Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Älä ole syyttä todistajana lähimmäistäsi vastaan, vai petätkö sinä huulillasi?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Bär icke vittnesbörd mot din nästa utan sak; icke vill du bedraga med dina läppar?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Chớ làm chứng vô cớ nghịch kẻ lân cận mình; Con há muốn lấy môi miệng mình mà phỉnh gạt sao?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Chớ làm_chứng vô_cớ nghịch kẻ lân_cận mình ; Con há muốn lấy môi miệng mình mà phỉnh gạt sao ?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Janganlah menjadi saksi terhadap orang lain tanpa alasan yang patut; janganlah juga berdusta mengenai dia
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.너는 까닭없이 네 이웃을 쳐서 증인이 되지 말며 네 입술로 속이지 말지니라
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.légy bizonyság ok nélkül a te felebarátod ellen; avagy ámítanál-é [valakit] a te ajkaiddal?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Não sejas testemunha sem causa contra o teu próximo; e não enganes com os teus lábios.
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Ne bodi brez sile priča zoper bližnjega svojega, in zakaj bi varal z ustnami svojimi?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Nebuď svedkom proti svojmu blížnemu, bez príčiny, a čo by si azda navádzal a klamal svojimi rtami?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Nebývej svědkem všetečným proti bližnímu svému, aniž lahodně namlouvej rty svými.
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Ne témoigne pas à la légère contre ton prochain; Voudrais-tu tromper par tes lèvres?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Nie bądź świadkiem lekkomyślnym przeciw bliźniemu swemu, ani czyń łagodnych namów wargami swemi.
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Non testimoniare alla leggera contro il tuo prossimo e non ingannare con le labbra
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.No testifiques sin causa contra tu prójimo, ni le engañes con tus labios
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Nu vorbi în chip uşuratic împotriva aproapelui tău; ori ai vrea să înşeli cu buzele tale? -
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Sei nicht Zeuge ohne Ursache wider deinen Nächsten und betrüge nicht mit deinem Munde.
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Treed niet zomaar op als getuige tegen uw naaste, want een onjuist getuigenis is niet goed.
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Vær ikke vidne mot din næste uten årsak! Eller skulde du gjøre svik med dine leber?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Vidn ikke falsk mod din Næste, vær ikke letsindig med dine Læber;
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Μη ησο μαρτυς αδικος κατα του πλησιον σου, μηδε απατα δια των χειλεων σου.
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Не бивай свидетел против ближния си без причина, Нито мами с устните си.
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Не будь лжесвидетелем на ближнего твоего: к чему тебе обманывать устами твоими?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.אל תהי עד חנם ברעך והפתית בשפתיך׃
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.لا تكن شاهدا على قريبك بلا سبب. فهل تخادع بشفتيك.
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.不 可 無 故 作 見 證 、 陷 害 鄰 舍 . 也 不 可 用 嘴 欺 騙 人
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.不可無 故作 見證 、 陷害 鄰舍 . 也 不 可 用嘴 欺騙人
Biraz aldatmacalı bir soru.Das ist schwierig.
Biraz aldatmacalı bir soru.Det är rätt klurigt.
Biraz aldatmacalı bir soru.È complicato.
Biraz aldatmacalı bir soru.Es un poco engañoso.
Biraz aldatmacalı bir soru.É um pouco complicado.
Biraz aldatmacalı bir soru.Het is een beetje lastig.
"Bir sihirbaz sizi aldatmayı vaat eder ve bunu yapar.""Een goochelaar belooft je te bedriegen, en dat doet hij."
"Bir sihirbaz sizi aldatmayı vaat eder ve bunu yapar."Ein Zauberer verspricht, dich zu täuschen, und er tut es."
"Bir sihirbaz sizi aldatmayı vaat eder ve bunu yapar."마술가는 여러분을 속이겠다고 약속하고, 실제로 그러니까요."
"Bir sihirbaz sizi aldatmayı vaat eder ve bunu yapar.""Kúzelník sľúbi, že vás oklame a dodrží to."
