P403+P233 İyi havalandırılmış bir alanda depolayanız.P403+P233 An einem gut belüfteten Ort aufbewahren.
1920'lerden itibaren bu alanda gelişmeler gösterildi.Ab 1920 wurden diese Erscheinungen dann bei allen Elementen gefunden.
Sankt Petersburg’daki olay çok geniş bir alanda yankılanır.Damit war das Gebiet um St. Petersburg weiträumig abgesichert.
Bu alanda iyi bir şöhret yaptı.In diesem Krieg erwarb er sich einen guten Ruf.
Ekonomik alanda da Cevher önemli reformlar yaptı.Die EU forderte massive Strukturreformen.
Ateşli silahların 13. yüzyılda kullanılmaya başlaması öncelikle askeri alanda oldu.Die ersten Geschütze wurden Anfang des 14. Jahrhunderts hauptsächlich bei Belagerungen eingesetzt.
Bu rakam basitçe alanda yaşayan birey sayısı alanın yüzölçümüne bölünerek yapılır.Man errechnet sie, indem man die Einwohnerzahl des Gebietes durch die Fläche des Gebietes teilt.
Mesela şirketler belli bir bütçeyi örgütsel alanda hizmet doğrultusuna yöneltebilir.Literatur kann Gesellschaften somit in gewisse Richtungen lenken.
Her alanda sürekli iyileştirme yapmak gerekiyor.Es gilt also die stetige Verbesserung in alle Bereiche zu tragen.
Bu sayede geniş bir alandan görülebilmektedir.Von hier überblickt man ein weites Tal.
Bu iki alanda da üretim endüstriyel boyutta değildir.Beide Stufen spielen für den Weinbau keine Rolle.
Albümden yayımlanan My All single'ı ABD'de 1 numaraya ulaştı ve uluslararası alanda başarı sağladı.Das Album selber schaffte es auf die Nummer 3 in Amerika und war auch weltweit erfolgreich.
Gölün kurutulması pek çok alanda zararlı olmuştur.Der See ist inzwischen an vielen Stellen stark verkrautet.
Bu alanda istekler önemsenmez.Hierbei ist die Position in dem Aufschlagfeld egal.
Barnstable İlçesi ile aynı alandadır.Anders als bei dem Gleichstromdynamo.
Belçika kadın millî futbol takımı, Belçika'yı uluslararası alanda kadın futbolunda temsil etmektedir.Die belgische Fußballnationalmannschaft der Frauen repräsentiert Belgien im internationalen Frauenfußball.
Bu alanda okyanus tabanında deniz tabanı yayılımının gerçekleştiği uzaklaşma sınırıdır.Im Alpenraum ist diese Begrenzung der Verbreitung hinsichtlich der Meereshöhe so nicht vorhanden.
Şehrin %61'i ormanlık alandan oluşmuştur.61 Prozent der Stadtfläche werden von Wald eingenommen.
Qianball, herhangi bir düz sert yüzeyle, salonda veya dış alanda oynanabilir.Crossminton kann unter freiem Himmel oder in der Halle gespielt werden.
Donmuş toprak bu alandaki yaygın bir olgudur.Gebäude dieses Typs sind im fränkischen Raum weit verbreitet.
Nüfusun %24,4'ü (4.346.249) şehirlerde, %75,6'sı (13.474.701) kırsal alanda yaşar.62,7 % der Bevölkerung (4.143.136) leben in Städten, 37,3 % (2.465.483) leben auf dem Land.
İmparatorluk, stratejik alanda da önem kazanmıştı.Zum anderen blieb der Herzog in den entscheidenden konstitutionellen Fragen hart.
Yaklaşık 4 bin çiftçi 40 bin hektarlık alanda organik tarım yapmaktadır.Ein Projekt soll 40.000 Farmer unter anderem mit Saatgut unterstützen.
Doğal ortamda yetişen birçok bitki türü hammadde, hayvan yemi, gıda ya da tıbbi alanda kullanılmaktadır.Zahlreiche Wildpflanzen werden als Rohstoff, Viehfutter, Nahrung oder Medizin genutzt.
Orta Çağ Avrupası'nda astronomi de dahil çoğu bilimsel alanda gelişme olmamıştır.Während des Mittelalters war der Fortschritt wie in den meisten Wissenschaften marginal.
Bu tekli Britney'nin uluslararası alanda büyük bir başarı kazanmasına ve tanınmasına neden oldu.Nicht zuletzt dadurch erlangte Seeed durch diesen Riddim internationale Bekanntheit und Anerkennung.
Djarum uluslararası alanda da başarılı olmuştur.Kesting war nun auch international erfolgreich.
Alanda bugüne kadar 352 kuş türü gözlenmiştir.In der Region kennt man bisher 53 verschiedene Vogelarten.
Aynı zamanda bu alanda birçok geliştirme meydana geldi.Auch hier führte er zahlreiche Verbesserungen ein.
1970’li yıllarının başına kadar Çin, uluslararası alanda Çin Cumhuriyeti tarafından temsil edildi.Bis zum Anfang der 1970er-Jahre wurde China in den Vereinten Nationen durch die Republik China vertreten.
