Ana içeriğe geç
Sözlük

aldatma ile cümle

aldatma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Akademik sahtekarlık, akademi dünyasındaki herhangi bir aldatma türü için kullanılan terimdir.Fraude acadêmica é todo tipo de prática antiética relativa a trabalho acadêmico.
Daha sonraları Sudoplatov bu operasyonu "Savaş oyununun en iyi telsiz aldatması" olarak nitelendirmiştir.Mais tarde, Theodore Roosevelt caracterizou este como "o maior crime da guerra".
Önceki yarışlara benzer, o hala hile, aldatmaca ve sabotajın olduğu yerdi.Tornou-se habitual a penitência de obras menos exigentes, tais como orações, esmolas e jejuns.
"Gizli Kalmış Bir Edebi Aldatmaca", Murat Yalçın, Kitap-lık, No.106, Haziran 2007 ."Ao mestre com carinho", Jornal de Opinião, n.680, Belo Horizonte, 10/06/2002.
Aldatmak, Brezilyalı yazar Paulo Coelho'nun 2014'te çıkardığı roman.Adultério é um livro do escritor brasileiro Paulo Coelho, lançado em 2014.
Aslında bu yaverlik bir aldatmacaydı.Claramente, isto era uma armadilha.
Hâlbuki Şeytan onlara aldatmadan başka bir şey vaat etmez."Daardoor zijn de zondaren niet meer aan de eeuwige heerschappij van de duivel onderworpen.
Bunlar inananları aldatmak için yaldızlı sözler fısıldar, telkinlerde bulunurlar.Hiermee werden van gelovigen die oprecht berouw toonden hun zonden vergeven.
Babası ise annesini aldatmaktadır.Maar hij onderschat zijn moeder.
Onu aldatmaya çalıştığı için kadına bir tokat atar.Ze is verdrietig omdat ze haar hebben verteld dat hij haar heeft bedrogen.
Bu aldatmaca Ponzi yönteminin bir çeşididir.Deze constructie doet denken aan een ponzifraude.
Ona göre, herkes kendisini aldatmaktadır.Met hun gegak hebben de ganzen hem echter verraden.
Aslında bu yaverlik bir aldatmacaydı.Deze schijnbare rust was bedrog.
İlk olarak Harold Pinter'in Aldatma adlı oyununu sahneledi.Bij het Publiekstheater bracht hij het toneelstuk Bedrog van Harold Pinter.
Truva atları, ilgi çekici görünen ama aslında aldatmaya yönelik zararlı dosyalardır.Het dilemma van de walvisvaarders is aan de ene kant begrijpelijk, maar toch laakbaar.
Ona göre, herkes kendisini aldatmaktadır.Odnosi wrażenie, że wszyscy chcą go oszukać.
Bu aldatmacalar çok işe yaramıştı.Takie pułapki są bardzo skuteczne.
Bu aldatmaca Ponzi yönteminin bir çeşididir.Det är en glädje att ta del av en sådan prosa.
Antonio Elena'yı aldatmaya başlar, çiftin arasındaki kavgalar oldukça artar.Alexandra konfronterar Emelie och bråk utbryter mellan de två.
"Flörtözüm ama aldatmam (sayfa 2)".«Не Аплодують (Ne Aplodujut')» 2.
Aslında bu yaverlik bir aldatmacaydı.Насправді це було вигадкою і обманом.
Onu aldatmaya çalıştığı için kadına bir tokat atar.Svou ženu bije a podvádí.
Fiorilla Selim'i kendini aldatmakla suçlar.Fiorilla îl acuză pe Selim de trădare.
O sırada Figaro girer ve Kont'u aldatmak için bir plan hazırlanır.Aflând acestea, Figaro se înfurie și dorește să îi dejoace planurile contelui.
Bu anlamda “radikal dürüstlüğe” dayanır ve “aldatma” pratiklerinden ayrılır.Filmul este, însă, grav compromis de convenționalul și chiar ridicolul secvențelor „insurecției”.
Aldatmanın tanımı kültürden kültüre veya çiftler arasındaki anlaşmalara göre farklılık gösterebilir.Aceste studii au arătat că sexul în afara căsătoriei variază în funcție de culturi și între sexe.
Trompe l'oeil etkileyici bir aldatma sanatıdır.Moscheea lui Lotfollah este o operă de artă inestimabilă.
Titurius en sonunda bir aldatmaca uygulamaya karar verdi.Ferdinánd végül elhatározta trónigénye érvényesítését.
Bu aldatmacalar çok işe yaramıştı.Ezt Vitigis ügyesen kihasználta.
