Ana içeriğe geç
Sözlük

alanlar ile cümle

alanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dört yıl içinde korunan alanlar iki katına çıktı, günümüzde ise ülkenin yüzde sekizlik bir kısmını kapladı.W ciągu czterech lat obszary chronione podwoiły się i obecnie stanowią osiem procent terytorium kraju.
7 Ağustos 2007'de Apple biraz Mighty Mouse'u güncelledi, sıkma alanlarının rengini beyaza çevirdi.7 sierpnia 2007 roku Apple nieco aktualizuje Mighty Mouse zmieniając kolor bocznych przycisków myszy na biały.
Park 1994'te kurulmuş olup; Espoo, Kirkkonummi ve Vihti'de göller ve ormanlık alanları kapsamaktadır.Utworzony w 1994 roku, obejmuje swoim terenem lasy i jeziora w Espoo, Kirkkonummi i Vihti.
Yahudiler, botanik, coğrafya, tıp, matematik, şiir ve felsefe alanlarında da katkıda bulunmuşlardır.Żydzi wnieśli również wkład do botaniki, geografii, medycyny, matematyki, poezji i filozofii.
Bu alanların her biri de bir dizi süreç içermektedir.Każda z tych części ma również swoje etapy.
Hem açık alanlarda hem de insanların yaşadığı yerlerde bulunur.Występuje zarówno na otwartych terenach, jak i w pobliżu siedzib ludzkich.
(34. ve 28. alanlar.)(Szczyrk) oraz 28. i 29.
Ekili alanların %90'dan fazlası tahıl üretimine ayrılmıştır.Obecnie prace ziemne ukończone są w ponad 90%.
Bu bitki örtüsüyle kaplı alanlara makilik denir.Czym są pokryte rośliny?
Dünyanın Tanımsız Alanları. usiad.net.Opis wsi na secimin.net.pl.
Genellikle yavaş hareket ederler ve yaşama alanlarının dışına çıkmazlar.Żyją krótko i stąd nie przemieszczają się zbyt daleko od miejsca, gdzie powstały.
Sadece Brunei ve Doğu Timor, Dünya Mirası alanlarına sahip değildir.Bahamy i Belize nie będą już rajami podatkowymi.
Bu alanlarda doğallaşmıştır.W wymienionych obszarach osiadły.
389 – 25 Ocak 477), 428 ile öldüğü 477 yılına kadar Vandallar ve Alanlar'ın kralı.390, zm. 25 stycznia 477), król Wandalów i Alanów w latach 428–477.
Soğuk iklimlerde yetiştirilmesi saksıda ya da dondan korumalı kapalı alanlarda yapılır.W chłodniejszym klimacie pomarańcze mogą być uprawiane w pomieszczeniach zamkniętych.
Bu alanlar yılda ortalama 2,500 saatlik güneş ışığı absorbe etmektedir.W górach odnotowujemy średnio 2,5 godziny słońca na dzień.
Van Dale'nin fitness hocalığı üstüne ve profesyonel eğitmenlik alanlarında sertifikası vardır.Van Dale jest instruktorką fitness i trenerką personalną.
Doğa bilimleri, dil ve edebiyat alanlarına yoğunlaşır.Nauka obejmowała nauki przyrodnicze, języki i literaturę.
Yeşil alanları oldukça çoktur.Liczne tereny zielone.
Eğitim ve sosyal yardımlaşma alanlarında çalışmalar yapmaktadır.Poświęcił się pracy w szkolnictwie oraz pracy społecznej.
Bu nedenle, tür için ayrılacak daha geniş koruma alanlarına ihtiyaç vardır.Niestety między kolejnymi stopniami ochrony musi być zachowana pewna odległość.
Su yakınlarındaki açıklık alanları tercih ederler.Preferuje okolice zbiorników wodnych.
Hayat sigortası ve bireysel emeklilik alanlarında faaliyet göstermektedir.Specjalizuje się w prawie pracy i ubezpieczeniach społecznych.
Sakarya ilinin önemli rekreasyon alanlarından biridir.Park jest jednym z głównych obszarów rekreacyjnych republiki.
Büyüyen bir nüfus, toprak işlemek için alanlarda artış anlamına gelebilir.Wolno wam jednak będzie jeść to, co urośnie na polu.
Ramsar alanı, Ramsar sözleşmesiyle koruma altına alınmış alanları ifade eder.Estuarium wpisane jest na listę obszarów chronionych konwencją ramsarską.
Ayrıca farklı alanlarda dolaşmak için parkı çevreleyen dar bir demiryolu hattı da mevcuttur.Oprócz tego na dachu miałby również znaleźć się specjalny pociąg krążący po jego obwodzie.
2005 yılında ise Teknoloji, Ekonomi ve İşsizlik alanlarındaki 11. Annual Heinz Ödülü’nü kazandı.W 2002 r. otrzymała Nagrodę Heinza z dziedziny techniki, ekonomii i zatrudnienia.
Yaşam alanları her yer olabilir.One mogą istnieć wszędzie.
