Bu isimlerle uluslararası alanda hiç yarışmadı.Ve své době neměl na mezinárodním poli konkurenci.
Ekonomik alanda ise birkaç tekliften öteye gidilemedi.Na frontu se mu podařilo dostat až po několika žádostech.
Bu iki alanda da üretim endüstriyel boyutta değildir.U obou těchto případů se zvyšuje počet i podíl zaměstnanců v nevýrobních sektorech.
Mesafede düz alanda kurulmuştur.V prostoru odpovídá vzdálenosti.
Kuleler belirli alandaki düşman birimlere hasar verir.Nukleární raketa Ničí část nepřátelského území a jednotek.
Aston Villa, tarihi boyunca ulusal ve uluslararası alanda pek çok başarı elde etti.Exeterský veslařský klub získal ve své historii mnoho místních i národních vítězství.
Pratikte blok şifreleme birçok alanda değerlendirilebilir.Stavbu kosterního svalu je možné zkoumat na několika úrovních.
Almanya bu alandaki gelişmelere öncülük etti.Německo provádí v těchto oblastech opatrnější okupační politiku.
Bu sırada İran Şiiliği, ulusal kimliğin dinsel alanda ortaya çıkışı olarak yavaş yavaş kendini gösterdi.V této době se začala utvářet ukrajinská etnicita, která se postupně proměnila v národní vědomí.
KUKA robotları gıda sanayinde de birçok alanda kullanılmaktadır.Roboty KUKA nacházejí využití také v potravinářském průmyslu.
Eserleri uluslararası alanda da saygı ile kabul görmüş ve ödüllendirilmiştir.Teprve mezinárodní úspěch mu zajistil, že byl doceněn i doma.
Bazı yurt dışı sergilerle uluslararası alanda da Vakıf koleksiyonlarını tanıtıyor.Jeho tvorbu byste ale nalezli i ve sbírkách zahraničních.
Pohlistova' yı ormanlık bir alanda 38 kez bıçakladı.V československé lize nastoupil ve 38 utkáních.
Üç hakkı kalan Schumacher bu alanda avantajlı hale gelmişti.Tři Pompeiovy legie se za této situace jevily jako vítaná posila.
Bu alandaki başarısı nedeniyle 1973'te İngiliz Kraliçesi II. Elizabeth tarafından Liyakat Nişanı verilmiştir.Takže například britská královna Alžběta II. přes něj v roce 1976 poslala dopis.
Döküldüğü alanda 45 km genişliğinde delta oluşturur.Při ústí vytváří přibližně 45 km širokou deltu.
Gölden sodyum sülfat elde edilir, alanda bulunan rafineride işlenir.Výsadní postavení má ropa, která se těží v šelfu a je zpracovávána v rafinerii u přístavu.
Ada Tunus´ta Berberi dilinin hâlâ konuşulduğu az sayıda alandan biridir.Je jedním z mála míst v Tunisku, kde se stále mluví berbersky.
Her iki alanda da çığır açmıştır.Na obou koncích se zužuje.
Orta Çağ Avrupası'nda astronomi de dahil çoğu bilimsel alanda gelişme olmamıştır.Ani v Evropě se vývoj vědy ve středověku úplně nezastavil.
Kamusal alanda gelişen diğer görüntü olgularında olduğu gibi, burada da bir ortaklık söz konusudur.Jako v předcházejícím obrazu, i zde je představena lidská řeč.
Kamusal alanda altının tedavülü de devam etmiştir.U Valdštejna zase teče zlato.
Almanya millî futbol takımı uluslararası alanda oldukça başarılı bir takımdır.Čeští sportovci jsou v těchto disciplínách na mezinárodním poli poměrně úspěšní.
Bu alanda kendine bir isim yaptı.Od tohoto místa dostal své jméno.
Bu alanda sulama ve enerji üretimi amaçlı herhangi bir tesis bulunmamaktadır.Tomu nelze z výrobně-technických důvodů úplně zamezit.
Bu alanda, birçok alt-levhanın ya da kabuk blokların varlığı anlaşılmaktadır.Při odlivu se zde obnažují rozsáhlé oblasti písčin či bahna.
Bu alanda gerçekleştirilen faaliyetlerin %90'ı ise kişisel tüketimi karşılamak için gerçekleştirilmektedir.Přes devadesát procent návrhů, které odsud vzešlo bylo následně i realizováno.
UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak ilan edilen alanda dört grupta gruplandırılan 11 kilise bulunmaktadır.Památky zapsané na seznam UNESCO tvoří celkem 4 položky.
Yaklaşık olarak 25 yıldır bu alanda hizmet vermektedir.Na tomto místě působil dalších 25 let.
Swift videoda ormanlık bir alanda yürürken şarkıyı söyler.K písni byl představen i videoklip, ve kterém Cale chodí po lese.
Endüstriyel alanda çalışanların %82'si de ağır sayaniyde çalışmaktaydı.22 % kanceláří v obchodní čtvrti bylo zničeno také.
