Enfekte olmuş alanlarda hemen birikir.Mentő szerek rögtöni életveszélyekben.
Korunan Alanlar.A várkuti fiúk.
Her seride ilk üç sırayı alanlar ile bunlar dışındaki en hızlı üç isim tur atlar.Három leggyorsabb kör szerepelt még neve mellett.
Bu spor alanlarında da Bresçıa sporcuları İtalyan millî takımlarında ve Avrupa'da önemli rol oynamışlardır.Több innen indult sportoló került már az ország és Európa nagy klubjaiba.
3. albümü Sandık ile daha geniş alanlara yayıldı.Egy harmadik szekrény tartalmazta a tápegységeket.
Dağlık alanlar ekime pek uygun değildir.A belső hegyvidék erre alkalmatlan.
Belleğin mantıksal alanlara bölünmesini sağlayarak bilgiye erişimi kolaylaştırmalıdır.Az ideológia megkönnyíti a tájékozódást a pártok között.
Bu yüzden bu alanları kutsal saymaktadırlar.Ezeket a helyeket szent helyeinek tekinti.
Arazinin büyük bölümü ormanlık alanlar-la kaplıdır Bu arazinin yaklaşık 188 hektarında tarım yapılmaktadır.A terület nagy részét hegyek és erdők borítják, így a lakható terület mindössze 851 km².
Genelde çayırlık alanlarda küçük gruplar şeklinde görülür.Általában kis négyzet alakú területekre osztják a hajat.
Sulu tarım alanlarının büyük kısmında kerestelik kavak üretimi yapılmaktadır.A suffolki mezőgazdasági területek többsége öntözött.
Ayrıca bölgede endüstri ve tarım alanları yoğun olarak bulunmaktadır.A megyében a mezőgazdaság és az ehhez kapcsolódó ágazatok még mindig nagyobb jelentőséggel bírnak.
Normalleştirme sabiti, olasılık kuramı ve matematiğin diğer çeşitli alanlarında ortaya çıkar.A normalizáló állandó koncepciója a valószínűségszámítás és a matematika egyes területeiről származik.
Kütüphanede o zamanlarda mevcut bulunan yaklaşık 2000 el yazması o zamanlar tüm bilim alanlarını kapsıyordu.A mintegy 2000 kézírásos kötet az akkori tudományok minden területét átfogta.
Teknoloji eğitimi teknolojik alanlarda yapılan egitimlerdir.Tunnistaa trendejä tekniikan aloilla.
Çoğu Himba, günümüzde doğal koruma alanlarında yaşar.Nykyään aasiannorsuja elää monella luonnonsuojelualueella.
Parkın kuruluş amacı, bölgede bulunan önemli arkeolojik ve paleontolojik alanları korumaktır.Talampayan perustettiin suojelemaan alueen merkittäviä arkeologisia ja paleontologisia jäännöksiä.
Habitatları açık ve yarı açık alanlardır.Lajin elinympäristöä ovat avoimet ja puoliavoimet maastot.
Kentlerde kazı çalışmaları, açık alanlardaki kazılardan daha zor ve karmaşıktır.Kuitenkin bisnesmaailmassa meno on vaikeampaa ja totisempaa kuin omassa kellarissa.
Plaka, antik Atina kentinin yerleşim alanları üzerine inşa edilmiştir.Pláka on rakennettu antiikin Ateenan asuinkorttelien päälle.
Göç sırasında sık sık karıncaları ararken kumlu alanlarda görülür.Käenpiika liikkuu usein maassa muurahaisia etsimässä.
Tulyumun pahalı bir metal olması onun uygulama alanlarını sınırlandırır.Rodium on kallis metalli, mikä rajoittaa sen käyttöä.
Yöney alanları bir nevi gergi (gergi) alanlarıdır.Hangon satama Hangon sataman sijainti Hangon Satama Oy (ruots.
Ayrıca madalya alanlara 15.000 Kanada doları tutarında para ödülü verilmektedir.Siihen liittyy 15 000 Kanadan dollarin suuruinen rahapalkinto.
Fakat daha sonraki çalışmaları fiziğin bütün alanlarını kapsadı.Kaikki työt saivat muiden fyysikoiden huomion.
Ormanlık alanlar görülür.Löytyy mistä metsästä tahansa.
Akademik çalışmalarının yanı sıra sivil toplum kuruluşlarında eğitim, kültür alanlarında çalıştı.Päätyönsä ohella hän toimi sivistysjärjestöissä.
Tamamen açık alanlarda pek görülmez.Sitä näkee harvoin avoimilla paikoilla.
Dünyanın diğer ülkelerinde sulak alanlar kurutulmuştur.Loput Koskelan maat saadaan raivatuiksi.
Bu alanlar temelinde kentin bir haritası çıkartılabilir.Kaikki on mahdollista Pääkaupunkiseudun palvelukartta.
