Ana içeriğe geç
Sözlük

alay ile cümle

alay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tek yönlü gülmek: Alay ifade eder.النكت على الصحيح: في الحديث.
Müzik bu alay konusunu işlemek için tam uygundur.لذلك وجب أن يكون هناك موسيقى تُحاكي هذه الملاحم.
Topçu Alayıقاعة المدفعية.
Haftalık Cuma alayı semtin değişik camilerinde yapılmaya başlandı.تلقى الكتاب مراجعة نقدية في الناشرون الأسبوعيون.
1942 yılında Merzifon 4. Tayyare Alayı'na atandı.وفي سنة 1942 رقي سوهارتو لرتبة رقيب.
Mareşal Sanders'in emriyle bir alayını Saros'ta bırakmıştır.ولقد برز العقيد ماركيز في قمعه الثورة في ساباديل.
Benimle alay ediyorsun, değil mi?أنت تهزأ بي,أليس كذلك؟
Yahudi alaylarına katılın.Junte-se a Regimento judaico.
Abruzzi onunla alay eder ve "Ben sadece Tanrı'nın huzurunda diz çökerim, burda O'nu göremiyorum" der.Abruzzi zombou disso e diz: "Eu só me ajoelho perante a Deus.
The WB/The CW'nin Gilmore Girls dizisinde Rory, karanlıkken dışarı çıkmaya korkan Paris ile alay eder.Na série da CW Gilmore Girls, Rory vê que Paris teme sair de casa no escuro.
3. ve 2. topçu alaylarında savaştı.Serviu nos Regimentos de Artilharia N.º 3 e N.º 5.
Kaptan Amerika Örümcek yakalar ve onu, sadece başka bir Örümcek alay kahkaha duymak yendi.O Capitão América pega Homem-Aranha e o derrota, apenas para ouvir o riso provocante de outro Homem-Aranha.
Bu alaylar çeşitli amaçlara hizmet ederdi.Essas procissões serviram a vários propósitos.
Uzun ve zayıftır, Culver Creek'teki arkadaşları ona alaylı bir biçimde "Tıknaz" diye seslenir.Alto e magro, seus amigos em Culver apelidaram ironicamente de "Gordo".
50 Cent'in cevabı "Not Rich, Still Lyin'" oldu ve bu şarkıda The Game ile alay etti.A resposta de Jackson foi "Not Rich, Still Lyin'", onde ele zomba de Game.
Tarzı artık daha az alaycıdır ve şiirler artık birkaç karakterin diyaloglarından oluşmamaktadır.O seu estilo tornou-se menos irônico, e os seus poemas não mais teriam vários personagens em diálogo.
Kalabalık, açık bir şekilde polisler ile alay etmeye başlamıştı.A multidão então começou a zombar abertamente a polícia.
Ayrıca Bret Hart ve Kanada ile alay ediyorlardı.("Chupe!"), e zombar de Bret Hart e do Canadá.
Alay, bir albayın komutası altında üç ya da dört taburdan oluşan askeri birimdir.Regimento: Três ou quatro batalhões, liderado por um Coronel.
5. alay çıkartma günü nispeten daha başarılı olmuştu.O 5° Regimento de Aviação desde o início organizou-se com grande eficiência.
"Totenkopf" 1. Piyade Alayı 3. Bölüğünde Makineli tüfek nişancısı olarak görevlendirildi.Ele foi colocado na 1ª SS Totenkopf Regimento de Infantaria como atirador de metralhadora.
Geiger tüm 1. Deniz Piyade alayını boşaltarak yerine 81. Piyade tümenini yerleştirmeye kararlıydı.Geiger decidiu retirar toda a 1ª Divisão de Fuzileiros, para serem substituidos por homens da 81ª.
Germania'dan geri çağrıldıktan sonra, Germanicus 17 yılında Roma'da bir Roma zafer alayı ile selamlandı.Após a sua campanha na Germânia, Germânico celebrou um triunfo em Roma em 17.
Tümenin 2. alay komutanı Albay Kunio Nakagawa adanın korunması için hazırlıklara başladı.O Coronel Kunio Nakagawa, comandante do 2° Regimento da Divisão, liderou as preparações das defesas.
Hele bir nefes alayım da.Mal posso respirar.
Aynı yıl içinde sonra 83. Piyade Alayı 1. Tabur Komutanlığı'na atandı.No mesmo dia, o esquadrão foi re-baptizado Esquadrão N.º 1.
1939 yılında her topçu tümeni iki topçu alayı ve bir obüs alayından oluşuyordu.Até 2007, cada divisão incluía também uma brigada de engenharia e uma artilharia divisionária.
Brockman'in söyleyiş varyantları, genellikle espri amacıyla alay etmek için kullanılır.O rosto de Bellum nunca é mostrado, geralmente procurando escondê-lo.
Piyade AlayıRegimento de Infantaria!
Piyade Alayı ve 26. Topçu Alayına ev sahipliği yapıyordu.Colônia foi o lar do 211º Regimento de Infantaria e do 26º Regimento de Artilharia.
Bu olayın ardından alay komutanı ona "Askerliği için" madalya verdi.Enquanto esperava pela execução, um soldado alemão levou-a para um "interrogatório adicional".
Bu saldırı Kürt aşiret alayı tarafından da desteklenmiştir.A linha intermediária de defesa também foi comprometida por essa expansão.
Askerliğini 1949-1950 yıllarında, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayında yaptı.Porém, segundo seu próprio relato, de 1940 a 1955, teria sido na verdade advogado dos camponeses.
Kızkardeşler aldatılıp alaya alındıklarını anlamışlardır.A população destas terras eram especialmente conhecidas por enganarem e serem desonestas.
Alay 1. Tabur komutanlığına atandı.Serviu sob comando do 1.
Konstantinopolis'te dahi, kalabalıklar Phocas'ın alkolizmi çağrıştıran likör sevgisi ile alay ediyorlardı.Mesmo em Constantinopla, a multidão provocava Focas por conta de sua paixão pelas bebidas alcoólicas.
Kendisi alaylı bir oyuncudur.Ele é um especialista escalador.
Amca Tyrone, Dayton, Ohio'da yaşayan alaycı bir Simpson büyüğü.Tio Tyrone é um parente idoso e depressivo que mora em Dayton, Ohio .
Gece fener alayları sabaha kadar devam ettirildi.Os criados encontraram o corpo apenas de manhã.
Topçu Alayı (Erzurum) ^ 41.Regimento de Artilharia de Montanha 41.
Piyade Alayı, 139.139º Esquadrão.
Sezar tarafından bir zafer alayı ile onurlandırıldı ve proconsul olarak atandı.O Senado lhe conferiu a honra de um triunfo, documentado nos Fastos Triunfais.
Tören alayı Ayasofya'ya doğru ilerledi.A parada cerimonial partiu em direção à Santa Sofia.
Çoğunlukla çocuklar onunla boyu açısından alay eder.Muitas vezes, os meninos agem muito esporadicamente levando-os a múltiplos conflitos.
Paraşütçü Piyade Alayı (Dove Operasyonu).Brigada de Infantaria Leve (Aeromóvel).
Tamamen anti-romantik ve o sırada Rio de Janeiro toplumuyla alay ediyor.É totalmente antirromântica e ridiculariza a sociedade do Rio de Janeiro da época.
Burada Johnny, mezarlıklardan korkan kardeşiyle "Seni almaya geliyorlar Barbra!" diyerek alay eder.Barbra is bang van kerkhoven, en Johnny plaagt haar hiermee: 'They're coming to get you, Barbra!'
Amca Tyrone, Dayton, Ohio'da yaşayan alaycı bir Simpson büyüğü.Oom Tyrone is een cynische oudere Simpson die in Dayton (Ohio) woont.
1885 yılında Wesel'de, 57. Piyade Alayı'nda bir teğmen olarak görevlendirildi.In 1885 werd hij als luitenant bij het 57e Infanterieregiment in Wesel aangesteld.
Babalarının adını anmazlar, yalnız alay ederler ve hor görürler.Maar zij keken niet meer om naar hun vader, die hen vervloekte wegens hun nalatigheid.
Kanlı Seneffe Savaşı'ndan bir yıl sonra ise süvari alayı eğitim kampına albay olarak atandı.Na de bloedige Slag bij Seneffe een jaar later werd hij gepromoveerd tot kolonel.
Tunus'ta kurulan 3. Alay'la Fransız tirailleurunda başladı.Hij begon bij de Franse Tirailleurs bij het 3de Regiment gevestigd in Tunesië.
Ancak Kitiara teklifini red edip onu küçümseyerek onunla alay etmiştir.Daarop zette zij de aanval in en bestormde zij de palissade.
London ile değişik bir ilişkisi vardır, çoğunlukla London onu gıcık eder ve kıyafetleriyle alay eder.London maakt haar altijd belachelijk door opmerkingen over haar kleren en haar haar te maken.
Bir bölük komutanı olarak 1925 yılında 1. Kraliyet Warwickshire Alayı'na döndü.Hij keerde terug naar het 1e Royal Warwickshire Regiment in 1925 als compagniescommandant.
Piyade Alayı tümüyle imha olmuş, 416.Het 416ste infanterieregiment sloeg elke aanval af.
Topçu AlayıDe Artillerietoren.
Raif ise başta onun kendisiyle alay eden biri olduğunu düşünür.Tom lacht erom dat de man dat alleen al denkt.
5. alayda bulunuyordu.Hij was in de staf van het 5.
Kendisi alaylı bir oyuncudur.Hij is een slimme speler.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod