Ana içeriğe geç
Sözlük

aletlerin ile cümle

aletlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Onun yeryüzündeki ölçü aletlerine, tartılara benzemediği söylenmiştir.Entre sus obras destacadas se encuentra Nadie es ombligo en la tierra.
1881'de ateş kullanarak cerrahi aletlerin sterilize edilmesini teşvik etti.En 1881, promovió la esterilización de los instrumentos quirúrgicos mediante el calor.
Güvertedeki destek aletlerinin bir kısmının değiştirilmesi gerekecek."Las condiciones en la cubierta de la nave pueden cambiar.
İşte kulağın farklı müzik aletlerini birbirinden ayırmasını sağlayan bu harmoniklerdir.Estos samples son el sonido de los distintos instrumentos que componen la música.
Özellikle piyano gibi müzik aletlerini çocuklara öğretilmekte ve onlar için halk oyunları gösterilirdi.In primo luogo il museo insegna la Shoah, particolarmente ai giovani.
Bu filtreler sıhhi tesisat ve ev aletlerini korumak için tasarlanmıştır.Эти фильтры предназначены для защиты сантехники и бытовой техники.
Onun yeryüzündeki ölçü aletlerine, tartılara benzemediği söylenmiştir.Они скажут: «Разве земля Бога не была просторной для того, чтобы вы (могли) переселиться на ней».
Dalgıç çanı insanlık tarihinin en eski ve en ilkel dalış aletlerindendir.В общем, монеты были наиболее распространёнными и доступными материалами для антиквариев эпохи гуманизма.
Onun yeryüzündeki ölçü aletlerine, tartılara benzemediği söylenmiştir.فقالوا: إن الأرض ليس بها أنيس وعليها وحشة فحرضهم وحثهم على ذلك.
Aynı aletlerin bazıları iğne işinin farklı çeşitlerinde kullanılabilir.ويمكن استخدام نفس الأدوات في العديد من الأنواع المختلفة للتطريز.
İşçi aletlerini temizliyor.العامل ينظف آلاته
Şarkıyı söyledikçe siyah geometrik desenli bir perde arkadan geliyor ve tüm müzik aletlerini yutuyor.Conforme ele canta, uma tela preta de padrão geométrico surge e engole todos os aparelhos musicais presentes.
Dalgıç çanı insanlık tarihinin en eski ve en ilkel dalış aletlerindendir.As facas são ferramentas utilizadas desde as mais primitivas eras da humanidade.
Onun yeryüzündeki ölçü aletlerine, tartılara benzemediği söylenmiştir.De Opstanding is nog niet verkondigd aan de mensen op de aarde (dit zal plaatsvinden tijdens het Paasvigilie).
İşte kulağın farklı müzik aletlerini birbirinden ayırmasını sağlayan bu harmoniklerdir.Het museum laat de tonen van verschillende muziekinstrumenten horen.
Aynı aletlerin bazıları iğne işinin farklı çeşitlerinde kullanılabilir.Verschillende objecten kunnen verschillende vormen van AI gebruiken.
Onun yeryüzündeki ölçü aletlerine, tartılara benzemediği söylenmiştir.Nie lubią przebywać na ziemi - są na niej dość nieporadne, poruszają się skokami.
Timur derhal kuşatma aletlerinin hazırlanmasını emretti.Ktezyfonu wycofał się na wschód by przygotować kontrofensywę.
Güvertedeki destek aletlerinin bir kısmının değiştirilmesi gerekecek.""Kuratorium szkolne w Łodzi zostanie restytuowane".
Fenakistiskop (Fransızca: phénakistiscope), ilk animasyon aletlerinden biridir.Mit antropogeniczny – jeden z mitów początków (obok kosmogenicznego).
Onun yeryüzündeki ölçü aletlerine, tartılara benzemediği söylenmiştir.Påskort: Nej, ingenting på jorden alls kan liknas vid en påskavals!
Güvertedeki destek aletlerinin bir kısmının değiştirilmesi gerekecek."Fartygets modul för brygga ska då monteras bort.
Uzaktan kumandalı aletlerin engellenmesi.Віддалений моніторинг обладнання.
Bu aletlerin dansta kullanılması yörenin folklorunda da görülür.Залишки тотемізму ми бачимо у світі фольклору.
Uzaktan kumandalı aletlerin engellenmesi.Dálkově ovládané stroje.
Güvertedeki destek aletlerinin bir kısmının değiştirilmesi gerekecek."Část plavidel byla upravena pro protiponorkový boj.
Ölçü aletlerinde özel transformatörler kullanılır.V jednotlivých zařízeních je použit oddělovací transformátor.
Müzik aletlerini de alarak eski bir otobüsle Corpus Christi, Teksas'a taşındılar.Luându-și echipamentul muzical într-un autobuz vechi, familia s-a mutat în Corpus Christi, Texas.
Bu tanım bina kabloları elektrikli aletlerin güvenliği içeriğine dahil olur.Aceste stari sunt asociate cu structura benzilor electronilor ale materialului.
Güvertedeki destek aletlerinin bir kısmının değiştirilmesi gerekecek."Toată partea din față a vasului a trebuit să fie înlocuită.
Ancak Sun bu aletlerin ne olduğunu bilmemektedir.Senki nem tudta, hogy mik ezek a gépek.
