Bu iki tür, çok farklı yaşam alanlarında bulunurlar.يتواجد هذان النوعان في معظم أنواع الخلايا.
Hukukun özel alanlarını kapsayan Şeriat dışı mahkemeler de mevcut ve bunun en önemlisi Şikayet Kurulu'dur.هنالك أيضاً محاكم أخرى مختصة أهمها ديوان المظالم.
Belirli alanlarda, herhangi bir normal karasal maddeye uygulanabilir olmalı.وينبغي أن تنطبق النطاقات المحددة على أي مادة أرضية عادية.
Köyün kurulması milattan öncesine dayanmaktadır, bunun kanıtı sit alanlarında bulunan tarihi eserlerdir.القرية مأهولة من عصور ماقبل التاريخ وهذا ما توكده المواقع الأثرية المكتشفة.
Yeni inceleme alanlarını gösterir.الاختبار من خلال مواقف جديدة.
Ayrıca, başka bilim alanlarında da başarılıdır.هذا بالإضافة إلى اخصائيين في ميادين المعرفة الأخرى.
Doğal yaşam alanlarının yokolması nedeniyle tehdit altındadır.إنه مهدد بفقدان موائله الطبيعية.
Kentsel alanlarda doğum oranları, kırsal alanlardan daha düşüktür.نسب الإصابة في المجتمعات الريفية أقل.
Yeni göçmenler genellikle Toronto, Montreal ve Vancouver gibi büyük kentsel alanlara yerleşirler.يستقر المهاجرون الجدد غالباً في المناطق الحضرية الكبرى مثل تورنتو وفانكوفر.
Kentte bulunan Amerikan üssü ve Amerikan yerleşim alanları bulunmaktaydı.ظل أمل المساعدة الأمريكية موجودًا على الساحة.
Bu bölge günümüzde Zazalar’ın yaşadığı yerleşke alanlarıdır." denilmiştir."قلت": وآثار هذا المسجد اليوم موجودة هناك".
Ayrıca arıcılık en önemli ekonomik alanlardandır.و ما تزال العطف أحد أهم مراكز الإباضية.
Orman yangınlarında yanan alanların yüzölçüm dağılımları.طغاة بلادنا يحرقون الغابات...
Dağların bulunduğu alanlar nüfus açısından tenhadır.مع العلم ان الجبل خالي الان من السكان.
Genel dil bilimi, dil biliminin temel alanlarından biridir.الصفة في علوم اللغة بصفة عامة هي ما يدل على عنصر من عناصر اللغة.
Mısır kısmen Batı Asya'da iken Mısır'daki Dünya Mirası alanları Afrika altında listelenmiştir.في حين أن لمصر امتداد آسيوي، إلا أن مواقعها التراثية تصنّف ضمن قارة أفريقيا.
İlçenin tüm yüzölçümünün %75'i ormanlık alanlarla kaplıdır.تغطي الغابة 75% من ترابة.
Cıvatanın en çok kullanıldığı alanlar makine ve inşaat sektörüdür.والمحرك الحثي هو المحرك الأكثر استعمالا في المصانع والآلات.
Ancak bu güzîde mekândan feyiz alanlar sadece bunlar değildir.وما من سبيل إلى الحصول على هؤلاء الناس إلا أن تكون أخلاق (الحاكم) نفسه صالحة".
Erbulak Evi, 2014 yılı Ekim ayından itibaren oyunculuk, yazarlık, çizerlik alanlarında eğitim verecek.ومنذ أكتوبر عام 2014 ستقوم سفينتش إيربولاك بالتدريس في العديد من المجالات مثل التمثيل ، و الكتابة و الرسم.
1994 yılından beri oyunculuk ve senaryo yazımı alanlarında profesyonelleşti.بدا العمل في التمثيل والإخراج المسرحى منذ 1997 ..
İnsan beyninde dil işlevleri için özel alanlar mevcuttur.القدرة اللغوية البشرية موجودة في المخ.
İlçenin sahip olduğu toprakların büyük bir kısmı tarıma elverişli alanlardır.معظم المناطق التي سقطت تحت سيطرة الثوار هي مناطق سنية.
"Samsun'da Sanayi Faaliyetlerinin Dağılışı, Gelişme Alanları ve Başlıca Sorunları"."بحث الأوضاع الاقتصادية الصعبة في سلفيت وسبل النهوض بها".
Bunun yanında, gümrük statüleri, para alanları, NATO üyeliği gibi düzlemler söz konusudur.كما يوجد مقياس آخر يكون حسب الحالة الجمركية، والعُملة المُستخدمة، والعضوية في حلف شمال الأطلسي.
Bilim adamları bu alanları ziyaret etme heveslerini bildirmişlerdir.تساءل العلماء عن السبب وراء هذه التحذيرات.
Bu alanlar internet, temiz enerji ve uzaydı. "وفي نهاية الأمر، نحصل على صور فضائية نقية وواضحة تماماً».
Uygarlığın beşiği, uygarlıkların ortaya çıktığı yerler olarak belirlenen alanlar için kullanılan bir terimdir.مهد الحضارة هو مصطلح يشير إلى الأماكن المشهود لها بأنها مولد الحضارة.
Bu alanlar tüm fiziki donanımlar için gereklidir.وهذاالحي تتواجد به جميع المرافق الضرورية .
2006 - İskoçya'da kamusal alanlarda sigara içmek yasaklandı.اعتبارا من أكتوبر 2010، تم حظر التدخين في الأماكن العامة في البلاد.
Düzenleme ve yol parkuru mümkün olduğunca en görsel alanlardan geçirildi.يجب أَن تكون خطوط السكة الحديدية والطرق السريعة بعيدة عن المناطق السكنية قدر الإمكان.
