Ana içeriğe geç
Sözlük

alet ile cümle

alet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Apollo uçuşlarının tamamında bilimsel ölçüm aletleri, Ay yüzeyine yerleştirildi.أنزلت خلال رحلات أبولو حزم كبيرة من المعدات العلمية على سطح القمر.
Onun yeryüzündeki ölçü aletlerine, tartılara benzemediği söylenmiştir.فقالوا: إن الأرض ليس بها أنيس وعليها وحشة فحرضهم وحثهم على ذلك.
Paleo-Kızılderili gruplar yetenekli avcılardı ve çok çeşitli aletler taşıyorlardı.وكانت مجموعات هنود باليو صيادين محترفين وحملوا معهم مجموعة متنوعة من الأدوات.
Bu nedenle de tek çaresi bu aletleri kendisinin yapmasıydı.بدلا من ذلك، أنها محاولة لتوفير هذه الموارد أنفسهم.
Elbise askısı - Giyisileri asmaya yarayan alet.الكرته: أداة تساعد في لبس الحذاء.
Alet, adının da ifade ettiği gibi kemik kesmek için kullanılmıştır.وكما يوحي الاسم، كان يستخدم في قطع العظام.
Filler alet kullandığı bilinen birkaç hayvan türünden biridir.تشاهد أنواع من الحيوان تستخدم أدوات.
5- Hiç bilmeyerek alet olanlar.خمسة أسرار لاتعرفونها عن..
2004 yılında WCA Stackmat zamanlayıcısı adı verilen özel bir alet ile birlikte yeni kurallar belirlendi.في عام 2004، أمرت إلزامية لاستخدام جهاز توقيت خاص يسمى جهاز توقيت ستاكمات (Stackmat).
Bir de şu var: Mehmet Ali Sel benim bazı tecrübelerime alet olmuş bir isimdir.وأيضاً محمد علي سال هو اسم عباره عن أداه لبعض تجاربي".
"Acaba neye yarar bu alet?لكن ما فائدة هذه العملية ؟!
Aynı aletlerin bazıları iğne işinin farklı çeşitlerinde kullanılabilir.ويمكن استخدام نفس الأدوات في العديد من الأنواع المختلفة للتطريز.
Bir taş alet en genel anlamda taştan kısmen veya tamamen elde edilmiş herhangi bir alettir.الأدوات الحجرية هي الأدوات المصنوعة جزئيًا أو كليًا من الحجر.
Takımlarda altın madalya, bireyselde ise denge aletinde gümüş madalya kazandı.انها فعلت، ولكن الفوز بالميدالية الذهبية على جهاز عارضة التوازن.
Yontmataş buluntuları obsidiyen ve çakmaktaşından kesiciler ve kazıyıcı aletlerdir.أقسام الطاهر والطاهر الباطن من عصمه الله من الوساوس والهواجس.
Bu aletler Orta Çağdan beri kullanılmaktadır.واستمر استخدام تلك التصميمات حتى العصور الوسطى.
1881'de Frederik Kaiser'in yeğeni Aletta Catharina Kaiser ile evlendi.عام 1881 هندريك تزوج من اليتا كاترينا كايزر، ابنة أخو فردريك كايزر.
Şempanzeler aletler yapıp bunları besin kaynaklarına ulaşmak veya sosyal gösteriler yapmak için kullanırlar.تصنع الشمبانزيات الأدوات ويستخدمها للحصول على الطعام والسلوكيات التعبيرية الاجتماعية.
Hâlâ da başka müzik aletleri eklenmektedir.تبنى مي بنشاط أيضا أنواعا أخرى من الموسيقى.
Görsel olarak ya da elektronik aletler kullanılarak gerçekleştirilebilir.يمكن القيام به بصريًا، أو باستخدام الأجهزة الإلكترونية.
Her görev için kızlara casus aletleri oluşturmaktadır.يمكنك اختيار جواسيس أو مخادعين لكل مهمة من المهام.
Kalsedonun da alet yapımında kullanıldığı görülmektedir.وبالرغم من أن ذلك يتم يدويًا، فالماكينات مستخدمة أيضًا.
Barometre, atmosfer basıncını ölçmeye yarayan alet.جهاز البارومتر وهو مقياس للضغط الجوي.
Çatal bıçak takımı, yemek yemede kullanılan aletlerdir.سكين المطبخ هي أي نوع من أنواع السكاكين التي تستخدم في عملية تحضير الطعام.
Grup geleneksel ve elektronik aletler kullanır.فهم يستخدمون الأساليب والمعدات القديمة.
Öne çıkan örneklerden biri otomobilden bir suç aleti olarak yararlanan Bonnot çetesidir.وعصابة بونت هي واحدة من أكبر العصابات المميزة التي استفادت من السيارات كأداة جنائية.
Elektronik diş fırçaları popüler, ağız hijyenine yardımcı aletlerdir.شاع أيضاً استخدام فرشاة الأسنان الكهربائيّة باعتبارها أداة تُساعد على الحفاظ على صحة و نظافة الفم.
İlk elektrik ölçen aleti, elektroskopu, versorium adını verdiği dönel bir ibre şeklinde icat etmiştir.واخترع أول جهاز قياس كهربائي وهو الكاشف الكهربي، على شكل إبرة متمحورة.
