Bu aletin tam ortasında 1997'de 16 megawatt'lık füzyon enerjisi yapabildik.Im Zentrum dieses Geräts schafften wir 1997 sechzehn Megawatt Fusionskraft.
Bu aletin tam ortasında 1997'de 16 megawatt'lık füzyon enerjisi yapabildik.In het hart van dit apparaat wekten we 16 megawatt aan fusie-energie op in 1997.
Bu aletin tam ortasında 1997'de 16 megawatt'lık füzyon enerjisi yapabildik.No centro deste dispositivo produzimos 16 megawatts de energia em 1997.
Bu aletin tam ortasında 1997'de 16 megawatt'lık füzyon enerjisi yapabildik.Tämän laitteen keskellä teimme 16 megawattia fuusiovoimaa 1997.
Bu aletin tam ortasında 1997'de 16 megawatt'lık füzyon enerjisi yapabildik.Tepat di tengah-tengah alat ini kami menciptakan tenaga fusi sebasar 16 Megawatt pada tahun 1997/
Bu aletin tam ortasında 1997'de 16 megawatt'lık füzyon enerjisi yapabildik.Trong tâm của thiết bị này chúng tôi đã sản xuất được 16 MW điện hợp hạch vào năm 1997.
Bu aletin tam ortasında 1997'de 16 megawatt'lık füzyon enerjisi yapabildik.Uprostřed tohoto zařízení jsme vyrobili 16 megawattů fúzní energie v roce 1997.
Bu aletin tam ortasında 1997'de 16 megawatt'lık füzyon enerjisi yapabildik.W środku tego urządzenia wyprodukowaliśmy energię równą 16 megawatów w 1997 roku.
Bu aletin tam ortasında 1997'de 16 megawatt'lık füzyon enerjisi yapabildik.В центре этого устройства мы в 1997 году выработали 16 мегаватт энергии синтеза.
Bu aletin tam ortasında 1997'de 16 megawatt'lık füzyon enerjisi yapabildik.В центъра на това устройство ние направихме 16 мегавата от термоядрена енергия през 1997 г.
Bu aletin tam ortasında 1997'de 16 megawatt'lık füzyon enerjisi yapabildik.ייצרנו 16 מגה-וואט של אנרגיה מהיתוך גרעיני ב- 1997.
Bu aletin tam ortasında 1997'de 16 megawatt'lık füzyon enerjisi yapabildik.قمنا بانتاج 16 ميغاواط من طاقة الإنصهار عام 1997.
Bu aletin, tanımadığı bir이 장치는 바이러스의 RNA 또는
Bu aletin, tanımadığı birכשהמכשיר הזה מרצף דנ"א או רנ"א של וירוס
Bu aletin, tanımadığı birعندما يقوم هذا الجهاز بترتيب أي فايروس حمض نووي أو حمض نووي ريبي
Bu aletin, tanımadığı bir塩基配列を調べても 認識できない時は
Bu enstrümanlar aletin içine kurulmuş bir çeşit algılayıcılardı.תזמורות, להקות רוק. כלים שיש בהם סוגים שונים של חיישנים.
Bu enstrümanlar aletin içine kurulmuş bir çeşit algılayıcılardı.오케스트라. 록밴드 등이 사용하죠. 악기에 다양한 센서가 부착되어
Bu enstrümanlar aletin içine kurulmuş bir çeşit algılayıcılardı.فرق الأوركسترا ، فرق الروك، معدات فيها جميع الحساسات
Bu enstrümanlar aletin içine kurulmuş bir çeşit algılayıcılardı.オーケストラやロックバンド向きに開発されました 楽器には あらゆる種類のセンサーが組み込まれて
Bunlar teorik fizikçiler değildi, ellerine lehim aletini alıp bu şeyi birleştirdiler.그들은 이론 물리학자들이 아니었습니다. 그들은 납땜을 실제로 해대는 그런 류의 사람들로, 컴퓨터를 진짜로 만들었습니다.
Bunlar teorik fizikçiler değildi, ellerine lehim aletini alıp bu şeyi birleştirdiler.No eran físicos teóricos. Eran hombres con pistolas de soldadura, y realmente construyeron esto.
Bunlar teorik fizikçiler değildi, ellerine lehim aletini alıp bu şeyi birleştirdiler.Questi non erano fisici teoretici. Erano veri uomini da battaglia, che davvero costruirono questa cosa.
Bunlar teorik fizikçiler değildi, ellerine lehim aletini alıp bu şeyi birleştirdiler.Sie waren keine Theoretiker, sondern richtige Tüftler. Sie bauten tatsächlich diese Rechenmaschine.
