aldılar ile cümle
aldılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
New York City'deki bazı doktorlar Fransa'daki bir kadının safra kesesini aldılar.Enkele artsen uit New York verwijderden de galblaas van een vrouw in Frankrijk.
New York City'deki bazı doktorlar Fransa'daki bir kadının safra kesesini aldılar.Niște doctori în New York i-au îndepărtat vezica biliară unei femei din Franța.
New York City'deki bazı doktorlar Fransa'daki bir kadının safra kesesini aldılar.Pewni lekarze w Nowym Jorku usunęli woreczek żółciowy kobiecie we Francji.
New York City'deki bazı doktorlar Fransa'daki bir kadının safra kesesini aldılar.Κάποιοι γιατροί στη Νέα Υόρκη αφαίρεσαν τη χοληδόχο κύστη μίας γυναίκας στη Γαλλία.
New York City'deki bazı doktorlar Fransa'daki bir kadının safra kesesini aldılar.Доктора в Нью-Йорке удалили желчный пузырь пациентки во Франции.
New York City'deki bazı doktorlar Fransa'daki bir kadının safra kesesini aldılar.Лекари в Ню Йорк Сити отстранили жлъчния мехур на жена във Франция.
Oğlum Adriani'yi aldılar, çünkü hırsız olduğunu düşündüler.Ei au luat fiul meu, Castro, [br] pentru că au crezut că el a fost un hoţ.
Olamaz, kahretsin! Onu aldılar!Han er forsvundet!
Olamaz, kahretsin! Onu aldılar!Han har försvunnit!
Önce mumya halini aldılar ve başlarının hemen üzerinden mantarlar fırladı.미이라가 되고, 대가리에서 팍 하고 버섯이 튀어나왔겠죠.
Önce mumya halini aldılar ve başlarının hemen üzerinden mantarlar fırladı.las hormigas consumen el micelio, quedan momificadas y, sorpresa, un hongo surge de sus cabezas.
Önce mumya halini aldılar ve başlarının hemen üzerinden mantarlar fırladı.le mycélium est consommé par les fourmis, elles sont momifiées et, bang, un champignon sort de leur tête.
Önce mumya halini aldılar ve başlarının hemen üzerinden mantarlar fırladı.הן הופכות לחנוטות, ובוינג, פטריה קופצת מהראש שלהן.
Önce mumya halini aldılar ve başlarının hemen üzerinden mantarlar fırladı.يتحنطون و يظهر الفطر من رؤوسهم
Önce mumya halini aldılar ve başlarının hemen üzerinden mantarlar fırladı.(笑)
Onlar basın kartıni nereden aldılar?<br />Onlar çok kolay gitti.Darimana mereka menemukan kartu pers di dunia ini? Mereka melakukan dengan mudah.
Onlar basın kartıni nereden aldılar?<br />Onlar çok kolay gitti.De unde or fi luat cardurile de presa? Altii intra asa de usor...
Onlar basın kartıni nereden aldılar?<br />Onlar çok kolay gitti.Dove diavolo hanno preso quei pass? li hanno avuti così facilmente.
Onlar basın kartıni nereden aldılar?<br />Onlar çok kolay gitti.Gdzie i skąd do cholery dostał identyfikatory? <br />Poszło tak łatwo.
Onlar basın kartıni nereden aldılar?<br />Onlar çok kolay gitti.Où diable les ont-ils eues ? Ils sont entré si facilement.
Onlar basın kartıni nereden aldılar?<br />Onlar çok kolay gitti.Wo auf der Erde hatten sie den Presseausweis erhalten?<br />Sie gingen so leicht da rein.
Onlar basın kartıni nereden aldılar?<br />Onlar çok kolay gitti.Από που στο καλό βρίσκουν τις κάρτες τύπου; Αυτοί μπήκαν τόσο έυκολα.
Onlar basın kartıni nereden aldılar?<br />Onlar çok kolay gitti.Откуда они достают пресс удостоверения? Они нас так легко поймали
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.A oni odišli a zapečatiac kameň obsadili dobre hrob strážnymi.
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.A oni poszedłszy, osadzili grób strażą, zapieczętowawszy kamień.
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.A oni šedše, osadili hrob strážnými, zapečetivše kámen.
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.De gikk bort og voktet graven sammen med vakten, efterat de hadde satt segl på stenen.
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.Ed essi andarono e assicurarono il sepolcro, sigillando la pietra e mettendovi la guardia
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.Ei au plecat, şi au întărit mormîntul, pecetluind piatra şi punînd strajă.``
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.Ellos fueron, y habiendo sellado la piedra, aseguraron el sepulcro con la guardia
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.Foram, pois, e tornaram seguro o sepulcro, selando a pedra, e deixando ali a guarda.
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.Ils s`en allèrent, et s`assurèrent du sépulcre au moyen de la garde, après avoir scellé la pierre.
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.저희가 파숫군과 함께 가서 돌을 인봉하고 무덤을 굳게 하니라
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.Niin he menivät ja turvasivat haudan lukitsemalla kiven sinetillä ja asettamalla vartijat.
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.Og de gik hen og bevogtede Graven sikkert med Vagten efter at have sat Segl for Stenen.
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.Õk pedig elmenvén, a sírt õrizet alá helyezék, lepecsételvén a követ, az õrséggel.
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.Oni pa odidejo in ko zapečatijo kamen, zavarujejo grob s stražo.
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.Sie gingen hin und verwahrten das Grab mit Hütern und versiegelten den Stein.
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.Vậy , họ đi , niêm_phong mả Ngài lại , cắt lính canh_giữ , lấy_làm chắc_chắn lắm .
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.Vậy, họ đi, niêm phong mả Ngài lại, cắt lính canh giữ, lấy làm chắc chắn lắm.
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.Zij verzegelden de steen voor de opening van het graf en zetten er een aantal mannen bij op wacht.
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.Οι δε υπηγον και ησφαλισαν τον ταφον, σφραγισαντες τον λιθον και επιστησαντες τους φυλακας.
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.Вони ж, пійшовши, забезпечили гріб, запечатавши камінь, із сторожею.
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.Они пошли и поставили у гроба стражу, и приложили к камню печать.
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.Те, прочее, отидоха и вардиха гроба, като запечатаха гроба с помощта на стражата.
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.וילכו ויסכרו את מבוא הקבר ויחתמו את האבן ויעמידו עליו את המשמר׃
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.فمضوا وضبطوا القبر بالحراس وختموا الحجر
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.他 們 就 帶 著 看 守 的 兵 同 去 、 封 了 石 頭 、 將 墳 墓 把 守 妥 當
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.他 們就帶 著 看守 的 兵 同去 、 封 了 石頭 、 將墳 墓 把守 妥當
Onlardan kız aldılar, kızlarını onların oğullarına verdiler ve onların ilahlarına taptılar.A brali si ich dcéry za ženy a svoje dcéry dávali ich synom a slúžili ich bohom.
Onlardan kız aldılar, kızlarını onların oğullarına verdiler ve onların ilahlarına taptılar.A brali sobě dcery jejich za manželky, a dcery své dávali synům jejich, a sloužili bohům jejich.
Onlardan kız aldılar, kızlarını onların oğullarına verdiler ve onların ilahlarına taptılar.Además, tomaron a sus hijas por mujeres, dieron sus hijas a los hijos de ellos y sirvieron a sus dioses
Onlardan kız aldılar, kızlarını onların oğullarına verdiler ve onların ilahlarına taptılar.au luat de neveste pe fetele lor, şi au dat de neveste fiilor lor pe fetele lor, şi au slujit dumnezeilor lor.
Onlardan kız aldılar, kızlarını onların oğullarına verdiler ve onların ilahlarına taptılar.cưới con gái của chúng nó làm vợ, gả con gái mình cho con trai chúng nó, và hầu việc các thần chúng nó.
Onlardan kız aldılar, kızlarını onların oğullarına verdiler ve onların ilahlarına taptılar.cưới con_gái của chúng_nó làm vợ , gả con_gái mình cho con_trai chúng_nó , và hầu việc các thần chúng_nó .
Onlardan kız aldılar, kızlarını onların oğullarına verdiler ve onların ilahlarına taptılar.De indgik Ægteskab med deres Døtre og gav deres Sønner deres Døtre til Ægte, og de dyrkede deres Guder.
Onlardan kız aldılar, kızlarını onların oğullarına verdiler ve onların ilahlarına taptılar.I brali sobie córki ich za żony, a córki swe dawali synom ich, i służyli bogom ich.
Onlardan kız aldılar, kızlarını onların oğullarına verdiler ve onların ilahlarına taptılar.in so si jemali njih hčere za žene ter dajali hčere svoje njih sinovom in služili njih bogovom.
Onlardan kız aldılar, kızlarını onların oğullarına verdiler ve onların ilahlarına taptılar.그들의 딸들을 취하여 아내를 삼으며 자기 딸들을 그들의 아들에게 주며 또 그들의 신들을 섬겼더라
Onlardan kız aldılar, kızlarını onların oğullarına verdiler ve onların ilahlarına taptılar.nahmen sie jener Töchter zu Weibern und gaben ihre Töchter jener Söhnen und dienten jener Göttern.
İlgili Sayfalar