Daha sonra iyonlar manyetik veya elektrik alandan kütle analizörüne aktarılır.Ióny sú potom transportované magnetickými alebo elektrickými poľami k hmotnostnému analyzátoru.
Çok daha eskiden ise bu alanda tuz üretiliyordu.V obci sa v minulosti ťažila soľ.
Bu teoriler üç temel alanda gelişmiştir.Je spojená z vývojom v troch základných smeroch.
Bu alanda Çin ve Hindistan'dan sonra dünya üçüncüsüdür.Bolo najľudnatejším štátom v Európe a tretím na svete po Číne a Indii.
Batılı ülkeler Yugoslavya'yı sadece ekonomik değil aynı zamanda askeri ve siyasi alanda da destekledi.Stredoveká Narva však prosperovala nielen vojensky, ale i obchodne.
Burada +, ya alanda ya da vektör uzayında toplama işlemidir.Prebieha v ňom expanzia alebo kontrakcia vesmíru.
Kamusal alanda gelişen diğer görüntü olgularında olduğu gibi, burada da bir ortaklık söz konusudur.Ako v predchádzajúcom obraze, aj tu je predstavená ľudská reč.
Bölge uluslararası alanda hâlâ Ukrayna'ya ait bir parça olarak görülmektedir.Medzinárodné spoločenstvo považuje Sevastopoľ naďalej za súčasť Ukrajiny.
Oyunlaştırma birçok farklı alanda incelenmiş ve uygulanmıştır.Povrch sa v niekoľkých krokoch opracováva a vyhladzuje.
Ekonomik alanda ise birkaç tekliften öteye gidilemedi.Na front sa mu podarilo dostať až po viacerých žiadostiach.
Swift videoda ormanlık bir alanda yürürken şarkıyı söyler.K piesni bol predstavený aj videoklip, v ktorom Cale chodí po lese.
Albüm uluslararası alanda da başarılı oldu.Album preukázal podobný úspech aj na medzinárodnom trhu.
Bad albümü uluslararası alanda ticarî başarı yakaladı.Singel „Hello“ obdržal medzinárodný komerčný úspech.
Bu alandaki çalışmaları ziyaretçiler yer seviyesindeki cam zemin üstünden izleyebilirler.Vo vstupnej hale môžu návštevníci sledovať zábery z týchto kamier.
Bu alanda 750.000 kişi yaşamaktadır.Žije tu 507 obyvateľov.
Bu alanda bazen gökkuşağı bayrakları görünebilir.Preto občas možno polárnu žiaru vidieť i u nás.
Kırsal alanda 5 aylık Akbaşlar sürülere çobanlık yapmaya başlarlar.Švajčiarsky durič sa už vo veku 5 mesiacov začína prejavovať ako poľnovnícky pes.
Sosyo-ekonomik alanda da önemli gelişmeler söz konusuydu.Politické problémy rozvoja Kuby sa vo veľkom prejavili aj v oblasti zamestnanosti.
Benzer şekilde, Barnum Brown, alanda 500 adet kafatası bulduğunu söylemiştir.Podobno je Barnum Brown trdil, da je videl več kot 500 lobanj na polju.
Şimdiye kadar olan sonuçlar gösteriyor ki; hastalığın bir alandaki kısa vadeli etkileri çok ciddidir.Doslej je bilo ugotovljeno, da so lahko kratkoročni učinki bolezni na določenem območju resni.
Belirli bir alanda bir türün önemini ya da gelişimine olan etkileri rapor edebilir.Prav lahko pa poročajo tudi o vplivu razvoja ali pomembnosti posameznih vrst na določenem področju.
Her iki alanda da çığır açmıştır.V obeh mestih je tudi razstavljal.
Çok daha eskiden ise bu alanda tuz üretiliyordu.V preteklosti so bile na tem območju obdelovalne površine.
Kuzeydoğudaki kıtasal alanda, özellikle de Slavonya'da beyaz şarap başta olmaz üzere şarap üretimi yaygındır.V kontinentalni na severovzhodu, zlasti v Slavoniji, proizvajajo vrhunska vina, še zlasti bela.
Bu alanda meydana gelen depremler tektonik aktivitesinin halen devam ettiğinin göstergesidir.Tukaj so še vedno prisotni potresi, kar kaže na živahno tektonsko območje.
O yalıtılmış bir alanda büyüdü.Odraščal je v Trbovljah.
Ancak oldukça geniş bir alanda yayılma göstermiştir.Kljub temu je razširjena po razmeroma velikem delu Evrope.
MHD, bu alandaki çalışmalarıyla 1970'te Nobel Fizik Ödülünü kazanan Hannes Alfven tarafından başlatılmıştır.S študijo na tem področju je začel Hannes Alfvén in dobil Nobelovo nagrado za fiziko leta 1970.
Fakat son dönemlerde bu alanda önemli ilerleme sağlanmıştır.V tem obdobju je bil viden velik napredek.
Dünya yüzeyindeyken bu alandan çıkabilmek gereken kurtulma hızı 11.2 kilometre/saniye değerindedir.Na površini Zemlje je ubežna hitrost približno 11,2 km/s.
