Bu, bu alandaki bir parçacığın üzerindeki kuvveti ifade ediyor. -I ono mówi ci dokładnie, jak duża siła działałaby na pewną cząsteczkę w danym punkcie tego pola.
Bu, bu alandaki bir parçacığın üzerindeki kuvveti ifade ediyor. -Tohle by vám mohlo v podstatě říct, jaká síla by byla na částici v daném poli.
Bu, bu alandaki bir parçacığın üzerindeki kuvveti ifade ediyor. -И оно могло бы по сути говорить вам, какая сила будет действовать на некоторую частицу в этом поле.
Bu, bu alandaki bir parçacığın üzerindeki kuvveti ifade ediyor. -וזה חיוני לספר לך כמה כוח יושקע באיזשהו גוף בשדה הזה.
Bu, bu alandaki bir parçacığın üzerindeki kuvveti ifade ediyor. -そのフィールド内の各粒子にあるかを示せます。 いいですか?
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.3度の攻撃の 最初の部分です 確か 11人がこの攻撃で亡くなり
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Acesta este doar primul din cele trei atacuri. care s-au întâmplat în acel loc.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Ce n'est que la première de trois attaques qui se sont déroulées dans cette scène.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Đây chỉ là trận đầu trong loạt 3 đợt tấn công xảy ra trong video vừa rồi.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Denn das ist nur der erste von drei Angriffen, die an diesem Schauplatz stattfanden.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Dette er blot det første af tre angreb, der forekommer i den scene.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Dit is de eerste van drie aanvallen die er waren in deze situatie.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Es decir, éste es sólo el primero de los tres ataques que tuvieron lugar allí.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Este é só o primeiro dos três ataques que ocorreram naquele sítio. CA:
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Ini serangan pertama dari tiga serangan yang terjadi dalam tayangan itu
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.보신 영상은 저곳에서 일어난 세 건의 공격 중 첫번째 것이었더군요.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Questo è solo il primo di tre attacchi che sono avvenuti su questa scena.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Szóval, ez csak az első a három támadás közül, amelyek ezen a helyen történtek.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Tämä on vain yksi kolmesta hyökkäyksestä tuossa kohtaamisessa.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Tohle je první ze tří útoků, ke kterým tam došlo.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.To je samo prvi od treh napadov, ki so se zgodili na tem prizorišču.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.To jest tylko pierwszy z trzech ataków, które nastąpiły w tej scenie.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Toto je iba prvý z troch útokov, ktoré sa tam odohrali.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Αυτή είναι μία από τις τρείς επιθέσεις που συνέβησαν σε αυτό το σημείο.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Това е една от трите атаки на тази сцена.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.Это первая из трех атак, предпринятых там.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.כך שזה רק הראשון משלוש התקפות שהתרחשו בסצנה הזו.
Bu, bu alanda olan toplam üç tane saldırının sadece birincisiydi.يبدو أن هذه هي مجرد الهجمة الأولى من ثلاث هجمات التي حدثت في هذا المشهد .
Bu da bize bu iç kare alanda verecekti.Det skulle också ge oss arean av kvadraten i mitten.
Bu da bize bu iç kare alanda verecekti.W ten sposób dostaniemy pole powierzchni wewnętrznego kwadratu.
Bu dış kare alanda, ama biz hala var bizim iç kare alanı olsun.Det är arean av den yttre kvadraten, men vi måste fortfarande få arean av den inre kvadraten.
Bu dış kare alanda, ama biz hala var bizim iç kare alanı olsun.To jest pole powierzchni tego zewnętrznego kwadratu, a mamy wyznaczyć pole wewnętrznego kwadratu.
Bu iki alandaki gelişmeler uyuşturucuya bağlı ölümlerin önlenmesine yönelik değerli fırsatlar teşkil edebilir.E két terület fejlesztése komoly lehetőséget jelenthetne a kábítószerrel összefüggő halálesetek megelőzésére.
Bu iki alandaki gelişmeler uyuşturucuya bağlı ölümlerin önlenmesine yönelik değerli fırsatlar teşkil edebilir.Parannukset näillä kahdella alueella voivat tarjota arvokkaan tilaisuuden estää huumekuolemia.
Bu iyi, çünkü iyi haberi anlatmadan önce, akademik alanda sizi biraz gezintiye çıkarmak zorundayım.Akkor jó, mert mielőtt közreadom ezt a jó hírt, teszek egy kis kitérőt egy bizonyos akadémiai területre.
Bu iyi, çünkü iyi haberi anlatmadan önce, akademik alanda sizi biraz gezintiye çıkarmak zorundayım.Fajn, než vám povím tu dobrou zprávu, uděláme si drobný výlet na akademickou půdu.
Bu iyi, çünkü iyi haberi anlatmadan önce, akademik alanda sizi biraz gezintiye çıkarmak zorundayım.좋아요, 왜냐하면 여러분에게 좋은 소식을 알려드리기 전에 학문적인 지역으로 짧은 여행을 떠나야 하거든요.
Bu iyi, çünkü iyi haberi anlatmadan önce, akademik alanda sizi biraz gezintiye çıkarmak zorundayım.To dobrze, bo zanim wam o niej opowiem, mam zamiar zabrać was na małą wycieczkę w pewien naukowy obszar.