Timur derhal kuşatma aletlerinin hazırlanmasını emretti.A nagymester azonnal megkezdte a felkészülést az ostromra.
Ölçü aletlerinde özel transformatörler kullanılır.Transzformátorok mérésekor használják.
Güvertedeki destek aletlerinin bir kısmının değiştirilmesi gerekecek."A hajókon található gőzkatapultokat is módosították.
Bıçakçılık gibi kesme aletlerini belirli bir süre yapmışlardır.He valmistivat aikakaudelle tyypillisiä metalliesineitä, kuten käyriä veitsiä.
Grubun kullandığı bütün müzik aletlerini bizzat kendisi yapmaktadır.Musiikissa käytetään paljolti yhtyeen jäsenten itse rakentamia instrumentteja.
Müzik aletlerinde bas, düşük perdeli aralıkta sesler üretmeyi sağlayan çalgıları açıklar.Musiikin tarkoituksena on tarjota pieniä hengähdystaukoja puheen lomaan.
İsmi yalnızca aletlerinin üstünde yazar.Είναι ο μόνος που στα έγγραφά της αποκαλείται με το όνομά του.
Çünkü bu nano aletlerin özel düzenlenmiş nanofabrikalarda üretilmesi gerekmektedir.Disse stoffene blir produsert av organismen i spesielle kjertler.
1881'de ateş kullanarak cerrahi aletlerin sterilize edilmesini teşvik etti.Ozon ble i 1856 brukt til sterilisering av operasjonsutstyr.
Uzaktan kumandalı aletlerin engellenmesi.Sebagai alat komunikasi pengontrol jarak jauh.
Müzik aletlerine olan ilgisi curadan sonra bağlama öğrenmeye başlamasıyla devam eder.Untuk dapat bertahan, media-media musik mulai memfokuskan kontennya.
Müzik aletlerini de alarak eski bir otobüsle Corpus Christi, Teksas'a taşındılar.Mang theo nhạc cụ trên một chiếc xe buýt cũ kỹ, họ chuyển tới Corpus Christi, Texas.
MIDI-out yeteneği eksikliği harici MIDI aletlerinin kullanımını sınırlar.Việc thiếu khả năng MIDI-out hạn chế việc sử dụng các thiết bị MIDI bên ngoài.
Grubun kullandığı bütün müzik aletlerini bizzat kendisi yapmaktadır.Toàn bộ các khâu sản xuất thực sự đều do chính tay các thành viên ban nhạc thực hiện.
İşte kulağın farklı müzik aletlerini birbirinden ayırmasını sağlayan bu harmoniklerdir.Âm sắc giúp phân biệt làm những loại nhạc cụ khác nhau.
Onun yeryüzündeki ölçü aletlerine, tartılara benzemediği söylenmiştir.座右の銘は「大地から星への道はなめらかならず」。
Dördüncü günde kolunu kemikten kesmesi gerektiğini fakat elindeki aletlerin buna yetmeyeceğini fark etti.4日目の時点で腕を引き離すには腕の骨を折らなければいけないことに気がついたが、彼が持っていた道具では骨を折るのに不十分であった。
Birim 8200 ilkel dış fazlalık Amerikan askeri aletlerini kullanarak 1952 yılında kurulmuştur.8200部隊は、1952年にアメリカ合衆国の軍事備品の放出品を使って設置された。
Güvertedeki destek aletlerinin bir kısmının değiştirilmesi gerekecek."甲板側の防御鋼板を一部変更。
İşte kulağın farklı müzik aletlerini birbirinden ayırmasını sağlayan bu harmoniklerdir.変奏曲のそれぞれの変奏に、オーケストラで使用されるさまざまな楽器の独奏を配置する、という形式をとる。
Timur derhal kuşatma aletlerinin hazırlanmasını emretti.この頃、哨戒機東海配備。
Ancak Sun bu aletlerin ne olduğunu bilmemektedir.この物体が何であるかは、パルニア氏のみが知っている。
Bu tür ölçü aletlerine analog ölçü aleti denilir.そのようなツールをCASEツールと呼ぶ。
Bu konserde elektronik müzik aletlerindeki imzalarından olan Lazer arp ilk defa görüldü.山下の楽曲がPCの音楽配信サービスにて配信されたのは、今回が初めて。
Bu tabakalarda da Neolitik Çağ’ın yontma taş aletlerinin bulunması bir karışıklık yaratmaktadır.爆縮過程でどのようにしてこのようなビームが作られるかはいまだに謎のままである。
Kopenhag yorumu, mikroevrensel kuantum sistemleri ve makroevrensel ölçüm aletlerini ayırır.哥本哈根詮釋:要區分清楚微觀系統和宏觀系統。
Bu aletlerin çalışırlarken gösterilmeleri filmin dramatik etkisini güçlendirmekte de kullanılmıştır.톰에대한 관객들의 이해를 높이는 한편, 영화의 비극성을 더해주는 장치로 기능한다.
Ama burada sadece elektrik ve elektronik devrelerinde kullanılan ölçü aletlerinden bahsedilecektir.Cent는 전기 및 전화료 청구서에만 등장하는 단어이다.
İşte kulağın farklı müzik aletlerini birbirinden ayırmasını sağlayan bu harmoniklerdir.음악에서 샘플링은 음악의 일부 구간을 잘라 사용하는 것을 의미한다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod