O alçak albay bizi oyuna getirdi demek.Quel bastardo di un colonnello vi ha messo alle nostre costole, eh?
O alçak albay bizi oyuna getirdi demek.Ten drań pułkownik nie raczył nam powiedzieć.
O alçak albay bizi oyuna getirdi demek.Μας την έφερε το κάθαρμα ο συνταγματάρχης, έτσι;
O alçak albay bizi oyuna getirdi demek.Этот негодный полковник нас перехитрил!
O halde albay Asteğmen Ross'un masum olduğunu biliyor muydu?Allora il colonnello sapeva che il tenente Ross è innocente?
O halde albay Asteğmen Ross'un masum olduğunu biliyor muydu?Då visste översten att löjtnant Ross var oskyldig.
O halde albay Asteğmen Ross'un masum olduğunu biliyor muydu?Então, o Coronel sabia que a Tenente Ross está inocente?
O halde albay Asteğmen Ross'un masum olduğunu biliyor muydu?Entonces, ¿el coronel sabía que la teniente Ross era inocente?
O halde albay Asteğmen Ross'un masum olduğunu biliyor muydu?Pułkownik musiał więc wiedzieć, że porucznik jest niewinna.
O halde albay Asteğmen Ross'un masum olduğunu biliyor muydu?Så vidste obersten, at løjtnant Ross var uskyldig?
O halde albay Asteğmen Ross'un masum olduğunu biliyor muydu?Tiesikö eversti, että Ross oli syytön?
O halde albay Asteğmen Ross'un masum olduğunu biliyor muydu?Ο συνταγματάρχης ήξερε ότι η υπολοχαγός Ρος είναι αθώα;
O halde albay Asteğmen Ross'un masum olduğunu biliyor muydu?Значит, полковник знал, что лейтенант Росс невиновна?
Olivier Mira Armstrong'tan size bir mesajım var, Albay Roy Mustang.Jag har ett meddelande från Olivier Mira Armstrong... ...överste Roy Mustang.
Olivier Mira Armstrong'tan size bir mesajım var, Albay Roy Mustang.Mam wiadomość od Olivier Miry Armstrong, pułkowniku Royu Mustang.
Olivier Mira Armstrong'tan size bir mesajım var, Albay Roy Mustang.Tengo un mensaje para usted de Olivier Mira Armstrong, coronel Roy Mustang.
Olivier Mira Armstrong'tan size bir mesajım var, Albay Roy Mustang.Σου έχω μήνυμα από την Ολίβιε Μίλα Άρμστρονγκ, συνταγματάρχη Ρόι Μάστανγκ.
Olivier Mira Armstrong'tan size bir mesajım var, Albay Roy Mustang.У меня для вас сообщение от Оливиер Миллы Армстронг, полковник Рой Мустанг.
Onu sevmiştim. Albay Adrian terfi aldı.Căpitanul Adrian a primit o promovare.
Orduda çingene albaylar var, binbaşılar ve yüzbaşılar!Sunt tigan colonei, majors şi căpitanii în armata!
O zamandan sonra bana birdaha alba demedin Bunun hakkinda ne diyebilirim?Azóta történt, hogy már sosem hívsz engem nooonának. mi voltam én neked?
O zamandan sonra bana birdaha alba demedin Bunun hakkinda ne diyebilirim?De atunci nu m-ai mai sunat. ce am insemnat pentru tine?
O zamandan sonra bana birdaha alba demedinDu hast mich seitdem nie mehr Noona genannt.
O zamandan sonra bana birdaha alba demedinEra quando tu non mi hai chiamato più noona.
O zamandan sonra bana birdaha alba demedinItu ketika kamu berhenti memanggil saya kakak.
O zamandan sonra bana birdaha alba demedinJ'ai su à partir de cet instant pourquoi tu ne m'appelais pas noona.
O zamandan sonra bana birdaha alba demedin그때부터 였거든, 니가 날 누나라고 부르지 않게된게.
O zamandan sonra bana birdaha alba demedinOd takrat naprej me nisi več klical noona.
O zamandan sonra bana birdaha alba demedinOd té doby už jsi mi nikdy neříkal Noona.
O zamandan sonra bana birdaha alba demedinOdvtedy si ma už nikdy nevolal noona.
O zamandan sonra bana birdaha alba demedinSedan dess har du inte kallat mig Noona.
O zamandan sonra bana birdaha alba demedinSiitä lähtien et enää kutsunut minua Noonaksi.
O zamandan sonra bana birdaha alba demedinTừ khi đó cậu không chịu gọi tôi là chị nữa.
O zamandan sonra bana birdaha alba demedinΉταν από τότε που έχεις να με φωνάξεις αδερφή?
O zamandan sonra bana birdaha alba demedinЭто с тех пор ты перестал звать меня нуна (страшая сестра)
O zamandan sonra bana birdaha alba demedinומאז אתה לא קורא לי אחותי יותר
O zamandan sonra bana birdaha alba demedinمنذ ذلك الوقت توقفت عن مناداتي بـ نونا
O zamandan sonra bana birdaha alba demedinあなたにとって 僕は 何だったの?
Özür dilerim, albay.-Anteeksi, eversti.
Özür dilerim, albay.Desculpe, Coronel.
Özür dilerim, albay.Disculpe, coronel.
Özür dilerim, albay.Mi scusi, colonnello.
Özür dilerim... Albay Mustang, Ben... burada ölebilirim....Przepraszam, pułkowniku Mustang, może będę musiał zginąć...
Özür dilerim... Albay Mustang,Förlåt, överste Mustang...
Özür dilerim... Albay Mustang,Mi dispiace, colonnello Mustang.
Özür dilerim... Albay Mustang,Olen pahoillani, mutta eversti Mustang...
Özür dilerim... Albay Mustang,Undskyld, oberst Mustang.
Özür dilerim... Albay Mustang,Συγγνώμη, συνταγματάρχη Μάστανγκ...
Özür dilerim, albay.Przepraszam, pułkowniku.
Özür dilerim, albay.Undskyld, oberst.
Özür dilerim, albay.Ursäkta, överste.
Özür dilerim, albay.Με συγχωρείτε, συνταγματάρχα.
Özür dilerim, albay.Прошу прощения, полковник.
Özür dileriz albay, daha sonra rapor veririz.Anteeksi, eversti, raportoimme myöhemmin.
Özür dileriz albay, daha sonra rapor veririz.Förlåt överste, vi rapporterar sen.
Özür dileriz albay, daha sonra rapor veririz.Lamento, Coronel, depois damos notícias.
Özür dileriz albay, daha sonra rapor veririz.Mi spiace, colonnello, faremo rapporto più tardi.
Özür dileriz albay, daha sonra rapor veririz.Perdone, coronel, volveremos más tarde.
Özür dileriz albay, daha sonra rapor veririz.Proszę wybaczyć, pułkowniku. Zameldujemy się później.
Özür dileriz albay, daha sonra rapor veririz.Undskyld oberst. Vi kommer tilbage senere.