Ona göre, herkes kendisini aldatmaktadır.Mutta he kaikki pettivät hänet.
Babası ise annesini aldatmaktadır.Ο πατέρας της κακοποιούσε την μητέρα της.
Aslında bu yaverlik bir aldatmacaydı.Ουσιαστικά, επρόκειτο για υποβιβασμό.
Sahte şüpheler ve suçların ayıplanması; ihanetler ve aldatmalar olarak çok sık kullanılan konu öğeleridir.Λανθασμένες υποψίες και κατηγορίες είναι επίσης συχνά στοιχεία της πλοκής, όπως και η προδοσία.
Bu ikinci bir aldatmacanın, kesik baş aldatmacası nın, uygulanmasını gerektirir.Εξαιτίας της νοθείας επιβάλλεται η διεξαγωγή και δεύτερου γύρου.
Aldatma (spoofing) saldırısı ağ güvenliği ile ilgili bir saldırı türüdür.Blind spoofing είναι ένας τύπος επίθεσης που χρησιμοποιεί την τεχνική ip spoofing.
1835'te Büyük Ay Aldatmacası birçok insanı Ay üzerinde egzotik hayvanların yaşadığına inandırmıştır.I 1835 narrede det store månebedrag en hel del mennesker til at tro, at der levede eksotiske væsener på Månen.
Aslında bu yaverlik bir aldatmacaydı.Du tror det var et fupnummer?
Yine de bu aldatma tedbirleri genelde başarısız oldu.I praksis blev disse forsøg på regulering dog ofte overtrådt.
Ona göre, herkes kendisini aldatmaktadır.De begynte da å bestikke ham hver for seg.
Bu aldatmacalar çok işe yaramıştı.Falskneriet var meget dyktig utført.
Hâlbuki Şeytan onlara aldatmadan başka bir şey vaat etmez."Sesungguhnya setan tidak dapat menjelma menyerupaiku."
Haksızlığı def edeceğinizin söylenmesine aldatmayın.Oleh sebab itu janganlah kamu menganiaya diri kamu sendiri.
Yine de bu aldatma tedbirleri genelde başarısız oldu.Jebakan tipe ini umumnya masih diabaikan.
Aslında bu yaverlik bir aldatmacaydı.Thực tế tấm bảng đó chỉ là giả mạo.
Haksızlığı def edeceğinizin söylenmesine aldatmayın.沈黙 自他に益なきことを語るなかれ。
Prensi aldatmak istememektedir.裏切り者に容赦しない。
Babası ise annesini aldatmaktadır.事實上只是姊姊在作弄他。
Beş yıl sonra Barry'nin tekrar aldatması üzerine boşanırlar.五年后,罗尼再度离婚。
Aslında bu yaverlik bir aldatmacaydı.그러나 이 성질은 사실 거짓임이 증명되었다.
1835'te Büyük Ay Aldatmacası birçok insanı Ay üzerinde egzotik hayvanların yaşadığına inandırmıştır.בשנת 1835, מתיחת הירח הגדולה הוליכה אנשים שולל כי על הירח חיים יצורים אקזוטיים.
Aslında bu yaverlik bir aldatmacaydı.מודעה זו הייתה למעשה סחיטה.
Bu aldatmacalar çok işe yaramıştı.עסקאות אלה היו רווחיות מאוד לסוחרים.
Evlilikten önce birlikte olmak yasak değildir fakat eşini aldatmak iyi bir davranış olarak kabul görmez.רכושה לפני חתונתם אינו מועבר לבעלה והיא אף מעודדת לשמר את שמה טרם הנישואין.
Hollanda polisi, daha sonra aldatmacanın 'milyonlarca avro' değerinde olduğunu açıkladı.Nizozemska policija izjavila je da prevara iznosi "mnogo milijuna eura".
ABD'de yapılan araştırmalar öğrencilerin %20'sinin birinci sınıfta aldatmaya başladığını göstermektedir.Jeden z výskumov v Česku ukázal, že na druhom stupni základných škôl je šikanovaných 41% žiakov.
Türkiye'yi aldatmaya son verelim." demiştir.Nad maksavad kõrget hinda Türgi reetmise eest."
Bu aldatmacalar çok işe yaramıştı.Need argumendid on olnud väga mõjukad.
Aslında bu uçağı aldatmak için kullanılır.Ja selleks tuleb omakorda kasutada petmist.
Adıyla "Federal" seni aldatmasına izin verme.Lad ikke navnet "Federal" narre dig.
Adıyla "Federal" seni aldatmasına izin verme.Lass dich vom Namen 'föderal' nicht täuschen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod