Bununla birlikte bu alanda en önemli kuramcılardan birisi olarak kabul edilmektedir.Där räknas de till de viktigaste långivarna.
1987'de hukuk diplomasını aldıktan sonra gazetecilik okudu ve bu alanda çalışmaya başladı.Efter en juridikexamen 1987 läste han även journalistik och arbetade därefter inom media och förlagsvärlden.
Böylece, Osmanlı İmparatorluğu'nun kamusal alanda görünür olan ilk kadınları oldular.De blev som sådana Osmanska rikets första offentligt synliga kvinnor.
10 Haziran 1998'de Astana uluslararası alanda bir başkent olarak tanıtıldı.10 червня 1998 року Астана представлена як столиця на міжнародному рівні.
Buna karşın bilimsel ABD rehberliğine göre bu alanda hiç volkanik aktivite rastlanmamıştır.Однак, на думку провідних вчених США, у цьому районі ніколи не було вулканічної активності.
Daha çok askeri alanda kullanılıyor.Використовується здебільшого у військовій справі.
Boyamalar 12.000 MÖ'den 100 MS ya tarihlenir ve bu alanda kültürel ve doğal değişimleri yansıtır.Малюнки датуються 12000 до н.е. до 100 р. н.е. і відображають культурні і природні зміни в цій області.
Ayrıca ESPN röportajında da şu ifadeyi kullandı "Boyalı alanda daha sert olmalı ve ribaundları almalıyız.Пізніше він додав в інтерв'ю ESPN: «Ми повинні бути більш сильні під кільцем і підбирати м'яч.
Uluslararası alanda da şarkı geniş başarılar elde etti.На міжнародному рівні пісня також здобула успіх.
Bu alandaki kayda değer yazarlar arasında Ursula K. Le Guin ve Philip K. Dick sayılabilir.Звертають на себе увагу у цій категорії Урсула Ле Гуїн і Філіп К. Дік.
Riau'da ise yalnızca 9 alanda 350 kadar fil hayatta kalmıştır.У провінції Ріау лише близько 350 слонів жило у дев'яти окремих популяціях.
Zaman ve alanda bir bütün halindedir.В часі і просторі.
Ardından da bu alanda başarılı olup, birkaç anal sahnede rol almıştır.Випадково і несподівано він досяг певних успіхів на сцені.
Bu alanda kendine bir isim yaptı.Саме тут він робить собі ім'я.
Fiziksel araştırmalar birçok farklı alanda gelişimini sürdürüyor.Геологічні дослідження тривають в інших областях.
20. yüzyılın sonu, alanda iki atılım geçirdi.Наприкінці XX століття відбулося два прориви в цій області.
Kariyerine görsel-işitsel alanda başlamış, Canal +'da editör olarak çalışmıştır.Почав свою кар'єру як журналіст французької телекомпанії Canal+.
Herkes ölümsüz olduğunu hissettiği alanda çalışmak ister.Він вирішив помандрувати світом у пошуках безсмерття.
Birçok alanda MS vardır: havacılık, bilgisayar bilimi, biyoloji, yönetim ...Є спеціалізовані майстри в багатьох областях: авіація, інформатика, біологія, менеджмент тощо.
Doğal olarak bu alanda derinleşebilmek için, akustikçilerin ve müzikologların katkılarına ihtiyaç duyulmuştur.По мірі розвитку в трагедію вводилися музичні партії корифея і акторів.
Kilise olgusunu çok detaylı ve büyük bir alanda inceler.Вона досить точно і детально показує церкву з боку апсид.
Aynı zamanda bu alanda birçok geliştirme meydana geldi.Також на цьому етапі відбувалось значне збільшення кількості штатів.
1500 farklı canlı çeşidinin yaşadığı parkta, tüm Senegal'in bitki türlerinin %78'i bu alandadır.На території парку зростає понад 1500 видів рослин, на ньому зосереджено 78% лісових угідь Сенегалу.
Türkiye ise siyasi alanda çalışmalarına devam ediyordu.Проте він продовжував подорожувати по країні в офіційних інспекційних турах.
Otomobil, hâlâ at arabaları ile aynı alanda sergilenir.В результаті вагон залишився на тому ж місці.
Ekonomik ve toplumsal alanda büyük başarılar elde edildi.Були досягнуті значні економічні успіхи та соціальний прогрес.
Ormanda ateş yakmamalıyız, yakmak zorundaysak çimensiz bir alanda ateşin etrafına taş koyarak yakmalıyız.І тут нема чого соромитися… Страх, як вогонь, горить всередині тебе.
Dağlık bir alanda ve dağlarla çevrili olmasına rağmen batı ve güneyden çöl ikliminden etkilenir.Хоча це місто оточене горами, клімат також залежить від пустелі із заходу і півдня.
Bu görevi sırasında da uluslararası alandaki faaliyetlerine aktif şekilde devam etti.З ними він успішно справлявся, продовжуючи активну діяльність на національному рівні.
Buna karşın, açık alanda bir tankı gizlemek çok zordur.Однак ситуація ускладнюється тим, що вони викрадають танк.