Kilise olgusunu çok detaylı ve büyük bir alanda inceler.Sie glich der heutigen Kirche in Grösse und Umfang ziemlich genau.
Charly erken yaşta müzikal alanda yetenek göstermeye başladı.Mercure zeigte schon früh musikalische Begabung.
Ekonomik alanda Arjantin'i devletçiliğe dayalı bir sanayileşme sürecine soktu.Des Weiteren verwandelte Roca die argentinische Wirtschaft in eine staatsgelenkte Wirtschaft.
Bu alanda bazen gökkuşağı bayrakları görünebilir.An den Rändern sitzen manchmal grobe Fasern.
Yaklaşık 1.2 hektarlık bir alanda lav soğutma işlemi başarılı oldu.Durch diese Methode konnte bald eine Fläche von 1,2 Hektar gekühlt werden.
Oyunlaştırma birçok farklı alanda incelenmiş ve uygulanmıştır.Das Spiel wurde in verschiedenen Medien besprochen und bewertet.
Çok daha eskiden ise bu alanda tuz üretiliyordu.Auf diesem Weg wurde in früherer Zeit Salz geschmuggelt.
Uluslararası alanda da şarkı geniş başarılar elde etti.Auch international hatte der Song großen Erfolg.
Yandex.Zen, yapay zeka teknolojisinin özel bir alanda uygulanmasının bir örnektir.Zen ist ein Beispiel für die Implementierung einer Technologie der künstlichen Intelligenz.
P403+P235 İyi havalandırılmış bir alanda depolayan.P403+P235 An einem gut belüfteten Ort aufbewahren.
İyi havalandırılmış bir alanda depolayın.An einem gut belüfteten Ort aufbewahren.
Batısı ise oldukça dik bir yamaç olduğu için, imar faaliyetleri bu alanda sürdürülememiştir.Da dieser Strand starken Wechseln unterliegt, gilt Surfen dort als unberechenbar.
Moğolların Macaristan’ı istilasından önce bu alanda kiliseli en az sekiz köy vardı.Anfangs gehörten acht slawische Dörfer zum Kloster.
Afganistan ve Pakistan’dan Himalayalar’a kadar geniş bir alanda yetişir.Im westlichen und südlichen Asien gibt es Vorkommen in Pakistan und Afghanistan bis in die Himalaya-Region.
Bu hukuk düzeni, Roma'nın düşünsel alandaki en önemli yapıtlarından sayılır.Hierbei handelt es sich um eines der bedeutendsten Werke der römischen Jurisprudenz.
Günümüzde yaklaşık 6000 farklı grup olup bunların 200'ü küresel alanda faaliyet göstermektedir.Heute sind rund 400 Mitarbeiter in verschiedenen Projekten auf der ganzen Welt beschäftigt.
Bu festival, Mersin’in ulusal ve uluslararası alanda duyulmasını sağlamıştır.Diese Kontroverse fand nationale und internationale Aufmerksamkeit in den Medien.
Benzer şekilde, Barnum Brown, alanda 500 adet kafatası bulduğunu söylemiştir.De la même façon, Barnum Brown a affirmé avoir vu plus de 500 crânes sur le terrain.
Rishon Modeli bu alandaki tipik çabaları göstermektedir.Le modèle Rishon illustre certains efforts typiques dans le domaine.
Her alanda başarı, kulüp için daha büyük gelir sağlar.Heureusement pour lui, les choses se passent mieux en club.
Alman otomobil üreticileri bu alanda en yaratıcı olanlar arasındadır.Les constructeurs allemands font partie des constructeurs les plus prolifiques dans ce domaine.
Buna karşın, açık alanda bir tankı gizlemek çok zordur.En revanche, dans une aire ouverte, il est très difficile de cacher un char.
Bu alanda en önemli eseri Pesanteur Spécifique des Corps (1787) adlı kitabıdır.Son œuvre principale dans ce domaine est sa Pesanteur spécifique des corps (1787).
İlk sezonunda 26 kez diskalifiye olan oyuncu, halen bu alanda NBA tarihinin rekorunu elinde bulundurmaktadır.Les 26 disqualifications qu'il a obtenu lors de cette première saison demeure toujours un record NBA.
Ekim 1933 yılında tahliye olduktan sonra, Yunanistan'daki birçok alanda parti eğitmeni olarak çalıştı.À son retour en octobre 1933, il travaille comme instructeur du Parti dans plusieurs régions grecques.
Bu alanda birinci ise 61 Cygni'dir.Article détaillé : 61 Cygni.
Kariyerine görsel-işitsel alanda başlamış, Canal +'da editör olarak çalışmıştır.Il commence sa carrière dans l'audiovisuel en officiant comme monteur à Canal+.
Fakat görünüşe göre kendisinin bu alanda sivrilmesinin nedeni okuduğu bir şeyden etkilenmesidir.Seulement, une lumière s'y fait sentir ce qui le dérange dans sa lecture.
Bu alanda kendine bir isim yaptı.Il se fait un nom dans ce domaine.
Şehrin %61'i ormanlık alandan oluşmuştur.61 % de la ville est composée de forêt.