Bu iyi, çünkü iyi haberi anlatmadan önce, akademik alanda sizi biraz gezintiye çıkarmak zorundayım.טוב, כי לפני שאספר לכם אותן, אני אצא למסע קטן בשטח אקדמי.
Bu iyi, çünkü iyi haberi anlatmadan önce, akademik alanda sizi biraz gezintiye çıkarmak zorundayım.جيد، لان قبل أن آخبركم بالخبر السار، سوف أقوم برحلة من خلال بعض التضاريس الأكاديمية قليلاً.
Bu iyi, çünkü iyi haberi anlatmadan önce, akademik alanda sizi biraz gezintiye çıkarmak zorundayım.学術的な話に回り道したいと思います 世界を救うかもしれない良いニュースの約束をすることで 注意を引いていればいいのですが
Bu kişinin çok para yapmış olabileceğini, bir alanda şöhrete ulaştığını düşünecektiniz.Ajattelisitte, että tuo henkilö on ansainnut paljon rahaa ja saavuttanut mainetta jollakin alalla.
Bu kişinin çok para yapmış olabileceğini, bir alanda şöhrete ulaştığını düşünecektiniz.Azt gondolnák, hogy biztos sok pénze van, valamely téren hírnévre tett szert.
Bu kişinin çok para yapmış olabileceğini, bir alanda şöhrete ulaştığını düşünecektiniz.I ville tænke at personen sandsynligvis havde mange penge, havde opnået berømmelse på et eller andet felt.
Bu kişinin çok para yapmış olabileceğini, bir alanda şöhrete ulaştığını düşünecektiniz.그 사람이 많은 돈을 벌었다고 생각할 수도 있고 어떤 영역에서 명성을 얻었다고 생각할 수도 있죠.
Bu kişinin çok para yapmış olabileceğini, bir alanda şöhrete ulaştığını düşünecektiniz.Mislili bi, da je morda zaslužil veliko denarja, dosegel ugled na nekem področju.
Bu kişinin çok para yapmış olabileceğini, bir alanda şöhrete ulaştığını düşünecektiniz.Možno si pomyslíte, že má tá osoba veľa peňazí, slávu v nejakej oblasti.
Bu kişinin çok para yapmış olabileceğini, bir alanda şöhrete ulaştığını düşünecektiniz.Mungkin Anda pikir orang tersebut sangat kaya, terkenal dalam bidang tertentu.
Bu kişinin çok para yapmış olabileceğini, bir alanda şöhrete ulaştığını düşünecektiniz.Mysleli byste si, že ten člověk nejspíš vydělal spoustu peněz, nebo získal věhlas v určitém oboru.
Bu kişinin çok para yapmış olabileceğini, bir alanda şöhrete ulaştığını düşünecektiniz.Pensarían que quizás esa persona ganó mucho dinero, alcanzó renombre en algún campo.
Bu kişinin çok para yapmış olabileceğini, bir alanda şöhrete ulaştığını düşünecektiniz.Pensereste a una persona che ha guadagnato molto denaro e ottenuto fama in un qualche campo.
Bu kişinin çok para yapmış olabileceğini, bir alanda şöhrete ulaştığını düşünecektiniz.Pomyślicie, że ta osoba zarobiła dużo pieniędzy osiągnęła renomę w jakiejś dziedzinie.
Bu kişinin çok para yapmış olabileceğini, bir alanda şöhrete ulaştığını düşünecektiniz.-som är framgångsrik, så skulle ni börja tänka på olika saker. Att det är en rik person-
Bu kişinin çok para yapmış olabileceğini, bir alanda şöhrete ulaştığını düşünecektiniz.U denkt dan dat diegene veel geld heeft verdiend, of roem heeft verworven op een bepaald terrein.
Bu kişinin çok para yapmış olabileceğini, bir alanda şöhrete ulaştığını düşünecektiniz.Vão pensar que essa pessoa terá ganho muito dinheiro, conseguido renome nalguma área.
Bu kişinin çok para yapmış olabileceğini, bir alanda şöhrete ulaştığını düşünecektiniz.V-aţi gândi că persoana aceea a făcut mulţi bani, are renume într-un anumit domeniu.
Bu kişinin çok para yapmış olabileceğini, bir alanda şöhrete ulaştığını düşünecektiniz.Θα σκεφτόσασταν ότι ίσως αυτό το άτομο έχει βγάλει πολλά λεφτά, έχει διακριθεί σε κάποιον τομέα.
Bu kişinin çok para yapmış olabileceğini, bir alanda şöhrete ulaştığını düşünecektiniz.Ви подумаєте, що у неї, мабуть, багато грошей, що вона визнана в якійсь сфері.
Bu kişinin çok para yapmış olabileceğini, bir alanda şöhrete ulaştığını düşünecektiniz.Вы бы подумали, что этот человек заработал много денег, добился признания в какой-то области.
Bu kişinin çok para yapmış olabileceğini, bir alanda şöhrete ulaştığını düşünecektiniz.Може да си помислите, че този човек е направил много пари, че е получил признание в определена сфера.