aldılar ile cümle
aldılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onlardan kız aldılar, kızlarını onların oğullarına verdiler ve onların ilahlarına taptılar.presero in mogli le figlie di essi, maritarono le proprie figlie con i loro figli e servirono i loro dei
Onlardan kız aldılar, kızlarını onların oğullarına verdiler ve onların ilahlarına taptılar.togo de deras döttrar till hustrur åt sig och gåvo sina döttrar åt deras söner och tjänade deras gudar.
Onlardan kız aldılar, kızlarını onların oğullarına verdiler ve onların ilahlarına taptılar.tok de deres døtre til hustruer og gav sine døtre til deres sønner og dyrket deres guder.
Onlardan kız aldılar, kızlarını onların oğullarına verdiler ve onların ilahlarına taptılar.Umat Israel kawin campur dengan bangsa-bangsa itu, dan turut menyembah dewa-dewa mereka
Onlardan kız aldılar, kızlarını onların oğullarına verdiler ve onların ilahlarına taptılar.и брали дочерей их себе в жены, и своих дочерей отдавали за сыновей их, и служили богам их.
Onlardan kız aldılar, kızlarını onların oğullarına verdiler ve onların ilahlarına taptılar.и вземаха си дъщерите им за жени, и даваха дъщерите си на синовете им, и служеха на боговете им.
Onlardan kız aldılar, kızlarını onların oğullarına verdiler ve onların ilahlarına taptılar.ויקחו את בנותיהם להם לנשים ואת בנותיהם נתנו לבניהם ויעבדו את אלהיהם׃
Onlardan kız aldılar, kızlarını onların oğullarına verdiler ve onların ilahlarına taptılar.واتخذوا بناتهم لانفسهم نساء واعطوا بناتهم لبنيهم وعبدوا آلهتهم.
Onlardan kız aldılar, kızlarını onların oğullarına verdiler ve onların ilahlarına taptılar.娶 他 們 的 女 兒 為 妻 、 將 自 己 的 女 兒 嫁 給 他 們 的 兒 子 、 並 事 奉 他 們 的 神
Onlardan kız aldılar, kızlarını onların oğullarına verdiler ve onların ilahlarına taptılar.娶 他 們的 女兒 為妻 、 將自己 的 女 兒嫁給 他 們 的 兒子 、 並事奉 他 們的神
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.Azt mondtam, hogy velük akarok meghalni, de kitépték őket a karomból.
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.Dissi che sarei morta con loro, ma li staccarono dalle mie braccia.
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.Ich sagte, ich möchte mit ihnen sterben, doch sie rissen sie aus meinen Armen.
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.I said I would die with them, but they wrenched them from my arms. We heard them killing the children.
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.Jag sa att jag skulle dö med dem men de slet dem från mina armar.
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.Povedala som im, že zomriem s nimi, ale oni mi ich vytrhli z rúk.
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.Powiedziałam, że umrę z nimi, ale wydarli mi je z rąk.
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.Saya bilang saya mau mati dengan mereka tapi mereka direnggut dari tanganku
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.Τους είπα ότι θα πέθαινα μαζί τους, αλλά τα άρπαξαν από τα χέρια μου.
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.Исках да умра с тях, но ги отскубнаха от ръцете ми. Чухме ги, докато ги убиваха.
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.Я сказала, что умру вместе с ними, но они вырвали их из моих рук
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.אמרתי שאני אמות איתם .אבל הם משכו אותם בחוזקה ממני
Onlarla öleceğimi söyledim, ama kollarımdan zorla çekip aldılar.子供たちを殺すのが聞えました 夜のことでした
Onu aldılar!Ele foi levado!
Onu aldılar!Hänet on viety pois.
Onu aldılar!L'hanno portato via!
Onu aldılar!¡Se lo han llevado!
Onu aldılar!Zabrali go!
Onu aldılar!Εξαφανίστηκε!
Onu aldılar!Его забрали!
Onu özel bir diyete soktular ve iyice bakıma aldılar.Au trecut-o pe un regim nutritiv foarte special și au avut mare grijă de ea.
Onu özel bir diyete soktular ve iyice bakıma aldılar.Dali jej veľmi zvláštnu výživnú diétu a skvele sa o ňu starali.
Onu özel bir diyete soktular ve iyice bakıma aldılar.Dali jí velmi zvláštní výživnou dietu a skvěle se o ni starali.
Onu özel bir diyete soktular ve iyice bakıma aldılar.Dostawała specjalną, odżywczą dietę i dobrze się nią opiekowano.
Onu özel bir diyete soktular ve iyice bakıma aldılar.Egy különlegesen tápláló étrendet írtak elő neki és nagyszerűen gondoskodtak róla.
Onu özel bir diyete soktular ve iyice bakıma aldılar.Họ cho cô vào 1 chế độ ăn kiêng đặc biệt và chăm sóc cô rất cẩn thận.
Onu özel bir diyete soktular ve iyice bakıma aldılar.Ils lui ont fait suivre un régime très spécial et ont pris grand soin d'elle.
Onu özel bir diyete soktular ve iyice bakıma aldılar.아이를 위해 특별식단을 준비하고, 열과 성의를 다해 치료해 주셨습니다.
Onu özel bir diyete soktular ve iyice bakıma aldılar.Le dieron una dieta nutritiva muy especial y la cuidaron mucho.
Onu özel bir diyete soktular ve iyice bakıma aldılar.Ll'hanno sottoposta a una dieta nutrizionale molto particolare e si sono presi grande cura di lei.
Onu özel bir diyete soktular ve iyice bakıma aldılar.Mereka memberikannya menu khusus bergizi dan merawatnya dengan luar biasa.
Onu özel bir diyete soktular ve iyice bakıma aldılar.Puseram-na numa dieta nutritiva muito especial e tomaram muito bem conta dela.
Onu özel bir diyete soktular ve iyice bakıma aldılar.Sie setzen sie auf eine sehr spezielle nährstoffreiche Diät und behandelten sie mit großer Sorgfalt.
Onu özel bir diyete soktular ve iyice bakıma aldılar.Zij bedachten voor haar een bijzonder voedzaam dieet en zorgden enorm goed voor haar.
Onu özel bir diyete soktular ve iyice bakıma aldılar.Την έβαλαν σε μία πολύ ειδική θρεπτική δίαιτα και τη φρόντισαν πολύ καλά.
Onu özel bir diyete soktular ve iyice bakıma aldılar.Они посадили ее на специальную полноценную диету, и по-настоящему заботились о ней.
Onu özel bir diyete soktular ve iyice bakıma aldılar.Те я поставиха на много специална хранителна диета и положиха значителни грижи за нея.
Onu özel bir diyete soktular ve iyice bakıma aldılar.הם נתנו לה מזון מאד מיוחד ודאגו לה ביותר
Onu özel bir diyete soktular ve iyice bakıma aldılar.فقد وضعو "إيفيلي" ضمن نظام تغذية خاص بها وقد إعتنوا بها جيداً
Onu özel bir diyete soktular ve iyice bakıma aldılar.とても大事に看病してくださったのです。 彼女の映像を撮り、私達が病院を去る頃、
Oradan RABbin Musaya, ‹‹Halkı bir araya topla, onlara su vereceğim›› dediği kuyuya, Beere doğru yol aldılar.A odtiaľ odišli do Béri. To je tá Bér, o ktorej povedal Hospodin Mojžišovi: Sober ľud, a dám im vody.
Oradan RABbin Musaya, ‹‹Halkı bir araya topla, onlara su vereceğim›› dediği kuyuya, Beere doğru yol aldılar.A odtud táhli do Beer; a to jest to Beer, o němž byl řekl Hospodin k Mojžíšovi: Shromažď lid, a dám jim vodu.
Oradan RABbin Musaya, ‹‹Halkı bir araya topla, onlara su vereceğim›› dediği kuyuya, Beere doğru yol aldılar.Dali vieram a Beer; esse é o poço do qual o Senhor disse a Moisés: Ajunta o povo, e lhe darei água.
Oradan RABbin Musaya, ‹‹Halkı bir araya topla, onlara su vereceğim›› dediği kuyuya, Beere doğru yol aldılar.De allí fueron a Beer. Éste es el pozo del cual Jehovah dijo a Moisés: "Reúne al pueblo, y yo les daré agua.
Oradan RABbin Musaya, ‹‹Halkı bir araya topla, onlara su vereceğim›› dediği kuyuya, Beere doğru yol aldılar.거기서 브엘에 이르니 브엘은 여호와께서 모세에게 명하시기를 백성을 모으라 내가 그들에게 물을 주리라 하시던 우물이라
Oradan RABbin Musaya, ‹‹Halkı bir araya topla, onlara su vereceğim›› dediği kuyuya, Beere doğru yol aldılar.А от там дойдоха при Вир*. Тоя е кладенецът, за който Господ рече на Моисея: Събери людете, и ще им дам вода.
Oradan RABbin Musaya, ‹‹Halkı bir araya topla, onlara su vereceğim›› dediği kuyuya, Beere doğru yol aldılar.Отсюда отправились к Беэр; это тот колодезь, о котором Господь сказал Моисею: собери народ, и дам им воды.
Oradan RABbin Musaya, ‹‹Halkı bir araya topla, onlara su vereceğim›› dediği kuyuya, Beere doğru yol aldılar.ומשם בארה הוא הבאר אשר אמר יהוה למשה אסף את העם ואתנה להם מים׃
Oradan RABbin Musaya, ‹‹Halkı bir araya topla, onlara su vereceğim›› dediği kuyuya, Beere doğru yol aldılar.ومن هناك الى بئر. وهي البئر حيث قال الرب لموسى اجمع الشعب فاعطيهم ماء.
Oradan RABbin Musaya, ‹‹Halkı bir araya topla, onlara su vereceğim›› dediği kuyuya, Beere doğru yol aldılar.以 色 列 人 從 那 裡 起 行 、 到 了 比 珥 〔 比 珥 就 是 井 的 意 思 〕 . 從 前 耶 和 華 吩 咐 摩 西 說 、 招 聚 百 姓 、 我 好 給 他 們 水 喝 、 說 的 就 是 這 井
İlgili Sayfalar