Bu alanların başında çatışma analizi ve strateji konuları gelmektedir.Należy brać to pod uwagę podczas dokonywania analizy cykliczności występowania konfliktów zbrojnych i wojen.
Bu gerileme bütün alanlarda görülmüştür.Zagadnienie to było dyskutowane we wszystkich obozach.
Son zamanlardaki yayınları teolojik alanlara tekrar ilgi duyduğunu gösteriyor.Obaj twierdzili bowiem, że tyran jest znów zainteresowany filozofią.
Özellikle dar alanlarda ve kısa mesafelerde çok etkili.Zmieniają się one bardzo szybko, zwłaszcza w I akcie.
Türkiye'deki alanlarda, güney ve doğu Pakistan'da yayılış gösterir.W Polsce rośnie w rozproszeniu na południu i wschodzie kraju.
Subliminal teknikler reklamcılık ve propaganda alanlarında sıklıkla kullanılmaktadır.Ta technika druku jest bardzo często wykorzystywana w branży reklamowej.
Filistinliler tarafından öldürülen 988 İsraillinin 215 i çatışmalarda görev alanlardı.W 978 wojska Fatymidów opanowały Palestynę.
İçinde bulunan tuz gölü, dünyanın en düz alanlarından biri olarak kabul görür.Woda wewnątrz jeziora jest jedną z najczystszych na świecie.
Katılımcılardan jüri tarafından üç "Evet" alanlar Eurochallenges turuna yükselmişlerdir.Rezultat był zwycięstwem zwolenników na "tak" wobec unijnego dokumentu.
Asırlık Çınar ağaçları hala günümüzde yaşayan ender yaşam alanlarıdır.Stare zaniedbane drzewa owocowe są jedynymi żywymi pozostałościami wsi.
Bu çalışma astronomide yeni araştırma alanları açtı.Po zakończeniu studiów rozpoczął badania w tamtejszym laboratorium astronomicznym.
Birçok sebeplerden dolayı ormanlık çam ve meşelik alanlar kesilerek yok edilmiştir.W związku z osuszaniem terenów wyginęło wiele roślin błotno-wodnych, leśnych i torfowych.
Genelde yeşil alanları vardır.Zwykle jest zielony.
Bölge Filipinler'de en yoksul alanlardan biridir.Plaże uznaje się za najpiękniejsze na Filipinach.
Diğer yerleşim alanlarında böyle bir seramik yoktur.W nowych kominach takich pomieszczeń nie ma.
Son yıllarda seracılık ve arıcılık da üreticilerin ilgi alanları içine girmiştir.W ostatnich dziesięcioleciach dar i wspólnoty darów stały się także przedmiotem zainteresowania ekonomii.
Aydınlanmacılar özgürlüğün tüm alanlarda olması gerektiği fikrini savunmaktaydı.Ich dewizą była wolność we wszystkich aspektach życia.
Atmosferdeki aşırı CO2'in lisoklin alanlarının küçülmesinin temel nedeni olduğu düşünülmektedir.Z badań wynika, że głównym źródłem emisji dioksyn do atmosfery są pożary lasów.
Görüş alanları 360 dereceyi bulur.Widok panoramiczny 360 stopni
Lisoklin alanlarının küçülmesi kalsitin okyanus içinde çözümü için daha az alan bırakmaktadır.Na szczęście wymagania na wytrzymałość tych lin byłyby tu jeszcze mniejsze niż w przypadku Marsa.
Giresun ve çevresi, zengin tarım alanlarına sahiptir.Sady własne i okoliczne dawały bogate plony.
Ig Nobel Sayfası(İngilizce) Ödül alanlar listesi (İngilizce)Witryna internetowa Nagrody Ig Nobla (ang.)
Ağırlıklı ortalamalar bazı matematik alanlarda rol oynarlar.Funkcje wypukłe odgrywają ważną rolę w różnych gałęziach matematyki.
Şehirlere, insan yaşam alanlarına iyi uyum sağlamışlardır.Dobrze przystosowały się do siedlisk ludzkich.
Jüpiter döndükçe iyonosferi de bağlantılı bir şekilde gezegenin kutup noktalarındaki manyetik alanlara kayar.Krążąc wokół Jowisza, Io porusza się w bardzo silnym polu magnetycznym planety.
Toplam alanları 20.236 hektardır.Całkowita jego powierzchnia wynosi 8020,36 hektarów.
Ayrıca maden bakımından da zengin alanlardır. .Również bogate są niższe partie lasu.
Bu açıdan Zeybek kültürünün de önemli alanlarındandır.Stąd każda kultura jest równie dobra.
Kimya, enerji, finans ve lojistik gibi alanlarda faaliyet gösterir.Grupa działa w branżach chemicznej, energetycznej i logistycznej.
Habitatları açık ve yarı açık alanlardır.Zasiedlają różnorodne siedliska otwarte i półotwarte.
Yüksek vuruş etkisinden ötürü sadece geniş alanlara örneğin şehirlere karşı kullanıldı.O zauważalnym wzroście tolerancji można mówić jedynie w odniesieniu do dużych miast.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod