Çubuğun en büyük rekreasyon alanlarından biridir.Jedna z ważniejszych miejscowości wypoczynkowych Krety.
Yaban hayatının yaşama alanlarıdır. .Miesięcznik Dzikie Życie. .
Bitki örtüsü genel olarak otlak alanlardır ve adanın tümü ağaçsızdır.Roślinność ogólnie jest dosyć dobrze zachowana ze względu na to, że wyspa jest niezamieszkana.
Burada sanatın başka alanlarıyla da ilgilenmeye başladı.Działał też z innymi artystami tego nurtu.
Bulunduğu alanlarda bayağı munçak ile birlikte yaşar.W tych samych zbiornikach, gdzie żyje, odbywa też gody.
Ayrıca, başka bilim alanlarında da başarılıdır.Pracował też w innych miejscowych instytucjach naukowych.
Antik çağ bağlantıları zamanla yıkılırken 1955 yılında dolgu alanlar yapıldı.Wkrótce jednak Związek popadł w coraz większe kłopoty finansowe, rozpadając się w 1953 r.
Bu alanlarda çok çeşitli tarım ürünleri yetiştirilmektedir.W jego wnętrzu zgromadzono liczne narzędzia rolnicze.
Middlesbrough, Stockton-on-Tees, Hartlepool ve Redcar yerleşim alanlarını içinde bulundurdu.Większymi miastami Cleveland były Middlesbrough (stolica hrabstwa), Stockton-on-Tees, Hartlepool i Redcar.
Tarımsal alanlar ilin ancak %17'sini kapsamaktadır.Kommunisterna fick dock bara 17%.
Gök cisimleri göğün büyük alanlarını tekrar tekrar arayan teleskoplarla keşfedilirler.Asteroider upptäcks med teleskop som söker genom stora delar av himlen om och om igen.
Yeşil alanlar üreme bölgeleridir.Gröna områden är uppfödningsplatser.
En büyük metropolitan alanları Lizbon, Porto, Braga, Coimbra ve Aveiro’dur.Portugals största städer är Lissabon, Porto, Braga, Coimbra och Aveiro.
Bu gemilerin keşfi Red Bay'i Amerika'daki en değerli su altı arkeolojik alanlarından biri haline getirmiştir.Upptäckten av dessa fartyg gör Red Bay till en av de främsta undervattensarkeologiska platserna i Amerika.
Atakora sıradağlarındaki tepeler ve uçurumlar parkı Benin'in en doğal alanlarından biri haline getirir.Höjderna och klipporna i Atakorabergen gör området till det mest natursköna området i Benin.
Bu alanlarda doğallaşmıştır.Känd endast i dessa områden.
Fakat Steam yayınlanmadan önce Half-Life'ı perakende olarak satın alanlara ücretsiz olarak verilmiştir.Dock är spelet gratis för alla som köpte Half-Life innan Steam lanserades.
Adres uzayındaki geri kalan alanlar boş tutulur.Resten av utrymmet skulle förbli tomt.
Uygarlığın beşiği, uygarlıkların ortaya çıktığı yerler olarak belirlenen alanlar için kullanılan bir terimdir.Civilisationens vagga är någon av de möjliga platser där civilisationen uppstod.
Eski Mısır, astronomi, matematik ve tıp alanlarında önemli ilerlemeler kaydetmiştir.Stora framgångar i Antikens Egypten gjordes i bland annat astronomi, matematik och medicin.
Yayılım alanlarının %60'ı Çin'dedir.Hälften av hela utbredningsområdet finns i Kina.
Elde edilen derecenin kullanım alanları.D.v.s. det godkända användningsområdet.
Yukarıda gösterilen değerler ortalamadır ve sadece gösterilen manyetik alanlarda geçerlidir.Värdena ovan är approximativa och endast giltiga för de nämnda magnetiska fälten.
Çin'in su alanları için yalnızca iç sularını kapsar.Nam Kun är ett vattendrag i Kina.
Cladius'un planlarının son kısmı İtalya'daki ekilebilir alanların artırılmasıydı.Den sista delen av Claudius plan bestod i att försöka utöka mängden odlingsbar mark i Italien.
Bu hediye hiç azımsanamayacak büyüklükteydi, öyle ki müzeye yeni sergi alanları eklemek gerekti.Man kände till detta problem redan från början och nu måste man hitta en ny placering för museet.
Burada öğrencilerin ilgi alanları göz önünde tutulur.Du kommer troligtvis finna studenternas uppmärksamhet på detta sätt.
(34. ve 28. alanlar.)(Kap 13 och 14)
Potasyum hidroksit endüstriyel kimyada geniş kullanım alanlarına sahiptir.Acetaldehyd har en vidsträckt användning inom den organisk-kemiska industrin.
Hastalığın görülme sıklığının 2014 yılına kadar bu alanlarda arttığı gözlenmiştir.I dessa områden har man sett en ökning under åren fram till 2014.
Bazı atlanmış nesneler burada yer alanlardan daha büyüktür.Temperaturen ligger här lite högre än omgivande områdena.
Bu madalyayı tıp, spor ve müzik alanlarında verilir.Den används till sport-, musik- och mässevenemang.
Hepsi açık alanlara düştü .Det är tak över alla platser.
Göksel ekvatora yakın olan konumundan dolayı, Dünya'nın tüm yerleşim alanlarından görünür durumdadır.Stjärnans position nära himmelsekvatorn innebär att den är synlig från de flesta platser på jorden.
Esasen ekili alanların koruyucusudur.Han är åkerbrukets beskyddare.
Yılın geri kalan zamanlarında ekili alanlardaki tohumları da yerler.Resten av året förvaras de i växthus.
Avlanma ve yaşam alanlarının tahrip edilmesi sebebiyle her iki türün de sayıları gerilemiştir.På grund av jakt och förstöring av hjortarnas levnadsområde har beståndet minskat för bägge arterna.
Diğer sülaleler köyün etrafındaki çeşitli alanlarda yaşamaktaydı.Tvångsarbetarna bodde i flera läger omkring staden.
3. Dereceden Deprem Kuşağı : Sarsıntıların az zararla geçtiği alanlardır.Klass 3R Gränsfall för vad som skadar ögat.
Güç nispeten hızlı bir şekilde en çok ihtiyaç alanlara doğrudan yönlendirilebilir.Förbanden är beredda att understödja huvudstyrkan vid behov.
Birçok yerde gelişkin kış turizmi alanları, kayak merkezleri vardır.Under vintern åker många turister dit för att åka skidor.
Boltzmann yüzeysel alanlarda gazların durumu için dağılımını sonradan genelleştirdi.Boltzmann generaliserade sedan Maxwells fördelning för fallet med gaser i externa fält.
Moorfields Orta Çağ Londrası'ndaki son açık alanlardı.Moorfields i London var ett av de sista områdena med öppen mark inom City of London.
Bu iki özel koruma alanı, Natura 2000 ağının kapsamına girecek alanları oluşturmaktadır.Tvåladutjärnen ligger i Sävarån Natura 2000-område.
Amacı sağlık, eğitim alanlarında köylülere yardım etmektir.Ett av deras mål är att erbjuda utbildning för kvinnor på landsbygden inom politiska frågor.
Elektrik yüklü maddeler hem elektromanyetik alanlardan etkilenirler, hem de elektromanyetik alan yaratırlar.Elektriskt laddad materia både skapar och påverkas av elektromagnetiska fält.
Geçmiş yıllarda bölgede çok sık bir şekilde bulunan ormanlık alanlar ise tamamen yok olmuş konumdadır.En del villor från senare decennier har successivt lagts till i området.
Doğudaki dağlık alanlar volkanik kökenlidir.Bergstopparna är av vulkaniskt ursprung.
Aynı zamanda insan etkisiyle oluşturulan fidelikler de yapay yaşam alanlarındanır.Ett medmänskligt val, som blir ett konstnärligt val, räddar även hans liv.
Büyük miktarda karbon depo alanlarıdır.Det finns stora kolreserver.
Katılımcılardan jüri tarafından üç "Evet" alanlar Eurochallenges turuna yükselmişlerdir.För att få gå vidare i programmet krävs det att minst tre av fyra jurymedlemmar säger "ja" till talangen.
Bu vizeyi alanlar geçici olarak ülke dışına çıkabiliyorlardı.Det kan dock vara lagligt att tillfälligt resa ur landet ifråga.
Endüstriyel robotların kullanım alanları son derece çeşitlidir.Industrirobotar har ett brett användningsområde.
Subliminal teknikler reklamcılık ve propaganda alanlarında sıklıkla kullanılmaktadır.Paronomasin förekommer ofta i reklam och propaganda.
Çoğu türler bitkisel alanları tercih ederler.En del arter föredrar områden med många buskar.
Bu tip alanlarda birden fazla diller, dinler, kültürler görülür.Här blandas ett stort antal folk, språk och kulturer.
Kavram olarak özellikle politika ve sosyoloji alanlarında tartışmalara yol açmıştır.Hon försökte profilera partiet inom bl.a. social- och miljöpolitiken.
Dünyanın Tanımsız Alanları. usiad.net.Naturvardsverket. sid. 3.
Günümüzde bu kuram, matematiğin tüm alanlarında uygulanmaktadır.I dagsläget dricks det i alla samhällsklasser.
Ülke nüfusunun %73'ü şehirlerde yaşarken, %27'si kırsal alanlarda yaşamaktadır.53% av befolkningen bor i städer medan 47% bor i rurala områden.