Djarum uluslararası alanda da başarılı olmuştur.Teve também sorte em política externa.
Ericsson Mobile Platforms, dokuz küresel alanda hizmet vermekte ve ana işletimleri İsveç'te bulunmaktaydı.Cable Pacifico serve 9 Estados e sua operação principal está em Medellín.
Program sona ermeden önce Reigns, arka alanda Ambrose ve Rollins ile yüz yüze geldi.Antes do show terminar, Reigns foi abordado nos bastidores por Ambrose e Rollins.
Yandex.Zen, yapay zeka teknolojisinin özel bir alanda uygulanmasının bir örnektir.Zen é um exemplo de implementação de uma tecnologia de inteligência artificial especializada.
Bu yüzden, bu hastalığın bir alanda varlığını sürdürebilmesi için insanlarda her sene tekrarlanması gerekir.Dessa forma, a doença deve ocorrer a cada ano em humanos situados em determinada área afetada.
1500 farklı canlı çeşidinin yaşadığı parkta, tüm Senegal'in bitki türlerinin %78'i bu alandadır.O parque tem cerca de 1500 especies de plantas, ou seja 78% das florestas do Senegal.
Bu alan yaklaşık 3.500km2 olup çöl ve dağlık alandan oluşmaktadır.Ocupa aproximadamente 3.500 km² em meio a um terreno montanhoso e desértico.
10 Haziran 1998'de Astana uluslararası alanda bir başkent olarak tanıtıldı.Em 10 de junho de 1998, a cidade foi apresentada como a capital internacional do país.
Hint gergedanı, eskiden Himalaya Dağlarının çevresinde çok geniş bir alanda yaşardı.Mais recentemente, Hal começou a sentir um estranho impulso de viajar para as Montanhas do Himalaia na Índia.
Şu an bu çalışmaların psikolojik alanda geçerliliği bulunmamaktadır.Por isso o termo talento não é mais utilizado na atual pesquisa psicológica.
1,8 hektarlık bir alanda 8.000'in üzerinde bitki türüne ev sahipliği yapmaktadır.Contém mais de 8000 espécies de plantas numa área de 1,8 hectares.
Bu alandaki bilgileri onun 1983 yılında AIDS virüsünün keşfine giden yolda yardımcı oldu..Seu conhecimento nesse campo levou ao descobrimento do HIV em 1983 como sendo a origem da doença.
Aynı davranış biçimi, ticari alanda da karşımıza çıkar.Acho que a solução deverá acontecer s no mundo empresarial.
Bu alanda başarılır olup The Golden Goose (Altın Kaz) ismini verdiği kendi gemisine sahip olmuştur.Teve muito sucesso e comprou seu próprio navio, chamado de "Ganso Dourado".
Siyasi haklar, bir ülkenin vatandaşlarına siyasi alanda verilen haklardır.Direitos civis são direitos dados por lei a todos os cidadãos de um país.
Chiapas'ta birçok insan kırsal alanda yaşayan yoksul çiftçilerdir.No entanto, um grande número de camaroneses vivem na pobreza como agricultores de subsistência.
Eserleri uluslararası alanda da saygı ile kabul görmüş ve ödüllendirilmiştir.Seu estudo em magia foi encorajado e recompensado também.
Renk bakımından çok görkemli olan birçok tür, aquaristik alanda çok yaygındır.Muitas espécies são bastante coloridas e populares em aquarismo.
Sanayi imarı ve konut imarı çıkmasıyla mahallenin birçok alanda hareketlenmesini sağlamıştır.A propriedade e a interferência estatal impõe barreiras à entrada em muitas áreas.
Cumhuriyetin ilanı ile birçok alanda reform yapıldı.De um modo geral, de muitos lados era pedida uma Reforma da Igreja.
Ancak, yüklü parçacıkların varlığı plazma oluşturmaya neden olur ve manyetik alandan etkilenebilir.Mas a existência de partículas carregadas faz com que o plasma gere e seja afetado por campos magnéticos.
Yine de kışın alanda su birikmesi olmaktadır.Atualmente permanece sem água mesmo no inverno.
İkinci albümleri This Way Hollanda'da başarılı olsa da Uluslararası alanda pek başarı gösterememiştir.Apesar do álbum ter tido um certo êxito em seu país de origem, o mesmo não aconteceu internacionalmente.
Bunun nedeni sayının evrenin kapladığı toplam alandan büyük oluşudur.O resultado é, assim, uma aumento na velocidade angular do sistema como um todo .
Hemen her ülkede devlet az veya çok, bir biçimde pek çok alanda etkin ve etkili olmaktadır.No mundo todo, existem movimentos separatistas em numerosos países, de maior ou menor expressão.
Bu alandaki çalışmaları ziyaretçiler yer seviyesindeki cam zemin üstünden izleyebilirler.Os visitantes podem ver o local do túmulo a partir de um vidro no chão.
Quechua I lehçeleri, daha dar bir alanda konuşuluyor olmalarına rağmen epeyce farklılaşırlar.Mas em uma escala quântica, as coisas parecem funcionar de forma diferente.
Fulham formasıyla 658 maça çıkarak 158 gol atan oyuncu bu alandaki kulüp rekorunun da sahibidir.Com 817 partidas disputadas, é o recordista em participações no clube.