Bu alanda araştırma yapanlar genellikle psikolog veya sosyolog'lardan oluşmaktadır.Moderátorem bývá nejčastěji v tomto případě psycholog nebo sociolog.
Bu görevi sırasında da uluslararası alandaki faaliyetlerine aktif şekilde devam etti.Během svého života byl aktivně činný také v městských záležitostech.
Ekim 1933 yılında tahliye olduktan sonra, Yunanistan'daki birçok alanda parti eğitmeni olarak çalıştı.După eliberarea sa, în octombrie 1933, a lucrat ca instructor de partid în mai multe regiuni ale Greciei.
Buna karşın, açık alanda bir tankı gizlemek çok zordur.În zonele deschise este foarte dificil să se ascundă un tanc.
Bu fikrin birçok alanda uygulaması vardır, ama genellikle yanlış uygulanır.Ideea are o aplicare ca regulă generală în multe locuri, dar este frecvent utilizată abuziv.
Bu alandaki Avrupa Birliği politikasının amacı bilimsel araştırmayı özendirmek ve düzenlemektir.Obiectivele politicii UE în acest domeniu sunt coordonarea și stimularea cercetării.
Bu alandaki etkisi kendi araştımasından daha ileri gitti.Influența lui s-a extins mult dincolo de propriile sale cercetări.
Uluslararası alanda çoklu ilişkileri vardır.Astfel, au o mică influență în relațiile internaționale.
Fiziksel araştırmalar birçok farklı alanda gelişimini sürdürüyor.Cercetarea în fizică continuă să progreseze pe un număr mare de fronturi.
Bu alanda 1.811.700 kişi yaşamaktadır.În acest oraș locuiesc 81.751 de oameni.
Bu alanda büyükbaş hayvanların sütünden ve etinden faydalanılmaktadır.Aspecte pozitive: este folosită blana lor și carnea de către populația din acea zonă.
Kuzeydoğudaki kıtasal alanda, özellikle de Slavonya'da beyaz şarap başta olmaz üzere şarap üretimi yaygındır.Zona continentală din nord-estul țării, în special Slavonia, poate produce vinuri premium, îndeosebi albe.
12 Eylül 2005'te FIFA'ya üye olan Doğu Timor'un sportif alanda hiçbir başarısı yoktur.Timorului de Est s-a afiliat FIFA pe 12 septembrie 2005.
Türkiye Ukrayna'ya hem politik hem de askeri alanda yardım etmiştir.În Turcia au avut loc demonstrații atât în favoarea, cât și împotriva operațiunii militare.
Cherry Bomb: 3x3 alandaki tüm zombileri patlatır.Vilele largi se vor extinde pe parcele 3x3.
Eserleri uluslararası alanda da saygı ile kabul görmüş ve ödüllendirilmiştir.În alte părți ale lumii însă, a fost recunoscut și onorat pentru munca sa.
Ahit, tarihi açıdan birçok alanda etki sahibi olmuştur.Totuși, el se dovedește a fi isteț în multe împrejurări .
Ekonomik alanda da Cevher önemli reformlar yaptı.Hr.) avea însă să aducă schimbări însemnate pe scena politică.
Ancak deplasmanda 5 galibiyet elde ederek bu alanda ligin başarılı takımları arasına girememiştir.Datorită problemelor de transport, doar cinci jucători au reușit să ajungă în Paris.
Böylelikle bu alandaki gücünü de göstermiş oldu.Simțeam forța spirituală a acestui loc.
Ayrıca sosyal alanda sorunlar yaşamıştır.El se gândea, de asemenea, la problema socială.
Oyunlaştırma birçok farklı alanda incelenmiş ve uygulanmıştır.Lucrarea a fost apreciată și solicitată în diferite tari străine.
Kuzey Amerika'da on beş hafta boyunca bir numarada kaldı ve bu alanda halen rekoru elinde bulundurmaktadır.A stat în America de Nord pe locul unu pentru 15 săptămâni consecutive, un record pentru orice film.
Arkadaşları onu tehlikeli alandan çıkarmaya çalışıyorlar.Soldații încearcă să-i salveze de o substanță verde.
Bundan önce de bu alanda bazı uygarlıklar kurulmuştur.În această zonă s-au stabilit populații încă din antichitate.
Uluslararası alanda geçerliliği olan başat döviz birimi Amerikan Doları ve Euro’dur.Moneda utilizată la sediul Organizației Națiunilor Unite este moneda națională a SUA (dolarii americani).
Bu alandan elde edilen ürün 1987 verilerine göre 380 bin ton dolayındadır.Suprafața sectorului conform planului elaborat în 19100 este de 386 des.
Ancak, göçebe halkın ilk yerleştiği alandaki sögüt ağaçlarından geldiği zannedilmektedir.Se crede că pădurile ar fi constituit locul lor inițial de formare.
20. yüzyılın sonu, alanda iki atılım geçirdi.La sfârșitul mileniului II există 2 sate care au fost arse.