Alanlar zamandan ve birbirlerinden bağımsızdır.جميع هذه النقاط مستقلة عن بعضهم البعض ، وتابعة للزمن.
Tarıma elverişli alanların çoğu Nijer nehri kıyısındadır.ويعيش معظم السكان في مناطق مزدحمة بمحاذاة نهر النيجر.
1982'de uzay programını terk etti ve uzayla ilgili alanlarda çeşitli başka görevler aldı.Ele deixou o programa espacial em 1982 e manteve várias posições em campos relacionados ao espaço.
Ülke yenilik ve ticaret özgürlüğü gibi alanlarda son zamanlarda önemli gelişmeler kaydetmiştir.O país fez melhorias substanciais recentemente em áreas como inovação e liberdade comercial.
Ancak, ışık hızı bu aynı alanların farkında olmamızı engeller.No entanto, a velocidade da luz nos impede de estar ciente dessas outras áreas idênticas.
Plazmaların iyi elektrik iletkenliği onların elektrik alanlarını çok küçük hale getirir.A boa condutividade elétrica dos plasmas faz com que os seus campos elétricos sejam muito pequenos.
Ülkedeki resmî dillerin üçü de çeşitli alanlarda birinci dil olarak kullanılmaktadır.Cada um dos três idiomas é usado como o idioma principal em determinados domínios.
Boltzmann yüzeysel alanlarda gazların durumu için dağılımını sonradan genelleştirdi.Boltzmann posteriormente generalizada sua distribuição para os gases em campos externos.
Beyaz ve açık mavi renkleriyle görülen alanlar en düşük hızları temsil eder.As áreas em que aparecem branco e azul claro são velocidades menores.
Venezuela'da yaşan büyük karıncayiyenlerin 25 km²'lik yaşam alanları olduğu kaydedilmiştir.Na Venezuela, foram reportadas áreas de vida de até 25 km².
Delegeler ne kadar ve hangi alanlarda aktif olacakları açısında da daha fazla seçeneğe sahiptir.Delegados possuem escolhas adicionais de que forma eles serão ativos em quais áreas.
Bu başarı Crisp'in yeni alanlara yönelmesine sebep oldu: konuşmacılık ve oyunculuk.Este sucesso lançou Crisp numa nova direcção: teatro e professor.
Piknik alanları bulunmaktadır.Também se encontram áreas de piqueniques.
Ancak bu esnekliklerine rağmen tanrıların yetenekleri ve nüfuz alanları sınırlıydı.Apesar dessa flexibilidade, os deuses tinham habilidades e esferas de influência limitadas.
Roma'dan hayatta kalanlar kıyıdaki daha uygun alanlara, adalara ve dağlara çekildi.Romanos sobreviventes retrocederam para locais mais favoráveis na costa, ilhas e montanhas.
Legendre adi diferansiyel denklemine fizik ve diğer teknik alanlarda da sık rastlanir.Esta equação diferencial ordinária é freqüentemente encontrada na física e outros campos técnicos.
Şirket tarafından basılan bir eleştirmen kılavuzu R2 sürümündeki çeşitli iyileştirme alanlarını tanımlıyor.Um guia de revisor publicado pela empresa descreve várias áreas de aperfeiçoamento na versão R2.
Balkanlar'daki kırsal alanlarda Roma yönetimi, kısa yaz kampanyalarında elde edilen başarılarla sınırlıydı.O governo bizantino nas zonas rurais dos Bálcãs se limitava às áreas afetadas pelas curtas campanhas de verão.
2001 yılında Berlin’in kamuya açık cadde ve alanlarında yaklaşık 350 ayı yer alıyordu.Em 2001 aproximadamente 350 ursos foram colocados nas ruas e praças públicas de Berlim.
389 – 25 Ocak 477), 428 ile öldüğü 477 yılına kadar Vandallar ve Alanlar'ın kralı.389 - 25 de janeiro de 477), rei dos vândalos e alanos entre 428 e 477.
Birçok tanrının birden fazla kült merkezi vardı ve etki alanları zaman içinde değişiklik göstermiştir.Muitos deuses tinham mais de um centro de culto, e seus laços locais mudaram com o tempo.
20. yüzyılın sonlarında bu bölge Doğu Avrupa, Çin, Brezilya gibi alanları kapsayacaktır.Em finais do séc. XX incluiria regiões como o a Europa Oriental, o Brasil ou a China.
Ancak, genetik alanlarda gelişmeler devam edince bu görüşler daha az savunulur olmaya başladılar.No entanto, à medida que o campo da genética se desenvolvia, essas visões se tornavam mais difíceis de manter.
Güneye idoğru yükseklikler azalmakta ve ovalık alanlar görülür.Contudo, para sul, a aculturação desvanece.
Bu, genellikle, ebeveyn türün yaşam alanları içinde ciddi çevre değişiklikleri olduğunda gerçekleşir.Geralmente isso ocorre quando há alguma mudança drástica no ambiente da espécie parental.
2005 yılında ise Teknoloji, Ekonomi ve İşsizlik alanlarındaki 11. Annual Heinz Ödülü’nü kazandı.Em 2005, foi premiada no 11º Annual Heinz Award, na categoria de Tecnologia, Economia e Emprego.
Ülke nüfusunun %73'ü şehirlerde yaşarken, %27'si kırsal alanlarda yaşamaktadır.73% da população vive em áreas urbanas, enquanto 27% nas áreas rurais.
Modern matematiğin en yüksek derecede soyut alanları kategori teorisi ve model teorisidir.Duas das mais abstratas áreas da matemática moderna são teoria das categorias e teoria dos modelos.
Böylece ifade tüm alanlar için geçerli olur, ve integral çıkartılabilir.E como esta expressão é valida para todos os domínios podemos, além disso, remover a integral.