alay alay ile cümle

alay alay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kendisi alaylı bir oyuncudur.Ele é um especialista escalador.
Amca Tyrone, Dayton, Ohio'da yaşayan alaycı bir Simpson büyüğü.Tio Tyrone é um parente idoso e depressivo que mora em Dayton, Ohio .
Gece fener alayları sabaha kadar devam ettirildi.Os criados encontraram o corpo apenas de manhã.
Topçu Alayı (Erzurum) ^ 41.Regimento de Artilharia de Montanha 41.
Piyade Alayı, 139.139º Esquadrão.
Sezar tarafından bir zafer alayı ile onurlandırıldı ve proconsul olarak atandı.O Senado lhe conferiu a honra de um triunfo, documentado nos Fastos Triunfais.
Tören alayı Ayasofya'ya doğru ilerledi.A parada cerimonial partiu em direção à Santa Sofia.
Çoğunlukla çocuklar onunla boyu açısından alay eder.Muitas vezes, os meninos agem muito esporadicamente levando-os a múltiplos conflitos.
Paraşütçü Piyade Alayı (Dove Operasyonu).Brigada de Infantaria Leve (Aeromóvel).
Tamamen anti-romantik ve o sırada Rio de Janeiro toplumuyla alay ediyor.É totalmente antirromântica e ridiculariza a sociedade do Rio de Janeiro da época.
Burada Johnny, mezarlıklardan korkan kardeşiyle "Seni almaya geliyorlar Barbra!" diyerek alay eder.Barbra is bang van kerkhoven, en Johnny plaagt haar hiermee: 'They're coming to get you, Barbra!'
Amca Tyrone, Dayton, Ohio'da yaşayan alaycı bir Simpson büyüğü.Oom Tyrone is een cynische oudere Simpson die in Dayton (Ohio) woont.
1885 yılında Wesel'de, 57. Piyade Alayı'nda bir teğmen olarak görevlendirildi.In 1885 werd hij als luitenant bij het 57e Infanterieregiment in Wesel aangesteld.
Babalarının adını anmazlar, yalnız alay ederler ve hor görürler.Maar zij keken niet meer om naar hun vader, die hen vervloekte wegens hun nalatigheid.
Kanlı Seneffe Savaşı'ndan bir yıl sonra ise süvari alayı eğitim kampına albay olarak atandı.Na de bloedige Slag bij Seneffe een jaar later werd hij gepromoveerd tot kolonel.
Tunus'ta kurulan 3. Alay'la Fransız tirailleurunda başladı.Hij begon bij de Franse Tirailleurs bij het 3de Regiment gevestigd in Tunesië.
Ancak Kitiara teklifini red edip onu küçümseyerek onunla alay etmiştir.Daarop zette zij de aanval in en bestormde zij de palissade.
London ile değişik bir ilişkisi vardır, çoğunlukla London onu gıcık eder ve kıyafetleriyle alay eder.London maakt haar altijd belachelijk door opmerkingen over haar kleren en haar haar te maken.
Bir bölük komutanı olarak 1925 yılında 1. Kraliyet Warwickshire Alayı'na döndü.Hij keerde terug naar het 1e Royal Warwickshire Regiment in 1925 als compagniescommandant.
Piyade Alayı tümüyle imha olmuş, 416.Het 416ste infanterieregiment sloeg elke aanval af.
Topçu AlayıDe Artillerietoren.
Raif ise başta onun kendisiyle alay eden biri olduğunu düşünür.Tom lacht erom dat de man dat alleen al denkt.
5. alayda bulunuyordu.Hij was in de staf van het 5.
Kendisi alaylı bir oyuncudur.Hij is een slimme speler.
Bu saldırı Kürt aşiret alayı tarafından da desteklenmiştir.Ook deze evenementen worden bewaakt door de Almeerse Reddingsbrigade.
Müzisyenler kendilerini (alay olarak) "dünyanın en iyi müzik grubu" olarak tanımlıyor.Het trio noemt zichzelf de meest boosaardige muziekgroep van Japan.
Çatışmada yenilen 28. Alay dağılmıştır.Job 28 doorbreekt plotseling het verhaal.
Hristiyanlar bunu bir alay konusu yaptılar.De jezuïten hebben hieraan een belangrijke bijdrage geleverd.
Alay) komutanlığına getirildi.Hij werd naar Training Command gezonden.
Kızkardeşler aldatılıp alaya alındıklarını anlamışlardır.De broers liepen zich vast in leugens en ontkenningen.
