alev ile cümle

alev kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kütükler parlak şekilde alev alev yandı.The logs flamed brightly.
Yanardağ dışarıya alevleri ve lavları fırlatıyordu.The volcano shoots out flames and lava.
Volkan dışarıya alev ve duman fışkırtıyor.The volcano is belching out flames and smoke.
Volkan dışarıya alevlerini ve dumanlarını güçlü bir şekilde fırlattı.The volcano is belching out flames and smoke.
Rüzgarla körüklendiği için, alevler her yöne yayıldı.Fanned by the strong wind, the flames spread in all directions.
Ev alevler içindeydi.The house was in flames.
Alevi kıs.Turn the flame down low.
Mumun alevi yumuşak esintide titriyor.The candle's flame is flickering in the soft breeze.
Mumun alevi hafif rüzgarda titriyor.The candle's flame is flickering in the soft breeze.
Tom'un öfkesi aniden alevlendi.Tom's anger blazed out suddenly.
Kız alevleri gördüğünde çığlık attı.The girl screamed when she saw the flames.
Alev zayıflamaya başladı.The flame has begun to fade.
Televizyonda annemizin bürosunu alevler içinde gördük.On TV we saw Mummy's office in flames.
İtfaiyeci alevleri söndüremedi.The fireman could not extinguish the flames.
Orman, üç gündür alevler içindeydi.The forest was in flames for three days.
Gemi alev alev yandı.The ship went up in flames.
Güneş vahşi bir renk aleviyle batıyor.The sun goes down in a wild blaze of color.
Rüzgar alevleri körükledi.The wind fanned the flames.
Sülfür mavi bir alevle yanar.Sulfur burns with a blue flame.
Ahşap inşaatlar kolayca alev alabilir.Wooden buildings catch fire easily.
Hayat ölümün söndürdüğü bir alevdir.Life is a flame that death extinguishes.
Alev yakıyor.The fire burns.
Alev söndü.The flame went out.
Tom bir alev yutan.Tom is a fire eater.
Tom kediyi alevlerden kurtardı.Tom rescued the cat from the flames.
Alevleri söndürdü.He stamped out the fire.
Alev makinesi taşıyan bir asker gördüm.I saw a soldier carrying a flamethrower.
Zeplin alev aldı.The Zeppelin caught on fire.
Zeplin alevler içinde patladı.The airship burst into flames.
Küçük bir kıvılcım sık sık büyük bir alevi ateşler.A small spark often ignites a big flame.
Tom kandili yaktı ve alevine baktı.Tom lit the candle and then stared at its flame.
Tom aleve bakıyordu.Tom was staring at the flame.
İtfaiye, alevleri kontrol altına getirmek için çalışıyor.The firefighters are trying to bring the flames under control.
Bazı alevlenmeyi geciktiriciler kanser ve hormonal bozulmalara neden olabilir.Some flame retardants can cause cancer and hormonal disruptions.
O alev alabilir.That is flammable.
Burada alev alev yanıyorum.I'm burning up here.
Geleneksel ahşap evlerin çoğu alevler içinde.Many of the traditional wooden houses are ablaze.
Dün biraz domuz pastırması şeritleri kızartıyorken tava aniden alev aldı.The pan suddenly caught fire while I was frying some strips of bacon yesterday.
Yaşam, ölümü dumanıyla boğan bir alevdir.Life is a flame that smothers death.
Kümes alev aldı ama tavuklar kaçtı.The henhouse caught fire, but the chickens escaped.
Her yerde alevler vardı.There were flames everywhere.
Her iki araç da alev aldı.Both vehicles caught fire.
Yağ alev aldı.The grease caught fire.
Otobüs alevler içinde.The bus burst into flames.
Onlar alevleri söndürmek için itfaiye çağırmak zorunda kaldı.They had to call the firefighters to put out the flames.
Cılız bir kıvılcım kocaman bir aleve dönüşebilir.A tiny spark may become a great flame.
Ekmek kamp ateşinin açık alevi üzerinde pişirilmekten yakılmıştı.The bread was scorched from being cooked on the open flame of the camp fire.
Bina alev aldı.The building caught fire.
İtfaiyeciler alevler arasında kapana kısıldılar.The firefighters were trapped between the flames.
Hatmi alev aldı.The marshmallow caught on fire.
Asla alevlere yakıt eklemeyin.Never add fuel to the flames.
Tom'un arabası alev aldı.Tom's car caught fire.
Tom alevi azalttı.Tom lowered the flame.
Araba alev aldı.The car caught fire.
Hiç alev lambası kullanmadım.I've never used a blowtorch.
Kağıdı aleve attım.I threw the paper into the flames.
Eski bir alev asla ölmez.An old flame never dies.
Leyla'nın evi alevler tarafından yutuldu.Layla's house was devoured by flames.
Leyla'nın evi alevleri atlattı.Layla's house survived the flames.
Sami, Leyla ile ilişkisini yeniden alevlendirmek istedi.Sami wanted to rekindle his relationship with Layla.

İlgili Sayfalar