RSS yayınları bir alandaki içerik için de mevcuttur.Rung esiintyi sittemmin myös juoman mainoskuvissa.
12 Eylül 2005'te FIFA'ya üye olan Doğu Timor'un sportif alanda hiçbir başarısı yoktur.Itä-Timor liittyi FIFAan 12. syyskuuta 2005.
Türkiye Ukrayna'ya hem politik hem de askeri alanda yardım etmiştir.Venäjä ryhtyi tämän jälkeen tukemaan Montenegroa taloudellisesti ja sotilaallisesti.
Askeri alanda özellikle subay yetiştirilmesine önem verilmiştir.Varsinkin upseerien sitomista puolustukseen täytyy varoa.
Djarum uluslararası alanda da başarılı olmuştur.Single on menestynyt hyvin myös kansainvälisesti.
Almanya bu alandaki gelişmelere öncülük etti.Hän yritti pysäyttää tämän etenemisen Saksaan.
1960'larda popüler müzikle ilgili her alanda onu görürüz.1960-luvulla Darin keskittyi enemmän folk-musiikkiin.
Bu alanda yaptığı çalışmalar sebebiyle Linda McCartney Ödülü alır.Hänet on palkittu Linda McCartneyn muistopalkinnolla eläinten oikeuksien edistämiseksi tehdystä työstä.
Tahminlere göre Lewis ve Clark'ın seferlerine kadar bu alanda 10.000'in üzerinde yerli halk yaşamaktaydı.Lewisin ja Clarkin tutkimusretken aikoihin kansan määräksi on arvioitu 4 000.
Pratikte blok şifreleme birçok alanda değerlendirilebilir.Mahdolliset korjaukset ohjelmakoodiin pitäisi tehdä useaan paikkaan.
Birçok alanda devlet tekeli getirildi.Hallituksen joukot etenivät monin paikoin.
Bu alanda özellikle İsviçreli paralı askerler ün kazanmıştır.Tästä syystä rintamalle ehti vain lähinnä ruotsalaisia vapaaehtoisia.
Köpeklerin bir alanda başıboş bırakılmaları uzmanlarca egzersiz olarak kabul edilmez.Kokeessa koiraa ei opeteta puremaan ihmistä missään tapauksessa.
Bölge uluslararası alanda hâlâ Ukrayna'ya ait bir parça olarak görülmektedir.Tästä huolimatta alue on esimerkiksi YK:n ja Euroopan yhteisön mukaan yhä laillisesti osa Ukrainaa.
Kapalı alanda koşulan bu dereceler resmî dünya rekoru olarak kaydedilmedi.Kyseessä oli sisäratatulos, joten sitä ei hyväksytty viralliseksi maailmanennätykseksi.
Alanda yer alan geçici sulak çayırlarda kış mevsimi hariç otlatma yapılmaktadır.Lehtokerttujemme sulkasato tapahtuu vasta talvehtimisalueella.
Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu'nun amacı gelişmekte olan ülkelerde kırsal alanda yoksulluğu azaltmaktır.Järjestö pyrkii vähentämään köyhyyttä kehitysmaiden maaseuduilla.
2000 Dar Alanda Kısa Paslaşmalar.Herätysliikkeen julkisuusongelmien äärellä 2000.
Bu sınıflandırma birçok alanda çalışmalara konu olmuştur.Avoimuus on moniin aloihin liittyvä käsite.
Albüm uluslararası alanda da başarılı oldu.Albumi on menestynyt kansainvälisesti.
Çok daha eskiden ise bu alanda tuz üretiliyordu.Aikaisemmin tilalla oli oma viinanpolttimo.
Uluslararası alanda ise İsveç Kutup Yıldızı Nişanı almıştı.Hänet valittiin myös Ruotsin tähdistökentälliseen.
Birçok dergi özel bir alana yönelip, sadece o alandaki araştırmaları yayınlar.Suurin osa tiedejulkaisuista on pitkälle erikoistuneita ja käsittelee vain alan tutkimustuloksia.
Evler bu alanda yapılamazlar.Tälle alueelle ei saa rakentaa taloja.
1875 - Kapalı alanda ilk buz hokeyi, Montreal'de oynandı.1875 - Διεξάγεται στο Μόντρεαλ ο πρώτος οργανωμένος αγώνας χόκεϊ επί πάγου σε κλειστό χώρο.
Bu alanda Çin ve Hindistan'dan sonra dünya üçüncüsüdür.Πρόκειται για τον τρίτο μεγαλύτερο πληθυσμό στον κόσμο μετά την Κίνα και την Ινδία.
Kapalı alanda koşulan bu dereceler resmî dünya rekoru olarak kaydedilmedi.Το αποτέλεσμα αυτό δεν αναγνωρίστηκε επισήμως ως παγκόσμιο ρεκόρ.
O yıl uluslararası alanda gençler düzeyinde yarışmıştır.Τη χρονιά αυτή χρίστηκε διεθνής με την εθνική Νέων.
Bununla birlikte bu alanda en önemli kuramcılardan birisi olarak kabul edilmektedir.Ενώ, γενικότερα, θεωρείται ένα από τα καλύτερα στην εν λόγω κατηγορία.
