure white flame
Cehennem alev alev kızıştırıldığı zaman...When Hell is set ablaze,
O, alev alev yükselen ateşe girecek,He will be roasted in the fire,
Lâkin ne mümkün! O cehennem alev alev yanan bir ateştir.Nay, verily it is a furnace
Alev Alev, Ayşegül Aldinç albümüRaiSat RaiSat Cinema RaiSat Album RaiSat Show
12 Gözleri alev alev yanan ateş gibidir.12 Очи у Него как пламень огненный, и на голове Его много диадим.
Cildinin rengi kızıldır ve gözleri alev alev yanar hâldedir.Sua cor é vermelha e seu atributo é fogo.
Tapınak alev alev yanmaya başlar.Após isso, o Templo é incendiado.
Alev Alev, Ayşegül Aldinç albümüEdvin Medvind Nödrim Fotoalbumet
On binlerce kutsalıyla birlikte geldi, Sağ elinde halkı için alev alev yanan ateş vardı.V noci vypukl ve městě mohutný požár; ke smůle zdecimovaných obránců spálil domov 15 000 lidem.
12 Gözleri alev alev yanan ateş gibidir.그런데 불처럼 타오르는 무시무시한 두 눈이 살기를 띄고 있자 식겁한다.
On binlerce kutsalıyla birlikte geldi, Sağ elinde halkı için alev alev yanan ateş vardı.시위에는 수만명이 참가했으며, 치안 부대의 발포로 시민 15명이 사망하였다.
Alev Alev by Feridun Düzağaç ]Alev Alev de Feridun Duzagac]
Alev Alev by Feridun Düzağaç ]Alev Alev από Φεριτούν Düzağaç]
Bakın, RAB ateşle geliyor, Savaş arabaları kasırga gibi. Şiddetli öfkesini, Azarını alev alev dökmek üzere.보라 여호와께서 불에 옹위되어 강림하시리니 그 수레들은 회리 바람 같으리로다 그가 혁혁한 위세로 노를 베푸시며 맹렬한 화염으로 견책하실 것이라
Bakın, RAB ateşle geliyor, Savaş arabaları kasırga gibi. Şiddetli öfkesini, Azarını alev alev dökmek üzere.כי הנה יהוה באש יבוא וכסופה מרכבתיו להשיב בחמה אפו וגערתו בלהבי אש׃
Bakın, RAB ateşle geliyor, Savaş arabaları kasırga gibi. Şiddetli öfkesini, Azarını alev alev dökmek üzere.لانه هوذا الرب بالنار يأتي ومركباته كزوبعة ليرد بحمو غضبه وزجره بلهيب نار.
Bakın, RAB ateşle geliyor, Savaş arabaları kasırga gibi. Şiddetli öfkesini, Azarını alev alev dökmek üzere.看 哪 、 耶 和 華 必 在 火 中 降 臨 . 他 的 車 輦 像 旋 風 、 以 烈 怒 施 行 報 應 、 以 火 燄 施 行 責 罰
Bakın, RAB ateşle geliyor, Savaş arabaları kasırga gibi. Şiddetli öfkesini, Azarını alev alev dökmek üzere.看哪 、 耶和華 必 在 火中 降臨 . 他 的 車輦 像 旋風 、 以 烈 怒 施行 報應 、 以 火燄 施行 責罰
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.A głowa jego i włosy były białe jako wełna biała, jako śnieg, a oczy jego jako płomieó ognia;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.A jeho hlava a jeho vlasy boly biele jako biela vlna, jako sneh, a jeho oči boly jako plameň ohňa,
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Az õ feje pedig és a haja fehér vala, mint a fehér gyapjú, mint a hó; és a szemei olyanok, mint a tûzláng;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Capul şi părul Lui erau albe ca lîna albă, ca zăpada; ochii Lui erau ca para focului;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Ðầu và tóc người trong như lông chiên trắng , như tuyết ; mắt như ngọn lửa ;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Ðầu và tóc người trong như lông chiên trắng, như tuyết; mắt như ngọn lửa;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.e a sua cabeça e cabelos eram brancos como lã branca, como a neve; e os seus olhos como chama de fogo;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Glava pa njegova in lasje beli kakor bela volna, kakor sneg, in oči njegove kakor plamen ognja,
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Hans huvud och hår var vitt såsom vit ull, såsom snö, och hans ögon voro såsom eldslågor.
