aldattı ile cümle

aldattı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Siz beni aldattınız.그는 나를 속였어.
Duyularımız bazen bizi aldattığına göre, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını farzetmeliyim.이를테면, 우리의 감각은 때때로 우리를 속이기에, 나는 우리에게 나타나는 모든 것이 실은 존재하지 않는다고 가정하기로 하였다.
Rusalka Prense görünür ve neden kendini aldattığını sorar.그러자 레긴은 시구르드에게 왜 왕의 마구간지기 노릇을 하면서 정작 자기 말은 없냐고 묻는다.
Siz beni aldattınız.פיתו אותי.
Rusalka Prense görünür ve neden kendini aldattığını sorar.צוקו מתעמת מאוחר יותר עם אזולה, ושואל מדוע היא שיקרה בשבילו.
4. sezonda Juliet Jin'e Sun'ın onu aldattığını söylemek zorunda kalır.В седми сезон Лий продава къщата си на Пол Янг.
Can'ın annesi, kendisi aldattığını ve başka kadından bir de kızı olduğunu öğrendiğinden intihar etmiştir.Ona je istraživala smrt svoje majke jer joj je baka ispripovijedala kako ju je neki plemić oteo i ubio.
O zaman kendisini aldattığımı anlar.Zdaj ve, da jo je izdal.
Siz beni aldattınız.Olen mõistuse reetnud.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.auringon paahtaessa ne ehtyvät, ne häviävät paikastansa helteen tullen.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.Czasu którego topnieją, zaginą; a czasu gorącości niszczeją z miejsca swego.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.En el tiempo del calor son silenciados, y al calentarse desaparecen de su lugar
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.따뜻하면 마르고 더우면 그 자리에서 아주 없어지나니
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.ma al tempo della siccità svaniscono e all'arsura scompaiono dai loro letti
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.men på den tid de treffes av solens glød, tørkes de ut; når det blir hett, svinner de bort.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.men som åter försvinna, när de träffas av hettan, och torka bort ifrån sin plats, då värmen kommer.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.men som svandt ved Solens Glød, tørredes sporløst ud i Hede;
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.Mikor átmelegülnek, elapadnak, a hõség miatt fenékig száradnak.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.Nhưng trong khi giựt xuống , khe bèn khô cạn , Lúc nắng giọi , nó lại biến khỏi chỗ nó .
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.Nhưng trong khi giựt xuống, khe bèn khô cạn, Lúc nắng giọi, nó lại biến khỏi chỗ nó.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.no tempo do calor vão minguando; e quando o calor vem, desaparecem do seu lugar.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.Ob času, ko solnce vanje pripeka, presihajo, in ko je vroče, izginejo s svojega kraja.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.v čase, keď sú ožehané slnkom, vysychajú; keď býva horúco, miznú zo svojho miesta.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.V čas horka vysychají; když sucho bývá, mizejí z místa svého.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.Viennent les chaleurs, et ils tarissent, Les feux du soleil, et leur lit demeure à sec.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.vine arşiţa vremii şi seacă, vine căldura soarelui, şi li se usucă albia.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.zur Zeit, wenn sie die Hitze drückt, versiegen sie; wenn es heiß wird, vergehen sie von ihrer Stätte.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.οταν θερμανθωσιν, εκλειπουσιν οταν γεινη θερμοτης, εξαλειφονται απο του τοπου αυτων.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.Когато се стоплят изчезват; Когато настане топлина изгубват се от мястото си;
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.Когда становится тепло, они умаляются, а во времяжары исчезают с мест своих.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.בעת יזרבו נצמתו בחמו נדעכו ממקומם׃
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.اذا جرت انقطعت. اذا حميت جفت من مكانها.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.天 氣 漸 暖 、 就 隨 時 消 化 . 日 頭 炎 熱 、 便 從 原 處 乾 涸
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.天氣 漸暖 、 就 隨時 消化 . 日頭炎熱 、 便從 原 處乾涸
Ama, yakında, anılarının kendisini aldattığını fark edecek.Ale, brzy zjistí, že je bytost oklamaná vzpomínkami.
Ama, yakında, anılarının kendisini aldattığını fark edecek.Ale on... wkrótce zda sobie sprawę, że jest zwodzony przez wspomnienia.
Ama, yakında, anılarının kendisini aldattığını fark edecek.Dar... ... în curând va realiza că e pe cale să fie trădat de propriile-i amintiri.
Ama, yakında, anılarının kendisini aldattığını fark edecek.Maar, hij zal gauw achterkomen dat hij wordt misleid door zijn herinneringen.
Ama, yakında, anılarının kendisini aldattığını fark edecek.Mais, bientôt il réalisera que ses souvenirs l'ont dupé.
Ama, yakında, anılarının kendisini aldattığını fark edecek.Mas, pronto advertirá que está siendo engañado por sus recuerdos.
Ama, yakında, anılarının kendisini aldattığını fark edecek.Nhưng, cậu ta sẽ sớm nhận ra rằng cậu ta đã lừa dối chính mình.
Ama, yakında, anılarının kendisini aldattığını fark edecek.Tapi... ...dia akan segera menyadari kalau dia sedang diperdaya oleh ingatannya
Ama, yakında, anılarının kendisini aldattığını fark edecek.Toda, kmalu bo spoznal, da so ga spomini prevarali.
Ama, yakında, anılarının kendisini aldattığını fark edecek.Но, той скоро ще осъзнае, че е завладян от спомени.
Ama, yakında, anılarının kendisini aldattığını fark edecek.,אך הוא בקרוב יבין שהוא .הולך שולל מזיכרונותיו
- Bana yalan söyleme. Beni aldattın.Anh đã gạt tôi.
- Bana yalan söyleme. Beni aldattın.Je hebt me misleid.
- Bana yalan söyleme. Beni aldattın.Kamu memperdayaiku.
- Bana yalan söyleme. Beni aldattın.M-ai înşelat.
- Bana yalan söyleme. Beni aldattın.Me has engañado.
- Bana yalan söyleme. Beni aldattın.Oszukałeś mnie.
- Bana yalan söyleme. Beni aldattın.Podvedl jsi mě.
- Bana yalan söyleme. Beni aldattın.Prevaral si me.
- Bana yalan söyleme. Beni aldattın.Tu m'as trompée.
- Bana yalan söyleme. Beni aldattın.Ти ме излъга.
- Bana yalan söyleme. Beni aldattın..אל תשקר לי .אתה רימית אותי
Buradaki beyaz kenardan daha beyazını koyduğumu ve sizi aldattığımı düşünebilirsiniz.Anda mungkin berpikir saya curang karena saya menaruh batas yang lebih putih di sana.
Buradaki beyaz kenardan daha beyazını koyduğumu ve sizi aldattığımı düşünebilirsiniz.Ați putea crede că am trișat, că am pus o mică granița mai albă acolo.
Buradaki beyaz kenardan daha beyazını koyduğumu ve sizi aldattığımı düşünebilirsiniz.Có thể các bạn nghĩ rằng tôi đã ăn gian rằng tôi đã làm cho viền quanh trắng hơn bình thường.
Buradaki beyaz kenardan daha beyazını koyduğumu ve sizi aldattığımı düşünebilirsiniz.Ehkä ajattelet, että olen huijannut, että olen laittanut siihen valkoistakin valkoisemman reunan.
İlgili Sayfalar