Laertes'in getirdiği Ophelia'nın cenaze alayı yaklaşır.Ophelia temetői menete közeleg, az élen Laertesszel.
Flakpanzer 38(t)ler tank alayları içerisinde uçaksavar müfrezesi olarak görev yaptılar.Flakpanzer 38(t)-ast szántak minden harckocsi alakulatba (Panzer Abteilung), mint légvédelmi fegyvert.
Soylular Wolsey ile alaya başlarlar.Bevonul a király és Wolsey.
Bu okulda pek çok çocuk kendisiyle alay ediyordu.Emiatt nem akadt sok barátja az iskolában.
5. alayda bulunuyordu.Az 5. gyalogos ezredbe tartozott.
Alay Marie'yi çok küçük yaşta yetim kalan bir kızcağız olarak bulmuş ve onu yetiştirmişlerdir.Fióka korától kezdve egy Marie nevű kislány nevelte őt, és viselte gondját.
Bu alaylar çeşitli amaçlara hizmet ederdi.A lámpások többféle célt szolgáltak.
Alayın ismi 92. Piyade Alayı olmuştur.1769 az ezred a 11. Lovassági Ezred megnevezést kapta.
Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı şehitlikleri ve eserleri ^ "57. Alay Şehitliği".Klasszicista folyosórácsai és lépcsőháza van, udvara közös az 57-es számmal.
Ancak alay bayrağını Satsuma Ordusu tarafından alınmıştır.Ugyanakkor Vatikán zászlaját kilógatták a kormány épületéből.
Topçu Alayı (Siverek) 172.Ejtőernyős Felderítő Század (Seedorf) 270.
Her alay, binbaşı komutasındaki üç taburdan meydana getirilmişti.Közülük hárman írásba foglalták századosuk érdemeit.
Nasıl bu kadar alaycı olabiliyorsun?Hogy tudsz ilyen cinikus lenni?
Oyunda Sokrates ve diğer filozoflarla alay eder.Hän hyökkäsi röyhkeästi Sokratesta ja muita suuria filosofeja vastaan.
Kalabalık, açık bir şekilde polisler ile alay etmeye başlamıştı.Mellakoijat pilkkasivat poliisia avoimesti.
Daha sonra aynı alayda tabur komutanı oldu.Myöhemmin hän nousi pataljoonan komentajaksi samaisessa rykmentissä.
Tümenin 2. alay komutanı Albay Kunio Nakagawa adanın korunması için hazırlıklara başladı.Divisioonan 2. rykmentin komentaja eversti Kunio Nakagawa johti puolustusvalmisteluja.
Bobby ile daha ilk günde alay edilir.Ensimmäisten päivien aikana häntä kiusataankin.
Temel eğitim aldıktan sonra Batı Cephesi'nde Piyade Alayı Nr.11'e transfer edildi.Peruskoulutuksen jälkeen Bäke siirrettiin jalkaväkirykmentti Nr.11:een, joka oli sijoitettuna länsirintamalle.
Burada 20 Mart'ta Teğmen rütbesine terfi ettirildi ve I. Dünya Savaşı'na bu alayla katılmış oldu.Harpe ylennettiin luutnantiksi 20. maaliskuuta ja osallistui tässä rykmentissä ensimmäiseen maailmansotaan.
Marie alayın askerleriyle birlikte bir Fransız yurtseverlik şarkısı söylemeye koyulur (Salut à la France).Marie ja Sulpice laulavat onnellisina yhdessä sotilaiden kanssa ("Salut à la France!").
Okulda Fuchs ve kardeşleri babalarının karşıt politik görüşü yüzünden alay konusu oldular.Linusta kiusattiin koulussa isänsä poliittisten näkemysten vuoksi.
Üretilen 100 adet araç Agır zırhlı araba alaylarına dağıtıldı.Juomavettä alueella jakoi 100 säiliöautoa.
Köln merkezli Piyade Alayı Nr.3'e tayin edildi.Hänet sijoitettiin kölniläiseen jalkaväkirykmentti Nr.3:een.
Cal, Jack'in yaptığı resmi ve Rose'un bıraktığı alaycı notu kasasında kolyeyle birlikte bulur.Cal löytää kassakaapistaan Jackin piirroksen sekä ivallisen kirjeen Roselta kaulakorunsa lisäksi.
Hristiyanlar bunu bir alay konusu yaptılar.Kristityt pitivät tällaista loukkaavana.
5. alay çıkartma günü nispeten daha başarılı olmuştu.Viides yritys onnistui, mutta se oli hyvin riisuttu.
Redcliffe'ta Bir Hava Savunma Topçu Alayı.Rovaniemen ilmatorjuntapatteristo Puolustusvoimat.
Kralın alayı yoluna devam eder.Kuningatar joukkoineen jatkoi matkaa.
Müzik bu alay konusunu işlemek için tam uygundur."Tämä musiikki on todella kysyttyä.
Alay, bir albayın komutası altında üç ya da dört taburdan oluşan askeri birimdir.Luutnantti oli vastuussa kolmesta tai neljästä varustuksesta.
1922 yılında 6. Topçu Alayında görev yaptı.1862 hän sai komennuksen tykistöön.
Çoğu piyade ve süvari alayları bir comesin kumandanlığında çiftler halinde görev yapıyorlardı.Πολλά συντάγματα πεζικού και ιππικού διεξήγαν επιχειρήσεις ανά ζεύγη υπό τη διοίκηση ενός κόμη (comes).
Bobby ile daha ilk günde alay edilir.Ωστόσο, από την πρώτη κιόλας μέρα τού το κλέβουν.
Piyade Alayı, mevcutlarının yarısını kaybetmiştir.Η ταξιαρχία έχασε το 50% των στρατιωτών της.
Yahudi alaylarına katılın.Κείμενο στα Εβραϊκά.
Bu alaylar çeşitli amaçlara hizmet ederdi.Οι λιτανείες αυτές είχαν διάφορους σκοπούς.
Abigaille Nabucco'yu alaya alır ve bu gerçeği ortaya çıkaran belgeyi yırtarak imha eder.Η Αμπιγκαΐλε τον περιφρονεί, καταστρέφοντας το έγγραφο που τεκμηρίωνε την αληθινή της καταγωγή.
Yeşaya 44:9-20'de put yapıp tapan demirci ve marangoz gibi kişiler alaya alınmaktadır.Το 49-48 π.Χ., εξελέγη αγορανόμος και κατόπιν πραίτορας.
Cal, Jack'in yaptığı resmi ve Rose'un bıraktığı alaycı notu kasasında kolyeyle birlikte bulur.Ο Καλ ανακαλύπτει το σκίτσο του Τζακ και ένα σημείωμα στο χρηματοκιβώτιο μαζί με το διαμάντι.
Polonya Seferi ve Fransa Seferi'nde alayı ile yer aldı.Με το σύνταγμα αυτό έλαβε μέρος στην Πολωνική εκστρατεία και την Εισβολή στη Γαλλία.
Alay Komutanı Yarbay Ali Bey idi.Κυβερνήτης του ήταν ο πλωτάρχης Αλ.
11 alaydan beşi Milli Aşireti'nden oluşuyordu.Τα πέντε από τα εννέα κρατίδια υφίστανται από το μεσαίωνα.
Kralın alayı yoluna devam eder.Η πομπή του βασιλιά φεύγει.
Piyade Alayı (Komutan: Kaymakam Adil Bey) 145.Γενικό Επιτελείο Στρατού, σελ. 145
Kızkardeşler aldatılıp alaya alındıklarını anlamışlardır.Κατάλαβε ότι οι αδελφές της την παραπλάνησαν και αποφάσισε να τις τιμωρήσει.
Bu saldırı Kürt aşiret alayı tarafından da desteklenmiştir.Οι απεργίες έχουν επίσης επικριθεί ως σκασιαρχείο.
Daha sonra 20. piyade alayının komutanı oldu.Έπειτα μετέπεσε σε 10ο Σύνταγμα Πεζικού.
Topçu Alay Komutanlığı.Αξιωματικού του πυροσβεστικού σώματος).
Bu cephede yaralandı ve 4. Piyade Alayı'nda görevde bulunduğu zaman bir Demir Haç aldı.Han blev såret og fik jernkorset mens han var i 4. infanteriregiment.
Stoica: Alaycı ve kötüdür.Ochs: Fantastisk og ærgerligt.
Prens cevap veremeden düşünceye dalar ve Turandot onu alaya alır.Mens prinsen tænker, håner Turandot ham.
Sheldon'dan pek hazzetmez, zaman zaman onunla alay eder.Hun bryder sig ikke om Walters livsførelse, og skælder ham ofte ud.
Savaştan sonra hızlı bir şekilde yükseldi ve 1930'a kadar alay komutanı olarak görev yaptı.Efter borgerkrigen steg han hurtigt i graderne og fik kommandoen over et regiment i 1930.
Josh Holloway, alaycı düzenbaz James "Sawyer" Ford'ı oynadı.Josh Holloway potrætterede den sarkastiske bondefanger James "Sawyer" Ford.
Katliama katılan askerler Paraşüt Alayı Birinci Tabur üyeleriydi.Soldaterne kom fra 1. battalion af det britiske faldskærmsregiment.
Abigaille Nabucco'yu alaya alır ve bu gerçeği ortaya çıkaran belgeyi yırtarak imha eder.Abigaille spotter ham og ødelægger det dokument, der beviser hendes sande oprindelse.
Topçu alayında hizmet ederek 1910 yılında askeri kariyerine başladı.Han startede sin militære karriere i 1910, i artilleriet.
1938'de albaylığa yükseldi ve Süvari Tüfek Alayı 7'ye komuta etti.I 1938 blev han forfremmet til oberst og fik kommandoen over kavaleri-skytteregiment nr. 7 i Gera i Thüringen.
1901 yılında, Osterode'de (Ostróda) bir Doğu Prusya alayında bir Fähnrich olarak askeri kariyerine başladı.I 1899 begyndte han sin militære karriere som fenrik i et østpreussisk regiment i Osterode (Ostróda).