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Hlava pak jeho a vlasové byli bílí, jako bílá vlna, jako sníh, a oči jeho jako plamen ohně.
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.그 머리와 털의 희기가 흰 양털같고 눈 같으며 그의 눈은 불꽃같고
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Men hans Hoved og Hår var hvidt som hvid Uld, som Sne; og hans Øjne som Ildslue;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.og hans hode og hår var hvitt som hvit ull, som sne, og hans øine som ildslue,
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Rambut-Nya putih seperti bulu domba, seputih kapas. Mata-Nya bernyala-nyala seperti api
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Sein Haupt aber und sein Haar war weiß wie weiße Wolle, wie der Schnee, und seine Augen wie eine Feuerflamme
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Su cabeza y sus cabellos eran blancos como la lana blanca, como la nieve, y sus ojos eran como llama de fuego
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Zijn haar was zo wit als wol, zelfs zo wit als sneeuw en Zijn ogen schitterden als vuur.
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.глава Его и волосы белы, как белая волна, как снег; и очи Его, как пламень огненный;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Голова ж Його і волоссє білі, як вовна біла, як снїг; а очі Його як поломінь огняна;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Но имам това против тебе, че си оставил първата си любов.
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.וראשו ושערו לבנים כצמר צחר כשלג ועיניו כלבת אש׃
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.واما راسه وشعره فابيضان كالصوف الابيض كالثلج وعيناه كلهيب نار
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.他 的 頭 與 髮 皆 白 、 如 白 羊 毛 、 如 雪 . 眼 目 如 同 火 焰
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.他 的 頭與髮 皆白 、 如 白 羊毛 、 如 雪 . 眼目 如同 火焰
Böyle alev alev bakarým. Ha? Çevireyim mi?Ήταν πολύ δύσκολα όταν ήταν μωρά
‹‹Dönüp dağdan aşağıya indim. Dağ alev alev yanıyordu. Antlaşmanın iki levhası iki elimdeydi.Così io mi volsi e scesi dal monte, dal monte tutto in fiamme, tenendo nelle mani le due tavole dell'alleanza
‹‹Dönüp dağdan aşağıya indim. Dağ alev alev yanıyordu. Antlaşmanın iki levhası iki elimdeydi."Di vuelta y descendí del monte que ardía en fuego, con las dos tablas del pacto en mis dos manos
‹‹Dönüp dağdan aşağıya indim. Dağ alev alev yanıyordu. Antlaşmanın iki levhası iki elimdeydi.Je retournai et je descendis de la montagne tout en feu, les deux tables de l`alliance dans mes deux mains.
‹‹Dönüp dağdan aşağıya indim. Dağ alev alev yanıyordu. Antlaşmanın iki levhası iki elimdeydi.내가 돌이켜 산에서 내려 오는데 산에는 불이 붙었고 언약의 두 돌판은 내 손에 있었느니라
‹‹Dönüp dağdan aşağıya indim. Dağ alev alev yanıyordu. Antlaşmanın iki levhası iki elimdeydi.Tedy obrátiv se, sstoupil jsem s hory, (hora pak hořela ohněm), dvě dsky smlouvy maje v obou rukou svých.
‹‹Dönüp dağdan aşağıya indim. Dağ alev alev yanıyordu. Antlaşmanın iki levhası iki elimdeydi.Vậy , ta bèn xây lại đi xuống núi , cả núi vẫn có lửa cháy : hai tay ta cầm hai bảng đá về sự giao_ước .