alet ile cümle
alet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kendilerine verilen sihirli çalgı aletleri sayesinde karşılaştıkları tehlikelerden kurtulurlar.Sie werden auch wegen ihnen zugeschriebenen magischen Fähigkeiten gefürchtet.
İki yıl sonra, Kazak Halk Müzik Aletleri Orkestrası kurulmuştur.Zwei Jahre später wurde das Kasachische Staatliche Qurmanghazy-Orchester für Volksmusikinstrumente gegründet.
Ayrıca elçiye bir "biz" (dikiş aleti) vermelerini ister.Wer sind wir, wenn wir nicht den Gesandten Gottes fragen?
Bu aleti geliştiren kişi ise Sir David Brewster olmuştur.Die Idee soll von Sir David Brewster stammen.
Fakir Ev Aletleri, Alman menşeili elektrikli ev aletleri üreticisi.Der Produktbereich Elektrowerkzeuge bedient den deutschen Heimwerker-Markt.
Alet çalıştırılır.Sie werden aktiviert.
Altı aletli jimnastik dalında finale çıktı.Es sind mindestens sechs Spiele offiziell unter dem Punisher-Logo erschienen.
Bazı aletler her iki gruba da dahil olabilir.In einigen Fällen können die Werkzeuge auch beides.
Ancak Sun bu aletlerin ne olduğunu bilmemektedir.Wir können wissen, wie es ist, diese Sachen zu besitzen.
Denge aletinde 2005 ve 2007 Dünya şampiyonudur.Er wurde bei den Amateuren 2005 und 2007 Weltmeister im Mittelgewicht.
Denge aleti geleneksel olarak sadece kadınlar içindir.Das Kochen ist traditionell ausschließliche Aufgabe der Frauen.
En sonunda "T" aletinde karar kıldı.Hier fügte er seinem Namen das Schluss-„t“ an.
50'nin üzerinde Müzik aleti çalabilmektedir.Die Musiker spielen in ihren Konzerten auf über 50 mittelalterlichen Instrumenten.
Ekipte işe yarayacak birçok aleti kendisi yapmıştır.Er baute viele seiner Instrumente selber.
Daha sonraları trompet, obua ve boru benzeri müzik aletleri yaygınlaştı.Daneben wurden andere Musikinstrumente wie Flöten und Pfeifen entdeckt.
İlk müzik aletleri flüt ve arptı.Andere Musikinstrumente waren das Flageolett und die Flöte.
O alet günümüzde kalmadı.Heute besteht die Anlage nicht mehr.
Onu yapmak için özel bir alete ihtiyacın olacak.Tu auras besoin d'un outil spécialisé pour le faire.
Burada her çeşit müzik aletini bulacaksınız.Ici, vous trouverez des instruments de musique de toutes sortes.
Onun yeryüzündeki ölçü aletlerine, tartılara benzemediği söylenmiştir.La Terre Sainte, ainsi appelle-t-on l'en-but adverse, n'était pas chez eux un vain mot ».
Paleo-Kızılderili gruplar yetenekli avcılardı ve çok çeşitli aletler taşıyorlardı.Les groupes de paléoindiens étaient des chasseurs efficaces et utilisaient une grande variété d'outils.
Şapkasının altında yüzlerce alet vardır.Elle compte plusieurs centaines de chapeaux.
Eskiden en kıymetli el işleri bu aletle işlenirdi.On y conservait autrefois les objets les plus précieux.
Mum makası, yanan mumları söndürmede kullanılan bir alettir.Un mouchoir est un outil dont on se sert pour éteindre les bougies, en les étouffant.
Iron Maiden (işkence aleti), kurgusal bir işkence aleti.Une vierge de fer, un instrument de torture.
Musée des Arts et Métiers (Paris) bilimsel alet ve buluşların korunması üzerinde duruluyor.Le Musée des arts et métiers (Paris) est spécialisé dans le patrimoine des instruments scientifiques.
Benjamin Franklin’in ‘insan alet yapan hayvandır’ tanımına atıf yapılmıştır – yani ‘yapan insan’dır.Benjamin Franklin a également énoncé que « L’homme est un animal fabricateur d’outils » (toolmaking animal).
Onun yaptığı her aletin bir sırrı vardır.Chacune de ces ombres lui confie un secret.
Ütü, kumaşların kırışıklıklarını düzeltmek için kullanılan alet.Mais juste le réparer, à la façon dont on répare les vases brisés.