Aynı yıllarda Türkiye'de, nüfusun %15’i kentlerde yaşarken, %85’i kırsal alanda yaşamaktaydı.No mesmo ano, 15% dos habitantes viviam em áreas urbanas e 85% em áreas rurais.
Belçika kadın millî futbol takımı, Belçika'yı uluslararası alanda kadın futbolunda temsil etmektedir.A Seleção Belga de Futebol Feminino representa a Bélgica no futebol feminino internacional.
Herkes ölümsüz olduğunu hissettiği alanda çalışmak ister.Seria o local onde habitariam imortais.
Böylelikle bu alandaki gücünü de göstermiş oldu.Também nesta posição mostrou o seu talento.
Sansür, çok geniş alanda pek çok konuyu kapsamaktadır.Universalidade: cobrem um amplo número de assuntos.
Günümüzde elektronik aletler birçok alanda kullanılmaktadır.Esta técnica é usada hoje em muitos campos médicos.
20. yüzyılın sonu, alanda iki atılım geçirdi.O final do século XX experimentou dois grandes desenvolvimentos neste domínio.
Böylece adcılık güçlendikçe hem felsefi hem de siyasi alanda etkili olmuştur.Por tanto, pode se afirmar que tanto no âmbito literário quanto no âmbito político, teve muita influência.
Gabriel, Slater ve Barrett arka alanda Ezekiel Jackson’a saldırdılar ve gruptan attılar.Em 6 de maio, Gabriel, Barrett e Slater atacaram Jackson, o expulsando do grupo.
Alanda çıkarılan kumların arasında çeşitli fosiller bulundu.Varios torneios de Golf são sediados ali.
Ordu birçok ekonomik alanda ilerleme kaydetmiştir.O conflito gerou vários avanços na área militar.
Kırsal alanda olduğu için tarlası sınırlıdır.Contudo são de acesso restrito, devido situarem em área militar.
KUKA robotları gıda sanayinde de birçok alanda kullanılmaktadır.Indústria alimentícia: Os robôs da KUKA também se utilizam na indústria de alimentos.
Ormanlık alandaki bölümü halen ayaktadır.O muro do campo direito ainda está em pé.
Ekonomik alanda da Cevher önemli reformlar yaptı.A muralha exterior também foi objeto de significativas reformas.
Ancak, Milletler Cemiyeti uluslararası alandaki saygınlığını yitirmişti.Os liberais perderam seu lugar no Nationalrat.
Nükleer alanda görev yapacak personel yetiştirmek.Criado a partir do Centro de Energia Nuclear.
Bu alanda 750.000 kişi yaşamaktadır.In het gebied wonen 750.000 mensen.
Rex Chapman, Vince Carter ve Ray Allen ile bu alandaki rekoru paylaşmaktadır.Hij staat gelijk met Rex Chapman, Vince Carter en Ray Allen in het bereiken van dit record.
Chiapas'ta birçok insan kırsal alanda yaşayan yoksul çiftçilerdir.De meeste inwoners van Chiapas zijn arme boeren.
Bu alanda en önemli eseri Pesanteur Spécifique des Corps (1787) adlı kitabıdır.Zijn belangrijkste werk in dit genre was Pesanteur Spécifique des Corps (1787).
Bu alanda 1929 yılından itibaren Akademi Ödülü verilmeye başlandı.In 1929 behaalde Randag de ereprijs van deze Academie.
O şu anda bu alanda en çalışkan kadın.Het is momenteel het grootste bedrijf op dit gebied.
1956 yılında Sudan'ın bağımsızlığı ile Mısır ve Sudan, bu alanda egemenlik iddia etti.Sinds de onafhankelijkheid van Soedan in 1956 claimen zowel Egypte als Soedan het gebied.
Teleskop bu alanda çok önemli bir alettir.Een telescoop is daarbij zijn belangrijkste hulpmiddel.
Ağır süvari'nin açık alanda yapılan savaştaki üstünlüğü, müstahkem yerlere karşı bir anlam ifade etmiyordu.Het overwicht van zware cavalerie in het open veld was nutteloos tegen versterkingen.
Şirketi uluslararası alanda çalışmalara başladı.De onderneming opereert internationaal.
Bu nedenle bu alanda üretim yapan firma sayısı da artmıştır.Het aantal organisatieadviesbureau voor deze branche is ook aan het toenemen.
Uluslararası alanda "Don't Let Me Be the Last to Know", biraz daha başarılıdır.En ook "Stay with me" en "I am not the only one" zijn erg bekend geworden.
Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu'nun amacı gelişmekte olan ülkelerde kırsal alanda yoksulluğu azaltmaktır.Met het Cohesiefonds probeert de Europese Unie de economie van minder welvarende lidstaten op peil te brengen.
Ayrıca herhangi bir alanda ibadet etmeye yarayan, boş ve imarsız mekanlara namazgah denir.Vrouwen bidden op de achterste plaatsen of op een verhoogde plaats.
Devrim, belli bir alanda ani ve köklü değişiklik.Revolutie: een sprongsgewijze omwenteling in betrekkelijk korte tijd.