alet ile cümle
alet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
1969 yılında Boyle'ile birlikte CCD aletini icat etmiştir.W 1969 roku wraz z Willardem Boyle wynalazł matrycę CCD.
Onun yeryüzündeki ölçü aletlerine, tartılara benzemediği söylenmiştir.Nie lubią przebywać na ziemi - są na niej dość nieporadne, poruszają się skokami.
Özel aleti bir yoyodur.Zabawkom wydaje się, że to idylla.
Aletler ve teçhizatlar getirtildi.Narzędzia i sprzęty.
Şapkasının altında yüzlerce alet vardır.Trzyma wiele noży w swoim kapeluszu.
"Acaba neye yarar bu alet?Jakie narzędzia pozwolą to osiągnąć?”.
İşletim sistemi basit ve alete özeldir.Układ elektryczny jest prostym i szczególnym przypadkiem.
Saat, zamanı ölçmeye yarayan alettir.Zegar – przyrząd do ciągłego pomiaru czasu.
Birçok müzik aleti çalabilir.Gra na wielu instrumentach muzycznych.
Gözlük ve saatler de dahil olmak üzere tüm teknolojik aletler yasaklandı.Urządzenie zostało przetestowane przez wszystkie czasopisma o tematyce technologicznej, również przez Time.
O alet günümüzde kalmadı.Ten obiekt współcześnie nie istnieje.
Alet "sarhoş" gösteriyor.Sekcja zwłok wykazała, że był pijany”.
Organizma ise araç/alet anlamındaki Yunanca "ὄργανον (organon)" sözcüğünden gelir.Pochodzi od greckiego słowa Όργανον (organon), oznaczającego narzędzie.
Kullanımı gayet basit olan bir alettir.Urządzenie to jest równie proste co skuteczne.
Alethinophidia kör yılanlar ve ipliksi yılanlar dışındaki bütün yılanları kapsayan infra takımdır.Alethinophidia – infrarząd węży zawierający wszystkie węże niezaliczane do infrarzędu Scolecophidia.
Çocukluğunda ve mekanik aletlere ilgisi vardı.Od dzieciństwa interesował się narzędziami i sprawami technicznymi.
Filler alet kullandığı bilinen birkaç hayvan türünden biridir.Wydra morska jest jednym z nielicznych zwierząt, które posługują się narzędziami.
Direksiyon, aracın yön değiştirmesini sağlayan bir alettir.Kierownica samochodu – okrągły element służący do zmiany kierunku jazdy samochodu.
Timur derhal kuşatma aletlerinin hazırlanmasını emretti.Ktezyfonu wycofał się na wschód by przygotować kontrofensywę.
Basit aletler yapılmıştır.Uproszczono konstrukcje.
Jerry, aletini alır üflemek ister.Jerry zaproponował aby pozbierać puszki.
Tarım da modern tarım aletleri kullanılmaktadır.Zaczęto używać nowocześniejszych narzędzi rolniczych.
Kaşık bir ritim aleti olarak da kullanılmaktadır.Magnetostrykcja może być też wykorzystana jako zjawisko pożądane.
Bir süre sonra kendi başına bir telgraf aleti yaptı ve Mors alfabesini öğrendi.Od starego, praktycznie ślepego telegrafisty nauczył się alfabetu Morse’a.
Ud, telli bir müzik aleti.Niewkacz – strunowy instrument muzyczny.
İcat ettiği cerrahi aletlerden bazıları günümüzde hala kullanılmaktadır.Niektóre ze zbudowanych wtedy akweduktów są używane do dziś.
Müzede çeşitli müzik aletleri, farklı dönemlere ait Mevlevi eşyaları ve çeşitli eserler sergilenmektedir.W muzeum organizowane są także wystawy specjalne, których tematy przewodnie zmieniają się kilka razy w roku.
Bıçak, keskin ağızlı el aletidir.Pod rozcięgnem leży powięź dłoniowa ręki.
Bu tulumlar da elektronik aletlerle donatılmıştır.Prawdopodobnie też wyposażone zostały w inne układy elektroniczne.
Sadece ölçü aleti iki nokta arasına bağlanır.Współrzędne są obliczane tylko dla dwóch punktów przecięcia.
Güvertedeki destek aletlerinin bir kısmının değiştirilmesi gerekecek.""Kuratorium szkolne w Łodzi zostanie restytuowane".