Bunlar teorik fizikçiler değildi, ellerine lehim aletini alıp bu şeyi birleştirdiler.Това не били теоритични физици. Те били истински тип полеви войници, и те наистина построили това нещо.
Bunlar teorik fizikçiler değildi, ellerine lehim aletini alıp bu şeyi birleştirdiler.Це були не фізики-теоретики. Це були просто хлопці з паяльником, і вони все-таки зібрали цю штуку.
Bunlar teorik fizikçiler değildi, ellerine lehim aletini alıp bu şeyi birleştirdiler.Это были не физики-теоретики. Это были просто ребята с паяльником, и они всё-таки собрали эту штуку.
Bunlar teorik fizikçiler değildi, ellerine lehim aletini alıp bu şeyi birleştirdiler..אלה לא היו פיזיקאים תיאורטיים .הם היו חבר'ה של אקדחי-הלחמה, שממש בנו את הדבר הזה
Bunlar teorik fizikçiler değildi, ellerine lehim aletini alıp bu şeyi birleştirdiler.هؤلاء ليسوا فيزيائيين نظريين كانوا يعملون بمسدسات اللحام الحقيقية، وقاموا ببناء هذا الشيء حقيقة
Bunlar teorik fizikçiler değildi, ellerine lehim aletini alıp bu şeyi birleştirdiler.半田ごてを手に実際のモノを作る人たちです 何十億というトランジスタを持つコンピューターが
Bunu bir kapı eşiğinde ya da bir duvar ile yapabilirsiniz. Ben hemen buradaki ağırlık aletin kullanıyorum.È possibile farlo tra un portone, si può anche fare questo con un muro, ma io lo faccio con
Bunu bir kapı eşiğinde ya da bir duvar ile yapabilirsiniz. Ben hemen buradaki ağırlık aletin kullanıyorum.No funciona sólo con una puerta, también con una pared, y yo lo haré con esta máquina de pesas aquí.
Bunu bir kapı eşiğinde ya da bir duvar ile yapabilirsiniz. Ben hemen buradaki ağırlık aletin kullanıyorum.Vous pouvez le faire à l'entrée d'une porte ou à un mur mais moi je vais le faire avec
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.37 מעלות צלזיוס,
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Colocamos isso num dispositivo parecido com um forno.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Je plaatst het in een oven-achtig apparaat.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.이 완성된 골격을 오븐처럼 생긴 기기에 넣어 둡니다.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Man placerer dette i et ovn-lignende apparat.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Man ska sedan placera denna i en slags ugn.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Ora piazzerete questa in un dispositivo che è come un forno.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.O s-o punem într-un dispozitiv cu rol de cuptor.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Pondremos esto en un aparato similar a un horno.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Se laitetaan tähän uunin kaltaiseen laitteeseen.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Vous allez le mettre dans une sorte d'étuve.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Θα το τοποθετήσεις σε μία συσκευή που μοιάζει με φούρνο.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Все це ми кладемо в таку собі "пічку".
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Теперь ложим ее в устройство похожее на печь.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Това ще се постави в подобно на пещ устройство.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.ثم نضعها في جهاز مثل الفرن.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.人間の体内環境と同じで
Buraya özellikle bir aletin atılışını görmek için geldim.Aici am asistat la lansarea acestui instrument special.
Buraya özellikle bir aletin atılışını görmek için geldim.Azért jöttem ide, hogy szemtanúja legyek ennek a bizonyos eszköz beindításának.
Buraya özellikle bir aletin atılışını görmek için geldim.Byłem tam, kiedy włączano to szczególne urządzenie.
Buraya özellikle bir aletin atılışını görmek için geldim.Estuve aquí para ver el lanzamiento de este tipo particular de instrumento.
Buraya özellikle bir aletin atılışını görmek için geldim.Eu estava lá para ver o lançamento deste tipo específico de instrumento.
Buraya özellikle bir aletin atılışını görmek için geldim.Ich war hier zum Start dieses besonderen Instrumententyps.
Buraya özellikle bir aletin atılışını görmek için geldim.Ik was er om de lancering van dit bijzondere type instrument mee te maken.
Buraya özellikle bir aletin atılışını görmek için geldim.J'y étais pour voir le lancement de ce type d'instrument particulier.
Buraya özellikle bir aletin atılışını görmek için geldim.저는 바로 이런 기구의 발사를 보러 갔습니다.
Buraya özellikle bir aletin atılışını görmek için geldim.Saya di sini untuk menyaksikan peluncuran dari peralatan ini.