Pirinç boğa, Sicilya boğası veya bronz boğa Antik Yunanistan'da icat edilen bir tür işkence aleti.Le taureau d'airain ou taureau de Phalaris est un instrument de torture inventé en Grèce antique.
Günümüzde elektronik aletler birçok alanda kullanılmaktadır.Les dynamomètres sont de nos jours utilisés dans de nombreux domaines.
Her müzik aletinin farklı bir harmonik yapısına sahiptir.Chaque muse porte un instrument de musique différent.
Bu nedenle de tek çaresi bu aletleri kendisinin yapmasıydı.Il eut alors l'occasion de jouer de tous les instruments par lui-même.
Alet, uygulandığı kişinin kişiliklerini ayırmaktadır.Ils étaient représentatifs du statut de la personne qui les portent.
Müzik aletlerinde bunu çok net görebiliriz.Cela transparait assez clairement dans leur musique.
Şarkı, insan sesinin müzik aletleri yardımıyla oluşturduğu beste.Le chant représente l'ensemble de la production de sons musicaux à l'aide de la voix humaine.
İcat ettiği cerrahi aletlerden bazıları günümüzde hala kullanılmaktadır.Certains instruments de laboratoire qu'il a développés sont toujours employés de nos jours.
Bizim için bilgisayar hacklemek için aletler yapar.Pour ce travail, Cerqueira emploie les outils informatiques.
Küçük Buz Çağı'nda 19. yüzyılın ortalarında Aletsch Buzulu 2.5 km daha vadi aşağıya uzanırdı.Depuis la fin du petit âge glaciaire au XIXe siècle, le glacier a reculé d'environ deux kilomètres.
Jerry, aletini alır üflemek ister.Jerry amène ses affaires au pressing.
Yontmataş buluntuları obsidiyen ve çakmaktaşından kesiciler ve kazıyıcı aletlerdir.Les Arabes: descendants des Sahari, des Châamba et des Athbedj.
Hayvanlar alet kullanarak yapılar da inşâ eder.Que les bêtes ont l'usage de la raison.
Kargaburnu : Demircilikte kullanılan bir alet.Mecanizado : Cigare fait à la machine.
Dolanan ark aletleri tehlikelidir.Les tondeuses à gazon sont des engins dangereux.
Hastanenin her bir bölmesi modern tıbbi ekipman ve aletlerle donatılmıştır.Tous les services d’hospitalisation sont modernisés au niveau de la structure et des équipements.
Eserde 138 resim ve 168 alet resmi bulunmaktadır.94 pages avec 148 objets décrits.
Bazı aletler her iki gruba da dahil olabilir.Certains obstacles peuvent également appartenir à deux catégories.
Saat, zamanı ölçmeye yarayan alettir.Une montre est un instrument de mesure du temps qui se porte sur soi.
En sonunda kesici alet kalbe saplanır ve mahkûmûn kafası kesilir.Mais un jour il coupe le bras d’un magistrat et finit emprisonné.
Zaman zaman sadıçların yalanlarına alet olur.Il est très fréquent de voir des mendiants jouer de cet instrument.
Bunların hemen hemen hepsi çakmaktaşından yapılma aletlerdir.Quasiment tous les morceaux sont instrumentaux.
Barometre, atmosfer basıncını ölçmeye yarayan alet.Un baromètre permet de mesurer la pression d'air à l'intérieur.
Takım finallerinde her ülke tüm aletleri için 3 sporcu seçme hakkına sahipti.Lors de cette finale, chaque équipe choisit trois gymnastes pour chaque appareil.
Güvenlik bir ölçü aletinde tüm parametrelerin önünde gelmektedir.Temps d'attaque paramétrables pour chaque instrument.
Tarım aletleri, müzik aletleri yapımında kullanılır.Les graines sont utilisées dans la fabrication des bijoux et des instruments de musique.
En sonunda "T" aletinde karar kıldı.Le « t » final y est prononcé.
Bakır, eski Mısır'da alet yapımında kullanılan en önemli madendi.Cependant, le cuivre est le métal le plus courant dans la fabrication d'outils dans l'Égypte antique.
"AP gericidir, bölücü tahriklerle ve dini siyasete alet etmekle uğraşmaktadır" der.Toutefois, « le temps fait son œuvre parmi les élites religieuses et politiques judéennes ».
Hırdavatçıda birçok kullanışlı alet vardır.Hay muchos aparatos útiles en la ferretería.
Şarj aletim bozuldu.Se me rompió el cargador.