Ana içeriğe geç
Sözlük

alet ile cümle

alet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ele geçen yontmataş aletler obsidiyen yanında çeşitli hammaddeler kullanılarak yapılmıştır.Elas são constituídas de dúzias de corpos humanos torcidos em uma forma de obelisco.
Işığın hızı hala mekaniksel bir aletin bu işi yapmasından daha hızlıdır.É mais fácil alterar a velocidade num motor elétrico do que em um mecânico.
Günümüzde elektronik aletler birçok alanda kullanılmaktadır.Esta técnica é usada hoje em muitos campos médicos.
Çakmaktaşı, Nil vadisinde ilk çıkarılan ve alet yapımında ilk kullanılan malzemeydi.O cobre foi provavelmente o primeiro metal minerado e trabalhado pelo homem.
Bu yaptıkları ile kendini Tanrı'nın bir aleti olarak görmekte idi.Fui descobrindo, com ela, o que era uma entrega a Deus.
Tansiyon aleti (veya sfingomanometre) , kan basıncını belirlemede kullanılır.Da mesma forma, o esfigmomanômetro (medidor da pressão arterial) também mede a pressão manométrica do sangue.
Steril pansuman aletleri, yara dışında hiçbir yere dokundurulmaz.A capacidade de plasticidade cortical não ocorre somente após lesões.
Dalgıç çanı insanlık tarihinin en eski ve en ilkel dalış aletlerindendir.As facas são ferramentas utilizadas desde as mais primitivas eras da humanidade.
Özel aleti, koca bir yelpazedir.O chefe é uma nave gigante.
Bu yetisi elektron mikroskobunu yüksek çözünürlüklü görüntü için yararlı bir laboratuvar aleti yapar.Esta capacidade torna a microscopia eletrônica útil para a imagiologia de alta resolução.
İki çırak, davanın giderek vatan- millet davası gibi büyütülmesine alet olurlar.Sempre pronto para dobrar a lei para fazer as coisas acontecerem, como a maioria dos moradores da cidade.
Bu işlemlere ilave olarak sıcaklık da devamlı ölçülür, sıcaklık aletleri kalibre etmekte kullanılır.Esses termômetros devido a sua precisão, são muitas vezes utilizados para calibrar outros termômetros.
Tarım da modern tarım aletleri kullanılmaktadır.Os homens envolvidos usam ferramentas agrícolas.
Onun yeryüzündeki ölçü aletlerine, tartılara benzemediği söylenmiştir.De Opstanding is nog niet verkondigd aan de mensen op de aarde (dit zal plaatsvinden tijdens het Paasvigilie).
Yay (silah), savaş aleti.Mu Ki (무기) - Wapentechnieken.
Tek bir aletin üstündeki yazılımlar.Liberalen onder één dak.
Bir taş alet en genel anlamda taştan kısmen veya tamamen elde edilmiş herhangi bir alettir.Stenen werktuigen zijn alle geheel of gedeeltelijk uit steen gemaakte werktuigen.
1 saniyede 1 joule enerji harcayan elektrikli alet 1 watt gücündedir.Een lamp met een elektrisch vermogen van 1 watt verbruikt in 1 seconde 1 joule aan elektrische energie.
Barometre, atmosfer basıncını ölçmeye yarayan alet.Barometer om de luchtdruk te meten.
Teleskop bu alanda çok önemli bir alettir.Een telescoop is daarbij zijn belangrijkste hulpmiddel.
Onlar askeri ve hem de tarım aletleri ile donatılmış edilmişlerdi.Ze waren tot de tanden gewapend, doch enkel met landbouwwerktuigen.
Hâlâ da başka müzik aletleri eklenmektedir.Verder zijn muziekinstrumenten bijeengebracht.
Yüzyıllar boyunca birçok tarım aletleri ve teknikleri keşfedilmiş ve geliştirilmiştir.Gedurende die tijd zijn er velerlei machines en motoren ontwikkeld en gebouwd.
Bakınız: Taş alet.Zie ook: stortsteen.
Özel aleti bir balon çubuğudur.Een duurdere methode is een gasballon.
Küçük Buz Çağı'nda 19. yüzyılın ortalarında Aletsch Buzulu 2.5 km daha vadi aşağıya uzanırdı.Na het einde van de kleine ijstijd halverwege de 19e eeuw is de Aletschgletsjer met ongeveer 2,5 km geslonken.
İşte kulağın farklı müzik aletlerini birbirinden ayırmasını sağlayan bu harmoniklerdir.Het museum laat de tonen van verschillende muziekinstrumenten horen.
Bakır, alet ve silah yapımında kullanıldı.Daarom werd het gebruikt in gereedschappen en wapens.
Birçok müzik aleti çalabilir.Ze kan meerdere muziekinstrumenten bespelen.
Oyuncular oyun sırasında yeni silahlar, gereçler ve aletler buluyorlar.De speler heeft nieuwe wapens en voertuigen tot zijn beschikking.
"Acaba neye yarar bu alet?Wat is er aan de hand met dat medicijn?...
Şayet akım ölçülüyorsa (ampermetre), ölçü aleti devreye seri olarak girmelidir.Ook wanneer de troon onbezet is (geen opvolger), stellen de kamers een regent aan.
Alet yapma yeteneği, insan türünü Öteki canlılardan ayıran temel niteliktir.Het taalvermogen is een van de belangrijkste eigenschappen die de mens onderscheiden van de andere dieren.
Harun altınları topladı, oymacı aletiyle buzağı biçiminde dökme bir put yaptı.Zij verpandde aan hem een gouden ring, en in ruil daarvoor kreeg zij voedsel.
Bu nedenle de tek çaresi bu aletleri kendisinin yapmasıydı.Apparaten die hij nodig had maakte hij zelf.
Arka paneli çıkarmak için herhangi bir alete gerek yoktur.Er is geen afhangend uitsteeksel achter die kop.
Ölçü aleti, fiziksel nicelik ölçmeye yarayan bir cihazdır.Meetgereedschap is gereedschap om een natuurkundige grootheid mee te meten.
1984’te ayrıca taş aletler ortaya çıkarıldı.In 1984 werden ook hier de sporen opgebroken.
Artık avlanma aleti hazırdır.De jacht op Stef is geopend.
Willow'un hediyesi, bir masaj aletidir.Cherlindrea geeft Willow een toverstaf.
Rebetika müzik kültürünün etkin müzik aletidir.De onvermijdelijke culturele revolutie.
Aletler ve teçhizatlar getirtildi.Verhuur van materieel en gereedschap.
Elektronik müzik, elektronik aletler yardımıyla yapılan müzik türüne verilen bir isimdir.Elektronische muziek is een verzamelterm voor muziek die gemaakt is met elektronische muziekinstrumenten.
Daha sonra ilginç müzik aletleri yaratıyorlar.Ze kocht waardevolle muziekinstrumenten aan.
Dolanan ark aletleri tehlikelidir.Zelfgemaakte explosieven zijn riskant.
Tarım modern alet ve makinalar kullanılarak yapılmaktadır.Het kost veel tijd om fabrieken en machines te bouwen.
El feneri - Işık vermeye yarayan bir el aleti.Hand apparaat (hand device) Een apparaat dat om de hand gedragen moet worden.
Klavyeli çalgılar, bir klavye kullanarak çalınan müzik aletleridir.Strijkinstrumenten zijn muziekinstrumenten die bespeeld worden met een strijkstok.
Kaşık bir ritim aleti olarak da kullanılmaktadır.In zekere zin is een rommelpot dus ook een strijkinstrument.
Aynı aletlerin bazıları iğne işinin farklı çeşitlerinde kullanılabilir.Verschillende objecten kunnen verschillende vormen van AI gebruiken.
Yeterince dezenfekte olmamış aletler iltihaplanmalar meydana getirir.Niet gemotoriseerde aanhangrijtuigen komen weinig meer voor.
Buna alet olmayacağım.Ik blijf hierbuiten.
Barometre, atmosfer basıncını ölçmeye yarayan alet.Barometr – przyrząd do pomiaru ciśnienia atmosferycznego.
1969 yılında Boyle'ile birlikte CCD aletini icat etmiştir.W 1969 roku wraz z Willardem Boyle wynalazł matrycę CCD.
Onun yeryüzündeki ölçü aletlerine, tartılara benzemediği söylenmiştir.Nie lubią przebywać na ziemi - są na niej dość nieporadne, poruszają się skokami.
Özel aleti bir yoyodur.Zabawkom wydaje się, że to idylla.
Aletler ve teçhizatlar getirtildi.Narzędzia i sprzęty.
Şapkasının altında yüzlerce alet vardır.Trzyma wiele noży w swoim kapeluszu.
"Acaba neye yarar bu alet?Jakie narzędzia pozwolą to osiągnąć?”.
İşletim sistemi basit ve alete özeldir.Układ elektryczny jest prostym i szczególnym przypadkiem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
alet ile cümle - Sayfa 16 - alet kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App