Ana içeriğe geç
Sözlük

alanda ile cümle

alanda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Uluslararası alanda başka ödülleri de vardır.Nagroda ma zasięg międzynarodowy.
Bu görevi sırasında da uluslararası alandaki faaliyetlerine aktif şekilde devam etti.Równocześnie pozostawał aktywny w swoim kraju.
Misyonu liberteryen politikaları uluslararası alanda desteklemektir.Misją organizacji jest międzynarodowe promowanie polityki libertariańskiej.
Bu alanda eser veren sanatçıların ille de İngiliz olması gerekmez.Wreszcie po trzecie, aktorzy powinni wymawiać swoje kwestie w tym języku bez większych trudności.
Ayrıca 1.5 blok ve 3.1 asist ortalamaları bu alanda kariyerinin en iyi rakamları oldu.Jego zdobycze na poziomie 2,5 punktu i 2,3 asysty były najgorsze w karierze.
Doktorasını yapmış herkes o alanda eşit yeterliliktedir.Stopień doktora habilitowanego w tej samej placówce.
Bu sayı bugüne kadar bir alanda tespit edilmiş en yüksek sayıdır.Jest to najwyższe miejsce jakie do tej pory zajęła kobieta.
TASAM, dış politika ile ilgili on farklı alanda faaliyet göstermektedir.Test składa się z 24 pozycji, odnoszących się do różnych sytuacji związanych z ekspozycją społeczną.
Böylelikle bu alandaki gücünü de göstermiş oldu.Dawało to im poczucie siły w stolicy.
Ekonomik alanda da Zimbabve 1980'den 1989 yılına kadar yıllık olarak %4,47 düzeyinde büyüme göstermiştir.W porównaniu z 1983 rokiem rosła ona średnio o 4,97% rocznie.
Güney Sudan millî futbol takımı, Güney Sudan'ı uluslararası alanda temsil eden futbol takımıdır.Piłkarska reprezentacja Sudanu Południowego w piłce nożnej – zespół, reprezentujący Sudan Południowy.
Körfez 3. ve 4. jeolojik zamanlardaki tektonik hareketler sırasında çöken alanda oluşmuştur.Zostały ostatecznie wypiętrzone w czasie trzeciorzędowych i czwartorzędowych ruchów tektonicznych.
Fakat son dönemlerde bu alanda önemli ilerleme sağlanmıştır.Jednakże należy zaznaczyć, że na tym polu nastąpił jednak wyraźny postęp.
Jana, Çek Cumhuriyeti'nde kırsal bir alanda doğmuştur.Jan Faktor urodził się w Czechach.
Hukuki alanda kullanılışı, geniş anlamıdır.Praworządność – w szerokim, opisowym sensie jest to przestrzeganie prawa.
Aynı zamanda bu alanda birçok geliştirme meydana geldi.Także na wschodzie poczynili znaczne postępy.
"Me Against the Music", uluslararası alanda büyük başarı göstermiştir.Zaśpiewała piosenkę "Mi Amore" która odniosła sukces na arenie międzynarodowej.
Jüri başkanı ise, uluslararası alanda tanınmış sinemacılardan seçilir.Laureata wybiera jury złożone z międzynarodowych filmowców.
Sporcu 2004 yılında yarışmalara geri döndü ve 2005'te Fransayı uluslararası alanda temsil etmeye başladı.Na arenie międzynarodowej zadebiutował w 1994 roku, a w reprezentacji Francji znajduje się od 1995 r.
Devletin bulunduğu alanda bugün Sırbistan, Karadağ ve Kosovatanınma süreci bulunur.Diecezji jest lokalizowana na terenie dzisiejszej Serbii lub Kosowa.
Birçok alanda MS vardır: havacılık, bilgisayar bilimi, biyoloji, yönetim ...Program nauczania obejmuje dziedziny takie, jak przemysł lotniczy, komputer, biologia, zarządzanie.
Ancak oldukça geniş bir alanda yayılma göstermiştir.To zapewniło im rozgłos na większym obszarze.
Uluslararası alanda geçerliliği olan başat döviz birimi Amerikan Doları ve Euro’dur.Inną umowną walutą wykorzystywaną w tych samych celach jest dolar międzynarodowy (ang. international dollar).
Gelen misafirler için eve en yakın düz alanda oturma yerleri hazırlanır.W najbliższych odcinkach ma pojawiać się gościnnie.
Bu rakam bugüne kadar alanda bir defada gözlenen en yüksek sayıdır.Do dzisiaj uważa się tę płytę za najlepszą w całym dorobku zespołu.
Bu yanıtlar da doğrudur, yine de hiçbiri öğrencinin test edilen akademik alandaki yeterliliğini kanıtlamaz.Pomimo prawdziwości, tożsamości tej nie można udowodnić używając jedenastu szkolnych aksjomatów.
Bu yüzden, bu hastalığın bir alanda varlığını sürdürebilmesi için insanlarda her sene tekrarlanması gerekir.Därför måste sjukdomen årligen drabba människor för att stanna kvar i ett område.
Müze parkı 44 hektarlık alanda olup çeşitli yerlerden ve tarihi dönemlerden kalma binalar içermektedir.Museiparken är 44 hektar stor och har byggnader från olika platser och från flera historiska perioder.
KUKA robotları gıda sanayinde de birçok alanda kullanılmaktadır.Robotar från Kuka används även inom livsmedelsindustrin.
Bu alanda araştırma yapanlar genellikle psikolog veya sosyolog'lardan oluşmaktadır.Forskare inom området är ofta antingen psykologer eller sociologer.
Bölge uluslararası alanda hâlâ Ukrayna'ya ait bir parça olarak görülmektedir.Området räknas internationellt som en del av Ukraina.
Bu alandaki kayda değer yazarlar arasında Ursula K. Le Guin ve Philip K. Dick sayılabilir.Kända författare i denna kategori är Ursula K. Le Guin och Philip K. Dick.
Okul Çanakkale Boğazı kıyısında, yeşiilikler içinde bir alandadır.Nya studenthuset i mitten, med ett grönt tak.
"We Can Do It!" 1980'lerden itibaren feminizm propagandası gibi birçok farklı politik alanda kullanılmıştır."We Can Do It!" användes för att framföra feministiska budskap och andra politiska agendor under 1980-talet.
Alanda mavi yengeç avı önemlidir.På marken dominerar blåbärsris.
Ayrıca sosyal kültürel alanda da katkısı oldukça fazladır.Dessutom är bidraget ganska högt till det sociala kulturlivet.
Ukrayna ve Rusya'da Baykal Gölü'ne kadar olan alanda da bulunur.Österut finns den i Ukraina och Ryssland nästan till Bajkalsjön.
Güneş’e on ışık yılı (95 trilyon km) yakınlıktaki alanda nispeten az yıldız bulunur.Det finns relativt få stjärnor inom 10 ljusår (95 biljoner km) från solen.
Diğer üç oğlunun gerek askeri alanda ve gerek devlet işlerinde önemli hizmetleri görülmüştür.Hennes andra söner fick betydelsefulla poster inom militären och administrationen.
Radyoaktivite üzerine yaptığı çalışmalarla iki farklı alanda Nobel Ödülü kazandı.Hon är känd främst för sin forskning kring radioaktivitet och erhöll nobelpris vid två tillfällen.
Kapalı alanda koşulan bu dereceler resmî dünya rekoru olarak kaydedilmedi.Rekordet är därför inte officiellt världsrekord.
Eysenk öldüğünde alandaki hakemli dergilerde bulunan çalışmalarda en çok referans gösterilen psikologtu.Vid sin död var Eysenck den då levande psykolog som var mest citerad i vetenskapliga tidskrifter.
Bu ve diğer özellikleri sebebiyle birçok alanda kullanıma girmişlerdir.De har för dessa egenskapers skull använts i många olika produkter.
Çeşitli konser, etkinlik ve festivaller bu alanda yapılmaktadır.Flera evenemang och festivaler hålls för att främja staden.
Ekolojik genetik: Genetik çalışmaları ekolojik alanda sürdüren bir genetik altdalıdır.Ekologisk genetik är studiet av genetik ur ett ekologiskt perspektiv.
Charly erken yaşta müzikal alanda yetenek göstermeye başladı.Haeffner visade tidigt musikalisk talang.
Belirli bir konuda tecrübe sahibi olan kişiler o alanda uzman olarak nitelendirilir.En person med stor erfarenhet inom ett visst område kallas ofta expert eller specialist.
Şehrin bulunduğu alandaki ilk yerleşim 1. yüzyılda gerçekleşmiş.Den första bebyggelsen på stadens område kom på 1100-talet.
Chiapas'ta birçok insan kırsal alanda yaşayan yoksul çiftçilerdir.Ändå lever många kamerunier i fattigdom som småbrukare.
Belirli bir kütleçekimsel alanda benzer noktalarda bulunan tüm test parçacıklar aynı ivmeye maruz kalır.Alla lok som står på ett givet spåravsnitt påverkas i samma utsträckning.
Sivil Hizmeti Yeniden Düzenleme kanunu, Yahudileri toplumdaki birçok alandan uzaklaştırdı.I vidare bemärkelse innebar arisering elimineringen av judar från samhällets alla områden.
Bir latisin ölçeklenmesi, birim alandaki noktaların sayısını ölçek çarpanı ile böler.I de flesta stater ska man klistra fast ett kontrollmärke i hörnet av nummerplåten.
Ancak yaşantısı siyasal alanda etkin görevler alarak değil, bir düşünce üreticisi olarak devam etti.Den levde dock kvar länge än i folkmedvetandet, som en viktig bemärkelsedag.
Ayrıca bu alanda alışveriş ve servis merkezi bulunmaktadır.På marknaden finns även underhållning och serveringar.
İkinci albümleri This Way Hollanda'da başarılı olsa da Uluslararası alanda pek başarı gösterememiştir.Deras två album blev framgångar i hemlandet, men inte på annat håll.
Ölümünden sonra anısı pek çok alanda onurlandırıldı.Efter Stornis död har hennes minne ständigt återkommande högtidlighållits.
Pohlistova' yı ormanlık bir alanda 38 kez bıçakladı.Popovic representerade Sverige i landslaget i ishockey 38 gånger.
Aynı dönemlerde Çin'de sabanın kullanılması tarımsal alanda Asya'daki önemli değişikliklerdendir.Avenyn har ständigt varit en skådeplats för politisk förändring i Georgien.
Kariyerine görsel-işitsel alanda başlamış, Canal +'da editör olarak çalışmıştır.Han har varit expertkommentator för Canal+.
Bu alandaki ilk üç bit iletişim öncelikleri yanımlanması içindir.Notera: En 13-polig föregångare till denna kontakt finns.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod