alaycı ile cümle
alaycı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İnsanlar neden böyle alaycı sözler söylüyor anlamıyorum.Continuiamo la nostra danza, forza, andiamo!
İnsanlar neden böyle alaycı sözler söylüyor anlamıyorum.Eu não entendo porque as pessoas estão fazendo comentários tão cínicos.
İnsanlar neden böyle alaycı sözler söylüyor anlamıyorum.No entiendo por qué la gente está haciendo comentarios tan cínicos.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.Au jour de notre roi, Les chefs se rendent malades par les excès du vin; Le roi tend la main aux moqueurs.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.De gør på Kongens Dag Fyrsterne syge af Rus. Spottere giver han Hånden,
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.Deň nášho kráľa? Chorým ho urobily kniežatá rozpálením od vína; naťahuje svoju ruku s posmievačmi.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.Ðến ngày vua chúng ta, các quan trưởng vì sự nóng của rượu mà đau ốm: vua cũng bắt tay những kẻ hay nhạo báng.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.În ziua împăratului nostru, căpeteniile se îmbolnăvesc de prea mult vin, împăratul dă mîna cu batjocoritorii.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.Királyunk napján a fejedelmek beteggé lesznek a bor hevétõl; csúfolóknak nyújtja az õ kezét.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.우리 왕의 날에 방백들이 술의 뜨거움을 인하여 병이 나며 왕은 오만한 자들로 더불어 악수하는도다
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.Meidän kuninkaamme päivänä ovat ruhtinaat sairaina viinin hehkusta. Hän lyö kättä pilkkaajain kanssa.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.Nel giorno del nostro re i capi lo sommergono negli ardori del vino, ed egli si compromette con i ribelli
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.På vår konges dag drikker fyrstene sig syke av den hete vin; han rekker spottere hånden.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.På vår konungs dag drucko sig furstarna febersjuka av vin; själv räckte han bespottarna handen.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.V dan našega kralja so oboleli poglavarji od vinske vročine; on je podal svojo roko zasmehovalcem.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.V den krále našeho k nemoci jej přivodí knížata láhvicí vína; vztahuje ruku svou s posměvači.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.„День нашего царя!" говорят князья, разгоряченные до болезни вином, а он протягивает руку свою к кощунам.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.יום מלכנו החלו שרים חמת מיין משך ידו את לצצים׃
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.يوم ملكنا يمرض الرؤساء من سورة الخمر. يبسط يده مع المستهزئين.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.在 我 們 王 宴 樂 的 日 子 、 首 領 因 酒 的 烈 性 成 病 . 王 與 褻 慢 人 拉 手
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.在 我們王 宴樂 的 日子 、 首領 因 酒 的 烈性 成病 . 王與褻 慢 人 拉手
Kupa çıkarken o alaycı bir gözle izledi.Ci ha guardato con uno sguardo sardonico come abbiamo intensificato dalla coupé.
Kupa çıkarken o alaycı bir gözle izledi.Cô nhìn chúng tôi với một con mắt chua chát khi chúng tôi bước từ Brougham.
Kupa çıkarken o alaycı bir gözle izledi.Dia melihat kami dengan mata sinis seperti yang kita melangkah dari Brougham.
Kupa çıkarken o alaycı bir gözle izledi.Dívala se, jak nám s cynickým okem, jak jsme vystoupil z kočáru.
Kupa çıkarken o alaycı bir gözle izledi.Ela nos olhava com um olhar sarcástico como saiu da carruagem.
Kupa çıkarken o alaycı bir gözle izledi.Ella nos miraba con una mirada irónica que nos bajamos de la berlina.
Kupa çıkarken o alaycı bir gözle izledi.Elle nous a regardé d'un œil narquois que nous sommes entrés par le coupé.
Kupa çıkarken o alaycı bir gözle izledi.Hän katseli meille ivallinen silmien Kun astuimme pois Brougham.
Kupa çıkarken o alaycı bir gözle izledi.Hon såg oss med en hånfull blick när vi klev ur Brougham.
Kupa çıkarken o alaycı bir gözle izledi.Hun iagttog os med et sardonisk øjet, da vi trådte fra Brougham.
Kupa çıkarken o alaycı bir gözle izledi.우리가 말 한 필이 끄는 사륜 마차에서 강화로 그녀는 냉소적 시선으로 우리를 보았다.
Kupa çıkarken o alaycı bir gözle izledi. "Mr.Ea ne-a privit cu un ochi sardonic ca am intrat de la cupeu.
Kupa çıkarken o alaycı bir gözle izledi.Nézte számunkra a gúnyos szemmel, ahogy kilépett a hintó.
Kupa çıkarken o alaycı bir gözle izledi.Ona nas gledali z očmi zajedljivi ko smo stopili iz Brougham.
Kupa çıkarken o alaycı bir gözle izledi.Patrzyła na nas z ironicznym okiem jak wysiadł z brougham.
Kupa çıkarken o alaycı bir gözle izledi.Pozerala sa, ako nám s cynickým okom, ako sme vystúpil z koča.
Kupa çıkarken o alaycı bir gözle izledi.Sie sah uns mit einem sardonischen Augen wie wir aus dem Brougham trat.
Kupa çıkarken o alaycı bir gözle izledi.Ze keek ons met een sardonische oog als we stapten uit de coupe.
Kupa çıkarken o alaycı bir gözle izledi.Μας παρακολουθούσαν με ένα σαρδόνιο μάτι όπως θα ενισχυθεί από την Brougham.
Kupa çıkarken o alaycı bir gözle izledi.Вона спостерігала за нами з сардонічною очей, як ми вийшли з карета.
Kupa çıkarken o alaycı bir gözle izledi.Она наблюдала за нами с сардонической глаз, как мы вышли из карета.
Kupa çıkarken o alaycı bir gözle izledi.Тя ни гледаше с язвителен око, тъй като ние излязох от лек затворен файтон.
Kupa çıkarken o alaycı bir gözle izledi.היא ראתה אותנו בעין ציני כשיצאנו מן המרכבה.
Kupa çıkarken o alaycı bir gözle izledi.شاهدت لنا العين تهكمي ونحن صعدت من بروهام.
Kupa çıkarken o alaycı bir gözle izledi."氏シャーロックホームズは、私は信じて?"と彼女は言った。
Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkârların yolunda durmaz, Alaycıların arasında oturmaz.Blagor možu, ki ne hodi po svetu brezbožnih in ne stopa na pot grešnikov ter ne sedeva v družbi zasmehovalcev.
Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkârların yolunda durmaz, Alaycıların arasında oturmaz.Boldog ember az, a ki nem jár gonoszok tanácsán, bûnösök útján meg nem áll, és csúfolódók székében nem ül;
Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkârların yolunda durmaz, Alaycıların arasında oturmaz.복 있는 사람은 악인의 꾀를 좇지 아니하며 죄인의 길에 서지 아니하며 오만한 자의 자리에 앉지 아니하고
Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkârların yolunda durmaz, Alaycıların arasında oturmaz.Salig den Mand, som ikke går efter gudløses Råd, står på Synderes Vej eller sidder i Spotteres Lag,
Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkârların yolunda durmaz, Alaycıların arasında oturmaz.אשרי האיש אשר לא הלך בעצת רשעים ובדרך חטאים לא עמד ובמושב לצים לא ישב׃
Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkârların yolunda durmaz, Alaycıların arasında oturmaz.طوبى للرجل الذي لم يسلك في مشورة الاشرار وفي طريق الخطاة لم يقف وفي مجلس المستهزئين لم يجلس.
Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkârların yolunda durmaz, Alaycıların arasında oturmaz.不 從 惡 人 的 計 謀 、 不 站 罪 人 的 道 路 、 不 坐 褻 慢 人 的 座 位
Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkârların yolunda durmaz, Alaycıların arasında oturmaz.不從惡 人 的 計謀 、 不 站 罪人 的 道路 、 不 坐 褻慢人 的 座位
O, biz bir alaycı gözle bizi izledi the fayton dan çıktı.Ci ha guardato con occhio sardonico come noi un passo dal Brougham.
O, biz bir alaycı gözle bizi izledi the fayton dan çıktı.Cô ấy nhìn tôi với ánh mắt chua chát như chúng ta bước từ Brougham này.
O, biz bir alaycı gözle bizi izledi the fayton dan çıktı.Dia melihat kami dengan mata sinis seperti yang kita melangkah dari Brougham ini.
O, biz bir alaycı gözle bizi izledi the fayton dan çıktı.Dívala se, jak nám s cynickým okem, jak jsme vystoupil z kočáru.
O, biz bir alaycı gözle bizi izledi the fayton dan çıktı.Ea ne-a privit cu un ochi sardonic aşa cum am păşit din cupeu.
O, biz bir alaycı gözle bizi izledi the fayton dan çıktı.Elle nous a regardé avec un œil sardonique que nous est descendu du coupé.
İlgili Sayfalar