Fiziksel araştırmalar birçok farklı alanda gelişimini sürdürüyor.H σύγχρονη έρευνα στη φυσική χωρίζεται σε αρκετά διαφορετικά πεδία.
20. yüzyılın sonu, alanda iki atılım geçirdi.Στα τέλη του 20ού αιώνα υπήρξαν δυο σημαντικές εξελίξεις στο πεδίο αυτό.
Arka alandan hucüm yapabilir, ancak zıplayamaz.Το στοιχείο μπορεί να αποφορτιστεί, αλλά όχι να επαναφορτιστεί.
Askeri alandaki ilk kriptograflar Spartalılardır.Η πρώτη στρατιωτική χρήση της κρυπτογραφίας αποδίδεται στους Σπαρτιάτες.
10 Haziran 1998'de Astana uluslararası alanda bir başkent olarak tanıtıldı.Στις 10 Ιουνίου του 1998, η Αστανά παρουσιάστηκε διεθνώς ως η νέα πρωτεύουσα του Καζακστάν.
Bunların çoğu bu alanda tektir.Πολλά από αυτά είναι μοναδικά στην περιοχή.
Şehir tamamen kırsal bir alandadır.Η πόλη είναι ένα πλήρως αστικοποιημένη.
1975 yılındаn beri tiyatroda edebi alandaki çalışmalarını sürdürmüştür.Από το 1975 παρουσιάζει την τέχνη του σε ατομικές εκθέσεις.
Bu bölümler uluslararası alanda Ukrayna'nın parçası olarak kabul edilmektedirler.Αναγνωρίζεται ως μέρος της Ουκρανίας από το μεγαλύτερο μέρος της διεθνούς κοινότητας.
Fakat son dönemlerde bu alanda önemli ilerleme sağlanmıştır.Από τότε, έχουν γίνει σημαντικά βήματα.
IPv4 paket başlığı 14 alandan oluşur.Η επικεφαλίδα στο IPv4 αποτελείται από 14 πεδία, από τα οποία τα 13 είναι απαραίτητα.
Ayrıca sosyal alanda sorunlar yaşamıştır.Η κυβέρνηση όμως προσέκρουσε σε κοινωνικά προβλήματα.
Eserin mekanı Bohemya'da kırsal alanda bir köydür.Το Άμα είναι χωριό στο Μπουτάν.
Bu nüfusun 2.861.784 kişisi kentsel alanda yaşamaktadır.8167 άνθρωποι δεν ανήκουν σε καμία από αυτές τις ομάδες.
Tiyatro binasından geriye kalanlar açık bir alanda yüzüstü bırakılmıştır.Τα εναπομείναντα κατασκευάσματα από τον αρχικό κήπο διατηρήθηκαν.
Bu alanda 750.000 kişi yaşamaktadır.Στην περιοχή αυτή κατοικούν περίπου 975.000 κάτοικοι.
Bütün temsilciler tek bir alanda toplandı.Όλοι οι εκπρόσωποι μαζεύτηκαν σε μια περιοχή.
Oldukça yüksek bir alanda yer alır.Βρίσκεται σε πολύ υψηλή περιοχή.
Chiapas'ta birçok insan kırsal alanda yaşayan yoksul çiftçilerdir.Mange af Chiapas' indbyggere er fattige bønder bosiddende i landlige områder.
Birçok alanda MS vardır: havacılık, bilgisayar bilimi, biyoloji, yönetim ...Der er MS på mange områder: luftfart, Informatik, biologi, forvaltning ...
Genelde de siyasal alanda bu anlamda kullanılmaktadır.Især bruges begrebet på denne måde inden for politik.
Fakat son dönemlerde bu alanda önemli ilerleme sağlanmıştır.I den senere tid skete der dog væsentlige fremskridt.
Ateşli silahların 13. yüzyılda kullanılmaya başlaması öncelikle askeri alanda oldu.Men her begyndte man i 1300-tallet at anvende skydevåben.
Birbirine yakın fonksiyonlar aynı alanda toplanır.Arter, der er nært beslægtede med hinanden placeres i samme slægt.
Uluslararası alanda çoklu ilişkileri vardır.Den har internationale forbindelser.
Bölge uluslararası alanda hâlâ Ukrayna'ya ait bir parça olarak görülmektedir.Internationalt betragtes Krim stadig som en del af Ukraine.
Kuleler belirli alandaki düşman birimlere hasar verir.Bueskytter kan bag en mur nedslide fjendens nærkampsenheder.
Sayı, bu alandaki katkılarından dolayı İtalyan bilim insanı Amedeo Avogadro'nun (1776–1856) adı ile anılır.Konstanten er opkaldt efter den italienske kemiker Amedeo Avogadro (1776-1856).
Hangi amaçla yetiştiriliyorsa, o alanda verimi olan tavuklar kullanılır.Rammer man det, vinder man hønseringe fra personen der har lavet banen.
Türkiye ise siyasi alanda çalışmalarına devam ediyordu.Han fortsatte sit politiske arbejde på lokalt plan.
O şu anda bu alanda en çalışkan kadın.Dette er i dag områdets største erhverv.