Aydın Gün 1974 Alayın kızı (reji.)Rytíř), 1974 Dívka z reklam (Z.
Onlara aşkını ilan eder, ama Ren Kızları onu çirkinliğinden dolayı alaya alırlar.Dvoří se jeho dcerám, ale ty jsou v přílišných rozpacích.
Zafer alayı ve Konsüllük arasında bir seçim yapmak durumunda kalan Sezar, Konsüllüğü seçti.Tváří v tvář výběru mezi triumfem a konzulátem dal Caesar nakonec přednost konzulátu.
Güvenlik Tümeni "Kos" Alayı 111.Kód všeobecné zdravotnické pojišťovny je 111.
Germania'dan geri çağrıldıktan sonra, Germanicus 17 yılında Roma'da bir Roma zafer alayı ile selamlandı.Germanicus byl odvolán a v roce 17 oslavil v Římě triumf.
1822 yılında Frankfurt'ta (Oder) konuşlu 8. Piyade Alayı'na atandı.V roce 1822 se stal podporučíkem 8. pěšího pluku ve Frankfurtu nad Odrou.
Panzergrenadier Alayı (üç taburlu) 382.Historie 1. tankové divize (VÚ 3858 Slaný).
İsmi alaylıdır ve İsviçre'nin başkenti olan Bern ile ilgilidir.Nachází se na západě středního Švýcarska a Bern je jeho hlavní město.
Satirino gayet alaylı bir şekilde kadınların hep vefasız olduklarından yakınır.Na druhou stranu není pochyb o tom, že byl Tennyson silně přitahován ženami.
Tipimle bile alay edildi.Tom si dělal legraci i z Prstenu.
Piyade Alayı, 188.Pěchotní pluk č. 178.
Tugaylar bünyesinde farklı alaylar barındırabilir.Kresby na krunýři může mít různé.
Topçu AlayıDělostřelecký granát
Kemal'le alay ederler.Docent Kindl se směje.
Gece Bombardıman Hava Alayı'dır.Noční stíhací a bombardovací letoun.
Birbirleriyle alay ederek soluk alırlar.Lidé se navzájem odcizují.
Burada Johnny, mezarlıklardan korkan kardeşiyle "Seni almaya geliyorlar Barbra!" diyerek alay eder.Johnny o necăjește pe sora sa, care se teme de cimitire, spunându-i „Ei vin după tine, Barbra!”
Piyade Alayı, 185.Infanteriei nr. 185.
Piyade Alayı, mevcutlarının yarısını kaybetmiştir.Regimentul al 12-lea de infanterie a pierdut jumătate din numărul ofițerilor.
Alaylar ve tümenler arası iletişim, yetkin olmaktan uzaktı.Interacțiunea dintre regimente și divizii era departe de a fi fost perfectă.
Tümenin 2. alay komutanı Albay Kunio Nakagawa adanın korunması için hazırlıklara başladı.Colonelul Kunio Nakawa, comandantul regimentului diviziei 2, a condus pregătirile pentru apărarea insulei.
Josh Holloway, alaycı düzenbaz James "Sawyer" Ford'ı oynadı.Josh Holloway a jucat rolul escrocului James "Sawyer" Ford.
Gece yarısı yollarda gezdiği için ona kızar ve onunla alay eder.Dar acesta parcurge drumul numai până la jumătate, fiindu-i teamă că va fi luat în râs.
Trooping the Colour, Britanya ve Milletler Topluluğu ordu alayları tarafından sergilenen bir askeri törendir.Trooping the Colour este o ceremonie efectuată de regimente ale armatelor britanice și Commonwealth.
Piyade Alayı 111.Probleme în Brigada a 11-a!
Alay'a katıldı.Au lăsat-o să se alăture corului.
Pepa onlarla alay etmeye devam etmektedir.Lugo: Acum îți bați joc de mine.
Eldeki bulgulara göre piyade alaylarının gücü 1.200 asker, süvarilerin ise 600 askerdi.Dintre aceștia 2.000 erau infanteriști, iar 6.000 erau cavaleri.
Alay gönüllülerinin işi hiç de kolay olmayacaktı.Plecarea adversarilor săi nu a fost în întregime ceva voluntar.
Piyade Alayı eve geldi.Infanterieregiment au intrat în luptă.