Bitkiler yarı gölge veya güneşli alanlara dikilmelidir.Tuikit ovat aurinkoisen tai puolivarjoisen paikan kasveja.
Tarım alanlarının sınırlanmasına neden olur.Eläinten pääsy viljelyalueille tulee estää.
Böyle durumlarda en güvenli yerler kapalı alanlardır.Virtaisimmista paikoista saatettiin jättää sulkuportit pois.
Kentsel alanlarda yaşayan nüfusun oranı, 1980 yılında %20'den 2014 yılında %50'den fazlaya çıktı.Kaupunkipiirin asukasluku laski noin 20 % neuvostovuosista vuoteen 2013 mennessä.
Bu alanlarda yaptığı çalışmalar sonucunda Searle, 2000 Jean Nicod Ödülü’ne layık görülmüştür.Searle sai mielenfilosofian Jean Nicod -palkinnon vuonna 2000.
Toplama grupları daha büyük alanlara yayılmaya başladılar.Uudet yhtyeet alkoivat vetää lisää yleisöä.
Az da olsa kırsal alanlarda arıcılık da vardır.Joissain tapauksissa kaupunkipiirin alueella on myös hieman maaseutua.
Üç kardeş de çocukluklarında farklı alanlardaki yetenekleriyle başarlı olur.Virtasten kolme lasta menestyivät omissa ammateissaan.
1972 - Jacob BEKENSTEIN; kara delikler yüzey alanlarıyla orantılı bir entropiye sahiptiri önerir.Vuonna 1972 Bekenstein ehdotti, että mustilla aukoilla on oltava tietty entropia.
Tarım alanları çok verimli ve geniştir.Seudun maatilat olivat suurehkoja ja menestyviä.
Ancak şirketlerin iş alanları birbirine çok yaklaşınca Schmidt istifa etmiştir.Kun pariskunta lähtee takaisin kotiin, Schmidt jää yksin.
Tarımsal alanlar ilin ancak %17'sini kapsamaktadır.Kaikista asteroideista niitä on 17 %.
Geniş alanlarda moren depoları görülür.Moreeni on laajoilla alueilla turpeen peitossa.
Chŏngju'nun yaklaşık olarak %40'ı ormanlık alanlarla kaplıdır.Bhutanista yli 70 prosenttia on metsien peitossa.
Adres uzayındaki geri kalan alanlar boş tutulur.Muu osa salin lattiasta on tyhjää.
Alanlar, fikirler ve kavramlar arasındaki bağları görebilmek temel beceridir.Kyky nähdä kytkentöjä ajatusten, käsitteiden ja tutkimusalojen välillä on ydintaito.
Yarı gölge ve güneşli alanlarda iyi gelişir.Se viihtyy puolivarjossa ja auringossa.
Özelleştirilmiş olan tarım daha verimli hale getirilmiş, tarım alanları da son zamanlarda artırılmıştır.Maanviljely muuttui yhä tärkeämmäksi ja viimeistään nyt ilmestyvät maatalot.
Bu, genellikle, ebeveyn türün yaşam alanları içinde ciddi çevre değişiklikleri olduğunda gerçekleşir.Yleensä tämä tapahtuu kun isäntäpopulaation elinympäristössä on tapahtunut raju muutos.
Dağılım alanları güneyde olanlar bitkisel gıda da yerler.Peltojen lähistöllä elävät yksilöt syövät myös viljaa ja maissia.
Ayrıca bu halkların astronomi ve matematik alanlarında ileri durumda oldukları bilinmektedir.Hänet tunnettiin myös saavutuksistaan matemaattisen ja tähtitieteellisen geodesian alalla.
Bu düz alanlarda tarım yapılır.Näillä alavilla alueilla menestyy maanviljelys hyvin.
Bunun dışında ülkenin kuzeyindeki dağlık alanlarda yağış yıllık 2000 mm'ye kadar yükselir.Kuivimmilla alueilla saaren keskiosan laaksoissa sademäärä on 2000 mm vuodessa.
Genellikle ağaçlık alanlarda bulunur.Se asuu yleensä puissa.
Bitki örtüsü genel olarak otlak alanlardır ve adanın tümü ağaçsızdır.Färsaarten kasvillisuus on melko matalaa, ja saarilta puuttuvat lähes täysin puut ja pensaat.
Büyük miktarda karbon depo alanlarıdır.Liekomaisia oli runsaasti kivihiilikaudella.
Arıcılık ve hayvancılık için çok müsait alanları ve yaylaları vardır.Lehmossa on monipuoliset ulkoilu- ja virkistysmahdollisuudet.
Dünyanın Tanımsız Alanları. usiad.net.Alustava katsaus maailmaan Vuodatus.net.
Kullanım alanları oldukça geniş ve yaygındır.Laji on suhteellisen laajalle levinnyt ja yleinen.
Akademik ve popüler kültür alanlarında tanınmıştır.Akateemisen ja populaarin välimaastossa.