aldılar ile cümle

aldılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Oradan RABbin Musaya, ‹‹Halkı bir araya topla, onlara su vereceğim›› dediği kuyuya, Beere doğru yol aldılar.以色列人 從那裡 起行 、 到 了 比珥 〔 比珥 就 是 井 的 意思 〕 . 從前 耶和華 吩咐 摩西說 、 招聚 百姓 、 我 好給 他 們水喝 、 說 的 就 是 這井
Orta Doğu'ya kuzeye doğru yol aldılar.사하라가 드물게 젖어있던 동안.
Orta Doğu'ya kuzeye doğru yol aldılar.במהלך אחת התקופות הרטובות הנדירות בסהרה.
Orta Doğu'ya kuzeye doğru yol aldılar.خلال أحد الفترات النادرة المطيرة للصحراء الكبرى
Orta Doğu'ya kuzeye doğru yol aldılar.草原が広がる方 東へと進みました
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Allora raccolsero pietre per scagliarle contro di lui; ma Gesù si nascose e uscì dal tempio
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Bấy giờ chúng lấy đá đặng quăng vào Ngài; nhưng Ðức Chúa Jêsus đi lén trong chúng, ra khỏi đền thờ.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Bấy_giờ chúng lấy đá đặng quăng vào Ngài ; nhưng Ðức_Chúa_Jêsus đi lén trong chúng , ra khỏi đền thờ .
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Da hoben sie Steine auf, daß sie auf ihn würfen. Aber Jesus verbarg sich und ging zum Tempel hinaus. {}
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Då togo de upp stenar för att kasta på honom. Men Jesus gömde sig undan och gick sedan ut ur helgedomen.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Da tok de stener op for å kaste på ham; men Jesus skjulte sig og gikk ut av templet.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Então pegaram em pedras para lhe atirarem; mas Jesus ocultou-se, e saiu do templo.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Entonces tomaron piedras para arrojárselas, pero Jesús se ocultó y salió del templo
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.저희가 돌을 들어 치려하거늘 예수께서 숨어 성전에서 나가시니라
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Là-dessus, ils prirent des pierres pour les jeter contre lui; mais Jésus se cacha, et il sortit du temple.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Så toge de Sten for at kaste på ham; men Jesus skjulte sig og gik ud af Helligdommen.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Silloin he poimivat kiviä heittääksensä häntä niillä; mutta Jeesus lymysi ja lähti pyhäköstä.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Tedaj pograbijo za kamenje, da bi ga lučali vanj. Ali Jezus se skrije in odide iz templja.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.На следния ден едно голямо множество, което бе дошло на празника, като чуха, че Исус идел в Ерусалим,
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.אז ירימו אבנים לרגם אתו וישוע התעלם ויצא מן המקדש ויעבר בתוכם עבור וחלוף׃
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.فرفعوا حجارة ليرجموه. اما يسوع فاختفى وخرج من الهيكل مجتازا في وسطهم ومضى هكذا
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.於 是 他 們 拿 石 頭 要 打 他 . 耶 穌 卻 躲 藏 、 從 殿 裡 出 去 了
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.於是 他 們拿 石頭 要 打他.耶穌卻 躲藏 、 從殿裡 出去 了
Petrolün hepsini aldılar, bütün paralara sahip oldular ama sağlık süpermarketten satın alınamıyor.Acumularon todo el petróleo, tienen todo el dinero, pero la salud no se puede comprar en el supermercado.
Petrolün hepsini aldılar, bütün paralara sahip oldular ama sağlık süpermarketten satın alınamıyor.Aproveitaram o petróleo todo, conseguiram o dinheiro todo; mas a saúde não se pode comprar no supermercado.
Petrolün hepsini aldılar, bütün paralara sahip oldular ama sağlık süpermarketten satın alınamıyor.De havde al olien, de fik alle pengene, men sundhed kan ikke købes i et supermarkede.
Petrolün hepsini aldılar, bütün paralara sahip oldular ama sağlık süpermarketten satın alınamıyor.De utvann all olja, de fick alla pengar, men hälsa kan inte köpas på snabbköpet.
Petrolün hepsini aldılar, bütün paralara sahip oldular ama sağlık süpermarketten satın alınamıyor.Ei au prins tot petrolul, au luat toţi banii, dar sănătatea nu se poate cumpăra la supermarket.
Petrolün hepsini aldılar, bütün paralara sahip oldular ama sağlık süpermarketten satın alınamıyor.Hanno riservato il petrolio, ricevuto il denaro, ma la salute non si compra al supermercato.
Petrolün hepsini aldılar, bütün paralara sahip oldular ama sağlık süpermarketten satın alınamıyor.He varastoivat kaiken öljyn, saivat kaiken rahan, mutta terveyttä ei voi ostaa supermarketista.
Petrolün hepsini aldılar, bütün paralara sahip oldular ama sağlık süpermarketten satın alınamıyor.Ils ont trouvé du pétrole, ils ont gagné énormément d'argent, mais la santé ne s'achète pas au supermarché.
Petrolün hepsini aldılar, bütün paralara sahip oldular ama sağlık süpermarketten satın alınamıyor.돈도 잔뜩 있습니다. 하지만, 건강은 수퍼마켓에서 살 수 있는 게 아니지요.
Petrolün hepsini aldılar, bütün paralara sahip oldular ama sağlık süpermarketten satın alınamıyor.Megvolt az olajuk, meglett a pénzük, de egészséget nem vehetsz a szupermarketben.