Bakınız: Taş alet.Zobacz też: gmina Kamień.
Fenakistiskop (Fransızca: phénakistiscope), ilk animasyon aletlerinden biridir.Mit antropogeniczny – jeden z mitów początków (obok kosmogenicznego).
Ancak son anda Üç Çocuk gelirler ve ona sihirli çalgı aletini çalmasını söylerler.Od desperackiego kroku odwodzą ją Trzej Chłopcy, w samą porę nadlatujący czarodziejską machiną.
Elektrikli ev aletleri ev işini daha kolay yaptı.Elektroniczne sprzęty ułatwiły prace domowe.
Onun yeryüzündeki ölçü aletlerine, tartılara benzemediği söylenmiştir.Påskort: Nej, ingenting på jorden alls kan liknas vid en påskavals!
RCA tarafından tasarlanan alet the Colombia-Princeton Electronic Music Center'da kurulmuştur ve hala ordadır.Den designades av RCA och installerades på Columbia-Priceton Electronic Music Center, där den är kvar än idag.
Camera lucida özel aydınlatma istemeyen hafif ve taşınabilir bir alettir.Camera lucida är en ljus och bärbar apparat som inte erfordrar speciella ljusförhållanden.
Aletler ve teçhizatlar getirtildi.Uniformer och utrustning införskaffades.
Sihirli alet-edevatların satıldığı bir dükkân.Firma som säljer trollkarlsgodis.
PP-2000 (Rusça: ПП-2000), KBP Alet Tasarım Bürosu tarafından üretilen Rus yapımı bir hafif makineli silahtır.PP-2000 (ryska: ПП-2000) är en k-pist tillverkad av KBP.
Apollo uçuşlarının tamamında bilimsel ölçüm aletleri, Ay yüzeyine yerleştirildi.Vetenskapliga instrument placerades ut på månens yta vid alla Apollo-missionerna.
Ziraat Alet ve Makineleri konusunda Master yapmıştır.Detta bildar mästaren över redskapen eller utrustningen.
Buluntular ilk çağlara ait çanak çömlek ve kesici aletlerdir.Därefter skapar de Ask och Embla, de första människorna, av trä.
Taştan aletler daha çeşitlidir.Materialet är olika stengodsleror.
Bu nedenle de tek çaresi bu aletleri kendisinin yapmasıydı.Inte sällan har de byggt sina instrument själva.
Güvertedeki destek aletlerinin bir kısmının değiştirilmesi gerekecek."Fartygets modul för brygga ska då monteras bort.
Gusli, bilinen en eski Rus çok telli çalgı aletidir.Gusli, så som den beskrivs ovan, är i stort sett ett ryskt fenomen.
Basit aletler yapılmıştır.De är enkelt uppbyggda.
5- Hiç bilmeyerek alet olanlar.Krafter vi aldrig känner; 5.
De'Longhi S.p.A, İtalya merkezli bir küçük ev aletleri üreticisidir.De'Longhi S.p.A är en stor italiensk tillverkare inom hushållsapparater med säte i Treviso.
Eserde 138 resim ve 168 alet resmi bulunmaktadır.Den består av 41 oljemålningar och 188 grafiska blad.
Fakat elindeki alet henüz pek ilkel bir vaziyetteydi.Deras utrustning var väldigt primitiv.
Bunun için de daha gelişmiş bir alet kullanır.Förd detta ändamål finns likväl än mer avancerade verktyg.
Bu mezarlarda, daha sonra benzerleri demirden yapılacak bronz alet ve silahlar bulunmuştur.Under utgrävningarna har man funnit utsmyckade vapen och redskap av brons som järn.
Pek çok kuş türünün de alet kullandığı kaydedilmiştir.Arten är också en av få fåglar som observerats använda verktyg.
Bunların hemen hemen hepsi çakmaktaşından yapılma aletlerdir.Nästan alla hans verk är instrumentala.
IFR, İngilizce instrument flight rules (aletli uçuş kuralları) kavramının akronimidir.Helikoptern kan flyga enligt Instrument Flight Rules (IFR).
Halka, (Sabit halka olarak da bilinir), jimnastik aleti ve dalı.Umeå: Dialekt-, ortnamns- och folkminnesarkivet.
Jungfrau-Aletsch koruma alanı Alplerdeki en büyük buzulları içerir.Här finns även Jungfrau-Aletsch-naturskyddsområdet, ett av de mest glacierade områdena i Alperna.