"Bir sihirbaz sizi aldatmayı vaat eder ve bunu yapar.""Magik obiecuje cię oszukać, i to robi".
"Bir sihirbaz sizi aldatmayı vaat eder ve bunu yapar.""Um mágico promete iludir-vos e cumpre".
"Bir sihirbaz sizi aldatmayı vaat eder ve bunu yapar.""Un magician promite că vă va înșela și o face."
"Bir sihirbaz sizi aldatmayı vaat eder ve bunu yapar.""Un magicien promet de vous tromper, et c'est ce qu'il fait."
"Bir sihirbaz sizi aldatmayı vaat eder ve bunu yapar.""Un mago promete engañarte, y lo hace".
"Bir sihirbaz sizi aldatmayı vaat eder ve bunu yapar.""Un mago promette di ingannarvi, e lo fa".
"Bir sihirbaz sizi aldatmayı vaat eder ve bunu yapar.""Волшебник обещает обмануть вас, и он это делает".
"Bir sihirbaz sizi aldatmayı vaat eder ve bunu yapar.""Магьосник обещава да ви заблуди и го прави."
"Bir sihirbaz sizi aldatmayı vaat eder ve bunu yapar.""קוסם מבטיח להטעות אותך, וכך הוא עושה."
"Bir sihirbaz sizi aldatmayı vaat eder ve bunu yapar.""الساحر يعد بخداعك، ويقوم بذلك."
"Bir sihirbaz sizi aldatmayı vaat eder ve bunu yapar."私は正直なマジシャンでいたいと思います
Boş şeye güvenerek kendini aldatmasın, Çünkü ödülü boşluk olacaktır.Ale nevěří, že v marnosti jest ten, jenž bloudí, a že marnost bude směna jeho.
Boş şeye güvenerek kendini aldatmasın, Çünkü ödülü boşluk olacaktır.Älköön hän turvatko turhuuteen - hän pettyy; sillä hänen voittonsa on oleva turhuus.
Boş şeye güvenerek kendini aldatmasın, Çünkü ödülü boşluk olacaktır.Dacă se încrede în rău, se înşeală, căci răul îi va fi răsplata.
Boş şeye güvenerek kendini aldatmasın, Çünkü ödülü boşluk olacaktır.Er wird nicht bestehen, denn er ist in seinem eiteln Dünkel betrogen; und eitel wird sein Lohn werden.
Boş şeye güvenerek kendini aldatmasın, Çünkü ödülü boşluk olacaktır.Han stole ikke på Tomhed han farer vild thi Tomhed skal være hans Løn!
Boş şeye güvenerek kendini aldatmasın, Çünkü ödülü boşluk olacaktır.I sin förvillelse må han ej lita på vad fåfängligt är, ty fåfänglighet måste bliva hans lön.
Boş şeye güvenerek kendini aldatmasın, Çünkü ödülü boşluk olacaktır.그는 스스로 속아 허망한 것을 믿지 말 것은 허망한 것이 그의 보응이 될 것임이라
Boş şeye güvenerek kendini aldatmasın, Çünkü ödülü boşluk olacaktır.Naj se ne zanaša na laž, prevaran bo, kajti prevara mu bo v povračilo.
Boş şeye güvenerek kendini aldatmasın, Çünkü ödülü boşluk olacaktır.Não confie na vaidade, enganando-se a si mesmo; pois a vaidade será a sua recompensa.
Boş şeye güvenerek kendini aldatmasın, Çünkü ödülü boşluk olacaktır.Nech neverí v márnosť, blúdi; lebo márnosť, bude to, čo dostane do zámeny.
Boş şeye güvenerek kendini aldatmasın, Çünkü ödülü boşluk olacaktır.Ne higyjen a hívságnak, a ki megcsalatott, mert hívság lészen annak jutalma.
Boş şeye güvenerek kendini aldatmasın, Çünkü ödülü boşluk olacaktır.Ngươi chớ nên cậy sự hư không mà bị lừa dối; Vì sự hư không sẽ là phần thưởng của người.