Kar ve buz kuleleri 4000 metre veya daha yüksek alanlarda oluşmuştur.Geleiras e zonas glaciares encontram-se acima de 3.000 metros.
Halkın üçte biri Maya kökenlidir ve kırsal alanlarda yaşayan birçok insan İspanyolca bilmez.Um terço de sua população é descendente dos maias, sendo que muitos deles não falam espanhol.
Chomsky’nin teorileri farklı alanlarda köklü bir şekilde kullanılmıştır.Modelos Chomskianos têm sido usados como uma base teórica em vários outros campos.
Birleştirme lifleri aynı serebral hemisferde bulunan kortikal alanları birbirine bağlayan aksonlardır. .As fibras de associação são axônios que conectam áreas corticais dentro do mesmo hemisfério cerebral.
Bu ılıman alanların yerleşik kuşudur ve kışları göç etmez.Esta espécie não é muito ruidosa nos locais onde inverna.
Az da olsa kırsal alanlarda arıcılık da vardır.No entanto, a desnutrição ainda é comum nas regiões rurais.
Mühendislik alanlarında dünyanın en iyi 21. mühendislik okuludur.É a 21ª melhor universidade do mundo.
Yahudiler, botanik, coğrafya, tıp, matematik, şiir ve felsefe alanlarında da katkıda bulunmuşlardır.Os judeus contribuíram para a botânica, a geografia, a medicina, as matemáticas, a poesia e a filosofia.
Çoğu türler bitkisel alanları tercih ederler.A maioria das espécies prefere ambientes mais frescos.
Hastalığın görülme sıklığının 2014 yılına kadar bu alanlarda arttığı gözlenmiştir.Essas áreas também têm visto um aumento nos casos até 2014.
Habitatları açık ve yarı açık alanlardır.Seus habitats incluem vários ambientes abertos e semi-abertos.
Kirlilik ile birleşen doğal alanların bu şekildeki yıkımı, yerel biyolojik çeşitliliği tehdit etmektedir.A poluição e a erosão dos habitats naturais ameaçam destruir a biodiversidade da região.
Güçlü manyetik alanlara ve güçlü silikon, stronsiyum veya krom tayf çizgilerine sahiptirler.Possuem um forte campo magnético e linhas espectrais fortes de silício, estrôncio ou crómio.
Çalışma temeli, sömürge çalışmaları ve eleştirel teori alanlarında faaliyet göstermiştir.Seu corpo de trabalho tem sido influente nos campos dos estudos descoloniais e da teoria crítica.
NATO ve Varşova Paktı gibi askeri ittifaklar ise nüfuz gösterilmesine vasıta olan diğer alanlardan biridir.As alianças militares como a OTAN e o Pacto de Varsóvia são fóruns através do qual a influência é exercida.
Endüstriyel robotların kullanım alanları son derece çeşitlidir.As aplicações dos robôs industriais são muito numerosas.
Erkekler 6 ile 8 yıl arasında ergenliğe ulaşsalar da kendilerine ait bir alanları olmaz.Os jovens são amamentados por cerca de 6 a 8 meses até que sejam capazes de cuidar de si mesmos.
Mısır kısmen Batı Asya'da iken Mısır'daki Dünya Mirası alanları Afrika altında listelenmiştir.O Egito como um todo, foi incluído, apesar da parte oriental do Egito estar localizada na Ásia.
Öyle ki, sadece parçacıklar değil, alanlar ve diğer her şey momentuma sahip olabilir.Não estou falando apenas de solos ou coisas desse tipo, ela tinha tudo.
Oyunda tüm alanlardan yayın alınabilir.Todos os modos de jogo podem ser acessados daqui.
Bitkiler yarı gölge veya güneşli alanlara dikilmelidir.Deve ser cultivada a pleno sol ou a meia-sombra.
Güvenli özetlerin önemli kullanım alanlarından birisi mesaj bütünlüğü doğrulamasıdır.Uma importante aplicação desses hashes de segurança é na verificação da integridade de mensagens.
Bunlar sadece sulanabilir küçük alanlarda yapılabilmektedir.Ocorrem menos em áreas limpas.
İsrailliler'in %92'si kentsel alanlarda yaşamaktadır.Cerca de 42% dos egípcios vivem em cidades.
Normalde sadece istisnai kapsama alanlarında kullanılır.Eles são usados em casos de posse exclusiva.
Meteorolojide kullanılan sıcaklık, nem veya basınç alanları sayıl alanların örneklerindendir.Os Campos temperatura, umidade ou pressão, de grande aplicação na área Meteorológica.
Bu iki özel koruma alanı, Natura 2000 ağının kapsamına girecek alanları oluşturmaktadır.Estas áreas de conservação formam a rede Natura 2000.
Kırsal alanlardaki insanlar yoksul ve eğitimsizdi.As pessoas mais pobres ou nas áreas rurais não tinham acesso à educação.
21. yüzyılın başlangıcında, nüfus, kentsel alanlarda, kırsal alanlardan çok daha fazla artış gösterdi.Ao final da década de 1940, mais pessoas viviam em cidades do que em áreas rurais.