Bu terimi kullananlar, bu alanda olanı değil, olması gerekeni dile getirirler.Той, кого представляють, говорити цього в момент подання не повинен.
Ancak, Milletler Cemiyeti uluslararası alandaki saygınlığını yitirmişti.Таким чином, Хоростків втратив міжнародне сполучення.
1955'te bilgisayar dünyasına adım attı ve bu alanda en önemli isimlerden bir tanesi hâline geldi.У 1955 році очолив бригаду, яка стала однією з найкращих на підприємстві.
Bestecinin müzikal alandaki çalışmaları, yalnız yaratıcı işleriyle sınırlı değildir.Його музична обдарованість не обмежувалась лише виконавською діяльністю.
Bunların en ünlülerinden biri de manyetik tek kutuptur ki manyetik alandaki sabit ve ağır yüktür.Однією з найбільших проблем було створення джерела сильного і постійного за значенням магнітного поля.
Djarum uluslararası alanda da başarılı olmuştur.На міжнародному рівні My World також досяг успіху.
Bad albümü uluslararası alanda ticarî başarı yakaladı.Альбом мав комерційних успіх у США.
Barnstable İlçesi ile aynı alandadır.Не менш примітне зібрання Баррела.
Uluslararası alanda Ekvador'un en başarılı futbol kulübüdür.ЦСКА — найуспішніший футбольний клуб країни.
Birçok alanda MS vardır: havacılık, bilgisayar bilimi, biyoloji, yönetim ...Existuje MS v mnoha oblastech: letectví, počítačová věda, biologie, řízení … Spécialisés
Bu alanda lider Hitachi Araştırma Merkezi'nde çalışan Katsumi Kondo'ydu.Vedoucím v této oblasti byl Katsumi Kondo, který pracoval ve Výzkumném centru společnosti Hitachi.
NaClO4 higroskopik özelliğinden dolayı piroteknik alanda çok az kullanılır.NaClO4 se používá v pyrotechnice, ale jen omezeně, protože je hygroskopický.
1920'lerden itibaren bu alanda gelişmeler gösterildi.Teprve v roce 1920 se tak vývoj v této oblasti posunul dopředu.
Bu yüzden, bu hastalığın bir alanda varlığını sürdürebilmesi için insanlarda her sene tekrarlanması gerekir.Aby se tedy onemocnění v oblasti udrželo, musí každý rok dojít k nákaze člověka.
Cosmo, 72 araçlık bir alanda toplamda 18. Sırayı aldı.Vůz Cosmo se umístil na celkovém 18. místě ze startovního pole 72 vozů.
2001 yılında yazdığı "1979" isimli romanı ile Kracht uluslararası alanda takdir kazandı.Za román 1979, který vyšel v září 2001, získal Kracht mezinárodní uznání.
Dağlık bir alanda ve dağlarla çevrili olmasına rağmen batı ve güneyden çöl ikliminden etkilenir.I když je toto město obklopeno horami, podnebí je ovlivněno pouštěmi na západě a jihu.
Çok daha eskiden ise bu alanda tuz üretiliyordu.V minulosti zde byla vyvařována sůl určená k prodeji.
2015 yılında alanda başlayan petrol ve doğalgaz çalışmalarından olumlu sonuç alınmıştır.V roce 2015 vstoupila v platnost velmi důležitá norma o účinnosti a emisích.
Bu alanda birinci ise 61 Cygni'dir.Bessel u hvězdy 61 Cygni).
O şu anda bu alanda en çalışkan kadın.Je zatím jedinou ženou, která se vypracovala do takové vysoké politiky.
Şehir bu nedenle daha çok bilimsel ve teknik alanda gelişme göstermektedir.Namísto toho se město rozvíjelo v oblasti vědy a technického výzkumu.
Örneğin, askeri alanda kullanılan çok farklı uçak tipleri mevcuttur.Podobným způsobem je natáčen například seriál Letecké katastrofy.
GNU/Linux birçok alanda Unix'in yerini almaktadır ve dünyada en güçlü 10 süper bilgisayarda kullanılmaktadır.Linux nahradil Unix na mnoha platformách a používá se na většině superpočítačů.
Alanda Traverten kayaçları yaygındır.Roubovancům stačí běžná půda.
Her yıl, yıllık anket için her alandan bir konu seçilir.V současnosti je pro každý ročník zvoleno určité téma.
Djarum uluslararası alanda da başarılı olmuştur.Aktivní bylo VÚOSO i na mezinárodním poli.
Gabriel, Slater ve Barrett arka alanda Ezekiel Jackson’a saldırdılar ve gruptan attılar.6. května Barrett, Gabriel a Slater napadli Jacksona a vyhodili ho z týmu.
Uluslararası alanda geçerliliği olan başat döviz birimi Amerikan Doları ve Euro’dur.Cena je závislá i na mezinárodním kursu USD proti Euro.
Kırsal alanda okuma yazma oranı şehre kıyasla oldukça düşüktür.Venkovský život mu připadá poetičtější než život ve městě.