Petrolün hepsini aldılar, bütün paralara sahip oldular ama sağlık süpermarketten satın alınamıyor.Mereka punya banyak minyak, mereka punya banyak uang, tapi kesehatan tak dapat dibeli di supermarket.
Petrolün hepsini aldılar, bütün paralara sahip oldular ama sağlık süpermarketten satın alınamıyor.Speňažili všetku ropu, získali dostatok peňazí, ale zdravie si nekúpite v obchode.
Petrolün hepsini aldılar, bütün paralara sahip oldular ama sağlık süpermarketten satın alınamıyor.Ze vonden al die olie, kregen al dat geld, maar gezondheid koop je niet in de supermarkt.
Petrolün hepsini aldılar, bütün paralara sahip oldular ama sağlık süpermarketten satın alınamıyor.Zpeněžili všechnu ropu, získali dostatek peněz, ale zdraví si nekoupíte v obchodě.
Petrolün hepsini aldılar, bütün paralara sahip oldular ama sağlık süpermarketten satın alınamıyor.Εξαργύρωσαν όλο το πετρέλαιο, πήραν όλα τα λεφτά, αλλά η υγεία δεν μπορεί να αγοραστεί στο σουπερμάρκετ.
Petrolün hepsini aldılar, bütün paralara sahip oldular ama sağlık süpermarketten satın alınamıyor.В них великі запаси нафти, в них великі гроші, але не можна купити здоров'я в супермаркеті.
Petrolün hepsini aldılar, bütün paralara sahip oldular ama sağlık süpermarketten satın alınamıyor.Те монетизират всичкия петрол, те взимат всичките пари, но здравето не може да се купи в супермаркет.
Petrolün hepsini aldılar, bütün paralara sahip oldular ama sağlık süpermarketten satın alınamıyor.קיבלו את הכסף, אבל אי אפשר לקנות בריאות בסופרמרקט.
Petrolün hepsini aldılar, bütün paralara sahip oldular ama sağlık süpermarketten satın alınamıyor.وحصلوا على كل الأموال، ولكن لا يمكن أن تشتري الصحة من المتجر
Petrolün hepsini aldılar, bütün paralara sahip oldular ama sağlık süpermarketten satın alınamıyor.健康に投資し 子どもたちを学校で教えなければなりません
Petrusla Yuhanna onların üzerine ellerini koyunca, onlar da Kutsal Ruhu aldılar.Akkor kezeiket reájuk veték, és võnek Szent Lelket.
Petrusla Yuhanna onların üzerine ellerini koyunca, onlar da Kutsal Ruhu aldılar.Allora imponevano loro le mani e quelli ricevevano lo Spirito Santo
Petrusla Yuhanna onların üzerine ellerini koyunca, onlar da Kutsal Ruhu aldılar.Alors Pierre et Jean leur imposèrent les mains, et ils reçurent le Saint Esprit.
Petrusla Yuhanna onların üzerine ellerini koyunca, onlar da Kutsal Ruhu aldılar.Atunci Petru şi Ioan au pus mînile peste ei, şi aceia au primit Duhul Sfînt.
Petrusla Yuhanna onların üzerine ellerini koyunca, onlar da Kutsal Ruhu aldılar.Da lagde de Hænderne på dem, og de fik den Helligånd.
Petrusla Yuhanna onların üzerine ellerini koyunca, onlar da Kutsal Ruhu aldılar.Da legten sie die Hände auf sie, und sie empfingen den Heiligen Geist.
Petrusla Yuhanna onların üzerine ellerini koyunca, onlar da Kutsal Ruhu aldılar.De la da sine hender på dem, og de fikk den Hellige Ånd.
Petrusla Yuhanna onların üzerine ellerini koyunca, onlar da Kutsal Ruhu aldılar.De lade då händerna på dem, och de undfingo helig ande.
Petrusla Yuhanna onların üzerine ellerini koyunca, onlar da Kutsal Ruhu aldılar.Então lhes impuseram as mãos, e eles receberam o Espírito Santo.
Petrusla Yuhanna onların üzerine ellerini koyunca, onlar da Kutsal Ruhu aldılar.Entonces les impusieron las manos, y recibieron el Espíritu Santo
Petrusla Yuhanna onların üzerine ellerini koyunca, onlar da Kutsal Ruhu aldılar.이에 두 사도가 저희에게 안수하매 성령을 받는지라
Petrusla Yuhanna onların üzerine ellerini koyunca, onlar da Kutsal Ruhu aldılar.legden hun handen op hen en zij ontvingen de Heilige Geest.
Petrusla Yuhanna onların üzerine ellerini koyunca, onlar da Kutsal Ruhu aldılar.Phi - e-rơ và Giăng bèn đặt tay_trên các môn_đồ , thì đều được nhận lấy Ðức_Thánh_Linh .
Petrusla Yuhanna onların üzerine ellerini koyunca, onlar da Kutsal Ruhu aldılar.Phi -e-rơ và Giăng bèn đặt tay trên các môn đồ, thì đều được nhận lấy Ðức Thánh Linh.
Petrusla Yuhanna onların üzerine ellerini koyunca, onlar da Kutsal Ruhu aldılar.Silloin he panivat kätensä heidän päällensä, ja he saivat Pyhän Hengen.
Petrusla Yuhanna onların üzerine ellerini koyunca, onlar da Kutsal Ruhu aldılar.Tedaj sta pokladala roke nanje, in so prejemali svetega Duha.
Petrusla Yuhanna onların üzerine ellerini koyunca, onlar da Kutsal Ruhu aldılar.Tedy na nie wkładali ręce, a oni przyjmowali Ducha Świętego.
İlgili Sayfalar