Bu hücreler ayrıca iyi donatılmış, iyi aydınlatılmış ve havalandırma sağlanan alanlardır."As cabines são amplas e bem iluminadas e ventiladas.
Bu sebeple ağaç evler, ormanlık alanlarda kullanım için idealdir.Por este motivo, o terreno é favorecido para a utilização de máquinas nas plantações.
Yalnızca Batı ve Orta Afrika'nın ormanlık alanlarında bulunur.Está distribuída por áreas florestais da África central e ocidental.
Toplam alanları 20.236 hektardır.Tem 2204,36 hectares de área.
Ancak ovada yerleşim alanlarının artması, tarım amaçlı kullanılan arazilerin azalmasına neden olmaktadır.O aumento no nível dos oceanos também irá reduzir a quantidade de terras disponíveis para agricultura.
Sulak alanlar, yeryüzünün en zengin ve en üretken ekosistemlerini oluşturmaktadır.São tidas como um dos mais ricos e dinâmicos ecossistemas da Terra.
Genellikle yavaş hareket ederler ve yaşama alanlarının dışına çıkmazlar.Estes animais movem-se lentamente, nunca se afastando dos seus refúgios.
Elektrik yüklü maddeler hem elektromanyetik alanlardan etkilenirler, hem de elektromanyetik alan yaratırlar.Matéria eletricamente carregada produz, e é influenciada por, campos eletromagnéticos.
Düşük frekans elektrik ve manyetik alanların sağlık üzerinde ciddi etkileri olduğu düşünülmektedir.Estudou os efeitos de campos eletromagnéticos fracos na saúde humana.
Araştırma alanları kozmoloji, kuantum alan teorisi ve astrobiyoloji gibi alanlardır.Seus campos de pesquisa incluem cosmologia, teoria quântica de campos e Astrobiologia.
"Dağlık" sıfatı, dağlarla ilişkili ve kaplı alanları tanımlamak için kullanılır.O adjetivo montano é usado para descrever áreas montanhosas e coisas relacionadas a elas.
Step alanlarda bulunurlar.Localiza-se na Microrregião de Passos.
Aynı zamanda iş dünyası ve hükûmetle ilişkili tüm alanlarda karar almak amacıyla kullanılır.Funcionamento democrático e eleições para todos os órgãos em todos os níveis.
Şehrin geleneksel önemli iktisadi faaliyet alanları şarapçılık, balıkçılık, gemi yapımı ve turizmdir.A cidade tem uma longa tradição na produção de vinho, na pesca, na construção naval e no turismo.
Diğer alanlar ise hibrit alanındadır.No entanto, está disponível somente para membros do Hyperspace.
Gökbilim, meteoroloji ve yerbilim alanlarında çalışmıştır.Pesquisou sobre meteorologia e campo magnético terrestre.
Şirket, 1970'lerde farklı alanlara yöneldi.Porém, na década de 1970, muitas das empresas deslocaram-se para outros pontos da província.
Diğer alanlarda da durum aynı idi.’’Em outros locais aconteceu o mesmo.
Alanlar da, İskitler gibi, göçebe bir kavimdi ve onlara yakın bir dil konuşuyorlardı.E foram vistas por eles línguas repartidas, como que de fogo, as quais pousaram sobre cada um deles.
La Tortura 2006 yılında yılın şarkısı ve yılın kaydı alanlarında 2 Latin Grammy ödülü kazanmıştır.Em 2006, a canção venceu dois prêmios Grammy Latino nas categorias de Canção e Gravação do Ano.
Tarihte birçok kişi bu alanlarda asılarak ya da kızgın yağda kızartılarak idam edilmiştir.Como resultado destas políticas, muitos corpos simplesmente eram enterrados ou jogados em rios.
Mağazaları genelde büyük alanlar üzerine kurulmaktadır.Essas áreas estão normalmente reservadas para grandes apostadores.
Savaşın çoğunda Madrid’i ve Madrid’in güney ve batıdaki alanlarını kuşattılar.Madrid e a região a sul e oeste de Madrid encontraram-se cercadas durante a maior parte da guerra.
Ne var kazılan alanlarda bu yerleşmeye rastlanılmamıştır.Não há nada acontecendo nos corredores que escapa dela.
Her iki türün dağılım alanları arasında büyük bir boşluk aralığı oluşur.Entre as duas principais áreas de ocorrência, aparece de maneira dispersa.
Devamlı alanlarda ise vücut işleyişinde kalıcı bozukluklar olur.Em normais circunstâncias, diríamos que do funcionamento constante de nosso corpo.
Niğde'nin batısında yer alan Altunhisar önemli tarım alanlarına sahiptir.Infância em fazendas do oeste é território contestado.
Jandarma; köylerde, kasabalarda ve kırsal alanlarda kanun ve düzenin korunmasından sorumludur.A polícia estadual é responsável por manter a lei e a ordem nos municípios do estado e nas áreas rurais.
Verimli tarım alanları vardır.Que valores a agricultura camponesa tem?
(İhale terminal ve park alanlarını içermiyor.)(O termo exclui as ilhas e arquipélagos.)
Suda yüzer, Dar alanların altından geçer.Literalmente, navega-se por entre as copas das árvores.