Üretilen 100 adet araç Agır zırhlı araba alaylarına dağıtıldı.21 stuks werden verbouwd tot dienstwagens.
Yine kendisinin elinden çıkan kısa ve alaycı bir biyografisinin dişında hakkında pek az bilgi vardır.Er zijn schaarse biografische gegevens van haar bekend.
O zamanlar, herkesin alay ettiği "asosyal çocuk"tu.Daarna volgde de single 'Who's Laughing Now'.
Bilakis eksikliği sebebiyle kendisiyle alay edilir.Hij wordt echter vierkant uitgelachen om zijn idee.
50 Cent'in cevabı "Not Rich, Still Lyin'" oldu ve bu şarkıda The Game ile alay etti.50 Cent antwoordde met de track "Not Rich & Still Lyin'".
Birbirleriyle alay ederek soluk alırlar.Ze bevruchten elkaar uitwendig.
Piyade Alayı (Urla, Komutan: Kâzım Bey) 174.De Duitse 717e Infanteriedivisie (Duits: 717.
Konser için sana bir bilet satın alayım mı?Zal ik een kaartje voor het concert voor je kopen?
Senin yerine mukâtebe ücretini ödeyeyim ve seni eş olarak alayım." dedi.Czy nie wiesz, że mam władzę uwolnić Ciebie i mam władzą Ciebie ukrzyżować?»
Piyade AlayıPułk Piechoty
1942 sonunda önce Saalfeld'deki alayın yedek taburuna, sonra da Jena'daki garnizona gönderildi.Koniec roku 1942 spędził w batalionie rezerwowym swojego pułku w Saalfeld oraz w garnizonie w Jenie.
Bazı alaylarda sadece 150 -200 kişi kalmıştı.W sumie pozostało około 150-200 osób.
Bobby ile daha ilk günde alay edilir.Już pierwszego dnia zostaje okradziony.
"Varşova Çocukları" adlı prestijli Piyade Alayının komutanı oldu.21 Warszawski pułk piechoty „Dzieci Warszawy”.
Paraşütçü Piyade Alayı (Dove Operasyonu).Batalionu Motocykli (rankiem).
Bu okulda pek çok çocuk kendisiyle alay ediyordu.Do tej szkoły chodziło mało dzieci.
Daha sonra aynı alayda tabur komutanı oldu.Później jest dowódcą batalionu w tym pułku.
Amca Tyrone, Dayton, Ohio'da yaşayan alaycı bir Simpson büyüğü.Wujek Tyrone, stary i żałosny wujek Homera mieszkający w Dayton w Ohio.
Bu şiirlerde yer yer alaycı ifadelere de rastlanır.Dokumenty te zawierają także uwagi na temat wydarzeń o charakterze świeckim.
Josh Holloway, alaycı düzenbaz James "Sawyer" Ford'ı oynadı.Josh Holloway jako James „Sawyer” Ford, oszust.
Savaştan sonra Reichswehr'de kalarak Berlin'deki seçkin 68. piyade alayına kumandanlık etti.Po jej zakończeniu pozostał w armii i został dowódcą elitarnego 68 Pułku Piechoty w Berlinie.
58. Alay 11. Tümen.Kodeks 58 , przypis 11.
Genelde insanları kızdıran alaycı şakalar yapar.Mówią one w większości o żartach ośmieszających króla.
1909 yılında okulu bitirdikten sonra 1910 yılında bir piyade alayına (No.117) yazılarak Teğmen olarak atandı.Po ukończeniu nauki w 1909 roku zaciągnął się do 117 Pułku Piechoty.
Kralın alayı yoluna devam eder.Rozpoczyna Drogę Królewską.
Bu alaylar, dört bölükten az, altı bölükten fazla olmayacaktır.Okręgów wyborczych nie powinno być mniej niż sześć i nie więcej niż siedem.
Bilakis eksikliği sebebiyle kendisiyle alay edilir.Rozśmiesza ją tylko swoją sztywnością.
Daha sonra 20. piyade alayının komutanı oldu.Pełnił obowiązki dowódcy dowódcy 20 Pułku Piechoty.
İsmi alaylıdır ve İsviçre'nin başkenti olan Bern ile ilgilidir.Nazwa planetoidy pochodzi od stolicy Szwajcarii Berna.
Gretel kardeşine kendini alaya almamasını istediğini söyler.Jednak Rahul jest pewien, że dziadek go nie puści.

İlgili Sayfalar