İlk madde (maddî ûlâ), yer kaplayan varlıkların meydana getirici bir aletidir.وهي من أول الواجبات من العبادات التي كلف الله الحي المزكى بها الإنسان الصابئي.
Tüm yontmataş buluntularının % 15'i alet, geri kalanları ise artıklardır.«خمسون في المائة من الأندية يخسرون الأموال، و العملية في تزايد.
Kemik ve taştan daha kullanışlı aletler yapılmıştır.ويصنع أدواته من العظام والحجارة.
İşçi aletlerini temizliyor.العامل ينظف آلاته
Fakat sürekli deneyimliyoruz ve çalıştığımız stüdyoda ne kadar alet varsa kullanıyoruz.Mas sempre estamos experimentando e usando qualquer equipamento que tiver no estúdio em que trabalhamos.
Babası Charles-Joseph Sax da bir müzik aletleri yapımcısıydı.O pai, Charles-Joseph Sax, também era construtor de instrumentos.
Bir taş alet en genel anlamda taştan kısmen veya tamamen elde edilmiş herhangi bir alettir.Uma ferramenta de pedra é, no sentido mais geral, qualquer ferramenta feita, parcial ou totalmente, de pedra.
Şarkıyı söyledikçe siyah geometrik desenli bir perde arkadan geliyor ve tüm müzik aletlerini yutuyor.Conforme ele canta, uma tela preta de padrão geométrico surge e engole todos os aparelhos musicais presentes.
Sushruta Samhita tarafından tanımlanan cerrahi aletler batı dünyasında modifiye edilmiştir.Os instrumentos descritos no Sushruta Samhita foram modificados e aperfeiçoados no mundo ocidental.
Ve belgili tanımlık becerikli alet-ebilmek bağlamak onları dostluk Telecard olduğunu (親友テレカ Shin'yū Tereka?).E o gadget pode conectá-los é Amizade Telecard (親友テレカ Shin'yū Tereka).
Şapkasının altında yüzlerce alet vardır.Ele mantém muitas facas em seu chapéu.
Hikâyede, Alethea adında bir deniz kızına aşık olan bir denizci anlatılır.É sobre um tenente da marinha que se apaixona por uma gueixa.
Önemli bileşenler vakum tüpleri ya da transistörler gibi aktif aletler içerir.Seus componentes principais são dispositivos ativos, tais como válvulas ou transistores.
Bu silaha ait altı mermi ve aletleride taşımaktaydı.Foram necessários seis mil desses canhões.
Bart, Homer'ın güneş tutulması için yaptığı aleti bozar.Bart quer ajudar Homer a engordar.
Pek çok kuş türünün de alet kullandığı kaydedilmiştir.Inúmeras espécies de aves também foram reportadas por serem capazes de utilizar algumas ferramentas.
En sonunda "T" aletinde karar kıldı.Finalmente a leitura "T."
Alboka, çifte borulu Bask kökenli bir müzik aletidir.Sem Limite é uma coletânea dupla da banda de axé music Babado Novo.
Hastanenin her bir bölmesi modern tıbbi ekipman ve aletlerle donatılmıştır.Todo o edifício será servido por aparelhos sanitários dos mais modernos.
Bu aletler Orta Çağdan beri kullanılmaktadır.Essa bebida já existe desde a Idade Média.
Tokmak ilk icat edilen el aletlerden biridir.Unidades de medição foram uma das primeiras ferramentas inventadas pelo homem.
Kullanımı gayet basit olan bir alettir.Um capacitor é um dispositivo bastante simples.
Bizim için bilgisayar hacklemek için aletler yapar.Seus dons são apenas o de hackear a informática.
Sanat siyasetin aleti olmamalıdır.Não acredito em arte política.
Geminin gerekli tüm ileri teknoloji alet ve ekipmanlarının Mayıs 2013 sonuna kadar takılması planlanıyor.Do lado francês, toda a estrutura viárias e aduaneira está pronta desde o fim de 2011.
Her müzik aletinin farklı bir harmonik yapısına sahiptir.Cada musica tem um mood diferente.
Onun yaptığı her aletin bir sırrı vardır.Cada ofício desta possui um lema.
Şiçepşin, yaylı çalgılar sınıfından Adıgelerin kullandığı müzik aletidir.A música fala sobre a vida de uma prostituta da alta classe.
Ayrıca beldede tarım mallarınını işleyen besin sanayi ve makine aletler sanayi imalatı kurulmuştur.É a quantidade de unidades de produto que as máquinas e equipamentos instalados são capazes de produzir.
Eline aldığı ilk müzik aleti flüttür.Seu primeiro instrumento musical foi a flauta.
Uzun bir hortum yakıt tankını lülesinde ateşleme aleti bulunduran bir tüpe bağlardı.Um pequeno painel de instrumentos apareceu sobre o tanque de combustível falso.
1969 yılında Boyle'ile birlikte CCD aletini icat etmiştir.Em 1969 inventou, juntamente com Willard Boyle, o CCD.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
alet ile cümle - Sayfa 15 - alet kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App