Bu yüzden, bu hastalığın bir alanda varlığını sürdürebilmesi için insanlarda her sene tekrarlanması gerekir.Tako mora zajedavec vsako leto okužiti ljudi, da se na prizadetem območju lahko obdrži.
Merovenj konuları uluslararası alanda çok fazla ilgi çekmedi.K temu je pripomoglo Ehnatonovo popolno nezanimanje za mednarodne zadeve.
Daha çok askeri alanda kullanılıyor.Veliko se uporablja tudi v vojski.
Arka alandan hucüm yapabilir, ancak zıplayamaz.V sekundi bi ga lahko fental, pa ne zmorem!
Şehir bu nedenle daha çok bilimsel ve teknik alanda gelişme göstermektedir.Mesto se je zato usmerilo v razvoj sodobnega znanstvenega in tehničnega centra.
Bu rakam bugüne kadar alanda bir defada gözlenen en yüksek sayıdır.Zaenkrat je to tudi najvišja zabeležena količina pri živem človeku.
Bu kayanın yarısında yer alan bir alanda, muazzam bir aslan biçiminde bir geçit inşa etti.Na majhnem platoju, ki je na pol poti na to skalo, je zgradil vhodno poslopje v obliki ogromnega leva.
Almanya bu alandaki gelişmelere öncülük etti.Hadžija na tem področju izpopolnjeval v Nemčiji.
Birçok engeli içeren konkuhipik parkuru, açık havada ya da kapalı alanda kurulabilir.Obstaja nevarnost eksplozije par (hlapov) v zaprtih in odprtih prostorih.
Oyunun amacı bir alanda mayınlara rastlamadan tüm boş kareleri bulmaktır.Cilj igre je odkriti vsa polja, pod katerimi se ne skriva mina, ne bi kliknil na katero od min.
İngiltere millî futbol takımı, İngiltere'yi uluslararası alanda temsil eder.Angleška nogometna reprezentanca predstavlja Anglijo v nogometu.
Askeri alanda, diğer alanlara nazaran çok daha fazla gelişme yaşandı.Drugod po Navarri je bil odpor močnejši.
Türkiye’de ise bu alanda ilk kez eğitim veren üniversite Hacettepe Üniversitesi olmuştur.V tem kraju je bil prvič na otoku zapisan Budov nauk.
Dağlık bir alanda olması nedeniyle, birçok bitki yetişmektedir.Zaradi obsežnosti gorovja je rastlinstvo zelo raznoliko.
Arjantin ekipleri toplamda 22 defa kupayı kazanarak bu alanda en iyisi oldular.V svoji karieri je 22 krat stala na odru za zmagovalce v slalomu.
Bunların yanı sıra, global alanda da birçok başarıya imza atmaktadır.Poleg tega je veliko uspeha požela tudi drugod po svetu.
Herkes ölümsüz olduğunu hissettiği alanda çalışmak ister.Človek si želi biti nesmrten, zato verjame v nesmrtnost.
Bilardo kapalı bir alanda oynanır.Skupina igra skladbo na zamreženem igrišču.
Londra Köprüsü'ne yakın bir alandadır.Dograditev kamnitega Londonskega mostu.
Birçok alanda MS vardır: havacılık, bilgisayar bilimi, biyoloji, yönetim ...Yra MS daugelyje sričių: astronautika, informatika, biologija, vadyba ...
Danimarka toplumu Yahudiler için her alanda dostane ve güvenilir bir ortam yarattı.Danijos visuomenė yra saugi ir draugiška jos žydams.
Ancak, Milletler Cemiyeti uluslararası alandaki saygınlığını yitirmişti.Sovietai prarado reputaciją tarptautinėje arenoje.
Kasaba, Grote Baai (Büyük Koy) ve Great Salt Pond (Büyük Tuz Göleti) arasındaki dar alanda konumlanmıştır.Pusiasalio gale telkšo didžiausias šalies ežeras – Didžioji Druskų Bala (Great Salt Pond).
Bir alandaki organizmalar ve cansız çevreleriyle olan ilişkilerine bakar.Tai ryšiai tarp organizmų per gyvenamąją aplinką.
Kuruluş yıllarında yaklaşık 700.000 m²'lik bir alanda yer alan sarayın bugünkü alanı 80.000 m²'dir.Vienu metu rūmų plotas buvo net 700 000 m², tuo tarpu šiuo metu ji užima tik 80 000 m².
Örnek olarak, oyunda sürekli belirli bir alanda dolaşan bir karakter için bir yol belirlenebilir.Kaip pavyzdį galime imti dulkių daleles, kurios nuolatos juda kambaryje.
Herkes ölümsüz olduğunu hissettiği alanda çalışmak ister.Karalius prisimena, jog kitoje Mirties jūros pusėje gyvena nemirtingas žmogus.
Birçok alanda altyapısı olan Amerikan sanatçıdır.Keliose JAV vietovėse natūralizuota pušis.
Üremeyen bireyler 10 km alanda beslenebilirler.Maisto ieškanti lapė gali nukeliauti 10 km nuotolį.
Caro 1950'lerin sonunda uluslararası alanda tanındı ve özellikle ABD'de popülerdi.9 dešimtmečio viduryje pradėjo populiarėti JAV, ypatingai – Kalifornijoje.