Aşırı ince olması ve gözlük takması sebebiyle diğer arkadaşları tarafından alaya alındı.Ea a fost tachinată de către alți elevi, pentru că era foarte slabă și purta ochelari și aparat dentar.
Otostopçu Sally'i tanır ve onunla alay eder.Oh, cum știa să râdă Sidonia!
Ama bir şartım var, yevmiyemi o gün alayım” der.În nevastă-mea n-am voie să dau decât eu!“.
Yedek Subay Talimgahı Öğretmenliği, 1. Depo Alayı Teğmenliği, 48. Fırka 151.Sublocotenent clasa I-a: Unterlieutenant 1.
Cal, Jack'in yaptığı resmi ve Rose'un bıraktığı alaycı notu kasasında kolyeyle birlikte bulur.Cal descoperă desenul lui Jack în seiful său, împreună cu un bilet cu o insultă și colierul.
Piyade AlayıInfanteria franceză.
Tugaylar bünyesinde farklı alaylar barındırabilir.În altar se pot distinge pe boltă câteva cete îngerești.
Bu alayların ismi Aşiret Süvari Alayları olarak değiştirilmiştir.Numele armatelor au fost schimbate pentru ascunderea manevrelor de trupe.
Onlar Jack'in saç kesimi ile alay ettiler.Ei au făcut haz de tunsoarea lui Jack.
Örneğin bir tanesinde 40 adet toptan oluşan iki topçu alayı Kursk Savaşında görev aldı.Például két tüzérségi ezred (40 darab löveggel) részt vett a kurszki csatában.
1944 yılında Kızıl Orduya ait her topçu kolordusunun bir adet topçu alayı bulunuyordu.1944-ben a Vörös Hadsereg minden lövészhadtestje rendelkezett egy tüzérezreddel.
Kısa boyu, kamburluğu ve kızıl saçları nedeniyle her zaman alay konusu oldu.Alacsony termete és szürke haja miatt sokszor ugratják.
5. alay çıkartma günü nispeten daha başarılı olmuştu.Az új, sorrendben 5. Pásztor-időszak egyre jobb eredményeket hozott.
Köyün gençleri, gelin alayının önünü keserek bahşiş alırlar.Vacsoravendégei egy kicsit hitetlenkedve hallgatják a bárót.
Kadınlar onun iktidarsızlığıyla alay ediyor, özellikle bu öfkeyle kadın kurbanlarını öldürüyordu.Ettől gyilkos dühbe jött, különösen ha a nők gúnyolódtak vele emiatt.
Birbirleriyle alay ederek soluk alırlar.Fejük egymáshoz dörzsölésével tisztogatják egymást.
Hele bir nefes alayım da.Akadjon el a lélegzetem.
Nişancı Alayı ve 243.Lövés a múltból 242.
Topçu AlayıTábori tüzérség.
Üretilen 100 adet araç Agır zırhlı araba alaylarına dağıtıldı.Húsz kamion szállította ezt a berendezést a Vidám Parkba.
1876-1884 arasında muhafız birliğinin 1. Uhlan Alayı'nın komutanlığını yaptı.1867–1868: az European Squadron flottaegység parancsnoka.
Topçu Alay Komutanlığı.Tüzér Kiképző Központ.
Erkekler ise küçümsenir, alaya alınır, aşağılanır.Sőt azt is elzülleszti, megalázza, kifosztja.
1988 - 1990 yılları arasında Siirt İl Jandarma Alay Komutanlığı yaptı.1981 és 1998 között a katonai légierő parancsnokságán szolgált, 1990-től ezredes.
Hafif topçu alayları ise 60 ila 72 adet toptan oluşuyordu.A hajót mintegy 60–70 ágyúval szerelték fel.
Bunlara it alayları da denirdi.Ezt viseletükkel is hirdetni kezdték.
Cal, Jack'in yaptığı resmi ve Rose'un bıraktığı alaycı notu kasasında kolyeyle birlikte bulur.Eközben Cal megtalálja a Rose-ról készült rajzot és menyasszonya gúnyos üzenetét a széfben.
Bu arada yaşadığın semtin alay konusudur.Račja Vas a középkorban a rašpori uradalom része volt.
Her alay bu özel sancağını hayatı pahasına korumaya yemin ederdi.Megesküdött, hogy az élete árán is megvédi Royt.
Piyade Alayı 57. Tümen (Aydın) 135.Bázisparancsnok Első említés: 57. o.